Ekim Alptekin’den şok Biden ve FETÖ itirafları: Siyasi sorumluluk Erdoğan’ındır
İş insanı Ekim Alptekin, ABD’deki davasının düşmesinin ardından Biden ailesinin 3 milyon dolarlık rüşvet teklifini ve FETÖ ile mücadelenin perde arkasını anlattı.
Ahmet Taş / Yerel Gündem
İSTANBUL, TÜRKİYE — Türk-Amerikan iş dünyasının en tartışmalı isimlerinden biri olan ve ABD’de dokuz yıldır "kanun kaçağı" olarak aranan Ekim Alptekin, hakkındaki davanın Ekim 2025’te düşmesiyle sessizliğini bozdu. Gazeteci Cansu Çamlıbel’e konuşan Alptekin, Donald Trump’ın seçilmesiyle özgürlüğüne kavuştuğunu itiraf ederken; FETÖ, Joe Biden ve Sezgin Baran Korkmaz üçgeninde Türk siyasetini sarsacak iddialar ortaya attı.
"Trump Sayesinde Kurtuldum, Beyaz Saray'da Puro İçmek İsterim"
Alptekin, 2016 seçimleri öncesinde Michael Flynn’in şirketine FETÖ aleyhine lobi yapması için ödediği 530 bin dolar nedeniyle ABD federal savcıları tarafından hedef alınmıştı. Dokuz yıl süren hukuki eziyetin ardından davanın "with prejudice" (bir daha açılmamak üzere) düşürüldüğünü belirten Alptekin, "Trump sayesinde kurtulduğumu inkâr etmek yanlış olur. Trump’ın atadığı savcı, görevine başladığı ilk gün davamı düşürdü" dedi. Trump ile kişisel bir ortaklığı olmadığını ancak sistemin hatasının düzeltildiğine inandığını söyleyen Alptekin, yakında Beyaz Saray’da bir kutlama purosu içmeyi planladığını ekledi.
Biden Ailesinden "3 Milyon Dolarlık" Dava Çözme Teklifi
Röportajın en çarpıcı bölümlerinden biri, mevcut ABD Başkanı Joe Biden’ın ailesine yönelik iddialardı. Alptekin, Biden henüz başkan seçilmeden önce ağabeyi James Biden’ın kendisini İstanbul’da ziyaret ettiğini öne sürdü:
-
Ziyaretin Detayları: James Biden ve eşi, 2020 yılında Alptekin’i İstanbul’da üç gün boyunca ziyaret etti.
-
Teklif: Alptekin’in iddiasına göre James Biden, Obama dönemi Adalet Bakanı Eric Holder’ın hukuk şirketini 3 milyon dolarlık bir kontratla tutması durumunda "bu işin çözüleceğini" söyledi.
-
Nüfuz Ticareti: Alptekin, James Biden’ın eşinin bu şirkette ortak olduğunu ve bunun açık bir nüfuz ticareti olduğunu savundu.
"FETÖ'yü CIA Yaratmadı, Fişi Takttı"
İstihbarat dünyasının işleyişine dair analizler yapan Alptekin, FETÖ’nün kökenine dair de farklı bir perspektif sundu. Jeffrey Epstein vakasıyla paralellik kuran Alptekin, "İstihbarat örgütleri bazen sistemi yaratmaz, var olan sisteme fişi takar" dedi. FETÖ’nün 60’lardan beri var olduğunu ancak CIA’in bu yapıya "fişi takarak" kendi amaçları için kullandığını iddia etti. Alptekin ayrıca, NATO’nun Türk istihbaratına güvenmediği için Gladio tipi bir direniş odağı olarak FETÖ gibi yapıları taşeron olarak kullandığını öne sürdü.
"Siyasi Sorumluluk Tayyip Bey'e Aittir"
Alptekin, 2004 yılında Interpol’de çalışırken Gülen yapılanmasının darbe yapabileceğine dair Ankara’ya 80 kişilik bir liste gönderdiğini ancak bu uyarının karşılık bulmadığını anlattı. O dönemde "Kemalist görünümlü" birilerinin Erdoğan’ı "Müslümanlar ordudan tasfiye ediliyor" diyerek yanılttığını savunan Alptekin, şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Erdoğan maalesef buna inandı. Gülen konusunda yanılması insanidir ama siyasi sorumluluk Tayyip Bey’e aittir. Ben özür dileyerek bu sorumluluğu aldığını düşünüyorum."
Alptekin ayrıca Gülen meselesinin adli değil, bir "istihbarata karşı koyma" meselesi olduğunu ancak Türkiye’nin bu süreci doğru yönetemediğini vurguladı.
Sezgin Baran Korkmaz ve Kingston Kardeşler Gerçeği
Kamuoyunda Sezgin Baran Korkmaz (SBK) ile olan ilişkisi sıkça tartışılan Alptekin, SBK ile hiçbir ortaklığı olmadığını savundu. SBK bünyesindeki MEGA Varlık Fonu’nun yönetim kurulunda sadece 4-5 ay "huzur hakkı bile almadan" bulunduğunu belirten Alptekin, asıl sorumluluğu devlet birimlerine yükledi:
-
BDDK ve Yatırım Ajansı: Kingston kardeşlere ve SBK’ya lisans veren, onları Cumhurbaşkanı ile görüştüren birimlerin asıl meşrulaştırıcılar olduğunu söyledi.
-
Amerikan Devleti'nin Hatası: "Koskoca Amerikan devleti yarım milyar dolar dolandırıldığını bilmiyorsa, Türk devleti Fed’in onayladığı parayı neden kabul etmesin?" diyerek eleştirisini yöneltti.
"Demirtaş Cezaevinde Olmamalı"
Türkiye’nin 2026 yılındaki demokratik standartlarını da değerlendiren Alptekin, Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna dair dikkat çeken bir çıkış yaptı: "10 milyon oy almış bir adamın bu şekilde cezaevinde tutulmasını ciddi bir hata olarak görüyorum." Türkiye’nin şu an kendi "kültür savaşlarını" yaşadığını ve bu sancılı dönemin bir demokratikleşme evrimi olduğunu savundu.
Alptekin, her ne kadar 9 yılını "kaçak" olarak geçirip itibarını ve işlerini kaybetmiş olsa da, Trump’ın Türkiye’ye bakışını değiştirdiği için pişman olmadığını ve Suriye’deki mevcut kazanımlarda payı olduğunu düşündüğünü belirterek sözlerini tamamladı.
Kaynak: Cansu Çamlıbel / T24
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0














Yorumlar (0)