Bel fıtığında ağrı ve uyuşma varsa belirtiler ihmal edilmemeli

Uzmanlar, bel ve bacağa yayılan ağrı, uyuşma, güç kaybı ve siyatik şikâyetlerinde erken muayenenin kalıcı hasarı önleyebileceğini belirtiyor.

Jun 25, 2026 - 23:08
0
Bel fıtığında ağrı ve uyuşma varsa belirtiler ihmal edilmemeli

Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Belden bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü gibi belirtiler bel fıtığının habercisi olabileceği için erken muayene büyük önem taşıyor.

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necati Tatarlı, bel fıtığının toplumda sık görülen omurga sorunlarından biri olduğunu belirterek, özellikle ağrının günlük yaşamı etkilemesi, bacaklarda güç kaybı oluşması veya mesane-bağırsak kontrolünde sorun yaşanması halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini söyledi.

40 yaş üzerindeki kişilerde MR bulguları sık görülebiliyor

Araştırmalar, toplum genelinde ağrı şikâyeti olsun ya da olmasın yapılan MR görüntülemelerinde 40 yaş üzerindeki her 2 kişiden 1’inde bel fıtığına işaret edebilecek disk bulgularının görülebildiğini ortaya koyuyor.

Bu durum, MR’da görülen her bulgunun mutlaka ameliyat veya ağır hastalık anlamına gelmediğini de gösteriyor. Bel fıtığında asıl önemli olan, görüntüleme bulgularının hastanın şikâyetleri ve nörolojik muayene sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesidir.

Omurlar arasında yer alan diskler, omurganın hareketini ve yük taşıma kapasitesini destekleyen yapılardır. Bu disklerin zamanla bozulması, yer değiştirmesi veya sinir köklerine baskı yapması sonucunda bel fıtığı gelişebilir.

Hastalık çoğu zaman bel ağrısı, bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü ile kendini gösterir. En bilinen belirtilerden biri ise halk arasında “siyatik” olarak tanımlanan, belden kalçaya ve bacağa doğru yayılan ağrıdır.

Ağır kaldırma ve yanlış spor bel fıtığını tetikleyebilir

Prof. Dr. Necati Tatarlı’ya göre bel fıtığının oluşumunda birçok farklı neden rol oynayabilir. Ağır eşyaların yanlış şekilde kaldırılması, bilinçsiz yapılan sporlar, uzun süre bilgisayar başında aynı pozisyonda oturmak, yanlış oturma alışkanlıkları, obezite, yaşlanma ve sigara kullanımı bu nedenler arasında yer alır.

Özellikle masa başında çalışan kişilerde uzun süre hareketsiz kalmak ve omurgayı desteklemeyen oturma pozisyonları bel sağlığını olumsuz etkileyebilir. Gün boyunca öne eğilerek oturmak, bel boşluğunu desteklememek ve ani hareketlerle ayağa kalkmak da omurgaya binen yükü artırabilir.

Bahar ve yaz aylarında kilo verme isteğiyle hızlı ve bilinçsiz şekilde spora başlayan kişilerde de bel fıtığı riski artabilir. Vücut uygun şekilde hazırlanmadığında, yanlış ağırlık çalışmaları, kontrolsüz egzersizler ve ani zorlanmalar diskler üzerinde baskı oluşturabilir.

Bu nedenle spora başlarken kişinin yaşı, kilosu, omurga sağlığı, kas gücü ve mevcut hastalıkları dikkate alınmalıdır. Özellikle daha önce bel ağrısı yaşamış kişilerin ağır egzersizlere başlamadan önce uzman görüşü alması önemlidir.

Belden bacağa yayılan ağrı önemsenmeli

Bel fıtığının en sık görülen belirtileri bel ağrısı ve belden bacağa doğru yayılan uyuşma ya da ağrıdır. Ağrı bazen kalçadan başlayıp bacağın arka kısmına, diz altına veya ayağa kadar uzanabilir.

Prof. Dr. Tatarlı, kaslarda güçsüzlük, eğilme veya doğrulma sırasında zorlanma, uzun süre oturma ya da ayakta kalma sonrasında artan ağrıların da bel fıtığında sık görüldüğünü belirtti.

Bu belirtilerin şiddeti kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda ağrı hafif seyrederken, bazı kişilerde günlük yaşamı, yürümeyi, oturmayı, çalışmayı ve uykuyu ciddi şekilde etkileyebilir.

Bacakta uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı gelişmesi sinir basısına işaret edebilir. Özellikle ayakta düşme, parmak ucunda veya topukta yürüyememe, bacağı kaldırmakta zorlanma gibi bulgular varsa gecikmeden uzman muayenesi gerekir.

Tanıda nörolojik muayene ilk basamak

Bel fıtığı şüphesi olan hastalarda ilk adım ayrıntılı hekim değerlendirmesidir. Prof. Dr. Tatarlı, tanıda nörolojik muayenenin çok önemli olduğunu vurguladı.

Nörolojik muayenede kas gücü, refleksler, duyu kaybı, ağrının yayılımı, yürüme durumu ve sinir kökü basısı açısından bulgular değerlendirilir. Bu muayene, hangi sinir bölgesinin etkilenmiş olabileceği konusunda hekime yol gösterir.

Muayene sonrasında gerekli görülürse röntgen, bilgisayarlı tomografi, MR, miyelogram veya elektromiyogram gibi ileri tetkiklere başvurulabilir. MR, disk yapısı ve sinir basısı hakkında ayrıntılı bilgi verebilir. EMG ise sinir iletimini ve sinir hasarı olup olmadığını değerlendirmede kullanılabilir.

Ancak görüntüleme sonuçları tek başına değerlendirilmemelidir. Çünkü bazı kişilerde MR’da bel fıtığı bulgusu görülmesine rağmen ciddi şikâyet olmayabilir. Tedavi planı, hastanın yakınmaları, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçları birlikte ele alınarak yapılmalıdır.

Tedavide ilk seçenek her zaman ameliyat değildir

Bel fıtığı tanısı alan her hastada cerrahi tedavi gerekmez. Birçok hastada istirahat, uygun ilaç tedavisi, fizik tedavi, egzersiz programları ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle şikâyetlerde azalma sağlanabilir.

Ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler hekim kontrolünde kullanılabilir. Fizik tedavi uygulamaları, bel çevresi kaslarını güçlendirmeye ve omurgaya binen yükü azaltmaya yardımcı olabilir. Doğru egzersiz programı, hastanın yaşına, ağrısının şiddetine ve fıtığın durumuna göre planlanmalıdır.

Pilates, düz yolda yürüyüş ve yüzme bel sağlığını destekleyen aktiviteler arasında sayılır. Ancak bu sporların da kişinin durumuna göre ve doğru teknikle yapılması gerekir. Ağrı döneminde kontrolsüz hareketler şikâyetleri artırabilir.

Cerrahi tedavi ise belirli durumlarda gündeme gelir. İstirahat, ilaç ve fizik tedaviye rağmen düzelme olmayan, yaşam kalitesi belirgin şekilde düşen, iş ve günlük yaşamı ciddi etkilenen, bacak veya ayakta güç kaybı gelişen, mesane ve bağırsak kontrolünde sorun yaşayan hastalarda ameliyat gerekebilir.

Tedavi edilmezse kalıcı sinir hasarı gelişebilir

Bel fıtığı bazı hastalarda hafif seyredebilirken, bazı hastalarda sinir basısına bağlı ciddi sorunlara yol açabilir. Prof. Dr. Necati Tatarlı, tedavi edilmeyen bel fıtığının kronik ve şiddetli ağrılara neden olabileceğini, bunun da hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtti.

İlerlemiş vakalarda kalıcı uyuşma, hissizlik ve sinirlerin kontrol ettiği kaslarda felç riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle özellikle güç kaybı, idrar veya dışkı kontrolünde bozulma, şiddetli ve geçmeyen ağrı gibi belirtiler acil değerlendirme gerektirir.

Cerrahi tedavi sonrasında hastalık büyük ölçüde düzelebilir. Ancak tedavi edilen kişinin tekrar ağır yük kaldırması, belini zorlayacak hareketler yapması ve koruyucu yaşam alışkanlıklarına dikkat etmemesi halinde hastalığın tekrarlama riski bulunur. Prof. Dr. Tatarlı, ağır yük kaldırılması durumunda tekrarlama oranının yüzde 25’e kadar çıkabileceğini ifade etti.

Bu nedenle bel fıtığı tedavisi yalnızca ağrının giderilmesi olarak görülmemelidir. Doğru duruş, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, sigaradan uzak durmak, ergonomik çalışma düzeni ve bilinçli spor alışkanlıkları tedavinin uzun vadeli başarısı için önemlidir.

Belden bacağa yayılan ağrı, uyuşma, karıncalanma, güç kaybı veya hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerin belirtileri göz ardı etmeden beyin ve sinir cerrahisi ya da ilgili uzmanlık alanına başvurması önerilir.

Bu haber bilgilendirme amacı taşır; bel ağrısı, bacak ağrısı, uyuşma, güç kaybı veya mesane-bağırsak kontrolünde sorun yaşayan kişilerin tanı ve tedavi için hekime başvurması gerekir.

www.yerelgundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User