AfD’li Siegmund’un ‘tersine göç’ ve silah sözleri tepki çekti

AfD’li Ulrich Siegmund’un “tersine göç” planını savunma sanayiiyle ilişkilendiren sözleri SPD, Yeşiller, Sol Parti ve BSW’nin tepkisini çekti.

11.09.2026 - 23:36
0
AfD’li Siegmund’un ‘tersine göç’ ve silah sözleri tepki çekti

Ahmet Taş | Yerel Gündem

MAGDEBURG, ALMANYA — AfD’nin Saksonya-Anhalt lideri Ulrich Siegmund’un savunma sanayii üretimini partisinin gelecekte uygulamak istediği “tersine göç ve sınır dışı etme hamlesi” ile ilişkilendirmesi, Almanya’da şiddet ve silahlı güç kullanımını ima ettiği gerekçesiyle geniş siyasi tepkiye yol açtı.

Siegmund, İsrailli savunma şirketi Elbit’in Saksonya-Anhalt’a olası yatırımı hakkında bir gazetecinin sorusunu yanıtlarken AfD’nin savunma sanayii üretimine genel olarak karşı olmadığını söyledi. Ardından gelecekteki “Remigrations- und Abschiebeoffensive” için “uygun araçlara” ihtiyaç duyulacağını, bunların iç güvenlik, devletin istikrarı ve ülke savunması açısından da gerekli olduğunu belirtti. Siegmund doğrudan “insanlar silahla sınır dışı edilecek” demedi; ancak savunma teçhizatı ile kitlesel sınır dışı politikasını aynı cümlede ilişkilendirmesi muhalefet partilerinin sert yorumlarına neden oldu.

Siegmund tam olarak ne söyledi?

Tartışma, AfD’nin Saksonya-Anhalt eyalet meclisi grubunun kurucu toplantısının ardından başladı.

Siegmund’a, İsrailli savunma şirketi Elbit’in eyalette yatırım yapmasına yaklaşımı soruldu. AfD’li siyasetçi savunma ürünlerinin üretimini kategorik olarak reddetmediklerini belirterek, partisinin ileride gerçekleştirmek istediği “tersine göç ve sınır dışı etme hamlesinde” de gerekli “yardımcı araçlara” ihtiyaç duyulacağını söyledi.

Siegmund ayrıca bu araçları “iç güvenlik”, “kendi istikrarımız” ve “ülke savunması” kavramlarıyla birlikte andı. Alman basını açıklamayı, savunma sanayii ile AfD’nin göç politikasının doğrudan ilişkilendirildiği yeni bir siyasi tartışma olarak aktardı.

Tepkilerin ardından geri adım atmayan Siegmund, savunma sanayiinin yalnız ateşli silahlardan oluşmadığını; ordu, polis ve güvenlik kurumlarının ihtiyaç duyduğu araç ve teçhizatı da kapsadığını savundu.

Siegmund’a göre hukuk kurallarının uygulanması, sınır dışı işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve kapsamlı bir “tersine göç” politikasının mümkün hale getirilebilmesi için güvenlik kurumlarının güçlendirilmesi gerekiyor.

Bununla birlikte tartışmanın merkezindeki soru, sınır dışı işlemlerinin savunma araçları ve askerî kapasiteyle ilişkilendirilmesinin ne anlama geldiği oldu.

SPD: Sözler yeni bir boyuta ulaştı

Siegmund’a en sert tepkilerden biri SPD’den geldi.

Saksonya-Anhalt SPD Meclis Grubu Başkanı Katja Pähle, açıklamaların “yeni bir nitelik” taşıdığını belirterek, toplu sınır dışı tartışmasında savunma teçhizatının gündeme getirilmesini “şiddetin siyasetin aracı haline getirilmesi” şeklinde yorumladı.

Pähle, sözlerin yanlış anlaşılmış basit bir ifade olmadığını, siyasi bir tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

SPD Federal Meclis Milletvekili Dirk Wiese de Siegmund’un bir “kırmızı çizgiyi” geçtiğini söyledi. Wiese, AfD’nin “remigration” kavramının köken veya dış görünüş üzerinden insanların Almanya’dan uzaklaştırılması anlamına gelebileceğini savundu.

Bu yorumlar SPD’nin siyasi değerlendirmesini yansıtıyor. Siegmund ise kendi politikasını farklı tanımlıyor ve daha sonraki açıklamalarında yasal olarak Almanya’da yaşayan ve çalışan yabancıların hedef alınmadığını, politikanın özellikle ülkeden ayrılma yükümlülüğü bulunan, yasa dışı kalan veya suç işleyen kişilere yönelik olduğunu ileri sürüyor.

Sol Parti, Yeşiller ve BSW de açıklamalara tepki gösterdi

Tartışma yalnız SPD ile AfD arasında kalmadı.

Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Sören Pellmann, açıklamaları Almanya’nın Nazi geçmişine atıfta bulunarak sert biçimde eleştirdi ve demokratik olmayan hareketlerin planlarını önceden duyurabileceği uyarısında bulundu.

Yeşiller Federal Meclis Grup Başkanı Irene Mihalic ise Siegmund’un sözlerini “son derece şok edici” olarak nitelendirdi. Mihalic, AfD’nin göç politikasının hukuk devleti ilkelerinin dışına çıkabileceği endişesini dile getirdi.

Daha dikkat çekici tepki ise BSW’den geldi.

BSW Eş Başkanı Fabio De Masi, AfD’nin silahlanmayı desteklediğini ve savunma sanayii yatırımını “remigration” politikası üzerinden gerekçelendirdiğini savundu. De Masi, açıklamaları siyasi provokasyon olarak değerlendirdi.

Bu tepki Saksonya-Anhalt’taki hükümet aritmetiği nedeniyle önem taşıyor. 6 Eylül seçimlerinin geçici resmî sonuçlarına göre AfD oyların %43,8’ini alırken, BSW %5,3 ile eyalet meclisine girdi. AfD 83 sandalyeli yeni mecliste 39 sandalyeye sahip; tek başına çoğunluk için gereken 42 sandalyeye ulaşamıyor.

AfD’den destek geldi, Bundeswehr tartışmaya dahil oldu

Siegmund’a kendi partisinden destek de geldi.

AfD Federal Meclis Milletvekili ve eski Bundeswehr subayı Rüdiger Lucassen, Alman ordusunun idari yardım kapsamında sınır dışı uçuşlarına destek verebileceğini savundu. Lucassen, özel uçak kiralamak yerine belirli durumlarda Bundeswehr’in askerî nakliye uçaklarından yararlanılabileceğini ileri sürdü.

Ancak burada hukuki açıdan önemli bir ayrım bulunuyor.

Bundeswehr’in kendi resmî açıklamasına göre Anayasa’nın 35’inci maddesi çerçevesindeki olağan Amtshilfe, yani idari yardım kapsamında ordu sivil kurumlara personel ve teknik araç sağlayabiliyor; fakat bu destek otomatik olarak orduya polis yetkisi veya yeni zor kullanma yetkileri vermiyor. Bundeswehr’in Almanya içinde egemenlik yetkileriyle görevlendirilmesi ise doğal afet, ağır felaket veya anayasal düzeni tehdit eden olağanüstü koşullar gibi çok daha sıkı anayasal şartlara bağlı.

Dolayısıyla “Bundeswehr lojistik veya teknik destek verebilir mi?” sorusu ile “askerler sınır dışı işlemlerini silah zoruyla gerçekleştirebilir mi?” sorusu hukuken aynı değil.

Alman ordusunun resmî bilgilendirmesi de ülke içindeki kullanımının anayasal olarak ciddi biçimde sınırlandırıldığını vurguluyor.

Merz ‘remigration’ için ‘etnik temizlik’ ifadesini kullandı

Siegmund tartışmasından iki gün önce Başbakan Friedrich Merz de AfD’nin “remigration” politikasını Federal Meclis kürsüsünden çok sert ifadelerle eleştirmişti.

Merz, 9 Eylül’deki bütçe görüşmelerinde AfD’nin savunduğu “remigration” kavramının kendi değerlendirmesine göre “köken ve ten rengine göre etnik temizlikten başka bir şey olmadığını” söyledi.

Başbakan aynı konuşmada Almanya’nın gerçek bir göç sorunu bulunduğunu ve ülkede kalıcı oturum hakkı olmayan kişilerin daha fazla sınır dışı edilmesi gerektiğini de kabul etti.

Ancak Merz, hükümetin Almanya’da çalışan ve ülkenin ekonomik refahına katkı sağlayan göçmenlerle ülkeden ayrılması gereken kişiler arasında ayrım yaptığını vurguladı.

Federal hükümet sözcüsü Stefan Kornelius da ertesi gün Merz’in kullandığı ifadenin, AfD’nin “remigration” kavramını geniş biçimde kullanmasına yönelik siyasi bir değerlendirme olduğunu söyledi ve hükümetin insan onurunu gözeten bir göç politikasından yana olduğunu belirtti.

Seçim zaferi Siegmund’un sözlerinin ağırlığını artırdı

Tartışmanın büyümesinin bir başka nedeni Siegmund’un artık yalnız muhalefetteki bir eyalet siyasetçisi olmaması.

AfD, 6 Eylül Saksonya-Anhalt seçimlerinde oyların %43,8’ini alarak açık ara birinci parti oldu. CDU %17,2’de kalırken SPD %9,3, Yeşiller %8,9, Sol Parti %8,6 ve BSW %5,3 oy aldı. Seçime katılım %77,8 olarak gerçekleşti.

AfD’nin 39 milletvekili bulunuyor ve mutlak çoğunluk için üç ek oya ihtiyacı var.

Siegmund bu nedenle eyalet başbakanlığına talip olan ve hükümet kurmaya çalışan bir siyasi aktör konumunda. Diğer partilerin çoğu AfD ile koalisyonu reddederken BSW görüşmelere tamamen kapalı olmadığını belirtmiş durumda; bununla birlikte AfD ile resmî bir koalisyona karşı olduğunu da söylüyor.

Bu siyasi tablo, Siegmund’un göç ve sınır dışı politikasına ilişkin kullandığı ifadelerin yalnız seçim kampanyası söylemi olarak değil, olası hükümet politikalarının nasıl uygulanabileceğine ilişkin mesajlar olarak değerlendirilmesine yol açıyor.

Tartışmanın merkezinde ‘remigration’ kavramının kapsamı var

Almanya’daki tartışmanın asıl düğüm noktası “remigration” kelimesinin kimi kapsadığı.

AfD yöneticileri zaman zaman kavramın öncelikle yasa dışı göçmenler, oturum hakkı sona ermiş kişiler ve suç işlemiş yabancılara yönelik olduğunu söylüyor. Siegmund da son açıklamasında yasal olarak yaşayan ve çalışan yabancı uzmanların endişelenmesine gerek olmadığını savundu.

Buna karşılık SPD, Yeşiller, Sol Parti ve Başbakan Merz, AfD’nin geçmişte kullandığı daha geniş ifadelerin Alman vatandaşı olan göçmen kökenli insanları veya yasal oturuma sahip kişileri de kapsayabilecek bir politika anlayışına işaret ettiğini savunuyor.

Son tartışmada ise yeni unsur, göç politikası ile savunma sanayii ve güvenlik teçhizatının aynı bağlamda zikredilmesi oldu.

Siegmund bunu devletin hukuk kurallarını uygulayabilmesi ve güvenlik kurumlarının güçlendirilmesi olarak açıklıyor. Muhalifleri ise ifadelerde sınır dışı politikalarının zor ve şiddet araçlarıyla uygulanabileceğine dair tehlikeli bir ima görüyor.

Dolayısıyla tartışmada kesin biçimde söylenebilecek olan şu: Siegmund açıkça “göçmenler silah zoruyla sürülecek” demedi; ancak savunma sanayii araçlarını gelecekteki “remigration ve sınır dışı etme hamlesiyle” ilişkilendirdi.

Almanya’daki siyasi krizi büyüten de tam olarak bu bağlantı oldu.

İç link önerileri: YerelGundem.com’daki Saksonya-Anhalt seçimlerinde AfD’nin zaferi ve Almanya’da remigration tartışması dosyaları.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User