Fed üç yıl sonra faiz artırdı: oran yüzde 3,75-4 bandına çıktı
Fed, üç yıl aradan sonra politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına çıkardı; enflasyon ve enerji fiyatları kararın odağında.
Ahmet Taş | Şehitler Ölmez
WASHINGTON, ABD — ABD Merkez Bankası Fed, enflasyonun yüksek seyrini sürdürmesi üzerine politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti ve üç yıl sonra ilk faiz artışına gitti.
Federal Açık Piyasa Komitesi'nin 16 Eylül'de aldığı karar oy birliğiyle kabul edildi. Fed, ekonomik faaliyetin güçlü seyrini sürdürdüğünü, tüketici harcamalarının dayanıklı kaldığını ve işsizlik oranında önemli bir değişiklik olmadığını belirtirken, enflasyonun hâlâ kurumun yüzde 2 hedefinin üzerinde bulunduğuna dikkat çekti.
Fed faizi 25 baz puan yükseltti
Fed'in 15-16 Eylül toplantısının ardından açıklanan kararla federal fon faizinin hedef aralığı yüzde 3,50-3,75'ten yüzde 3,75-4'e çıkarıldı.
Karar, Fed'in 2023'ten bu yana gerçekleştirdiği ilk faiz artırımı oldu. Böylece ABD merkez bankası, daha önce faiz indirimleri ve ardından bekleme dönemiyle sürdürdüğü para politikasında yeniden sıkılaştırma yönünde adım attı. Reuters ve diğer uluslararası ekonomi kaynakları da kararın yaklaşık üç yıl aradan sonra gelen ilk artış olduğunu bildirdi.
Fed'in resmî açıklamasında ekonomik faaliyetin “sağlam bir hızda” genişlediği belirtilirken, yurt içi harcamaların jeopolitik belirsizliklere rağmen dirençli kaldığı kaydedildi. Verimlilik artışının güçlü, sermaye yatırımlarının ise sağlam olduğu ifade edildi.
İstihdam artışının iş gücündeki değişimle genel olarak uyumlu seyrettiğini belirten Fed, işsizlik oranının da fazla değişmediğini açıkladı.
Fed'in 16 Eylül 2026 tarihli FOMC açıklaması
Enflasyon kararın merkezinde yer aldı
Fed'in faiz artırımı kararındaki temel gerekçe enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam etmesi oldu.
Merkez bankası, son faiz artışının enflasyonun yüzde 2'lik hedefe daha zamanında dönmesine yardımcı olacağını bildirdi. Fed Başkanı Kevin Warsh da kararın ardından düzenlediği basın toplantısında fiyat istikrarının kurumun öncelikli gündemi olmaya devam edeceğini söyledi.
Warsh, Reuters'ın aktardığı açıklamasında enflasyonun uzun süredir yüksek kaldığını ve yaz aylarındaki verilerin temel enflasyon eğiliminde anlamlı bir iyileşmeye işaret etmediğini belirtti.
Son dönemde yükselen petrol ve enerji fiyatları da ABD'deki fiyat baskılarının önemli unsurlarından biri olarak öne çıktı. Jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetlerini yukarı çekmesi, Fed'in enflasyonla mücadelede daha temkinli hareket etmesine yol açan faktörler arasında gösteriliyor.
BBC Türkçe'nin aktardığı değerlendirmelerde de yüksek enerji maliyetleri, gümrük vergileri ve tedarik zincirindeki sorunların özellikle tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi.
Warsh: ABD ekonomisi güçlendi ancak sorun enflasyon
Fed Başkanı Kevin Warsh, faiz kararının ardından yaptığı değerlendirmede ABD ekonomisinin önceki toplantıdan bu yana güçlendiğini söyledi.
Warsh'a göre iş gücü piyasası tam istihdama yakın bir görünüm sergilerken, ekonomik büyümenin temel göstergeleri de güçlü kalmaya devam ediyor. Buna karşılık fiyat artışlarında istenen ölçüde bir iyileşme henüz görülmedi.
Fed'in yayımladığı ekonomik projeksiyonlarda 2026 yılı için PCE enflasyonunun medyan tahmini yüzde 3,7, çekirdek PCE enflasyonunun ise yüzde 3,4 olarak yer aldı. Uzun vadede ise Fed'in enflasyon hedefi yüzde 2 seviyesinde bulunuyor.
Bu tablo, Fed'in ekonomik büyümeyi ve iş gücü piyasasını desteklemek ile fiyat istikrarını yeniden sağlamak arasında denge kurmaya çalıştığını gösteriyor.
Şehitler Ölmez'de daha önce yayımlanan ABD borsalarında üç kritik sinyal: Yeni bir düzeltme kapıda olabilir başlıklı haberde de piyasaların Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentilerinin yatırımcı fiyatlamaları üzerindeki etkisi ele alınmıştı.
Trump faizlerin düşmesini istiyordu
Faiz artışı, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha düşük faiz yönündeki çağrılarının sürdüğü bir dönemde geldi.
Trump, ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana borçlanma maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini savunurken, Fed'in faiz politikasını zaman zaman kamuoyu önünde eleştirdi. Reuters'a göre Warsh'ın Fed başkanlığına getirilmesinde daha düşük faiz beklentisi de kamuoyundaki tartışmalarda önemli yer tutmuştu.
Warsh ise basın toplantısında Fed'in temel odağının enflasyon ve fiyat istikrarı olduğunu vurguladı. BBC Türkçe'nin aktardığına göre, Trump ile yaptığı görüşmelere ilişkin bir soru üzerine bu görüşmelerin içeriğine dair açıklama yapmayacağını söyledi.
Fed'in para politikası kararları hükümetten bağımsız olarak Federal Açık Piyasa Komitesi tarafından alınıyor. 16 Eylül'deki faiz artırımı da Komite üyelerinin 12'ye karşı sıfır oyuyla kabul edildi.
Piyasalar yeni faiz artırımlarını da değerlendiriyor
Fed'in yeni ekonomik projeksiyonları, para politikasında sıkılaşmanın bu kararla sona ermeyebileceğine işaret etti.
Reuters'ın aktardığı verilere göre, Fed yetkililerinin büyük bölümü 2026 sona ermeden en az bir çeyrek puanlık ilave faiz artışını uygun görebileceklerini düşünüyor.
BBC Türkçe'nin haberinde de JPMorgan, HSBC, UBS, Deutsche Bank ve Morgan Stanley'nin Aralık ayında bir 25 baz puanlık artış daha beklediği, Goldman Sachs'ın ise ikinci bir faiz artırımı için yeterince güçlü gerekçe görmediği aktarıldı.
Warsh, gelecekteki kararların önceden belirlenmediğini ve gelecek ekonomik verilere göre değerlendirileceğini belirtti. Bu nedenle önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon, istihdam, tüketici harcamaları ve enerji fiyatları Fed'in sonraki adımlarında belirleyici olacak.
Şehitler Ölmez'in daha önce yayımladığı Fed faizleri 25 baz puan artırdı, faiz artışlarının süreceği sinyali verdi haberi de 2023'teki önceki sıkılaştırma dönemini ele almıştı.
Faiz artışı tüketiciyi ve piyasaları nasıl etkileyebilir?
Fed'in politika faizindeki artış doğrudan tüketici kredisi faizlerini belirlemese de ABD'deki finansman koşullarının genel yönü üzerinde etkili oluyor.
Daha yüksek politika faizi; kredi kartları, otomobil kredileri, şirket kredileri ve değişken faizli bazı finansman ürünlerindeki borçlanma maliyetlerinin yüksek kalmasına katkıda bulunabilir. Buna karşılık daha sıkı finansal koşulların talebi yavaşlatarak zaman içinde fiyat artışlarını sınırlaması hedefleniyor.
Kararın ardından ABD tahvil getirileri yükselirken dolar güç kazandı ve hisse senedi piyasalarında satışlar görüldü. Reuters, S&P 500 ve Nasdaq'ın karar sonrasında gerilediğini bildirdi.
Fed açısından bundan sonraki temel soru, enflasyonun yüzde 2 hedefine ne kadar hızlı yaklaşacağı ve bunu sağlamak için ek faiz artışlarına ihtiyaç duyulup duyulmayacağı olacak.
16 Eylül kararı, üç yıllık aranın ardından ABD para politikasında yeniden faiz artırımı dönemine geçiş anlamına gelirken, yatırımcıların odağı yılın kalan Fed toplantılarına ve gelecek enflasyon verilerine çevrildi.
SehitlerOlmez.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)