YKS stresi doğru yönetilirse başarıyı ve motivasyonu destekleyebilir

Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, YKS öncesi sınav stresinin doğru yönetildiğinde dikkati, motivasyonu ve performansı destekleyebileceğini söyledi.

Jun 16, 2026 - 21:41
0

Bilge Türk | İyi Psikolog
İSTANBUL, TÜRKİYE — YKS’ye sayılı günler kala artan sınav stresi, doğru yönetildiğinde öğrencinin dikkatini, motivasyonunu ve sınav performansını destekleyen bir güce dönüşebiliyor.

Yaklaşık 2,5 milyon adayın hazırlandığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı öncesinde öğrenciler kadar ailelerin de kaygısı artıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak, sınav öncesinde hissedilen stresin doğal olduğunu belirterek, önemli olanın bu duyguyu tamamen ortadan kaldırmak değil, sağlıklı biçimde yönetebilmek olduğunu vurguladı. Sarıkavak’a göre YKS bir “son” değil, gençlerin hayatındaki önemli başlangıçlardan yalnızca biri olarak görülmeli.

YKS bir kader anı olarak görülmemeli

Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak’a göre sınavı “kader anı” olarak görmek, öğrencilerde sınav stresini artıran en önemli hatalardan biri. Çünkü bu yaklaşım, sınav sonucunu yalnızca akademik bir değerlendirme olmaktan çıkarıp gencin bütün geleceğini belirleyen tek ölçüt gibi sunuyor.

Ailelerin de çocuklarının sınav başarısını kendi ebeveynlik performanslarının karnesi gibi görmemesi gerekiyor. Bu tutum, hem anne babanın kaygısını artırıyor hem de öğrencinin sırtına taşıyamayacağı kadar büyük bir yük bindiriyor.

Sarıkavak, beklentilerin çocuğun akademik geçmişi, ilgi alanları ve mevcut koşullarıyla uyumlu olması gerektiğini belirtiyor. Sınav öncesinde çocuğa “Bizim için bu süreçte gösterdiğin çaba ve emek her şeyden daha değerli” mesajını vermek, öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirebiliyor.

Aileler kaygısını çocuğa yüklememeli

Sınav döneminde öğrencilerin kaygı, korku, yorgunluk ve tükenmişlik duygularını açıkça ifade etmesi her zaman kolay olmayabiliyor. Ergenlik dönemindeki gençler, “Çok yoruldum” ya da “Artık çalışmak istemiyorum” dediğinde, bu sözlerin hemen tembellik olarak yorumlanması kaygıyı daha da artırabiliyor.

Uzmanlara göre ailelerin bu noktada yargılayıcı değil, anlamaya çalışan bir dil kullanması gerekiyor. “Tembellik yapma, az kaldı” gibi ifadeler yerine, çocuğun ne hissettiğini anlamaya çalışan sorular daha destekleyici bir ortam oluşturuyor.

Sarıkavak, ailelerin kendi kaygılarını da fark etmesi gerektiğini belirtiyor. Anne babalar sınavla ilgili korkularını sürekli çocuğa yansıttığında, öğrenci yalnızca kendi stresini değil, ailesinin kaygısını da taşımak zorunda kalıyor. Bu durumda gerekirse ailelerin de bir uzmandan destek alması öneriliyor.

Uyku, beslenme ve günlük düzen korunmalı

Sınav döneminde ailenin en somut katkılarından biri, öğrencinin düzenli uyku, dengeli beslenme ve huzurlu çalışma ortamını korumasına yardımcı olmak. Son haftalarda gece uykusunu bozmak, sürekli ders baskısı yapmak veya tüm sosyal molaları yasaklamak verimi artırmak yerine tükenmişlik riskini yükseltebiliyor.

Sarıkavak’a göre sınav haftasında ev içi gürültüyü azaltmak, öğrencinin günlük ritmine saygı göstermek ve kısa molalarla rahatlamasına izin vermek performansı olumlu etkileyebilir.

Ders dışı tüm keyifli aktivitelerin kesilmesi, öğrencide hayatın yalnızca sınavdan ibaret olduğu duygusunu güçlendirebilir. Bu nedenle kısa yürüyüşler, hafif egzersizler, aile içi sakin sohbetler ve düzenli uyku sınav hazırlığının parçası olarak görülmeli.

Sınav hayatın tek belirleyicisi değildir

YKS, öğrencinin eğitim hayatında önemli bir aşama olsa da hayatın tek belirleyicisi değildir. Sarıkavak, sınavı “geri dönüşü olmayan tek şans” olarak gören öğrencilerde stres düzeyinin daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor.

Eğitim ve kariyer yolculuğunda yatay geçişler, ikinci tercihler, tekrar deneme hakkı, farklı bölümler ve farklı mesleki rotalar gibi birçok seçenek bulunuyor. Bu alternatiflerin ev içinde açıkça konuşulması, öğrencinin sınava daha dengeli bakmasına yardımcı olabilir.

Bu yaklaşım sınavı önemsizleştirmek anlamına gelmez. Aksine, “Bu sınav önemli bir adım ama senin değerini belirleyen tek ölçüt değil” mesajını verir. Öğrenci bu mesajı aldığında, sınavı tehdit olarak değil, yönetilebilir bir performans alanı olarak görmeye başlayabilir.

Nefes ve beden kontrolü panik dalgasını azaltabilir

Stres zihinde başlasa da bedende hissedilir. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, mide sıkışması, titreme veya terleme gibi belirtiler sınav öncesi ve sınav sırasında öğrencinin dikkatini bozabilir.

Sarıkavak, basit nefes egzersizleri ve kas gevşetme tekniklerinin bu belirtileri yatıştırmada etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak bu tekniklerin yalnızca sınav sabahı denenmesi yeterli olmayabilir. Öğrencinin bu yöntemleri deneme sınavlarında ve sınav haftası boyunca prova etmesi, beynin bu beceriyi otomatikleştirmesine yardımcı olur.

Sınav anında panik yükseldiğinde birkaç derin nefes almak, kısa süreli durup bedeni gevşetmek ve ardından soruya yeniden dönmek, duygusal enerjinin daha doğru kullanılmasını sağlayabilir.

Sonuca değil, bugünkü yapılabilir hedeflere odaklanılmalı

“Ya kazanamazsam?” düşüncesi öğrenciyi kontrol edemediği bir alana sürükler. Oysa sınav stresini yönetmenin temel yollarından biri, kontrol edilebilen alanlara odaklanmaktır.

Sınav sonucunu sürekli düşünmek yerine, bugün hangi konunun tekrar edileceği, kaç soru çözüleceği, hangi denemenin analiz edileceği gibi somut hedefler kaygıyı daha yönetilebilir hale getirir.

Öğrencinin iç konuşması da bu süreçte önemlidir. “Başaramam” düşüncesi yerine “Daha önce de zorlandığım konuları aştım, elimden geleni yapıyorum” diyebilmek, sınavı daha sağlıklı bir psikolojik zemine taşır.

Sınav günü için küçük planlar güven duygusunu artırır

Sınav sabahı yaşanabilecek stresi azaltmanın en etkili yollarından biri önceden plan yapmaktır. Kıyafetlerin hazırlanması, sınav giriş belgesi ve kimliğin kontrol edilmesi, ulaşım planının netleştirilmesi ve sınav merkezine erken gidilmesi öğrencinin kendini daha güvende hissetmesini sağlar.

Sınav salonunda sıraya oturunca birkaç derin nefes almak, sınava en iyi bilinen bölümden başlamak, zor sorularda fazla takılmadan işaretleyip geçmek ve gerektiğinde bir yudum su içmek gibi küçük planlar da önemlidir.

Dr. Sarıkavak’a göre unutulmaması gereken temel mesaj şudur: YKS bir son değil, yalnızca bir başlangıçtır. Gençlerin bu süreçten zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı çıkması, aile ilişkilerinin yara almaması ve kendilerini değerli hissetmeleri, sınav puanından çok daha uzun vadeli bir başarı ölçütüdür.

www.iyipsikolog.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User