Sonbahara fit girmek için hızlı kilo yerine 7 sürdürülebilir adım

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz, yaz sonrası hızlı kilo verme hedefleri yerine sürdürülebilir 7 yaşam alışkanlığı önerdi.

26.08.2026 - 13:14
0
Sonbahara fit girmek için hızlı kilo yerine 7 sürdürülebilir adım

Ahmet Taş | Yerel Gündem

İSTANBUL, TÜRKİYE — Yaz aylarında değişen beslenme, uyku ve hareket düzeninin ardından hızlı kilo vermeye çalışmak yerine sürdürülebilir alışkanlıklara dönmek, sonbahara daha enerjik ve zinde girmenin temelini oluşturuyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili Tokgöz, tatiller, uzun sofralar, tatlılar ve düzensizleşen günlük rutinler nedeniyle yaz boyunca yaşam düzeninin esneyebildiğini belirterek, sonbahar öncesinde kısa sürede büyük değişiklikler hedeflemek yerine günlük yaşamın yeniden dengelenmesini önerdi.

Tokgöz, “Bir ayda çok kilo vereceğim” gibi hızlı sonuç beklentilerinin yerine uygulanabilir beslenme, hareket, uyku ve yaşam tarzı hedeflerinin konulmasının kilo kontrolünü daha sürdürülebilir hale getirebileceğini ifade etti.

Beslenme düzenini yeniden oluşturmak ilk adım

Yaz tatilleriyle birlikte öğün saatlerinin değişmesi veya günlük beslenme düzeninin bozulması sık karşılaşılan durumlardan biri.

Tokgöz, sonbahara geçiş döneminde öncelikle öğün düzeninin yeniden oluşturulmasını ve aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılmasını öneriyor.

Her ana öğünde protein, sebze ve uygun miktarda kaliteli karbonhidrat bulunmasının daha dengeli bir beslenme düzenine yardımcı olabileceğini belirten Tokgöz, tabağın hazırlanmasına protein kaynağıyla başlanabileceğini ifade etti.

Yumurta, tavuk veya balık gibi protein kaynaklarının ardından sebzeler ve bulgur, tam tahıllı ekmek veya yulaf gibi kompleks karbonhidratların uygun miktarda eklenebileceğini kaydetti.

Bu yaklaşımın daha dengeli ve daha uzun süre tokluk sağlayan öğünler oluşturulmasına yardımcı olabileceğini söyleyen Tokgöz, özellikle kısa sürede fazla kilo vermeyi hedefleyen sert diyetlerin yerine günlük yaşamda sürdürülebilecek bir beslenme modelinin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Uzman değerlendirmesine göre amaç birkaç hafta boyunca katı kurallara uymak değil, kişinin daha sonra da devam ettirebileceği bir düzen oluşturmak.

Su tüketimi kilo kontrolünde göz ardı edilmemeli

Tokgöz’ün üzerinde durduğu ikinci başlık yeterli su tüketimi.

Güne bir bardak suyla başlanabileceğini belirten Tokgöz, düzenli sıvı tüketiminin günlük beslenme alışkanlıklarının dengelenmesine destek olabileceğini söyledi.

Susuzluğun bazı durumlarda açlık hissiyle karıştırılabildiğine dikkat çeken Tokgöz, bunun özellikle öğün aralarında gereksiz atıştırmalıklara yönelmeye neden olabileceğini ifade etti.

Bu nedenle her açlık hissinde doğrudan yiyeceğe yönelmek yerine gün içindeki su tüketiminin de gözden geçirilmesini önerdi.

Tokgöz’e göre yeterli su tüketimi tokluk hissinin desteklenmesine ve gereksiz atıştırmaların azaltılmasına yardımcı olabilir.

Ancak su ihtiyacının kişinin yaşı, fiziksel aktivitesi ve günlük koşullarına göre değişebileceği unutulmamalı; günlük alışkanlıkların kişinin kendi ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmesi gerekiyor.

Günlük hareket küçük adımlarla artırılabilir

Sonbahara daha zinde girmek isteyenler için yalnızca beslenme değil, hareket düzeyi de önem taşıyor.

Tokgöz, her gün yürüyüş için zaman ayrılmasını ve fiziksel aktivitenin günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirilmesini önerdi.

Bunun mutlaka yoğun bir egzersiz programıyla başlaması gerekmediğini belirten Tokgöz; yürümek, mümkün olduğunda merdiven kullanmak ve uzun süre oturulan dönemlerde kısa hareket molaları vermek gibi küçük değişikliklerin de önemli olduğunu kaydetti.

Haftada birkaç gün kuvvet egzersizlerinin programa eklenmesinin kas kütlesinin korunmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.

Bu yaklaşım, fiziksel aktivitenin yalnızca kilo verme amacıyla yapılan geçici bir uygulama olmaktan çıkarılıp günlük yaşam alışkanlığına dönüştürülmesini hedefliyor.

Tokgöz’ün önerileri, hızlı kilo kaybından çok sürdürülebilir hareket düzeyine odaklanıyor.

Uyku düzeni iştah kontrolünü de etkileyebilir

Yaz aylarında geç saatlere kayan uyku düzeninin sonbaharla birlikte yeniden yapılandırılması öneriliyor.

Tokgöz, yeterli ve kaliteli uykunun enerji düzeyinin yanı sıra kilo verme sürecinde iştah kontrolü açısından da önemli olduğunu belirtti.

Uykusuzluğun gün içinde daha fazla yemek istemeye ve özellikle enerji değeri yüksek yiyeceklere yönelmeye katkıda bulunabileceğini söyleyen Tokgöz, bu nedenle sağlıklı yaşam planının yalnızca beslenme ve egzersizle sınırlandırılmaması gerektiğini ifade etti.

Düzenli yatış ve kalkış saatlerine dönmek, kişinin günlük rutinini yeniden oluşturmasının parçalarından biri olarak görülüyor.

Özellikle tatil sonrasında çalışma ve okul düzenine dönüş döneminde uyku saatlerinin yeniden düzenlenmesi, gün içerisindeki enerji seviyesinin toparlanmasına da yardımcı olabilir.

Şekerli ve işlenmiş ürünlerde tamamen yasak yerine denge

Yaz aylarında dondurma, tatlı ve çeşitli atıştırmalıkların tüketim sıklığı artabiliyor.

Tokgöz, sonbahara geçerken bu yiyeceklerin tamamen yasaklanması yerine tüketim sıklığının ve porsiyonların azaltılabileceğini söyledi.

Günlük beslenmede sebze, meyve, kuruyemiş ve daha az işlenmiş, besin değeri yüksek seçeneklere daha fazla yer verilmesini öneren Tokgöz, bu ürünlerde de porsiyon kontrolünün ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Bu yaklaşımda temel amaç, bir yiyeceği tamamen yasaklayarak kısa vadeli bir diyet uygulamak yerine toplam beslenme düzeninde denge oluşturmak.

Sürdürülebilir beslenme alışkanlığının kişinin sosyal yaşamından tamamen kopmadan devam ettirebileceği bir sistem üzerine kurulması önem taşıyor.

“Bir ayda çok kilo vereceğim” hedefinden kaçının

Hızlı kilo verme beklentileri, yaz sonrasında sık karşılaşılan motivasyonlardan biri olabiliyor.

Tokgöz ise büyük ve kısa vadeli hedeflerin yerine günlük yaşamda uygulanabilecek küçük hedeflerin konulmasını öneriyor.

“Bir ayda çok kilo vereceğim yerine ‘Her gün hareket edeceğim’, ‘Akşamları daha hafif besleneceğim’ gibi ulaşılabilir hedefler koyun.”

Tokgöz, küçük ve uygulanabilir adımların kalıcı sonuçların temelini oluşturduğunu belirterek beslenme ve hareket alışkanlıklarının bu şekilde daha kolay sürdürülebilir hale gelebileceğini ifade etti.

Kilo verme sürecinin yalnızca belirli bir tarihe kadar devam eden geçici bir program olarak görülmemesi gerektiğini belirten Tokgöz’e göre kişinin mevcut yaşam şartları içinde sürdürebileceği hedefler belirlemesi daha gerçekçi bir yaklaşım oluşturuyor.

Tartıdaki rakam tek başarı ölçütü değil

Tokgöz’ün son önerisi ise kilo kontrolü sürecinde yalnızca tartıdaki rakama odaklanmamak.

Fit olmanın yalnızca toplam vücut ağırlığının azalması anlamına gelmediğini belirten Tokgöz; yağ oranındaki değişim, vücut kompozisyonundaki iyileşme ve fiziksel kapasitedeki artışın da ilerlemenin göstergeleri arasında olduğunu söyledi.

Bu nedenle hedefin mümkün olan en kısa zamanda en fazla kiloyu vermek yerine, verilen kilonun korunmasına yardımcı olacak alışkanlıklar kazanmak olması gerektiğini ifade etti.

Tokgöz, sonbahara fit girmenin birkaç haftada “mucizevi” bir değişim yaratmak anlamına gelmediğini; kişinin beslenmesini, hareketini, uykusunu ve günlük rutinini yeniden dengelemesinin daha sürdürülebilir bir yaklaşım olduğunu belirtti.

Yaz sonrası dönemde daha enerjik ve güçlü hissetmek isteyenler için uzman önerilerinin ortak noktasını keskin diyetlerden çok, günlük yaşamın içine yerleştirilebilen küçük ve devam ettirilebilir değişiklikler oluşturuyor.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User