Yaz sıcakları böbrek taşı riskini artırıyor: Korunmak için 4 önlem

Sıcak havalarda terleme ve sıvı kaybı böbrek taşı riskini artırabiliyor; yeterli su, az tuz ve dengeli beslenme korunmada önem taşıyor.

02.08.2026 - 00:27
Updated: 1 hour ago
0
Yaz sıcakları böbrek taşı riskini artırıyor: Korunmak için 4 önlem

Ahmet Taş | Yerel Gündem

İSTANBUL, TÜRKİYE — Yaz aylarında artan terleme ve yeterince sıvı alınmaması, idrarın yoğunlaşmasına yol açarak böbrek taşı oluşumu ve mevcut taşların belirti vermesi riskini artırabiliyor.

Acıbadem Taksim Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Tünkut Salim DOĞANCA, yeterli su tüketimi, tuzun sınırlandırılması, hayvansal proteinin ölçülü yenmesi ve kalsiyumun bilinçsizce kesilmemesinin böbrek taşı riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini belirtti. Doğanca’nın Acıbadem Sağlık Grubunda üroloji uzmanı olarak görev yaptığı kurumun resmî sayfasında da yer alıyor.

Yüksek hava sıcaklığı ile böbrek taşı nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurular arasında ilişki bulunduğunu gösteren araştırmalar da mevcut. 2026 yılında yayımlanan sistematik inceleme ve meta-analizde, yüksek ortam sıcaklığının böbrek taşıyla ilişkili başvurularda artışla bağlantılı olduğu; ancak incelenen çalışmalar arasında belirgin yöntem farklılıkları bulunduğu bildirildi.

Sıcak hava böbrek taşı riskini nasıl artırıyor?

Vücut sıcak havada ısı dengesini korumak için daha fazla terliyor. Kaybedilen sıvı yeterince yerine konulmadığında idrar miktarı azalıyor ve idrar daha yoğun hâle geliyor.

Bu durumda kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşumunda rol oynayabilen maddelerin idrardaki yoğunluğu artabiliyor. Minerallerin kristalleşmesi ve zaman içinde birleşmesi, uygun koşullarda böbrek taşı oluşmasına zemin hazırlayabiliyor.

Sıcaklık ile böbrek taşı şikâyetleri arasındaki ilişkiyi inceleyen 2025 tarihli bir meta-analizde, günlük sıcaklıktaki her 1 derecelik artışın böbrek koliği riskinde ortalama %2,4 artışla ilişkili olduğu hesaplandı. Araştırmacılar sonuçların çalışmalar arasında yüksek farklılık gösterdiğini ve bulguların doğrudan her birey için aynı risk artışı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini de belirtti.

Doğanca, sıcak havalarda alınabilecek basit önlemlerin ileride yaşanabilecek şiddetli ağrıları, acil servis başvurularını ve bazı cerrahi müdahale ihtiyaçlarını azaltabileceğini söyledi.

Sıvı gün içine yayılarak tüketilmeli

Böbrek taşından korunmada temel önlemlerden biri yeterli sıvı almak. Avrupa Üroloji Derneğinin taş oluşumunun tekrarlanmasını önlemeye yönelik rehberinde, taş öyküsü bulunan yetişkinler için genel olarak günlük 2,5–3 litre sıvı ve 2–2,5 litre idrar çıkışı hedefi yer alıyor. Su, tercih edilmesi önerilen temel içecek olarak gösteriliyor.

Doğanca, suyun tek seferde büyük miktarda değil, gün boyunca düzenli aralıklarla tüketilmesini önerdi. Spor, açık havada çalışma veya yoğun terlemenin ardından kaybedilen sıvının gecikmeden yerine konulması önem taşıyor.

İdrarın açık sarı renkte olması genellikle yeterli sıvı alındığına ilişkin pratik bir gösterge olabilir. Ancak vitaminler, ilaçlar ve bazı besinler idrar rengini değiştirebildiğinden yalnızca renge dayanarak kesin değerlendirme yapılmamalı.

Günlük sıvı ihtiyacı yaşa, kiloya, hava sıcaklığına, fiziksel aktiviteye ve mevcut hastalıklara göre değişiyor. Kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya sıvı kısıtlaması gerektiren başka bir sağlık sorunu bulunan kişiler, günlük miktarı kendi doktorlarının önerisine göre belirlemeli. NIDDK de sıvı miktarının sağlık profesyoneliyle değerlendirilmesini ve suyun temel içecek olarak tercih edilmesini öneriyor.

Tuz tüketimi sınırlandırılmalı

Aşırı tuz tüketimi, idrarla atılan kalsiyum miktarını yükselterek özellikle kalsiyum içeren böbrek taşlarının oluşma ihtimalini artırabiliyor.

Avrupa Üroloji Derneği rehberinde günlük tuz tüketiminin yaklaşık 4–5 gramla sınırlandırılması öneriliyor. Yüksek tuz alımının idrarla kalsiyum atılımını artırabildiği ve idrarın taş oluşumuna karşı koruyucu bileşenlerinden biri olan sitratı azaltabildiği belirtiliyor.

Hazır yemekler, paketlenmiş ürünler, işlenmiş etler, salamura gıdalar, bazı soslar ve tuzlu atıştırmalıklar günlük toplam tüketimi fark edilmeden artırabiliyor.

Yemeklere sofrada yeniden tuz eklememek, ürün etiketlerindeki sodyum miktarını incelemek ve mümkün olduğunca taze besinleri tercih etmek alınabilecek önlemler arasında bulunuyor.

NIDDK de yüksek sodyum tüketiminin böbrek taşı riskini artırabildiğini ve özellikle daha önce kalsiyum oksalat ya da kalsiyum fosfat taşı bulunan kişilerin tuz tüketimini sağlık uzmanıyla birlikte değerlendirmesi gerektiğini bildiriyor.

Hayvansal protein ölçülü tüketilmeli

Kırmızı et ve diğer hayvansal proteinlerin aşırı tüketilmesi, bazı kişilerde idrarın asitliğini artırabiliyor. Bu durum özellikle ürik asit taşları ile bazı kalsiyum taşlarının oluşmasına katkı sağlayabiliyor.

Fazla hayvansal protein tüketiminin idrardaki sitrat düzeyini düşürebildiği, ürik asit atılımını artırabildiği ve taş oluşumuna uygun bir idrar yapısına yol açabildiği Avrupa Üroloji Derneği rehberinde belirtiliyor. Rehber, hayvansal proteinin aşırı tüketilmemesini ve miktarın kişinin kilosu ile sağlık durumuna göre düzenlenmesini öneriyor.

Doğanca, öğünlerde yalnızca et ağırlıklı beslenmek yerine sebze, meyve ve tam tahıllara da yeterli yer verilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu öneri bütün hayvansal gıdaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Protein ihtiyacı yaşa, fiziksel aktiviteye, kas kütlesine ve mevcut hastalıklara göre değiştiği için özellikle tekrarlayan böbrek taşı bulunan kişilerin beslenme planı kişiye özel hazırlanmalı.

NIDDK, taşın türüne göre kırmızı et, tavuk, balık, yumurta ve diğer hayvansal proteinlerin miktarının sınırlandırılabileceğini; bazı öğünlerde mercimek, fasulye ve bezelye gibi bitkisel kaynakların tercih edilebileceğini bildiriyor.

Kalsiyum doktor önerisi olmadan tamamen kesilmemeli

Böbrek taşı bulunan kişilerin sık yaptığı hatalardan biri, taşların kalsiyumdan oluştuğunu düşünerek süt ve süt ürünlerini tamamen bırakmak.

Doğanca, normal miktarda besinlerle alınan kalsiyumun bağırsaklarda oksalatla bağlanabildiğini ve oksalatın idrara geçişini azaltarak bazı kalsiyum oksalat taşlarına karşı koruyucu olabileceğini belirtti.

“Böbrek taşı olan kişilerin en sık yaptığı hatalardan biri süt ve süt ürünlerini tamamen bırakmaktır.”

Avrupa Üroloji Derneği de güçlü bir tıbbi gerekçe bulunmadıkça besinlerden alınan kalsiyumun kısıtlanmamasını öneriyor. Genel rehberde günlük 1–1,2 gram normal kalsiyum alımının korunması, kalsiyum takviyelerinin ise belirli durumlar dışında rutin olarak kullanılmaması gerektiği belirtiliyor.

Besinlerden alınan kalsiyum ile doktor önerisi olmadan kullanılan yüksek dozlu takviyeler aynı şekilde değerlendirilmemeli. Kalsiyum takviyesine başlanması, bırakılması veya dozunun değiştirilmesi kişisel taş analizi ve sağlık durumu dikkate alınarak hekim tarafından planlanmalı.

Böbrek taşı ağrı yapmadan ilerleyebilir

Böbrek taşları her zaman şiddetli ağrıyla ortaya çıkmıyor. Böbreğin içinde hareketsiz duran ve idrar akışında tıkanıklığa neden olmayan taşlar uzun süre belirti vermeyebiliyor.

Ağrı çoğunlukla taş böbrek içinde hareket ettiğinde veya böbrekten mesaneye idrar taşıyan üretere geçtiğinde başlıyor. Üreteri tıkayan taş; yan ve sırt bölgesinde şiddetli ağrı, bulantı, kusma, idrarda kan ve idrar yaparken yanma gibi belirtilere neden olabiliyor.

Doğanca, “Böbrek taşım olsaydı ağrı yapardı” düşüncesinin yanıltıcı olabileceğini belirterek özellikle daha önce taş düşüren kişilerin kontrollerini aksatmamasını önerdi.

Taş öyküsü bulunan kişilerde hekim değerlendirmesine göre ultrason veya başka görüntüleme yöntemleri kullanılabiliyor. Amaç, büyüyen veya idrar yolunu tehdit eden taşların komplikasyon gelişmeden belirlenmesi.

Şiddetli ve geçmeyen yan ağrısı, ateş ve titreme, idrarda kan, sürekli kusma veya idrar yapamama durumlarında gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Bu belirtiler idrar yolunda tıkanma ya da enfeksiyon gibi acil değerlendirme gerektirebilecek durumlara işaret edebilir.

Böbrek taşı için uygulanacak beslenme ve sıvı planı, taşın kalsiyum oksalat, ürik asit, sistin veya başka bir türde olmasına göre değişebiliyor. Bu nedenle tekrarlayan taş sorunu bulunan kişilerin genel önerilerle yetinmeyip üroloji uzmanı ve gerektiğinde diyetisyen desteği alması önem taşıyor.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User