Cemil Tugay ve Mansur Yavaş: CHP’ye verilen bağımsızlık mesajı
Cemil Tugay ve Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılması, yerel yönetimler üzerinden CHP, Yeni Parti ve Ak Parti denkleminde yeni tartışma başlattı.

Yusuf İnan / Yerel Gündem
Gazeteci, Yazar |Siyasi & Stratejik Analist
ANKARA, TÜRKİYE — Türk siyasetinde bazen bir istifa, bir parti değişikliğinden daha fazla şey anlatır; Cemil Tugay ve Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılması da tam olarak böyle okunmalıdır.
Bu sürecin merkezinde yalnızca iki belediye başkanının kişisel tercihi yok. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın aldığı kararlar, CHP içinde derinleşen güç mücadelesine, Yeni Parti tartışmalarına ve Ak Parti’ye geçiş iddialarına aynı anda temas ediyor.
İki belediye başkanı, tek siyasi mesaj
Cemil Tugay ve Mansur Yavaş, farklı siyasi geçmişlere, farklı şehir dinamiklerine ve farklı seçmen profillerine sahip iki isim. Ancak bugün geldikleri nokta aynı soruyu gündeme getiriyor: Bu istifalar yalnızca bireysel karar mı, yoksa CHP’ye ve CHP’den kopan yeni siyasi hatta verilmiş ortak bir mesaj mı?
Benim okumam net: Bu iki karar, “Biz sizin kayıkçı kavganızın sandal küreği değiliz” mesajıdır.
Bu cümle, bugünkü siyasi tabloyu özetliyor. CHP’de uzun süredir bitmeyen kurultay, liderlik, mutlak butlan, yeni parti ve koltuk tartışmaları var. Seçmenin beklediği ise başka bir şey: İzmir’de ulaşım, altyapı, kentsel dönüşüm, deprem güvenliği; Ankara’da sosyal belediyecilik, şeffaf yönetim, kent hizmetleri ve ekonomik sıkışma karşısında belediyenin vatandaşa dokunması.
Tugay ve Yavaş’ın verdiği mesaj, bu nedenle yalnızca parti içi bir tepki değil; aynı zamanda belediye başkanlığı makamını parti kavgasının dışında tutma iddiasıdır.
Cemil Tugay dosyasında ilk kırılma
Cemil Tugay’ın Ak Parti’ye geçebileceğini ilk yazan isimlerden biri YerelGündem.com yazarı Yusuf İnan’dı. O gün bu iddia çok sert karşılandı. Tugay, böyle bir ihtimali reddetmiş, “Bu kişiyi tanımam, böyle bir şey mümkün değil” anlamına gelen açıklamalarla tartışmayı kapatmak istemişti.
Aradan yaklaşık iki yıl geçti.
Bugün geldiğimiz noktada Tugay, CHP’den istifa etmiş durumda. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmesi de siyasi kulisleri yeniden hareketlendirdi. Üstelik son olarak ADD üyeliğinden ayrılması, “Ak Parti’ye geçiş hazırlığı mı?” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Tugay henüz Ak Parti’ye geçmedi. Hatta daha önce yaptığı açıklamalarda belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini söyledi. Ancak siyasette bazen resmi üyelikten önce fiili siyasal pozisyon değişir.
Tugay’ın bugünkü çizgisi, artık klasik CHP çizgisi değildir.
Mansur Yavaş’ın istifası neden farklı okunmalı?
Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılması da aynı siyasi iklimin başka bir sonucu olarak görülmeli. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, yıllardır CHP çatısı altında seçim kazanmış bir isimdi. Fakat onun seçmenle kurduğu bağ, hiçbir zaman sadece CHP kimliği üzerinden şekillenmedi.
Yavaş’ın gücü, parti sadakatinden çok yönetim tarzından, belediyecilik pratiğinden ve merkez sağdan milliyetçi seçmene kadar uzanan geniş kabul alanından geldi.
Bu nedenle Yavaş’ın CHP’den ayrılması, klasik anlamda bir “parti kopuşu” olmaktan daha fazlasıdır. Bu karar, CHP içindeki kavgaların artık belediye başkanlarının taşıyamayacağı bir yüke dönüştüğünü gösteriyor.
Ankara’da Yavaş’ın etrafında yürüyen siyasi okuma şudur: “Benim görevim CHP içindeki hiziplerin kavgasında taraf olmak değil, Ankara’ya hizmet etmektir.”
Bu, CHP için ciddi bir uyarıdır.
CHP ve Yeni Parti’ye verilen mesaj
Cemil Tugay ile Mansur Yavaş’ın kararlarını yalnızca Ak Parti’ye geçiş tartışması üzerinden okumak eksik olur. Asıl mesaj CHP’ye ve Yeni Parti’ye verilmiştir.
CHP, uzun süredir kendi iç tartışmasını Türkiye’nin temel siyasi gündemi haline getiriyor. Oysa vatandaşın gündemi farklı. Ekonomi, geçim sıkıntısı, şehir hizmetleri, deprem hazırlığı, eğitim, adalet ve güvenlik gibi başlıklar toplumun önceliği olmaya devam ediyor.
CHP ise Türk milletinin sırtındaki yükü azaltacak bir siyaset üretmek yerine, çoğu zaman kendi iç sorunlarını ülkenin sorunu haline getiriyor.
Bu tablo karşısında yerel yönetimlerde güçlü pozisyona sahip isimlerin “Biz bu kavganın parçası değiliz” demesi şaşırtıcı değildir. Tugay ve Yavaş’ın istifaları bu nedenle birer kişisel kırgınlık değil, siyasetin merkezine yerel hizmeti koyma iddiası olarak okunmalıdır.
Ak Parti’ye geçiş artık tek seçenek değil
Cemil Tugay Ak Parti’ye geçer mi?
Geçebilir.
Mansur Yavaş Ak Parti’ye geçer mi?
Bugün için bu daha zor ve farklı dengelere bağlı bir ihtimaldir.
Fakat asıl mesele bu değil. Çünkü artık rozet değişimi, bu siyasi tablonun tek anlamı olmaktan çıktı. Cemil Tugay’ın Ak Parti’ye katılması, birkaç ay önce çok büyük bir siyasi kırılma olarak görülebilirdi. Bugün ise durum değişti. Tugay, fiilen CHP çizgisinden uzaklaşmış durumda. Ak Parti’ye geçse de geçmese de artık eski CHP siyasetinin parçası gibi hareket etmiyor.
Daha önce de yazdım: Tugay’ın Ak Parti’ye geçmesine gerek olmayabilir. Çünkü bazen siyasette bir partiye katılmadan da o partinin açtığı siyasal zeminde pozisyon almak mümkündür.
Bugün Tugay’ın izlediği yol, bu açıdan dikkat çekicidir.
Kılıçdaroğlu faktörü ve Tugay’ın değeri
Cemil Tugay’ı önemli hale getiren başlıklardan biri de Kemal Kılıçdaroğlu ile kurduğu yakın siyasi ilişkidir. CHP içindeki yeni dengeler açısından bu ilişki küçümsenmemelidir.
Bugün kulislerde artık yalnızca “Tugay Ak Parti’ye geçer mi?” sorusu konuşulmuyor. Daha dikkat çekici ikinci soru şudur: Kılıçdaroğlu sonrasında CHP’de yeni bir denge kurulursa, Cemil Tugay bu denklemde daha merkezi bir rol üstlenebilir mi?
Bu ihtimal, bazı çevrelerde Ak Parti’ye geçiş ihtimalinden bile daha fazla konuşuluyor.
Çünkü Tugay, hem İzmir gibi CHP açısından sembolik değeri yüksek bir şehirde belediye başkanıdır hem de CHP içindeki kırılmayı doğrudan yaşayarak bağımsız çizgiye geçmiş bir isimdir. Bu durum onu yalnızca yerel bir aktör olmaktan çıkarıp ulusal siyasi denklemin içine sokuyor.
Siyasetin yeni ekseni: rozet değil hizmet
Türkiye’de siyaset uzun süredir rozetler üzerinden okunuyor. Oysa yeni dönemde seçmenin asıl baktığı yer farklı: Kim şehir yönetiyor, kim kriz çözüyor, kim kavga ediyor, kim hizmet ediyor?
Cemil Tugay ve Mansur Yavaş’ın ayrılıkları bu açıdan önemli. Her iki isim de kendi şehirleri üzerinden “Bizim önceliğimiz parti içi kavga değil, görev yaptığımız kentlerdir” mesajı verdi.
Elbette siyasette hiçbir karar yalnızca idealist gerekçelerle alınmaz. Her kararın hesabı, zemini, riski ve fırsatı vardır. Tugay için de Yavaş için de durum böyledir. Ancak görünen tablo şu: CHP’deki kriz, yalnızca genel merkez koridorlarında kalmadı; belediyelere, yerel yöneticilere ve seçmenin günlük hayatına kadar yayıldı.
Bu yüzden iki başkanın kararı, CHP açısından sıradan bir istifa dosyası değildir.
Bu kararlar, CHP’ye de Yeni Parti’ye de açık bir uyarıdır: Yerel yöneticiler, bitmeyen koltuk kavgasının aparatı olmak istemiyor.
Ak Parti cephesinde ise başka bir hesap var. Eğer parti, son dönemde “fon krizi” başlığıyla tartışılan siyasi kırılmayı yaşamamış olsaydı, bugün Türkiye siyasetinde çok daha farklı gelişmeler konuşulabilirdi. Belki de Tugay ve benzeri isimlerin rotası çok daha erken netleşirdi.
Fakat siyaset düz bir yol değildir. Bazen bir kapı kapanır, başka bir kapı aralanır.
Bugün Cemil Tugay için de Mansur Yavaş için de asıl soru şudur: Bağımsız kalmak geçici bir durak mı, yoksa yeni bir siyasi merkezin işareti mi?
Bu sorunun cevabı önümüzdeki haftalarda daha net görülecek. Ama şimdiden söylenebilir: CHP’nin iç kavgası, artık kendi sınırlarını aştı. İzmir ve Ankara üzerinden Türkiye siyasetine yeni bir mesaj verildi.
O mesaj da şudur: Koltuk kavgasını kim nerede yapmak istiyorsa yapsın; belediye başkanlarının görevi şehirlerine hizmet etmektir.
Yusuf İnan
YerelGundem.com
Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır.
UAPresa.com, WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com, SiyasetinSesi.com ve Yerelgundem.com Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)