Ceza infazında yeni düzenleme gündemde: İlk kez suç işleyene erken tahliye
AK Parti ve MHP’de infaz sisteminin sadeleştirilmesi tartışılırken, ilk kez suç işleyen bazı hükümlüler için erken tahliye seçeneği değerlendiriliyor.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Türkiye’de ceza infaz sisteminin yeniden düzenlenmesi gündeme gelirken, ilk kez suç işleyen ve yeniden suç işleme riskinin düşük olduğu değerlendirilen bazı hükümlüler için denetimli serbestlik ve daha erken tahliye seçeneklerinin genişletilmesi üzerinde duruluyor.
AK Parti ve MHP’de yürütüldüğü bildirilen değerlendirmelerin merkezinde, yıllar içinde çok sayıda değişikliğe uğrayan infaz mevzuatının sadeleştirilmesi ve aynı veya benzer cezaları alan hükümlüler arasında farklı tarihlerde çıkarılan düzenlemelerden kaynaklanan uygulama farklarının azaltılması bulunuyor. Ancak kamuoyuna yansıyan “ilk kez suç işleyene erken tahliye” modeli için henüz TBMM’ye sunulmuş ve ayrıntıları kesinleşmiş bir kanun teklifi bulunmuyor.
İlk kez suç işleyenler için farklı infaz modeli tartışılıyor
Türkiye gazetesine dayandırılan ve Karar dahil çeşitli yayın organlarınca aktarılan bilgilere göre, üzerinde durulan seçeneklerden biri suç geçmişi bulunmayan hükümlülerin durumunun mükerrirlerden farklı değerlendirilmesi.
Buna göre hayatında ilk kez suç işlemiş, ceza infaz sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilmiş ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmuş bazı hükümlüler açısından denetimli serbestlik veya daha erken koşullu salıverme imkânının genişletilmesi değerlendiriliyor.
Bu aşamada hangi suçların düzenlemenin dışında bırakılacağı, ne kadar cezaevinde kalma şartı aranacağı, “yeniden suç işleme riski” değerlendirmesinin hangi kurum tarafından yapılacağı ve uygulamanın mevcut hükümlüleri kapsayıp kapsamayacağı açıklanmış değil.
Dolayısıyla gündemdeki çalışma bir genel af olarak nitelendirilemez.
Aynı şekilde “hayatında bir kez suç işleyen herkes otomatik olarak erken tahliye edilecek” şeklinde bir sonuç çıkarmak da mevcut bilgilerle mümkün değil.
Kamuoyuna yansıyan model, hükümlünün kişisel durumu, iyi hâli ve tekrar suç işleme riskinin değerlendirilmesine dayalı daha bireyselleştirilmiş bir infaz sistemine işaret ediyor.
Amaç infazdaki farklılıkları azaltmak
AK Parti kaynaklarının basına yansıyan değerlendirmelerinde temel hedeflerden biri infaz sistemini “daha sade, daha adil ve daha eşitlikçi” hale getirmek olarak ifade ediliyor.
Türkiye’de 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun yıllar içerisinde çok sayıda değişikliğe uğradı.
Suç tarihi, suç türü, mükerrirlik durumu, geçici maddeler ve farklı dönemlerde çıkarılan infaz düzenlemeleri nedeniyle benzer sürelerde hapis cezası alan kişilerin cezaevinde geçirdikleri fiili süreler farklılaşabiliyor.
Siyasi partilerdeki tartışmanın odak noktalarından biri de bu farklılıkların mümkün olduğunca azaltılması.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da daha önce kapsamlı bir infaz kanunu hazırlanmasını savunmuştu.
Yıldız, ocak ayında yaptığı açıklamada mevcut sistem için “yamalı bohçaya döndü” ifadesini kullanmış ve Anayasa’daki eşitlik ilkesine uygun, daha bütünlüklü bir infaz düzenlemesi gerektiğini söylemişti.
Yıldız aynı açıklamasında infaz oranlarının otomatik olarak yarıya indirileceği yönünde kesinleşmiş bir karar bulunmadığını da belirtmişti.
Denetimli serbestlik zaten sistemde var
Gündemdeki tartışmalar, denetimli serbestliğin Türkiye’de ilk kez uygulanacağı anlamına gelmiyor.
Mevcut infaz mevzuatında da belirli şartları yerine getiren iyi hâlli hükümlülerin cezalarının bir bölümünü cezaevi dışında, denetimli serbestlik tedbirleri altında tamamlamasına imkân tanınıyor.
Adalet Bakanlığı mevzuatında denetimli serbestlik; hükümlünün dış dünyaya uyumunun sağlanması, aile bağlarının korunması ve cezanın belirli bölümünün toplum içinde denetim altında geçirilmesine yönelik bir infaz yöntemi olarak düzenleniyor.
Hükümlü hakkında kamuya yararlı bir işte çalışma, belirli yerlere gitmeme, belirlenen programlara katılma veya konutta denetim altında bulunma gibi yükümlülükler uygulanabiliyor.
Yeni çalışmanın yasalaşması halinde asıl değişiklik, denetimli serbestlik ve koşullu salıverme şartlarının hangi hükümlüler açısından ve hangi sürelerle uygulanacağının yeniden belirlenmesi olabilir.
Ancak bunun ayrıntıları henüz kamuoyuna açıklanmış bir teklif metninde yer almıyor.
Çerçeve Yasa ile genel infaz reformu birbirinden farklı
Yeni tartışmaların kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen düzenlemenin ardından gündeme gelmesi iki sürecin zaman zaman birbirine karıştırılmasına neden oluyor.
TBMM tarafından kabul edilen 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 18 Ağustos 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Bu kanun genel olarak bütün hükümlülerin infaz sistemini değiştirmiyor.
Düzenleme, PKK/KCK’nin ve bağlantılı yapıların fiili varlığının sona erdiğinin ve silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi, ardından bu tespitin MGK kararıyla teyit edilmesi halinde belirli soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemlerine ilişkin özel hükümler getiriyor.
Şimdi tartışılan daha kapsamlı infaz reformu ise bundan farklı.
Bu çalışma hayata geçirilirse yalnız “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilişkili kişiler değil, ceza infaz sisteminin daha geniş yapısı üzerinde değişiklik yapılması söz konusu olacak.
Hangi suçların kapsam dışında kalacağı kritik olacak
Olası düzenlemenin en önemli tartışma başlıklarından biri kapsam olacak.
Geçmişteki infaz düzenlemelerinde terör suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti veya kadına karşı işlenen bazı ağır suçlar için farklı infaz oranları ve istisnalar getirildi.
Yeni çalışmada da hangi suçların erken tahliye veya genişletilmiş denetimli serbestlik kapsamına alınacağı henüz açıklanmadı.
Benzer şekilde “ilk kez suç işleme” kriterinin yalnız adli sicili bulunmayanları mı kapsayacağı, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya farklı adli yaptırımlarla karşılaşmış kişilerin nasıl değerlendirileceği de net değil.
Bir diğer kritik başlık ise hükümlünün tekrar suç işleme ihtimalinin nasıl ölçüleceği.
Modern infaz sistemlerinde bu değerlendirme yalnız geçmiş sabıka kaydına değil; cezaevindeki davranış, psikososyal değerlendirme, mağdur ve toplum açısından risk, bağımlılık durumu ve kişinin tahliye sonrasında sahip olacağı sosyal koşullar gibi birçok faktöre dayanabiliyor.
Bu nedenle düzenleme Meclis’e geldiğinde yalnız tahliye süreleri değil, risk değerlendirmesinin hukuki güvenceleri de tartışmanın önemli bir parçası olacak.
Meclis açıldıktan sonra yargı düzenlemeleri gündeme gelebilir
AK Parti kaynaklarına dayandırılan haberlere göre yargı alanındaki yeni düzenlemelerin TBMM’nin yeni çalışma döneminin başlamasının ardından aşamalı biçimde gündeme getirilmesi planlanıyor.
Ancak şu aşamada kamuoyuna açıklanmış nihai madde metinleri bulunmuyor.
Bu nedenle mevcut bilgiler, siyasi hazırlık ve değerlendirme aşamasını gösteriyor.
Bir kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulması, komisyon görüşmelerinden geçmesi, Genel Kurul tarafından kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması halinde düzenlemenin kesin kapsamı ortaya çıkacak.
O zamana kadar “bir kez suç işleyene erken tahliye” başlığı bir politika seçeneğini ifade ediyor; yürürlükte olan yeni bir hak veya otomatik tahliye kuralını değil.
İnfaz reformunda temel tartışma adalet ve güvenlik dengesi olacak
Olası kapsamlı değişikliğin önündeki en önemli mesele, hükümlünün topluma yeniden kazandırılması ile toplum güvenliğinin korunması arasında kurulacak denge.
İlk kez suç işleyen, iyi hâlli ve düşük riskli hükümlüler için cezaevinde daha uzun süre kalmak yerine kontrollü biçimde topluma dönüş modelinin güçlendirilmesi, ceza adaleti politikalarında kullanılan yöntemlerden biri.
Buna karşılık tekrar suç işleme riski yüksek kişilerin erken tahliyesi ihtimali kamu güvenliği açısından eleştirilerin merkezinde bulunuyor.
Bu nedenle hazırlanacak sistemin yalnız “kaç kişinin tahliye olacağına” değil, kimlerin, hangi objektif kriterlerle ve hangi denetim mekanizmasıyla tahliye edileceğine cevap vermesi gerekecek.
Feti Yıldız’ın uzun süredir dile getirdiği kapsamlı infaz kanunu çağrısı ile AK Parti kaynaklarının infazda eşitlik vurgusu birlikte değerlendirildiğinde, Meclis’in yeni döneminde yalnız sınırlı bir tahliye düzenlemesi değil, daha geniş çaplı bir infaz reformu tartışmasının gündeme gelmesi bekleniyor.
Şimdilik kesin olan ise tek bir nokta:
İlk kez suç işleyen hükümlülere yönelik erken tahliye seçeneği tartışılıyor, ancak uygulamanın kapsamı ve şartları henüz yasalaşmış değil.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)