Yeni parti yeni hayal kırıklığı mı? İYİ Parti’den stratejik dersler

Özgür Özel’in olası yeni partisinin başarısı, anketlerden çok merkez sağdan sivil topluma uzanan güvenilir ve çoğulcu kadro yapısına bağlı.

Jul 20, 2026 - 22:26
Updated: 11 hours ago
0
Yeni parti yeni hayal kırıklığı mı? İYİ Parti’den stratejik dersler

Yusuf İnan

Gazeteci, Yazar |Siyasi & Stratejik Analist

ANKARA / TÜRKİYE — Özgür Özel öncülüğünde kurulması gündemde olan yeni partinin geleceğini, bugünkü anket sonuçlarından çok kurucu kadronun gerçekten yeni olup olmadığı belirleyecek.

Özel; parti adı, logo, tüzük, program ve kurucular kurulu üzerindeki çalışmaların sürdüğünü, resmî adımın temmuz sonu veya ağustos başında atılabileceğini açıkladı. Ancak henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bir kurucular kurulu bulunmuyor. Bu analizde adı geçen kişiler, partiye katılacakları doğrulanmış isimler değil; kurulabilecek güçlü, çoğulcu ve merkez siyasete hitap edebilecek bir kadro için değerlendirilen olası isimlerdir.

Anketlerdeki yüksek oy yeni partiye verilmiş açık çek değil

Yeni parti senaryosuna ilişkin araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. GÜNDEMAR’ın haziran araştırmasında, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın birlikte hareket ettiği varsayılan yeni parti yüzde 34,92 seviyesinde ölçüldü. Daha önce yayımlanan başka bir GÜNDEMAR senaryosunda oran yüzde 35,7’ye ulaştı. MetroPOLL’ün Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP ile Özel’in yeni partisinin ayrı yarıştığı senaryoda da yeni parti yüzde 33,8 ile birinci sırada yer aldı.

Ancak bu oranlar, adı ve kadrosu bilinmeyen herhangi bir partiye ait değildir. Seçmen soruya cevap verirken Özel’in örgüt gücünü, İmamoğlu’nun siyasi karşılığını ve Yavaş’ın milliyetçi-muhafazakâr seçmene ulaşabilme kapasitesini birlikte değerlendirmektedir.

Dolayısıyla kurucular listesi açıklandığında seçmen aradığı yeniliği göremezse destek hızla gerileyebilir. İsimleri, programı ve yönetim modeli belli olmayan bir oluşum anketlerde umut olarak görünür; fakat kadrolar ortaya çıktığında gerçek değerlendirme başlar.

İYİ Parti örneği bu bakımdan önemlidir. Kuruluş öncesinde bazı çevrimiçi araştırmalarda çok yüksek beklentiler oluşturmasına rağmen parti, katıldığı ilk genel seçimde yüzde 10 dolayında oy aldı. Bu sonuç yeni kurulmuş bir parti açısından küçümsenemezdi; ancak iktidar alternatifi olacağı yönündeki başlangıç beklentisinin oldukça altında kaldı. YSK’nın kesin seçim kayıtları ve seçim sonrası değerlendirmeler, İYİ Parti’nin 2018’de kayda değer fakat sınırlı bir seçmen geçişi sağladığını gösteriyor.

Ders açıktır: Anket, mevcut düzene duyulan tepkiyi ölçebilir; kadroların doğuracağı güveni garanti edemez.

Özel, İmamoğlu ve Yavaş arasındaki görev paylaşımı açıklanmalı

Yeni partinin ilk sorunu, genel başkanlık ve cumhurbaşkanı adaylığı meselesidir. Özgür Özel kuruluş sürecini yöneten ve milletvekillerini aynı çatı altında toplayan geçiş dönemi lideri olabilir. Ancak genel başkanlığın kendiliğinden ve süresiz biçimde Özel’de kalacağı görüntüsü, değişim iddiasına zarar verebilir.

Ekrem İmamoğlu’nun siyasi geleceği, yeni partinin seçmen desteğinin temel unsurlarından biridir. Mansur Yavaş ise partinin geleneksel CHP tabanını aşabilmesi açısından kritik önemdedir. Yavaş olmadan oluşumun milliyetçi, muhafazakâr ve merkez sağ seçmene ulaşması zorlaşabilir.

Bu üç isim arasında daha kuruluş gününde açık bir iş bölümü yapılmalıdır:

  • Partinin geçiş dönemini kim yönetecek?
  • Genel başkan üyeler tarafından ne zaman seçilecek?
  • Cumhurbaşkanı adayı nasıl belirlenecek?
  • Yerel yönetimler ile parti merkezi arasındaki ilişki nasıl kurulacak?
  • Genel başkan ile cumhurbaşkanı adayının farklı isimler olması mümkün olacak mı?

Bu konular belirsiz bırakılırsa, anketlerde görülen birliktelik seçim yaklaşırken liderlik rekabetine dönüşebilir.

Abdullah Gül merkeze açılan kapı olabilir, fakat tek başına yeterli değildir

Yeni partinin CHP’nin devamı gibi görünmesini engelleyebilecek en dikkat çekici isimlerden biri Abdullah Gül’dür. Gül; dışişleri bakanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı görevleriyle devlet yönetimi ve dış politika tecrübesine sahiptir.

Gül’ün varsayımsal olarak böyle bir harekete destek vermesi, AK Parti’den uzaklaşmış ancak CHP’ye geçmekte zorlanan muhafazakâr ve merkez sağ seçmen için güvence oluşturabilir. Bununla birlikte Gül’ü doğrudan günlük parti yönetimine veya genel başkanlığa taşımak, yeni kuşak iddiasını zayıflatabilir.

Daha uygun görevler şunlar olabilir:

  • Kurucu danışma kurulu başkanlığı,
  • Dış politika ve devlet reformu kurulu,
  • Demokratik geçiş ve kurumların yeniden inşası heyeti,
  • Uluslararası ilişkiler danışmanlığı.

Ertuğrul Günay, sosyal demokrasi ile muhafazakâr demokrat siyaset arasında geçiş sağlayabilecek bir başka deneyimli isimdir. İlhan Kesici ise ekonomi, devlet planlaması ve merkez sağ geleneği bakımından değerlendirilebilir. Ancak her iki isim de yeni partinin vitrini yerine tecrübe kurulunda yer almalıdır. Eski siyasetçilerin sayısı arttıkça “yeni parti” iddiası zayıflar.

Fehmi Koru da muhafazakâr toplumla seküler muhalefet arasında düşünsel iletişim kurabilir. Fakat gazetecilerin parti yöneticisine dönüştürülmesi yerine, farklı dünya görüşlerinin temsil edildiği bağımsız bir siyasi akıl kurulunda görev almaları daha sağlıklıdır.

Başak Demirtaş, Türkan Elçi ve Ayşe Ateş neden kadroda düşünülmeli?

Türkiye’yi kucaklama iddiasındaki bir parti, Kürt seçmeni yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan bir anlayışla hareket edemez. Başak Demirtaş’ın değerlendirilmesi bu nedenle önemlidir.

Başak Demirtaş, yalnızca Selahattin Demirtaş’ın eşi olarak tanımlanmamalıdır. Öğretmenlik ve yazarlık geçmişi bulunan Demirtaş, kadınların kamusal temsili, aile bütünlüğü, hukuk ve toplumsal barış alanlarında karşılığı bulunan bir isimdir.

Ancak Başak Demirtaş’ın listeye eklenmesi tek başına Kürt seçmenin temsil edildiği anlamına gelmez. Parti;

  • Şiddet ve teröre karşı açık tutum,
  • Demokratik siyasetin korunması,
  • Eşit vatandaşlık,
  • Hukuk devleti,
  • Yerel yönetimler,
  • Dil ve kültür hakları

başlıklarında açık ve tutarlı bir program açıklamalıdır.

Türkan Elçi ise bu alana hukuki ve parlamenter bir derinlik kazandırabilir. Avukatlık, öğretmenlik, yazarlık ve insan hakları çalışmaları bulunan Elçi, hâlen TBMM’de görev yapıyor. Kadınlar, çocuklar, hukuk devleti ve toplumsal barış politikalarında etkili bir rol üstlenebilir.

Ayşe Ateş de milliyetçi taban ile hukuk ve adalet arayışı arasında önemli bir köprü olabilir. Sinan Ateş cinayetinin ardından yürüttüğü mücadeleyle kamuoyunda karşılık bulan Ateş, 2026’da siyasete girmeyi ve milletvekili olmayı düşündüğünü açıkça söyledi.

Başak Demirtaş, Türkan Elçi ve Ayşe Ateş’in aynı yapıda bulunması, ancak mağduriyetleri yarış halinde sunmayan ortak bir hukuk anlayışı kurulursa anlamlı olur.

Şehit aileleri ve gaziler sembolik değil, yetkili olmalı

Yeni partinin toplumsal vicdan ayağında Pakize Akbaba, Nihal Olçok ve Muharrem Şemsek gibi isimler değerlendirilebilir.

Pakize Akbaba, şehit annelerinin taleplerini uzun yıllardır kamuoyuna taşıyan bir sivil toplum temsilcisidir. Oğlu Namık Kemal Akbaba’yı terör saldırısında kaybetmesinin ardından yürüttüğü mücadele, kişisel acının toplumsal hak arayışına dönüşmesinin örneklerinden biridir.

Nihal Olçok, 15 Temmuz darbe girişiminde eşi Erol Olçok ile oğlu Abdullah Tayyip Olçok’u kaybetti. Onun yer alması; 15 Temmuz’un bütün yönleriyle araştırılması, devlet içinde denetimsiz yapıların önlenmesi ve şehit yakınlarının adalet taleplerinin siyasetin merkezine taşınması açısından önem taşıyabilir.

Gazi Muharrem Şemsek ise milliyetçi hareketin tarihî hafızasını, gazileri ve devlet tecrübesini temsil edebilir. Şemsek; öğretmenlik ve uzmanlık yaptı, MÇP ve MHP çizgisinde siyaset yürüttü ve 19’uncu Dönem Çorum milletvekili olarak TBMM’de görev aldı.

Bu isimlere yalnızca kurucular fotoğrafında yer verilmemeli; şehit aileleri, gaziler, terör mağdurları, millî birlik ve güvenlik politikalarında gerçek karar yetkisi tanınmalıdır.

Başak Demirtaş ile Pakize Akbaba’nın, Ayşe Ateş ile Türkan Elçi’nin, Nihal Olçok ile Muharrem Şemsek’in aynı demokratik yapıda bulunabilmesi yeni partinin en zor fakat en değerli sınavı olacaktır.

Yıldız Sağtürk ve Mehmet Aydoğan topluma açılan kanalı güçlendirebilir

Kurucular kurulunun yalnızca milletvekilleri ve büyükşehir siyasetçilerinden oluşmaması gerekir. Medya, kültür, yerel yönetimler ve sivil toplum alanından isimlere de ihtiyaç vardır.

Yıldız Sağtürk, uzun yıllar TRT’de yapımcı, yönetmen, metin yazarı, spiker, sunucu ve yönetici olarak çalıştı. Çocuklar, aile, toplumsal meseleler ve açık oturum programlarında edindiği deneyim, partinin iletişim ve kültür politikalarına katkı sağlayabilir. Sağtürk yalnızca sanatçı Tan Sağtürk’ün annesi kimliğiyle değil, kendi medya ve yayıncılık birikimiyle değerlendirilmelidir.

İzmir’de Konyalılar Federasyonu ve Vakfı ile İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformunda görev alan Mehmet Aydoğan ise hemşehri örgütlenmeleri, yerel yönetimler ve Anadolu’dan büyükşehirlere göç eden seçmenlerle iletişim bakımından önemli bir profil sunabilir. Aydoğan’ın Karabağlar’daki yerel yönetim ve sivil toplum deneyimi, İzmir’in seküler kentli kesimiyle İç Anadolu kökenli muhafazakâr seçmen arasında temas kurulmasına katkı sağlayabilir.

Bu iki isim, “Ankara’da kurulup Ankara’dan yönetilen parti” görüntüsünün aşılmasına yardımcı olabilir.

Ekonomi, eğitim ve afet politikaları vitrin değil program üretmeli

Yeni partinin seçim başarısını en fazla belirleyecek alan ekonomidir. Bilge Yılmaz gibi uluslararası akademik ve finansal deneyime sahip isimler, ekonomi programının hazırlanmasında değerlendirilebilir. Ancak ekonomi yönetimi tek bir yıldız isme bırakılmamalıdır.

Mahfi Eğilmez, Hakan Kara, Selva Demiralp ve Refet Gürkaynak gibi ekonomistlerin doğrudan parti üyesi olması gerekmeyebilir. Bağımsız bir ekonomi ve kurumlar kurulunda görüşlerine başvurulması daha değerli olabilir.

Benzer biçimde Selçuk Şirin eğitim ve çocuk politikalarında, Naci Görür afetlere dirençli kentler konusunda, Nasuh Mahruki ise arama kurtarma ve sivil savunma alanında programa katkı sağlayabilir. Bu isimler parti rozeti takmak yerine bilimsel bağımsızlıklarını koruyan danışma kurullarında yer almalıdır.

Murat Yetkin, Nevşin Mengü ve Soner Yalçın gibi gazeteciler de doğrudan parti sözcüsü yapılmamalıdır. Murat Yetkin dış politika ve devlet yapısı, Nevşin Mengü dijital iletişim ve genç seçmen, Soner Yalçın ise siyasi tarih ve medya alanında görüş sunabilir. Fakat medya mensuplarını parti propagandasının parçasına dönüştürmek hem gazetecilere hem partiye zarar verir.

Yeni partinin asıl yeniliği kuralları olmalı

Güçlü isimleri bir araya getirmek başarı için yeterli değildir. İYİ Parti örneğinin gösterdiği sorunlardan biri, farklı siyasi geleneklerin ortak ve bağlayıcı bir kurumsal düzen kuramamasıdır.

Yeni parti şu ilkeleri kuruluşta açıklamalıdır:

  • Genel başkan için dönem sınırı,
  • Milletvekili adaylarında ön seçim,
  • Parti hesaplarının bağımsız denetimi,
  • Kurucuların mal varlığı beyanı,
  • Kadınların ve gençlerin seçilebilir sıralarda temsili,
  • Parti içi itiraz ve denetim mekanizmaları,
  • Cumhurbaşkanı adayının üyelerin katılımıyla belirlenmesi,
  • Kamu görevlerinde liyakat taahhüdü,
  • Milletvekilliği ile parti yöneticiliğinde süre sınırlaması.

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın siyasi gücü; Abdullah Gül’ün devlet tecrübesi, Fehmi Koru’nun muhafazakâr dünyayla iletişimi, Başak Demirtaş ve Türkan Elçi’nin toplumsal barış alanındaki karşılığı, Ayşe Ateş’in adalet mücadelesi, Pakize Akbaba ve Nihal Olçok’un toplumsal hafızası, Muharrem Şemsek’in milliyetçi geçmişi, Yıldız Sağtürk’ün medya birikimi ve Mehmet Aydoğan’ın sivil toplum ağıyla dengelenebilir.

Fakat bütün bu isimler eski parti alışkanlıklarıyla yönetilecekse liste ne kadar etkileyici olursa olsun sonuç değişmez.

Yeni parti, yeni isimlerden önce yeni kurallar, yeni ahlak ve yeni bir yönetim kültürü ortaya koymalıdır. Aksi takdirde anketlerde birinci sırada başlayan hareket, kadroları açıklandığında yeni bir İYİ Parti hayal kırıklığına dönüşebilir.

Yusuf İnan

YerelGundem.com

Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. UAPresa.comWiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve Yerelgundem.com  Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User