ABD’nin ilk Müslüman senatörü Abdul El-Sayed kimdir, ne savunuyor?

Michigan’dan Senatoya seçilen Abdul El-Sayed, halk sağlığı geçmişi, ilerici ekonomi programı ve dış yardımlara eleştirileriyle öne çıktı.

04.11.2026 - 22:37
0
ABD’nin ilk Müslüman senatörü Abdul El-Sayed kimdir, ne savunuyor?

Ahmet Taş | Yerel Gündem

DETROIT, ABD — Michigan’da Demokrat aday Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı yenerek ABD Senatosuna seçilen ilk Müslüman oldu ve Amerikan siyasetinde temsil bakımından tarihî bir eşiği geride bıraktı.

Medya kuruluşlarının seçim projeksiyonlarına göre El-Sayed’in zaferi, yalnızca kişisel bir başarı değil; Demokratların emekli Senatör Gary Peters’tan boşalan kritik Michigan koltuğunu koruması ve partinin ilerici kanadının güç kazanması anlamına da geliyor. Reuters’ın seçim haberine göre, El-Sayed kampanyasında çalışan ailelerin yaşam maliyetlerini düşürme, siyasette şirketlerin etkisini azaltma ve devlet tarafından finanse edilen sağlık sistemi vaatlerine ağırlık verdi.

Michigan’dan Senatoya uzanan yaşam öyküsü

Abdulrahman Mohamed El-Sayed, 1984’te Michigan eyaletinin Rochester Hills kentinde, Mısır’dan ABD’ye göç eden bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Anne ve babasının o üç yaşındayken boşanmasının ardından babası Mohamed El-Sayed ve üvey annesi Jacqueline Johnson tarafından büyütüldü.

Michigan devlet okullarında eğitim gören El-Sayed, Michigan Üniversitesinde biyoloji ve siyaset bilimi okudu. Daha sonra Rhodes bursuyla Oxford Üniversitesine giderek halk sağlığı alanında doktora yaptı. Columbia Üniversitesinden de tıp diploması aldı.

Chicago Üniversitesi Siyaset Enstitüsündeki öz geçmişine göre El-Sayed; hekim, epidemiyolog ve halk sağlığı uzmanı olarak çalıştı. Akademik kariyerinde sağlık politikaları, toplumsal eşitsizlikler ve nüfus sağlığı üzerine araştırmalar yürüttü.

Detroit’teki halk sağlığı çalışmaları

El-Sayed’in ülke çapında tanınmasını sağlayan gelişmelerden biri, 2015’te Detroit Sağlık Dairesinin başına getirilmesiydi. Bu atamayla büyük bir Amerikan kentinde görev yapan en genç sağlık yöneticilerinden biri oldu.

Detroit’in belediye iflası sürecinde işlevini büyük ölçüde kaybeden sağlık kurumunun yeniden yapılandırılmasında görev alan El-Sayed; çocuk sağlığı, çevresel adalet, sağlık hizmetlerine erişim ve salgınlarla mücadele gibi alanlarda çalıştı. Yaklaşık 670 bin kişinin yaşadığı kentte sağlık hizmetlerinin yeniden kamu yönetimi altında güçlendirilmesi için çeşitli programların uygulanmasına öncülük etti.

El-Sayed, 2018’de Michigan valiliğine aday olarak seçim siyasetine girdi. Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez gibi Demokrat Partinin ilerici kanadındaki isimlerin desteğini aldı ancak Demokratların ön seçimini ikinci sırada tamamladı. Yarışı kazanan Gretchen Whitmer daha sonra iki dönem Michigan valisi olarak görev yaptı.

Sağlık hizmeti ve ekonomik eşitsizlik kampanyanın merkezindeydi

El-Sayed’in 2026 Senato kampanyasında öne çıkardığı temel başlıklardan biri, “Medicare for All” adı verilen ve bütün vatandaşların kamu tarafından finanse edilen sağlık sigortası kapsamına alınmasını amaçlayan program oldu.

El-Sayed, bu programın finanse edilmesi için milyarderlerden daha fazla vergi alınmasını, büyük şirketlerin siyasetteki etkisinin sınırlandırılmasını ve federal kaynakların çalışan ailelerin yaşam koşullarını iyileştirecek alanlara aktarılmasını savundu.

Kampanyasında özellikle sağlık hizmetlerinin maliyeti, gıda ve enerji fiyatları, temiz suya erişim, eğitim harcamaları ve çevre sorunları üzerinde durdu. Reuters’a göre seçmenlere verdiği temel mesaj, Washington’daki kararların büyük şirketlerden çok çalışan ailelerin çıkarlarını gözetmesi gerektiğiydi.

Bu yaklaşım, El-Sayed’i Demokrat Partinin ilerici kanadıyla aynı çizgiye yerleştirdi. Bununla birlikte eski ABD Başkanı Barack Obama gibi partinin daha ılımlı isimleri de Michigan koltuğunun Senato dengesi açısından taşıdığı önem nedeniyle El-Sayed’in kampanyasına destek verdi.

İsrail ve dış askerî yardımlar konusundaki tutumu

El-Sayed’in dış politika konusundaki en tartışmalı görüşlerinden biri, ABD’nin İsrail’e sağladığı askerî yardımlara karşı çıkması oldu. İsrail’in Gazze’deki askerî operasyonlarını “soykırım”, işgal altındaki Batı Şeria’daki uygulamalarını ise “apartheid” olarak nitelendirdi. İsrail yönetimi, soykırım suçlamasını kesin biçimde reddediyor.

El-Sayed, tutumunun yalnızca İsrail’e yönelik olmadığını belirterek ABD’nin Mısır, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil başka ülkelerin ordularını da finanse etmemesi gerektiğini savundu. Federal vergilerin yabancı ülkelerdeki askerî faaliyetler yerine Amerikan okulları, sağlık hizmetleri ve ekonomik fırsatlar için kullanılması gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşım, Michigan’daki bazı Yahudi seçmenler arasında kaygıya yol açarken Arap ve Müslüman Amerikalı seçmenlerin önemli bir bölümünde karşılık buldu. Michigan, hem geniş Arap-Amerikan nüfusu hem de geleneksel olarak Demokratları destekleyen etkili Yahudi topluluğu nedeniyle dış politika tartışmalarının seçim sonuçlarını etkileyebildiği eyaletlerden biri olarak biliniyor.

Trump’ın saldırıları ve kanıtlanmayan bağlantı iddiaları

Seçim kampanyasının son bölümünde El-Sayed’in dini kimliği ve Mısır kökeni, Cumhuriyetçi kampanyanın başlıca saldırı konularından biri hâline geldi. ABD Başkanı Donald Trump, El-Sayed’i “cihatçı” olmak ve “teröristlerin tarafında durmakla” suçladı; Senatoya girmeden önce metal dedektöründen geçirilmesi gerektiğini öne sürdü.

El-Sayed bu ifadeleri reddederek kendisine kökeni veya dini üzerinden değil, savunduğu politikalar üzerinden karşı çıkılması gerektiğini söyledi. Trump’ın açıklamaları, bazı Arap-Amerikan kuruluşları ve daha önce Trump’ı desteklemiş isimler tarafından da kınandı.

Cumhuriyetçiler ayrıca El-Sayed’in Müslüman Kardeşler örgütüyle bağlantılı olduğunu iddia etti. Ancak Associated Press, bu yönde herhangi bir kanıt bulunmadığını bildirdi. El-Sayed de aşırılıkçı gruplarla ilişkisi olduğu iddialarını defalarca reddetti.

El-Sayed’in yayıncı Hasan Piker ile bazı etkinliklere katılması ve geçmişte Mısır siyasetiyle ilgili bir açık mektuba imza atması da seçim kampanyasında gündeme getirildi. El-Sayed ise ABD Anayasası’na bağlı olduğunu vurgulayarak seçmenlerin kendisini başkalarının açıklamaları üzerinden değerlendirmesine karşı çıktı.

Demokrat Parti içindeki bölünme seçime yansıdı

El-Sayed, Demokrat Partinin Senato adaylığını belirleyen ön seçimde Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens’ı az farkla mağlup etti. Stevens, genel seçimden kısa süre önce Cumhuriyetçi aday Mike Rogers’a desteğini açıklayarak parti içinde tartışmaya yol açtı.

Buna karşılık Demokratların farklı kanatları, Michigan koltuğunun kaybedilmesinin Senato çoğunluğu açısından yaratabileceği sonuçlar nedeniyle El-Sayed’in arkasında birleşti. Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez’in yanı sıra Barack Obama gibi daha merkezde bulunan isimler de kampanya etkinliklerine katıldı.

Cumhuriyetçi aday Mike Rogers ise eski bir Kongre üyesi ve FBI görevlisi olarak yarışa girdi. Trump ve Cumhuriyetçi Parti yönetiminin güçlü desteğini alan Rogers, El-Sayed’i radikal bir aday olarak tanımladı. Ancak seçmenlerin hayat pahalılığı, ekonomi ve Trump yönetiminin politikalarına ilişkin kaygıları yarışın sonucunda belirleyici oldu.

Tarihî zaferin siyasi anlamı

El-Sayed’in zaferi, ABD Temsilciler Meclisine daha önce seçilen Müslüman siyasetçilerin ardından Senatoda da Müslüman bir üyenin görev yapacak olması bakımından tarihî önem taşıyor.

Seçim sonucu aynı zamanda Demokratların Gary Peters’tan boşalan Michigan koltuğunu korumasını sağladı. El-Sayed, daha önce seçimle gelinen bir kamu görevinde bulunmamasına rağmen halk sağlığı alanındaki deneyimini ve ilerici ekonomi programını Senato yarışında seçmen desteğine dönüştürdü.

Yeni dönemde El-Sayed’in sağlık sisteminin genişletilmesi, milyarderlerin vergilendirilmesi, şirketlerin siyasetteki etkisinin sınırlandırılması ve yabancı ülkelere sağlanan askerî yardımların gözden geçirilmesi için çalışması bekleniyor.

Kampanya boyunca kimliği üzerinden yürütülen tartışmalara karşı El-Sayed’in öne çıkardığı mesaj ise seçmenlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların bir siyasetçinin adı ya da inancından kaynaklanmadığı yönündeydi. El-Sayed, farklı şekilde ibadet etse de diğer Amerikalılarla aynı güvenlik, sağlık, eğitim ve gelecek beklentilerini paylaştığını söyledi.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User