Yaz aylarında besin zehirlenmesine karşı 12 kritik korunma kuralı

Sıcak havalarda besin zehirlenmesi riski artıyor. Uzmanlar el hijyeni, soğuk zincir, doğru pişirme ve güvenilir su tüketimine dikkat çekiyor.

Jul 23, 2026 - 22:36
0
Yaz aylarında besin zehirlenmesine karşı 12 kritik korunma kuralı

Ahmet Taş | Yerel Gündem

İSTANBUL, TÜRKİYE — Hava sıcaklıklarının yükselmesi, gıdaların uygun koşullarda saklanmaması ve güvenilir olmayan su ile buz tüketimi, yaz aylarında besin zehirlenmesi riskini artırıyor.

Dünya Sağlık Örgütünün 4 Haziran 2026 tarihli gıda güvenliği verilerine göre dünya genelinde her yıl yaklaşık 866 milyon kişi kirlenmiş gıdalar nedeniyle hastalanıyor ve 1,52 milyon kişi yaşamını yitiriyor. Beş yaşından küçük çocuklar, güvenilir olmayan gıdaların neden olduğu toplam sağlık yükünün yüzde 29’unu taşıyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun, besin zehirlenmelerinin bakteri, virüs, parazit veya bunların ürettiği toksinlerle kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucu gelişebildiğini belirtti.

Uzun, sıcak havalarda mikroorganizmaların daha hızlı çoğaldığına dikkat çekerek korunmada en önemli üç kuralı el hijyeni, güvenilir gıda tüketimi ve uygun saklama koşulları olarak sıraladı.

Ellerinizi en az 20 saniye boyunca yıkayın

Besin kaynaklı hastalıkların önemli bir bölümü, kirli ellerde bulunan mikroorganizmaların yiyeceklere taşınmasıyla ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle yemek hazırlamadan ve sofraya oturmadan önce ellerin sabunla yıkanması gerekiyor.

Özellikle çiğ et, tavuk, balık veya yumurtayla temas edildikten sonra başka bir yiyeceğe dokunmadan önce ellerin yeniden temizlenmesi önem taşıyor. Tuvalet kullanımından, çöp kutusuna dokunmaktan ve evcil hayvanlarla temastan sonra da el hijyenine dikkat edilmesi öneriliyor.

Uzun, ellerin yalnızca suyla durulanmasının yeterli olmadığını belirterek sabunla en az 20 saniye boyunca yıkanması gerektiğini söyledi.

Parmak araları, tırnak çevreleri, el sırtı ve bileklerin de temizlenmesi gerekiyor. Kullanılan mutfak bezleri ile havluların düzenli olarak değiştirilmesi ve nemli bırakılmaması da mikroorganizmaların yayılmasını azaltabiliyor.

İç görsel 1 bu bölümün altına yerleştirilebilir.

Çiğ ve pişmiş gıdaları birbirinden ayırın

Çiğ bir gıdada bulunan mikroorganizmaların ellere, bıçaklara, kesme tahtalarına veya mutfak tezgâhına taşınarak başka bir yiyeceğe bulaşması “çapraz bulaşma” olarak adlandırılıyor.

Özellikle çiğ et, tavuk ve balık ürünlerinden salata, ekmek veya pişirilmeden tüketilecek diğer yiyeceklere mikroorganizma taşınması ciddi risk oluşturabiliyor.

Çiğ et ve sebzeler için ayrı kesme tahtaları ile bıçaklar kullanılması öneriliyor. Aynı ekipmanın kullanılması gerekiyorsa diğer yiyeceklere geçmeden önce sıcak su ve deterjanla iyice temizlenmesi gerekiyor.

Alışveriş sırasında çiğ et ve tavuk paketlerinin diğer ürünlerden ayrı tutulması, buzdolabında ise sızıntıyı önleyecek kapların içinde ve alt raflarda saklanması önem taşıyor.

Pişmiş yiyecekler, daha önce çiğ et bulunan yıkanmamış tabaklara yeniden konulmamalı. Hazır salatalar ve pişmiş yemekler de çiğ ürünlerle temas ettirilmemeli.

İç görsel 2 bu bölümün altına yerleştirilebilir.

Et, tavuk ve balığı yeterince pişirin

Yetersiz pişirilen hayvansal gıdalarda zararlı mikroorganizmalar canlı kalabiliyor. Özellikle tavuk, kıyma, köfte ve kalın et parçalarının dışının pişmiş görünmesi, iç kısmının güvenli sıcaklığa ulaştığı anlamına gelmeyebiliyor.

Etin iç kısmının çiğ veya soğuk kalmamasına, tavuk etinde pembe bölgeler bulunmamasına ve çıkan sıvının berrak olmasına dikkat edilmesi öneriliyor.

Mutfak termometresi kullanılması, gıdanın yalnızca dış görünümüne güvenilmesinden daha doğru sonuç verebiliyor. Pişmiş yemekler yeniden ısıtılırken yalnızca ılık hale getirilmemeli, tamamının yeterince ısınması sağlanmalı.

Yumurta içeren yiyeceklerin de iyi pişirilmesi; çiğ yumurta kullanılan sos, krema ve tatlıların özellikle sıcak havalarda uzun süre bekletilmemesi gerekiyor.

Pişirme işleminin ardından yiyeceğin yeniden kirli bir yüzeye veya çiğ gıdayla temas etmiş mutfak ekipmanına konulmaması önem taşıyor.

Pişmiş yemekleri sıcakta bekletmeyin

Yaz aylarında oda sıcaklığında bekleyen yemeklerde bakteriler daha hızlı çoğalabiliyor. Özellikle etli yemekler, süt ürünleri, tavuk, balık, yumurta, pilav ve makarna gibi gıdalar uygun koşullarda saklanmadığında risk oluşturabiliyor.

Uzun, pişmiş yemeklerin iki saatten fazla oda sıcaklığında bırakılmaması gerektiğini belirtti. Havanın çok sıcak olduğu günlerde bu sürenin daha da kısaltılması ve yemeklerin mümkünse bir saat içinde buzdolabına kaldırılması öneriliyor.

Büyük tencerelerdeki sıcak yemeklerin geç soğuyabileceği için daha küçük ve sığ kaplara bölünmesi soğuma süresini kısaltabiliyor. Ancak çok sıcak yiyeceklerin ağzı tamamen kapatılarak uzun süre dışarıda bekletilmemesi gerekiyor.

Buzdolabının aşırı doldurulması, soğuk havanın raflar arasında dolaşmasını engelleyebiliyor. Artan yemeklerin ne zaman hazırlandığının bilinmesi ve şüpheli görünen yiyeceklerin tadına bakılarak kontrol edilmemesi önem taşıyor.

Kokusu, rengi veya yapısı değişen; ambalajı şişen ya da kapağı açılmış ürünlerin tüketilmemesi gerekiyor.

Soğuk zinciri ve doğru çözdürme yöntemini koruyun

Et, süt, peynir, yoğurt, tavuk, balık ve dondurulmuş ürünlerin alışverişin sonunda alınması ve eve ulaşıldığında gecikmeden buzdolabına veya dondurucuya yerleştirilmesi öneriliyor.

Uzun yolculuklarda kolay bozulan yiyecekler için soğutucu çanta ve buz aküsü kullanılabiliyor. Gıda alışverişinin ardından ürünleri araçta, güneş altında veya sıcak bagajda uzun süre bırakmamak gerekiyor.

Dondurulmuş gıdaların mutfak tezgâhında saatlerce bekletilerek çözdürülmesi, ürünün dış bölümünde bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabiliyor.

Çözdürme işleminin buzdolabında, uygun mikrodalga programında veya ürün hemen pişirilecekse kontrollü biçimde yapılması öneriliyor. Çözünen gıdaların yeniden dondurulması ise ürünün güvenliği ve kalitesi açısından risk oluşturabiliyor.

Meyve ve sebzelerin de tüketilmeden önce bol akan su altında dikkatlice yıkanması gerekiyor. Özellikle çiğ tüketilecek salata malzemelerinde toprak ve taşıma sırasında bulaşabilecek kirlerin uzaklaştırılmasına özen gösterilmeli.

Güvenilir olmayan su ve buza dikkat edin

Kirli su; bakteri, virüs ve parazitlerin vücuda alınmasına neden olabiliyor. İçme suyunun güvenilirliğinden emin olunmayan bölgelerde kapalı şişe suyu veya uygun biçimde arıtılmış su tercih edilmesi öneriliyor.

Buz çoğu zaman temiz bir ürün olarak değerlendirilse de üretildiği su kirliyse aynı mikroorganizmaları taşıyabiliyor. Buzun hazırlanması, taşınması ve saklanması sırasında hijyen kurallarına uyulmaması da riski artırabiliyor.

Uzun, özellikle tatil bölgelerinde açıkta satılan veya hazırlanma koşulları bilinmeyen buzlu içeceklere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

“İçecekler mümkünse buz eklenmeden tüketilmelidir.” diyen Uzun, içme suyunun güvenilir olmadığı yerlerde diş fırçalama ve yiyecek yıkama sırasında kullanılan suya da dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Kapalı şişenin tüketicinin önünde açılması ve ambalajın daha önce açılmadığının kontrol edilmesi alınabilecek önlemler arasında yer alıyor.

Açıkta satılan yiyecekler ve deniz ürünlerinde seçici olun

Sokakta, plajda veya açık büfede uzun süre sıcak ortamda bekleyen yiyecekler kolayca bozulabiliyor. Sütlü tatlılar, mayonezli ürünler, et ve tavuk yemekleri ile deniz ürünleri daha yüksek risk taşıyabiliyor.

Yiyeceğin yalnızca kokusuna veya görünüşüne bakarak güvenli olduğuna karar verilmemesi gerekiyor. Bazı hastalık etkenleri gıdanın tadında, renginde veya kokusunda belirgin bir değişiklik oluşturmadan çoğalabiliyor.

Ürünlerin güvenilir işletmelerden alınması, soğuk servis edilmesi gereken yiyeceklerin gerçekten soğuk, sıcak servis edilmesi gerekenlerin ise yeterince sıcak olmasına dikkat edilmesi öneriliyor.

Midye, istiridye ve diğer kabuklu deniz ürünleri uygun koşullarda saklanmadığında veya kirli sulardan toplandığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Yaz aylarında tazeliğinden ve saklama şartlarından emin olunmayan deniz ürünlerinin tüketilmemesi gerekiyor.

Son tüketim tarihi kadar ürünün ambalajı ve saklama koşulları da kontrol edilmeli. Şişmiş, sızdıran, kapağı gevşemiş veya görünümü değişmiş ürünlerden uzak durulmalı.

Besin zehirlenmesi sonrasında sıvı kaybı, özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Yüksek ateş, kanlı ishal, sürekli kusma, şiddetli karın ağrısı, belirgin halsizlik veya susuzluk bulguları gelişmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.

Uzmanlar, besin zehirlenmelerinin büyük bölümünün elleri doğru yıkamak, çiğ ve pişmiş gıdaları ayırmak, yiyecekleri yeterince pişirmek, soğuk zinciri korumak ve güvenilir su tüketmek gibi temel önlemlerle engellenebileceğini belirtiyor.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User