AK Parti 25 yaşında: Türkiye siyasetinde çeyrek asırlık iktidar dönemi
14 Ağustos 2001'de kurulan AK Parti, 25. yılını kutluyor. Parti, 2002'den bu yana iktidarda kalırken Türkiye'nin siyasi sisteminde önemli dönüşümlere imza attı.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), 14 Ağustos 2001'de başlayan siyasi yolculuğunun 25. yılını kutlarken, 2002'den bu yana kesintisiz biçimde hükümetin merkezinde yer alarak Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin en belirleyici aktörlerinden biri oldu.
AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü için Ankara'daki Başkent Millet Bahçesi'nde geniş katılımlı bir program düzenlenmesi planlandı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da programda partinin 25 yıllık siyasi yolculuğunu değerlendirmesi ve gelecek döneme ilişkin mesajlar vermesi bekleniyor. Kutlama çalışmaları yalnızca Ankara ile sınırlı tutulmayarak 81 ile yayılırken, partinin 25. yıl için belirlediği ana tema “Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır” oldu.
14 Ağustos 2001'de başlayan siyasi yolculuk
AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39. siyasi partisi olarak kuruldu. Partinin kuruluş sürecinde Erdoğan'ın yaptığı “Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” açıklaması, daha sonraki yıllarda AK Parti'nin siyasi söyleminin sembol ifadelerinden biri haline geldi.
Kuruluşun ardından Erdoğan, Kurucular Kurulu tarafından genel başkanlığa seçildi.
Parti, kuruluşundan yalnızca yaklaşık 15 ay sonra yapılan 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde yüzde 34,28 oyla birinci parti oldu. Erdoğan'ın o tarihte siyasi yasaklı olması nedeniyle Abdullah Gül başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti kuruldu.

Erdoğan'ın siyasi yasağının kaldırılmasının ardından 9 Mart 2003'te Siirt'te yenilenen seçimle milletvekili seçilmesi, AK Parti'nin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. Erdoğan kısa süre sonra hükümeti kurma görevini üstlenerek başbakan oldu.
AK Parti, daha sonraki bütün milletvekili genel seçimlerinde de sandıktan birinci parti olarak çıktı ve çok partili siyasi hayat döneminde Türkiye'nin en uzun süre iktidarda kalan siyasi hareketlerinden biri haline geldi.
Seçimlerde yükseliş ve 2008'de kapatma davası
AK Parti'nin ilk yıllarında oy oranındaki artış dikkat çekti.
Parti, 2004 yerel seçimlerinde yüzde 40'ın üzerinde destek elde ederken, 2007 milletvekili genel seçimlerinde yüzde 46,6 oyla 341 milletvekili çıkardı. Yüksek Seçim Kurulunun verileri bu seçimde AK Parti'nin açık farkla birinci parti olduğunu gösteriyor.
Ancak 2008 yılı, parti açısından en kritik hukuki ve siyasi süreçlerden birine sahne oldu.

Dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından AK Parti'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde dava açıldı. Mahkemenin 30 Temmuz 2008'de verdiği kararda altı üye kapatma yönünde oy kullansa da gerekli nitelikli çoğunluk oluşmadığı için parti kapatılmadı.
Bu süreç, AK Parti'nin ilk on yılındaki en önemli siyasi krizlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Referandumlar ve cumhurbaşkanlığı dönemine geçiş
AK Parti iktidarının siyasi sistem üzerindeki önemli dönüm noktalarından biri 2010 anayasa referandumu oldu. 12 Eylül 2010'da yapılan halk oylamasında anayasa değişiklikleri yaklaşık yüzde 58 destekle kabul edildi.
Parti, 2011 milletvekili seçimlerinde yaklaşık yüzde 50'lik oy oranına ulaşarak siyasi tarihindeki en yüksek genel seçim sonuçlarından birini elde etti.
2014 yılı ise Erdoğan'ın başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığına geçtiği dönem oldu.
10 Ağustos 2014'te yapılan seçimde Recep Tayyip Erdoğan yüzde 51,79 oy alarak Türkiye'de halkın doğrudan oyuyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu.
Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevlerini Ahmet Davutoğlu üstlendi. 2016'da ise parti genel başkanlığına seçilen Binali Yıldırım, Türkiye'nin son başbakanı olarak 65. Hükümeti kurdu.
15 Temmuz ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi
15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi Türkiye'nin yakın tarihindeki en kritik kırılmalardan biri olurken, sonraki dönemde AK Parti ile MHP arasındaki siyasi iş birliği giderek güçlendi.
Bu yakınlaşma daha sonra Cumhur İttifakı olarak kurumsallaştı.
16 Nisan 2017'de yapılan anayasa değişikliği referandumunda yüzde 51,41 “evet”, yüzde 48,59 “hayır” oyu çıktı. Referandum sonucunda parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin hukuki zemini oluşturuldu.

Anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanının bir siyasi partiyle ilişkisinin devam edebilmesinin önü de açıldı.
Recep Tayyip Erdoğan bunun ardından yeniden AK Parti'ye üye oldu ve 21 Mayıs 2017'de gerçekleştirilen olağanüstü kongrede yeniden genel başkanlığa seçildi.
Yeni sistem, 2018 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ardından fiilen uygulanmaya başladı.
2023'te yine birinci parti, 2024'te yerel seçim kaybı
AK Parti'nin seçim performansı zaman içinde önemli değişimler gösterse de parti milletvekili genel seçimlerindeki birinciliğini 2023'te de korudu.
Yüksek Seçim Kurulunun kesin sonuçlarına göre 14 Mayıs 2023 milletvekili seçiminde AK Parti yüzde 35,62 oyla 268 milletvekili çıkardı. CHP yüzde 25,35 ile 169, MHP ise yüzde 10,07 ile 50 milletvekili kazandı.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.
Buna karşılık 31 Mart 2024 yerel seçimleri, AK Parti açısından farklı bir sonuç ortaya çıkardı. Parti Türkiye genelinde yaklaşık yüzde 35,5 oy alarak 24 il ve 357 ilçe belediyesi kazanırken, CHP ülke genelindeki yerel seçim oylarında AK Parti'nin önüne geçti. Bu sonuç AK Parti'nin uzun iktidar dönemindeki en dikkat çekici yerel seçim gerilemelerinden biri olarak değerlendirildi.
Bununla birlikte parti, merkezi yönetimdeki konumunu ve TBMM'deki en büyük parti olma özelliğini sürdürdü.
25. yılda gözler Erdoğan'ın vereceği mesajlarda
AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü programının merkezinde Cumhurbaşkanı ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşması bulunuyor.
Parti yönetiminin açıkladığı hazırlıklara göre Başkent Millet Bahçesi'ndeki programa kurucular, milletvekilleri, il başkanları, yabancı konuklar ve çok sayıda vatandaşın katılması öngörülüyor. Etkinliklerde AK Parti'nin 25 yıllık siyasi serüvenini anlatan içeriklerin yanı sıra özel stantlar ve yıl dönümüne yönelik çalışmaların da yer alması planlandı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de kuruluş yıl dönümü programının 14 Ağustos'ta yapılacağını ve Erdoğan'ın vatandaşlara hitap edeceğini açıklamıştı.
Çeyrek asırlık dönem boyunca AK Parti; Avrupa Birliği reformlarından büyük altyapı yatırımlarına, anayasa değişikliklerinden başkanlık sistemine, ekonomik krizlerden darbe girişimine, dış politika dönüşümlerinden Cumhur İttifakı'nın oluşumuna kadar Türkiye'nin hemen her önemli siyasi tartışmasının merkezinde yer aldı.
Partinin destekçileri bu dönemi altyapı yatırımları, sağlık hizmetleri, savunma sanayii ve dış politikadaki etkinlikle öne çıkarırken; muhalefet ise ekonomi yönetimi, kurumların bağımsızlığı, hukuk devleti, demokratik standartlar ve yönetim sisteminin merkezileşmesi üzerinden eleştiriler yöneltti.
AK Parti, 25. yaşına bu uzun siyasi mirasın yanı sıra yeni bir seçim dönemine hazırlık, değişen seçmen tercihleri ve Türkiye'nin ekonomik ve dış politika gündemindeki yeni sınamalarla giriyor.
14 Ağustos 2001'de kurulan parti açısından 25. yıl programı, yalnızca geçmiş dönemlerin değerlendirilmesi değil, aynı zamanda Erdoğan ve parti yönetiminin önümüzdeki yıllara ilişkin siyasi yöneliminin hangi başlıklar üzerine kurulacağını göstermesi bakımından da önem taşıyor.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)