Yıldıray Çiçek: Mescit tartışması Alevi-Sünni ayrışmasına dönüşmemeli

Yıldıray Çiçek, okullarda mescit tartışmasını Alevi-Sünni ilişkileri üzerinden değerlendirdi; laiklik eleştirileri ile birlik çağrısını ele aldı.

03.08.2026 - 22:18
0
Yıldıray Çiçek: Mescit tartışması Alevi-Sünni ayrışmasına dönüşmemeli

Ahmet Taş | Yerel Gündem

İSTANBUL, TÜRKİYE — Yazar Yıldıray Çiçek, İstanbul’daki okullarda mescit oluşturulmasına ilişkin tartışmaların Aleviler ile Sünniler arasında ayrışmaya dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.

Çiçek, 3 Ağustos 2026 tarihli köşe yazısında, İstanbul Valiliğinin öğrenci ve eğitim çalışanlarının ibadet ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla okullarda uygun alanlar oluşturulmasını istediğini aktardı. Uygulamaya laiklik, eşitlik ve pedagojik kaygılar üzerinden yöneltilen eleştirileri değerlendiren yazar, mescit açılmasına karşı çıkmanın Alevilik üzerinden gerekçelendirilmesini doğru bulmadığını belirtti.

Yazıda eski milletvekili ve sanatçı Sabahat Akkiraz ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ağçal’ın açıklamalarına da yer verildi. Çiçek, bu eleştirilere karşı Alevilik ile İslam arasındaki bağı vurgulayarak ortak değerler üzerinden birlik çağrısında bulundu.

Tartışmanın merkezinde İstanbul Valiliğinin yazısı bulunuyor

Çiçek’in aktardığına göre İstanbul Valiliği, Vali Davut Gül imzasıyla 22 Nisan 2026 tarihinde 39 ilçe kaymakamlığına ve ilgili kurumlara “Okullarda İbadet Alanı Planlaması” konulu bir yazı gönderdi.

Yazıda öğrenciler ve eğitim çalışanlarının ibadet ihtiyaçlarının temel hak ve özgürlükler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Mevcut okullardaki fiziksel imkânların incelenmesi, uygun yerlerde ibadet alanı oluşturulması ve yeni okul projelerinde bu ihtiyacın dikkate alınması istendi.

Yıldıray Çiçek, Müslüman öğrencilerin ibadetlerini yerine getirebilecekleri alanların hazırlanmasını doğal bir uygulama olarak değerlendirdi. Bununla birlikte tartışmanın, farklı inanç gruplarının hakları ile devlet okullarındaki laiklik ilkesi açısından kamuoyunda farklı biçimlerde ele alındığını kabul etti.

Yazar, tartışmanın inanç gruplarını karşı karşıya getiren bir dile dönüşmesinin toplumsal birlik açısından zarar vereceğini savundu.

Akkiraz laiklik ve eşitlik üzerinden eleştirdi

Sanatçı ve eski milletvekili Sabahat Akkiraz, okullarda mescit oluşturulmasına sosyal medya üzerinden tepki gösterdi.

Akkiraz, Alevi öğrenciler için cemevi, Hristiyan öğrenciler için kilise ve Budist öğrenciler için ibadet alanı açılıp açılmayacağını sorarak devlet okullarının inanç merkezi olarak görülmemesi gerektiğini savundu. Uygulamanın laiklik ilkesiyle çeliştiğini ileri sürdü.

Yıldıray Çiçek ise yazısında bu açıklamaya karşı çıkarak cemevi talebi ile Müslüman öğrencilerin namaz kılabilmesi için okulda mescit oluşturulmasına itiraz edilmesinin birbirinden farklı konular olduğunu belirtti.

Çiçek’e göre bir inanç grubunun kendisine ait ibadet mekânı talep etmesi meşru bir tartışma başlığı olabilir. Ancak bu talebin, başka öğrencilerin ibadet etmesine imkân sağlayan alanların kaldırılması veya engellenmesi amacıyla kullanılmaması gerekiyor.

Ağçal ayrımcılık ve pedagojik etki uyarısı yaptı

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ağçal da uygulamanın özellikle Alevi öğrencileri olumsuz etkileyebileceğini savundu.

Ağçal, devletin bütün inançlara karşı tarafsız davranması gerektiğini belirterek tek bir din veya mezhebin kamusal eğitim alanında öne çıkarılmasının laiklik ilkesine aykırı olduğunu söyledi. Alevi öğrencilerin okul ve arkadaş çevresinde daha fazla ayrımcılığa maruz kalabileceğini, bunun çocuklar üzerinde pedagojik sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Ağçal ayrıca Alevi kurumlarının uygulamaya karşı hukuki ve toplumsal girişimlerde bulunacağını açıkladı. Eğitim kurumlarının dini kurumlara dönüştürülmemesi ve bütün çocukların eşit koşullarda eğitim alması gerektiğini savundu.

Çiçek ise Ağçal’ın dile getirdiği değerlendirmeleri eleştirerek Hz. Ali’nin adı ve Alevilik kimliği üzerinden mescit karşıtlığı oluşturulmasının tarihî ve dinî açıdan çelişkili olduğunu ileri sürdü.

Çiçek Alevilik ile İslam arasındaki bağı vurguladı

Yıldıray Çiçek, yazısına Grup Haykırış’ın “Ben de Aleviyim” adlı eserindeki Hz. Ali sevgisi, Kerbelâ bilinci, kardeşlik ve birlik mesajlarını hatırlatarak başladı.

Çiçek’e göre Hz. Ali’yi sevmek, onun adalet anlayışını, ahlakını ve İslam’a bağlılığını örnek almayı da gerektiriyor. Hz. Ali’nin İslam’dan bağımsız bir tarihî veya siyasi figür gibi sunulamayacağını savunan yazar, Aleviliğin İslam’a karşı ayrı bir inanç biçimi olarak gösterilmesini yanlış bulduğunu belirtti.

Yazar, Alevilik konusunda farklı düşüncelerin ve yorumların bulunduğunu kabul etmekle birlikte Hz. Ali, Hz. Muhammed, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Kerbelâ gibi ortak değerlerin İslam tarihi içindeki yerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

“Hz. Ali’nin izinden ve yolundan gitmekse her Müslüman ‘Ben de Aleviyim’ diyebilir.”

Çiçek, bu sözle resmî veya teolojik bir Alevilik tanımı yapmadığını; Hz. Ali’nin temsil ettiğini düşündüğü ahlak, adalet ve kulluk bilincini bütün Müslümanlara ortak örnek olarak sunduğunu belirtti.

Cemevi desteğini toplumsal birlik örneği olarak gösterdi

Yıldıray Çiçek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Horasan Erenleri Dergâhı Cemevi için arsa bağışlamasını Alevi-Sünni kardeşliğini güçlendiren somut bir adım olarak değerlendirdi.

Bahçeli’nin Horasan Erenleri Dernekler Federasyonuna bağışladığı yaklaşık 6 dönümlük arazi üzerinde inşa edilen cemevinin ilk etabı Ekim 2025’te hizmete girdi. İkinci etabın tamamlanmasının ardından yapı Haziran 2026’da tam kapasiteyle kullanılmaya başlandı. Tesiste cem salonu, misafirhane, toplantı ve sohbet odaları ile sosyal alanlar bulunuyor.

Çiçek, cemevine verilen desteğin farklı inanç uygulamalarının tanınması ile Müslüman öğrenciler için mescit oluşturulmasının birbirine karşıt politikalar olarak görülmemesi gerektiğini gösterdiğini savundu.

Yazara göre cemevlerinin ihtiyaçlarının karşılanması Alevi vatandaşların inanç ve kültür dünyasına saygının, mescitlerin açılması ise namaz kılmak isteyen öğrencilerin ibadet ihtiyacının karşılanmasının bir parçası olarak değerlendirilmeli.

Ayrıştırıcı dil kullanılmaması çağrısı

Çiçek, yazısının sonunda Aleviler ile Sünniler arasında gerilim oluşturabilecek söylemlerden kaçınılması çağrısında bulundu.

İnanç, kimlik ve eğitim gibi hassas konularda kullanılan dilin toplumsal sonuçları bulunduğunu belirten yazar, siyasi aktörlerin, sivil toplum temsilcilerinin ve kamu kurumlarının açıklamalarında karşılıklı saygıyı gözetmesi gerektiğini ifade etti.

Yazara göre Alevilik tartışmalarında bütün Alevileri tek bir görüşün temsilcisi gibi göstermek doğru olmadığı gibi eleştiri yapan herkesi de inanç karşıtı ilan etmek toplumsal diyaloğa katkı sağlamıyor.

Çiçek, kendi değerlendirmesinde Hz. Ali’nin ahlak, adalet ve teslimiyet anlayışının Aleviler ile Sünniler arasında ortak bir bağ oluşturabileceğini savundu. İstanbul’daki okul mescitleri tartışmasının da inanç gruplarını karşı karşıya getirmek yerine öğrencilerin ibadet özgürlüğü, laiklik ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Yazı, Türkiye’nin toplumsal birlik ve kardeşliğinin korunması, Alevi-Sünni ilişkilerinin siyasi kutuplaşmaya araç edilmemesi ve bütün tarafların kullandıkları dile özen göstermesi çağrısıyla sona erdi.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User