Çerçeve yasa Selahattin Demirtaş’a tahliye ve siyaset yolu açıyor mu?
TBMM’deki çerçeve yasa teklifi, Kobani davasındaki kesinleşmemiş hüküm nedeniyle Demirtaş için tahliye ve siyasete dönüş ihtimalini gündeme taşıdı.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA / TÜRKİYE — TBMM’ye sunulan çerçeve yasa teklifi, Kobani davasındaki hükmü kesinleşmeyen Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine ve herhangi bir siyasi yasak bulunmaması hâlinde siyasete dönmesine imkân sağlayabilir.
“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” 5 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklif 2/3793 esas numarasıyla Adalet Komisyonuna sevk edildi ve henüz yasalaşmadı. Düzenlemenin uygulanması ayrıca PKK/KCK’nın fiilî varlığının sona erdiğinin ve bütün silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca belirlenerek Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilmesine bağlı.
Teklif henüz tahliye kararı anlamına gelmiyor
Çerçeve yasa mevcut hâliyle kabul edilse bile Demirtaş veya başka bir tutuklu bakımından doğrudan ve otomatik tahliye getirmiyor.
Teklifin 4’üncü maddesine göre kapsam içindeki suçlar nedeniyle uygulanan tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, dosyanın bulunduğu aşamaya göre yetkili mahkeme, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından yeniden değerlendirilecek. Tedbirler ancak gerekli koşulların oluştuğuna karar verilmesi hâlinde kaldırılabilecek.
İstinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalar hakkında ise bozma kararı verilmesi öngörülüyor. Dosya daha sonra yerel mahkemeye dönecek ve soruşturma ya da kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin karar ilgili yargı mercii tarafından verilecek. Dolayısıyla yasa bir tahliye olanağı oluşturuyor; fakat tahliye kararını yine mahkeme verecek.
Düzenlemenin işlemesi için önce Meclis sürecinin tamamlanması, kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması ve ardından MGK’nın gerekli teyit kararını vermesi gerekiyor. Bundan sonra yararlanmak isteyenlerin altı ay içinde savcılığa veya oluşturulacak kurula yazılı başvuruda bulunması öngörülüyor.
Hangi soruşturma ve davalar ertelenebilecek?
Teklif; PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda ve örgütün faaliyeti kapsamında işlendiği kabul edilen bazı suçları kapsıyor.
Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların beş yıl, 15 yıldan ağır cezaları gerektiren suçlarla müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet kapsamındaki dosyaların ise 10 yıl ertelenmesi planlanıyor. Erteleme süresince yeni bir terör suçu işlenmezse soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına, açılmış davada ise düşmeye karar verilebilecek.
Buna karşılık örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları düzenlemenin dışında bırakılıyor. Ayrıca 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet cezasını gerektiren suçlar da kapsam dışı tutuluyor.
Teklif metninde “örgütün kurucu kadrosu” adıyla ayrı ve genel bir istisna bulunmuyor. Kurma veya yönetme suçu esasen kapsam içinde sayılıyor. Ancak kasten öldürme veya 1 Haziran 2005 öncesine ait ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlardan sorumlu tutulan çok sayıda üst düzey ismin istisna hükümleri nedeniyle yararlanamaması bekleniyor.
Abdullah Öcalan için özel bir tahliye düzenlemesi bulunmuyor
Kanun teklifinde Abdullah Öcalan’ın adı geçmiyor ve kendisine özel bir tahliye, “umut hakkı” veya statü düzenlemesi yer almıyor.
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin sunulmasının ardından yaptığı açıklamada Öcalan için özel bir statünün bulunmadığını söyledi. Teklifteki 1 Haziran 2005 öncesinde işlenen ve ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlara ilişkin istisna da Öcalan’ın mevcut hükümlülüğü bakımından düzenlemenin dışında kalacağı yönündeki değerlendirmeyi güçlendiriyor.
Bu nedenle teklifin Öcalan’a doğrudan tahliye yolu açtığı söylenemez. Cezaevi içindeki görüşme ve iletişim koşulları gibi konuların ise kanun teklifinden farklı olarak idari düzenlemeler kapsamında değerlendirilebileceği belirtiliyor.
Kobani davası neden farklı değerlendiriliyor?
Selahattin Demirtaş, Kobani davasında farklı suçlardan toplam 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak hüküm henüz kesinleşmediği için Demirtaş hukuken kesin hükümlü statüsünde değil; dosyanın kanun yolu incelemesi sürüyor.
Bu ayrım, çerçeve yasanın Demirtaş’a uygulanması bakımından belirleyici olabilir. Teklif kesinleşmiş mahkûmiyetlerle devam eden soruşturma ve kovuşturmaları farklı maddelerde düzenliyor.
Kesinleşmemiş davalarda esas mekanizma, yargılamanın beş veya 10 yıl ertelenmesi ve tutukluluk tedbirinin yetkili mahkeme tarafından yeniden değerlendirilmesi. DW Türkçe’ye konuşan DEM Partili hukukçular, Kobani dosyasının kapsam içindeki devam eden bir kovuşturma olarak kabul edilmesi hâlinde 10 yıllık erteleme uygulanabileceğini ve Demirtaş’ın tahliyesinin gündeme gelebileceğini savunuyor.
Ancak teklif Demirtaş’ın adını taşımıyor ve Kobani dosyasının hangi suçlarının düzenleme kapsamına gireceğine ilişkin özel hüküm içermiyor. Nihai değerlendirme, kanunun kabul edilen metni ve mahkemenin dosyadaki her suçlama için yapacağı incelemeye bağlı olacak.
Siyasete dönüş için siyasi yasak bulunuyor mu?
Kesinleşmiş mahkûmiyetler nedeniyle doğan hak yoksunluklarının kaldırılmasında ayrı bir prosedür öngörülüyor. Buna göre Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlık edeceği kurul, gerekli görürse infaz hâkimliğinden hakların iadesini talep edebilecek.
Beş yıllık infaz ertelemesinde bu talebin yapılabilmesi için iki yıl, 10 yıllık ertelemede ise üç yıl geçmesi gerekecek. Başvuru doğrudan hükümlü tarafından değil, kurul aracılığıyla yapılacak ve son kararı hâkimlik verecek.
Demirtaş’ın durumu ise hükmün kesinleşmemesi nedeniyle bundan ayrılıyor. Abdullah Güler, kesinleşmiş mahkûmiyet bulunmadan Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesine bağlı hak yoksunluğu uygulanamayacağını belirtti:
“Kesin mahkûmiyeti olmayan kişi masumdur, cezası yoktur.”
Güler, soruşturma veya kovuşturması devam eden bir kişi hakkında kesinleşmiş hükme bağlı siyasi hak kaybı oluşturulmasının Anayasa’ya aykırı olacağını söyledi. Bu değerlendirmeye göre Demirtaş’ın mevcut Kobani hükmü tek başına kesinleşmiş bir siyasi yasak doğurmuyor.
Demirtaş’ın siyasete dönüşü hangi koşullara bağlı?
Teklif değişmeden yasalaşır ve Kobani dosyası kapsam içinde kabul edilirse önce kanun yolu incelemesindeki kararın bozulması, ardından kovuşturmanın ertelenmesi ve tutukluluk tedbirinin kaldırılması gündeme gelebilecek.
Demirtaş hakkında kesinleşmiş ve siyasete engel oluşturan başka bir mahkûmiyet bulunmaması hâlinde iki veya üç yıllık hak iadesi bekleme süresinin uygulanmaması bekleniyor. Bu durumda tahliye sonrasında parti çalışmalarına ve aktif siyasi faaliyetlere dönmesinin önünde çerçeve yasadan kaynaklanan ilave bir yasak bulunmayacak.
Bununla birlikte teklif, Demirtaş’a milletvekilliği, parti görevi veya seçim adaylığı vermiyor. Siyasete fiilen nasıl ve hangi görevle döneceği; tahliye kararı, diğer dosyalarının hukuki durumu, seçim mevzuatı ve ilgili siyasi partilerin tercihleriyle belirlenecek.
Sonuç olarak çerçeve yasa, mevcut metniyle Selahattin Demirtaş için güçlü bir tahliye ve siyasete dönüş ihtimali doğuruyor; ancak henüz komisyondaki teklifin kabul edilmesi, MGK koşulunun gerçekleşmesi ve mahkemelerin gerekli kararları vermesi gerekiyor. Bu nedenle “Demirtaş kesin tahliye olacak” veya “hemen siyasete dönecek” şeklindeki ifadeler mevcut aşamada hukuken kesinlik taşımıyor.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)