İzmir’de seçim savaşı: Tugay, Tartan, Hakan Fidan ve Çankırı denklemi

Türkiye genel seçimi tartışırken İzmir’de yerel yarış erken başladı; Tugay, Tartan, Fidan çevresi ve AK Parti adayları yeni denklemi şekillendiriyor.

01.09.2026 - 13:12
0
İzmir’de seçim savaşı: Tugay, Tartan, Hakan Fidan ve Çankırı denklemi

Yusuf İnan

Gazeteci, Yazar |Siyasi & Stratejik Analist

İZMİR / TÜRKİYE — Türkiye bir sonraki genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı yarışının muhtemel adaylarını tartışırken, İzmir’de çok daha erken başlayan başka bir seçim savaşı var: Büyükşehir Belediye Başkanlığı.

Cemil Tugay’ın CHP’den ayrıldıktan sonra AK Parti’ye geçmemesi, Yeni Parti’ye de katılmayarak bağımsız kalması ve şimdi CHP’ye geri dönebileceği iddiaları, İzmir’de bütün hesapları yeniden açtı. Son haberlere göre Tugay’a Yeni Parti çevresinden “CHP’ye geçme” mesajları iletildiği ileri sürülüyor; aynı kaynakta CHP’nin ise Tugay’ın dönüşüne kapıyı kapatmayacağı değerlendiriliyor. Tuncay Özkan kendisine yönelik tehdit iddialarını reddetti.

Bu tablo artık yalnızca Cemil Tugay’ın hangi partiye gideceği meselesi değil. İzmir’in yaklaşık çeyrek asırlık merkez sol belediyecilik geleneğinin devam edip etmeyeceği ve AK Parti’nin ilk kez gerçek anlamda Büyükşehir kapısına yaklaşıp yaklaşamayacağı tartışılıyor.

Cemil Tugay artık adaydan çok denge unsuru

31 Mart 2024 seçimlerinde Cemil Tugay, CHP adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığını yüzde 48,97 oyla kazanmıştı. AK Parti adayı Hamza Dağ ise yüzde 37,06 aldı. Tugay 1 milyon 292 bin 118, Dağ 977 bin 895 oy aldı. Aradaki fark yaklaşık 314 bin oydu.

Normal şartlarda bu fark CHP açısından önemli bir güvenlik marjı sayılabilirdi.

Fakat artık ortada 2024’teki siyasi yapı yok.

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin ayrılmasıyla Yeni Parti kuruldu; CHP ikiye bölündü. Yeni Parti yalnız Ankara’da değil, İzmir’de de kısa sürede güçlü bir örgütlenme kurdu. Parti kaynakları İzmir’de 30 ilçe örgütü ve Büyükşehir Meclisi’nde 89 üyelik bir grubun oluştuğunu bildiriyor.

İşte Cemil Tugay bu nedenle önemli.

CHP’ye dönerse mevcut belediye başkanlığı gücünü Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’ye taşır. Yeni Parti’ye geçerse Özgür Özel İzmir’de en büyük siyasi kazanımlarından birini elde eder. Bağımsız kalırsa iki tarafın da oy hesabını bozmaya devam eder.

AK Parti’ye geçmesine ise gerek yok.

CHP ve Yeni Parti ayrı güçlü adaylarla seçime girerse, AK Parti’nin kazanması için muhalefetten aday transfer etmesine değil, rakip oyların bölünmesine ihtiyacı olabilir.

CHP’nin Hakan Tartan hesabı ne kadar gerçekçi?

İzmir kulislerinde yeniden konuşulan isimlerden biri Hakan Tartan.

İsimde hata yok. Tartan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, eski İzmir milletvekili ve 2009-2014 döneminin Konak Belediye Başkanı. Siyasi hayatında CHP ve DSP başta olmak üzere merkez solun farklı kanatlarında yer aldı. 2023 sonunda yeniden CHP’den Konak Belediye Başkan aday adaylığı başvurusu da yapmıştı.

Yerel Gündem’de 2023 yılında yayımlanan analizde de Tartan’ın olası adaylığının İzmir’de dengeleri değiştirebileceği değerlendirilmişti.

Bugün CHP’nin Büyükşehir için Tartan üzerinde kesin bir karar aldığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama yok. Ancak isminin gündeme gelmesi siyaseten anlaşılır.

Tartan’ın avantajı, klasik CHP seçmeninin yanı sıra eski DSP geleneği, merkez seçmen ve İzmir’in iş-sivil toplum çevrelerinde yıllardır tanınan bir isim olması.

Dezavantajı ise siyasetin yeni kuşaklara doğru değişmesi. Eski bir belediye başkanının geçmişteki tanınırlığının bugünkü seçmen davranışına ne kadar dönüşeceği ayrı bir soru.

Yeni Parti güçlü başladı ama Selçuk Özdağ iddiasında önemli ayrıntı var

Yeni Parti’nin Selçuk Özdağ’ı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapabileceğine ilişkin kulis iddiasını da dikkatli okumak gerekiyor.

Çünkü Selçuk Özdağ bugün Yeni Parti’de değil.

TBMM’nin güncel kaydında Özdağ, Muğla milletvekili ve Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili olarak yer alıyor. Dolayısıyla Yeni Parti’den İzmir adayı olabilmesi için öncelikle siyasi adresini değiştirmesi gerekir.

Bununla birlikte Özdağ’ın geçmişi böyle bir senaryoyu politik açıdan ilginç hale getirir. Muhafazakâr-milliyetçi geçmişi bulunan ve daha sonra muhalefette siyaset yapan Özdağ, klasik CHP adayından farklı bir seçmen profiline hitap edebilir.

Ancak şu anda bunu doğrulanmış adaylık planı olarak değil, kulis senaryosu olarak değerlendirmek gerekir.

Yeni Parti’nin “şimdiden parçalandığı” değerlendirmesi de mevcut açık verilerle tam örtüşmüyor. Parti 91 milletvekiliyle kuruldu ve İzmir örgütü 30 ilçede teşkilatlanmış durumda. İl yönetimi ayrıca yalnız 15 günde yaklaşık 60 bin üyeye ulaşıldığını iddia ediyor. Bu rakam bağımsız olarak doğrulanmış değil ancak en azından bugün için Yeni Parti’nin İzmir’de örgütsel olarak geri çekildiğini söylemek mümkün görünmüyor.

Asıl soru, bu ilk kuruluş enerjisinin seçime kadar korunup korunamayacağı.

Hakan Fidan’ın gölgesi İzmir’e düşer mi?

Bir başka kulis daha dikkat çekici:

Cumhurbaşkanlığı için adı tartışılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın siyasi çevresinin İzmir’de kendi adayını hazırladığı ileri sürülüyor.

Burada iki şeyi birbirinden ayırmak gerekiyor.

Hakan Fidan’ın resmî bir Cumhurbaşkanlığı adaylığı bulunmuyor. Ancak siyasi tartışmalarda adı potansiyel adaylar arasında geçiriliyor. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de bunu kamuoyu önünde gündeme getiren isimlerden biri oldu.

İzmir ile Fidan arasında ise geçmişten gelen dikkat çekici bir temas var.

Fidan, 29 Mart 2024’te İzmir Ticaret Odası’ndaki iş dünyası toplantısında İzmir’i ekonomik ve toplumsal kalkınmaya öncülük eden bir “dünya şehri” yapmak istediklerini söylemişti. Toplantıda bugünkü İzmir denkleminde adı geçen Ceyda Bölünmez Çankırı, Bilal Saygılı ve Mahmut Özgener gibi isimler de bulunuyordu.

Bu fotoğraf bir “Fidan ekibi”nin varlığını kanıtlamaz.

Ama Cumhurbaşkanlığı sonrası Türkiye tartışmaları büyüdükçe İzmir’in, yalnız bir belediye seçiminin değil, merkez sağın yeni liderlik ve kadro arayışının da laboratuvarı haline gelmesi şaşırtıcı olmaz.

AK Parti’de asıl denklem: Bilal Saygılı mı, Ceyda Bölünmez Çankırı mı?

AK Parti cephesinde iki isim özellikle dikkat çekiyor.

Birincisi mevcut İl Başkanı Muhammet Bilal Saygılı. Saygılı hem parti örgütünün başında hem de İzmir iş dünyasında uzun yıllara dayanan geçmişe sahip. AK Parti’nin güncel kayıtlarında görevini halen sürdürüyor.

İkinci ve benim siyasi açıdan daha dikkatle izlediğim isim ise Ceyda Bölünmez Çankırı.

Çankırı’nın avantajı, adaylık tartışmasını kendisinin de tamamen reddetmemesi. Mart ayında İzmir Büyükşehir adaylığı sorulduğunda:

“Görev verilirse alınır, bayrak da teslim edilir.”

diyerek açık kapı bıraktı.

Üstelik Çankırı 2024’te Konak Belediye Başkan adayı olarak gerçek bir yerel seçim kampanyası yürüttü. Seçimi kazanamadı; CHP’nin yüzde 52,80 oyuna karşı yüzde 31,86’da kaldı. Dolayısıyla onu bugünden “seçimi garanti kazanacak aday” olarak sunmak doğru olmaz. Ancak o seçim, Çankırı’ya İzmir’in merkezinde doğrudan saha deneyimi ve görünürlük kazandırdı.

Bir başka avantajı da sosyal ağları.

Çankırı, Mardinliler Eğitim Vakfı’nın kurucu üyelerinden. İzmir Valiliğinin güncel verilerine göre kentte yaşayanların 181 bin 594’ünün nüfusa kayıtlı olduğu il Mardin. Bu, tek başına oy anlamına gelmez; fakat İzmir’in çok katmanlı seçmen yapısında önemli bir sosyal temas alanıdır.

MHP seçmeni bakımından Cumhur İttifakı devam ettiği sürece AK Parti adayının doğal bir avantajı bulunabilir.

Ancak DEM Parti’nin Ceyda Bölünmez Çankırı’ya sıcak baktığı iddiasını doğrulayan kamuya açık bir parti açıklaması bulamadım. 2024 Konak seçiminde DEM Parti kendi adayını çıkarmış ve yüzde 6,51 oy almıştı. Bu nedenle DEM desteğini bugünden Çankırı’nın hanesine yazmak ciddi bir analiz hatası olur.

İzmir’de sorun artık ideoloji kadar belediyecilik

İzmir’in siyasi geleceğini yalnız parti logolarıyla okumak da yanlış.

Kentte özellikle Körfez, trafik, altyapı ve yaşam kalitesi üzerinden ciddi bir belediyecilik tartışması var.

İzmir Körfezi’nde 2024 ve 2025’te balık ölümleri yaşandı. 2026’da da İzmir Büyükşehir Belediyesi kasım ayından itibaren çok sayıda dış kaynaklı kirlilik vakası tespit ettiğini açıkladı. 2025’te Körfez kirliliği ve balık ölümlerine ilişkin savcılık soruşturması da başlatıldı.

Burada “İzmirliler İzmir’i terk ediyor” cümlesi ise rakamlarla desteklenmiyor ve kullanılmamalı.

TÜİK’e göre İzmir 2025 yılında 106 bin 83 kişi göç aldı, 98 bin 728 kişi göç verdi. Yani yaklaşık 7 bin 355 kişilik pozitif iç göçü var. Kentin nüfusu da 2024’te 4 milyon 493 bin 242 iken 2025’te 4 milyon 504 bin 185’e yükseldi.

Ancak bir yılda yaklaşık 99 bin kişinin başka illere taşınması da kent yaşamına ilişkin memnuniyet tartışmasının araştırılması gerektiğini gösteriyor.

İzmir Büyükşehir’i 1999’dan beri Ahmet Piriştina, Aziz Kocaoğlu, Tunç Soyer ve Cemil Tugay yönetiyor; CHP ise 2004’ten bu yana Büyükşehir’de kesintisiz iktidarda.

Bu nedenle bir sonraki seçimde seçmenin önüne artık yalnız “sağ-sol” ayrımı değil, “İzmir daha iyi yönetilebilir mi?” sorusu da gelecek.

Peki İzmir’de ipi kim göğüsler?

Bugün seçim olsa “sol partilerin artık hiçbir şansı kalmadı” demek için erken.

Rakamlar bunu söylemiyor.

CHP 2024’te hâlâ yüzde 49’a yakın oy aldı. Yeni Parti ise kuruluşunun hemen ardından İzmir’de geniş bir örgüt ağı kurdu. Dolayısıyla CHP ile Yeni Parti seçim öncesinde ortak bir formül geliştirir veya seçmen tek güçlü aday etrafında konsolide olursa merkez sol yine yarışın favorilerinden biri olur.

Ama CHP, Yeni Parti ve Cemil Tugay’ın temsil ettiği siyasi hat üç ayrı güçlü adayla sandığa giderse tablo tamamen değişebilir.

İşte o noktada AK Parti’nin İzmir’i alması artık siyasi bir hayal olmaktan çıkar.

AK Parti içindeki isimlere baktığımda bugün en dikkat çekici potansiyel adayın Ceyda Bölünmez Çankırı olduğunu düşünüyorum.

Bunu bir seçim sonucu tahmini olarak söylemiyorum.

2024’te Konak’ı kazanamadı ve bunun nedenlerini de analiz etmek gerekir. Fakat saha tecrübesi, milletvekilliği, yerel yönetimler görevi, iş dünyası ve sivil toplum bağlantıları ile İzmir’de doğrudan vatandaşla temas kurmaya dayalı siyaset tarzı, Çankırı’yı AK Parti’nin değerlendirebileceği en ciddi profillerden biri haline getiriyor.

Bilal Saygılı örgüt gücüyle, Hakan Tartan geçmişte oluşturduğu merkez sol hafızayla, Cemil Tugay mevcut makamın avantajıyla, Yeni Parti ise yeni örgütsel enerjisiyle masada.

Hakan Fidan’ın adı etrafındaki ulusal liderlik tartışmaları ise bu yerel denklemin üzerinde ayrı bir gölge oluşturuyor.

Türkan Saylan çizgisine yakın sivil toplum çevrelerinin Ak Parti içinden bir kadın isim üzerinde çalıştığı yönündeki eski ve yeni kulisler de dolaşımda. Ancak kamuya açık doğrulama olmadığı sürece bunu bir adaylık gerçeği değil, yalnızca İzmir siyasetinde konuşulan senaryolardan biri olarak kaydetmek gerekir.

Görünen şu:

Türkiye Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim tarihini tartışırken, yerel seçimlerin ilk işaret fişeği İzmir’den ateşlenmiş olabilir.

Ve bu kez İzmir’de seçimi yalnız sağ ile sol arasındaki mücadele belirlemeyecek.

CHP ile Yeni Parti’nin birbirine ne kadar oy kaybettireceği, Cemil Tugay’ın hangi kapıdan gireceği ve AK Parti’nin hangi isimle seçmenin karşısına çıkacağı belirleyecek.

Şimdilik benim İzmir denkleminde en fazla dikkat ettiğim isim Ceyda Bölünmez Çankırı.

Ama İzmir yarışının gerçek favorisini belirleyecek ilk büyük hamle muhtemelen Çankırı’dan değil, Cemil Tugay’dan gelecek.

Yusuf İnan

YerelGundem.com

Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. 

UAPresa.comWiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com, SiyasetinSesi.com ve Yerelgundem.com  Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yusuf İnan

Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. UAPresa.com, WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve YerelGundem.com'da Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmaktadır. Türkiye siyaseti, dış politika, uluslararası ilişkiler ve güvenlik başta olmak üzere güncel gelişmeler üzerine haber, yorum ve analizler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User