Aliyev Karabağ savaşı için konuştu: Kimse bize yardım etmedi
Aliyev, YAP kurultayında Karabağ savaşı, dış baskılar ve savunma politikası için konuşarak Azerbaycan’ın destek görmediğini söyledi.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
BAKÜ, Azerbaycan — Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Yeni Azerbaycan Partisi’nin 8. Kurultayı’nda Karabağ savaşı, dış politika ve güvenlik başlıklarında ülkesinin kritik dönemlerde destek görmediğini söyledi.
Karar’ın aktardığı konuşmaya göre Aliyev, 2 Ekim’de Bakü’deki Haydar Aliyev Merkezi’nde düzenlenen kurultayda Azerbaycan’ın bağımsız dış politika çizgisine, güvenlik anlayışına ve “dış müdahale” olarak nitelendirdiği baskılara dair mesajlar verdi. AzerNews ve MENAFN’in haber akışında da kurultayın Yeni Azerbaycan Partisi’nin 8. Kongresi olarak Bakü’de yapıldığı ve Aliyev’in burada konuştuğu bildirildi.
Kurultayda güvenlik ve dış politika mesajı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Yeni Azerbaycan Partisi Genel Başkanı İlham Aliyev, konuşmasının önemli bölümünü güvenlik, dış politika ve ülkesine yönelik dış etkiler başlıklarına ayırdı. Aliyev, Azerbaycan içinde fiziksel ya da ideolojik açıdan ciddi bir risk bulunmadığını, asıl risklerin ülke sınırlarının dışında oluştuğunu savundu.
Aliyev’e göre Azerbaycan güçlendikçe ve daha bağımsız bir dış politika izledikçe ülkeye yönelik baskılar da artacak. Bu nedenle Bakü’nün dış politika hattını, başka ülkelerin Azerbaycan’ın iç işlerine müdahale edemeyeceği bir zeminde kurması gerektiğini söyledi.
Konuşmada özellikle “egemenlik”, “bağımsız karar alma” ve “ulusal güvenlik” vurgusu öne çıktı. Aliyev, Azerbaycan’ın başka ülkelerin himayesine ihtiyaç duymadığını belirterek, devletin kendi güvenliğini ve stratejik çıkarlarını kendi imkânlarıyla koruyacağını ifade etti.
“Herkes yerini bilsin” çıkışı
Aliyev’in en sert mesajlarından biri, Azerbaycan’ın iç işlerine karışılmaması gerektiği yönündeydi. Cumhurbaşkanı, ülkesine yönelen baskıların karşılıksız kalmayacağını söyledi.
“Herkes yerini bilsin, bizim işlerimize karışmasın, yaşam tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin. Herkes kendi halkının ve devletinin derdine düşsün.”
Aliyev ayrıca Azerbaycan’ın kendisine yönelik girişimlere “bir darbeye iki, beş, on darbeyle” karşılık verdiğini belirtti. Bu sözler, Bakü’nün hem diplomatik hem de siyasi alanda daha sert bir karşılık verme çizgisini benimsediği mesajı olarak yorumlandı.
Azerbaycan lideri, dış politika stratejisinin de bu anlayışla şekillenmesi gerektiğini söyledi. Ona göre Azerbaycan, kendi kararlarını dış baskıya açık bırakmadan, ulusal çıkarları önceleyen bir çizgide sürdürmeli.
Karabağ savaşı ve dış destek tartışması
Aliyev konuşmasında Karabağ savaşı dönemine de değindi. Azerbaycan’ın zor dönemlerde dışarıdan beklediği desteği görmediğini savunan Aliyev, ülkesinin geçmişte yaklaşık bir milyon mülteci ve yerinden edilmiş kişiyle karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı, savaş ve göç sürecinde uluslararası toplumdan yeterli destek alınamadığını belirtti. Bu çerçevede savunma alımlarına da değinen Aliyev, ülkesinin ihtiyaç duyduğu her şeyi kendi parasıyla aldığını söyledi.
“Ne aldıysak parayla aldık. Bütün silahları da parayla, dünya fiyatına aldık.”
Aliyev, Azerbaycan’ın silah ve mühimmat alımlarında herhangi bir özel kolaylık görmediğini, bazı durumlarda silahların dünya fiyatının da üzerinde bedellerle satıldığını öne sürdü. Bu sözler, Bakü’nün Karabağ savaşı sonrasındaki “kendi gücüne dayanma” söyleminin yeni bir vurgusu olarak öne çıktı.
Savunma sanayii ve askeri alımlar vurgusu
Aliyev, 2003’ten bu yana Azerbaycan’ın hem yerli savunma sanayisini geliştirdiğini hem de yurt dışından askeri ekipman satın aldığını söyledi. Cumhurbaşkanı, bu alımların hiçbirinin bağış ya da ayrıcalıklı destek olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Azerbaycan’ın son yıllarda savunma sanayii alanında kapasitesini artırmaya çalıştığı biliniyor. Bakü yönetimi, yerli üretim kabiliyetlerini güçlendirirken Türkiye, İsrail ve başka ülkelerle askeri teknoloji ve savunma tedariki alanlarında iş birliği yürütüyor.
Aliyev’in konuşmasında bu sürecin siyasi boyutu öne çıkarıldı. Cumhurbaşkanı, Azerbaycan’ın askeri başarısını dış yardımın değil, kendi ekonomik gücünün, savunma yatırımlarının ve ordu yapılanmasının sonucu olarak sundu.
Minsk Grubu eleştirisi ve “tek başına” mesajı
Aliyev, 2020’deki İkinci Karabağ Savaşı’na atıf yaparak Azerbaycan’ın askeri başarısını “tek başına” elde ettiğini savundu. Eski AGİT Minsk Grubu eş başkanlarını da eleştiren Aliyev, bu mekanizmanın Azerbaycan’a karşı bir tutum sergilediğini ve Ermenistan’ın arkasında durduğunu ileri sürdü.
Minsk Grubu, uzun yıllar boyunca Karabağ meselesinde diplomatik çözüm arayışının ana uluslararası formatı olarak görülüyordu. Ancak Azerbaycan yönetimi, özellikle 2020 savaşından sonra bu yapının etkisiz kaldığını ve sahadaki gerçekliği değiştiremediğini savunuyor.
Aliyev’in kurultaydaki sözleri, Bakü’nün Karabağ dosyasında artık eski diplomatik mekanizmalara değil, savaş sonrası oluşan yeni bölgesel dengeye vurgu yaptığını gösteriyor.
İdeolojik güvenlik ve dijital riskler
Aliyev konuşmasında yalnızca askeri güvenlikten değil, “ideolojik güvenlik” olarak tanımladığı alandan da söz etti. İnternet, siber saldırılar, yapay zekâ ve dijital platformlar üzerinden oluşabilecek risklerin sınır tanımadığını söyledi.
Azerbaycan lideri, eğitimi ve vatanseverliği bu risklere karşı en önemli araçlar arasında saydı. Yurt dışında Azerbaycan Türkçesiyle yayın yapan bazı medya ve internet kaynaklarının ülkesini etkilemeye yönelik faaliyet yürüttüğünü de ileri sürdü.
Aliyev’e göre ideolojik güvenlik, fiziksel güvenlik kadar önemli bir başlık haline geldi. Bu yaklaşım, Azerbaycan yönetiminin medya, internet ve bilgi alanını da ulusal güvenlik meselesi olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Bölgesel dengeler açısından anlamı
Aliyev’in kurultay konuşması, Azerbaycan’ın hem Karabağ sonrası dönemdeki özgüvenini hem de dış müdahaleye karşı sertleşen siyasi dilini yansıtıyor. Bakü yönetimi, askeri zaferin ardından dış politikada daha bağımsız ve daha talepkâr bir çizgi izlediğini vurguluyor.
Konuşmadaki ana mesaj, Azerbaycan’ın güvenlik, savunma ve dış politika alanlarında kendi imkânlarına dayanacağı yönündeydi. Aliyev, ülkesinin geçmişte ihtiyaç duyduğu dönemlerde yalnız bırakıldığını savunarak, bundan sonra dış politikayı müdahaleye kapalı bir zeminde yürütme hedefini öne çıkardı.
Bu açıklamalar, Güney Kafkasya’da savaş sonrası dengelerin hâlâ kırılgan olduğu bir dönemde geldi. Ermenistan ile barış süreci, bölgesel ulaşım hatları, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, Rusya’nın bölgedeki rolü ve Batı’nın Kafkasya’ya ilgisi, Bakü’nün güvenlik söylemini şekillendiren temel başlıklar arasında yer alıyor.
Aliyev’in mesajı ise açık: Azerbaycan, Karabağ savaşı sonrası dönemde dış destek beklentisinden çok, kendi gücüne ve kendi karar alma kapasitesine dayanan bir politika izlediğini vurgulamak istiyor.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)