Bülent Arınç'tan AKP'nin 25. yılında çağrı: Liyakat ve istişare

AKP kurucularından Bülent Arınç, partinin 25 yıllık yolculuğunu değerlendirerek sistemin düzeltilmesi, liyakat ve istişarenin güçlendirilmesi çağrısı yaptı.

14.08.2026 - 23:10
0
Bülent Arınç'tan AKP'nin 25. yılında çağrı: Liyakat ve istişare

Ahmet Taş | Yerel Gündem

ANKARA, TÜRKİYE — AK Parti'nin kurucularından Bülent Arınç, partinin 25 yıllık siyasi yolculuğunu değerlendirirken kuruluş ilkelerine dönülmesi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin aksayan yönlerinin düzeltilmesi, liyakat ve istişarenin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

BBC Türkçe'ye Ankara'daki ofisinde konuşan Arınç, 2015'ten bu yana aktif siyasetin dışında bulunmasına rağmen AK Parti'yi hâlâ “yuvası” olarak gördüğünü belirtti. Partiden ayrılmayı doğru bulmadığını söyleyen Arınç, buna karşın eleştiri hakkını kullanmaya devam edeceğini vurguladı.

AK Parti'nin kuruluşunu “Türkiye için bir yenilik” olarak anlattı

Arınç, AK Parti'nin ortaya çıkışını Fazilet Partisi içerisindeki Yenilikçiler-Gelenekçiler ayrışmasına dayandırdı.

Yenilikçi kanatta Abdullah Gül, Abdüllatif Şener ve kendisinin genel başkanlık için öne çıktığını anlatan Arınç, daha sonra Abdullah Gül lehine adaylıktan çekildiğini söyledi. Fazilet Partisi'nin kapatılmasının ardından ise yeni parti için hazırlıkların başladığını aktardı.

Arınç'a göre AK Parti'nin kuruluşunda öne çıkan dört isim Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener ve kendisiydi.

Partiyi “Türkiye için bir yenilik” olarak nitelendiren Arınç, AK Parti'nin kuruluşunda “muhafazakâr demokrat” kimliğin benimsendiğini belirtti. Bu kimliğin muhafazakâr değerleri korurken demokratik, çoğulcu ve katılımcı bir siyaset anlayışını hedeflediğini söyledi.

Arınç, bu siyasi kimliğin yalnızca Milli Görüş tabanından değil; Türkler, Kürtler, Sünniler, Aleviler, liberaller, sosyal demokratlar ve Avrupa Birliği yanlısı seçmenlerden de destek alınmasına imkân verdiğini savundu.

“Tayyip Bey'in başbakanlık dönemi muhteşemdir”

AK Parti'nin 25 yıllık dönemini iki ayrı siyasi evre üzerinden değerlendiren Arınç, 2013'e kadar olan ilk döneme özellikle olumlu yaklaşıyor.

Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı dönemindeki sağlık, ulaştırma, enerji ve diğer kamu hizmetlerini öven Arınç, dönemin bakanlarının da önemli çalışmalar yaptığını belirtti.

Arınç özellikle sağlık hizmetlerindeki dönüşüme dikkat çekerek geçmişteki SSK hastanelerinin durumuyla sonraki dönemde kurulan hastaneleri karşılaştırdı. Recep Akdağ'ın Sağlık Bakanlığı ve Binali Yıldırım'ın Ulaştırma Bakanlığı dönemlerini başarılı örnekler olarak gösterdi.

Bu dönemin bir diğer belirleyici unsuru ise Avrupa Birliği süreciydi.

Arınç, Maastricht ve Kopenhag kriterlerinin AK Parti açısından temel referanslar haline geldiğini, geçmişte darbeler ve siyasi yasaklarla karşı karşıya kalan kadroların Avrupa standartlarında hukuk ve demokrasi anlayışına ihtiyaç duyduğunu düşündüğünü söyledi.

Onun değerlendirmesine göre AK Parti'nin yükseliş dönemi yaklaşık 2013'e kadar sürdü.

2013 sonrasını kırılma dönemi olarak görüyor

Arınç, 2013 sonrasında yaşanan bazı gelişmelerin partiyi önce durağanlaştırdığını, ardından da nispeten gerileme sürecine soktuğunu savundu.

Bu dönemde öne çıkardığı başlıklar arasında Gülen yapılanmasıyla yaşanan çatışmalar, Suriye'deki gelişmeler, çözüm sürecinin sona ermesi, Gezi Parkı olayları ve 15 Temmuz darbe girişimi bulunuyor.

Arınç, 17-25 Aralık süreci öncesinde MİT Müsteşarlığına ilişkin bazı gelişmelerden haberdar olduklarını ancak 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin kendilerinin gündemine daha önceden gelmediğini söyledi.

Gezi Parkı olaylarını da AK Parti'nin ilk dönemini sona erdiren gelişmelerden biri olarak değerlendiren Arınç, protestoların başlangıcı ile sonraki aşamalarının birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.

İlk aşamada çevresel kaygılarla hareket eden kişilerin bulunduğunu söyleyen Arınç, olayların sert biçimde bastırılmaya çalışılmasının ardından radikal yapıların devreye girdiği görüşünü dile getirdi.

Arınç: Fırtınalı dönemde yeni bir reform hareketi yapılabilirdi

Arınç, AK Parti'nin ilk dönemindeki yükselişin daha sonraki yıllarda devam etmediğini kabul ederken, yaşanan krizlerin tek başına gerilemeyi kaçınılmaz hale getirmediği görüşünde.

Siyasi liderliği bir gemi kaptanlığına benzeten Arınç, asıl becerinin sakin sularda değil, fırtınalı dönemlerde gemiyi güvenli biçimde limana ulaştırmak olduğunu söyledi.

AK Parti'nin karşılaştığı krizlerden yeni fırsatlar çıkarabileceğini savunan Arınç'a göre parti içerisinde, aynı temel ilkelere bağlı ancak farklı kadrolarla sürdürülecek yeni bir reform hareketi oluşturulabilirdi.

Erdoğan'ın 2014'te Cumhurbaşkanı olmasının ve daha sonra hükümet sisteminin değişmesinin ise bu sürecin yönünü değiştirdiğini belirtti.

“Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin”

Arınç'ın en dikkat çekici eleştirilerinden biri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik oldu.

Mevcut sistemin aksayan yönlerinin bulunduğunu belirten Arınç, yetkinin çok fazla merkezileştiğini ve karar süreçlerinde daha güçlü kontrol mekanizmalarına ihtiyaç bulunduğunu savundu.

Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sistemdeki bazı sorunların farkında olduğunu düşündüğünü belirtti ve eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın da sistemin aksayan yönlerine ilişkin bir rapor hazırladığını söyledi.

Arınç'ın önerisini özetleyen cümlesi ise şöyle oldu:

“Sistemi düzeltin, ehliyete, liyakate, istişareye önem verin.”

Müsteşarlıkların kaldırılmasını da eleştiren Arınç, bu makamları bakanlıkların kurumsal hafızası olarak değerlendirdi. Hukuk alanında ise Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği hedefinin yeniden canlandırılmasını istiyor

Arınç'ın AK Parti'ye yönelik önerilerinden biri de Avrupa Birliği ile ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi.

AB hedefinin Türkiye'ye uluslararası itibar kazandırdığını savunan Arınç, Türkiye ile Avrupa'nın bugün birbirine geçmiştekinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Rusya ve Çin'le ilişkilerin sürdürülmesine karşı olmadığını ancak Türkiye'nin Şanghay İşbirliği Örgütü gibi yapılara yönelmesini doğru bulmadığını ifade etti.

Böyle bir yönelimin Türkiye'nin siyasi eksen değiştirdiği şeklinde algılanabileceği uyarısında bulundu.

Arınç ayrıca son dönemde en fazla rahatsız olduğu konulardan birinin “kul hakkının çiğnenmesi” olduğunu söyledi.

Yanlış kamu politikalarının milyonlarca insanı etkileyebileceğine dikkat çeken Arınç, yöneticilerin yanlışlarını fark ettiklerinde bunları açıkça düzeltmeleri ve gerektiğinde toplumdan helallik istemeleri gerektiğini savundu.

“İstişare ettiğimiz hallerden çok uzaklaştık”

AK Parti'nin kuruluş dönemindeki ortak karar alma kültürüne de değinen Arınç, partinin bugün o noktadan uzaklaştığını düşünüyor.

İlk yıllarda önemli meselelerin ortak akılla ve istişare edilerek ele alındığını anlatan Arınç, mevcut sistemin yetki ve sorumlulukların daha fazla paylaşılmasına ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Bütün eleştirilerine rağmen AK Parti'den ayrılmayı düşünmediğini belirten Arınç, partiyi “bizim evimiz” olarak nitelendirdi.

“AK Parti'yi biz kurduk. Bu evin sahibi biziz.”

diyen Arınç, partiye muhalif olmayacağını ancak eleştiri hakkını sonuna kadar kullanacağını ifade etti.

Partinin geleceği için temel önerisini ise “ilkelere dönmek” şeklinde özetledi.

Arınç, AK Parti'nin kuruluş sürecinde birlikte hareket ettiği isimleri unutmaması gerektiğini belirterek, Erdoğan'ın yanı sıra Abdullah Gül, kendisi, Ali Babacan ve diğer eski kadroların da partinin tarihinde yer aldığını hatırlattı.

“Yola beraber çıktıklarınızı unutmayacaksınız” diyen Arınç, partinin yeniden geniş bir toplumsal bütünleşme sağlayabilmesi için geçmişte birlikte olduğu kesimleri yeniden kucaklaması gerektiğini savundu.

AK Parti'nin 25 yıllık geçmişini değerlendirirken bütün eleştirilerine rağmen pişman olmadığını söyleyen Arınç, partiyi kurmayı ve AK Parti'de görev yapmayı hayatının en doğru kararlarından biri olarak nitelendirdi.

Arınç'ın 25. yıl değerlendirmesindeki ana mesaj ise partinin yeniden kendi içinden yenilenebileceği yönünde oldu:

“Biz kendi içimizden yeniden doğarız.”

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User