Bahçeli çerçeve yasa teklifini imzaladı: Süreç Meclis’e taşınıyor
Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki zeminini oluşturması planlanan çerçeve yasa teklifini imzaladı; teklif TBMM’ye sunulacak.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki çerçevesini oluşturması planlanan kanun teklifini imzaladı; teklifin imzalar tamamlandıktan sonra TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor.
“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adını taşıyan düzenleme henüz yasalaşmış değil. Bahçeli’nin imzası, teklifin Meclis’e sunulmasından önce yürütülen milletvekili imza sürecinin bir parçasını oluşturuyor.
Bahçeli ve MHP yönetimi teklifi imzaladı
Devlet Bahçeli ile birlikte TBMM Başkanvekili Celal Adan, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve Filiz Kılıç da teklife imza verdi. Gün içinde diğer MHP milletvekillerinin de imza sürecine katılması bekleniyor.
MHP, Bahçeli’nin imza attığı ana ilişkin fotoğrafı sosyal medya hesabından yayımladı. Parti, imzayı “milletin huzuru, birliği ve geleceği adına” atılmış tarihî bir adım olarak nitelendirdi.
“Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda hazırlanan çerçeve yasa için milletimizin huzuru, birliği ve geleceği adına attığı tarihî imza.”
Bahçeli, sürecin önceki aşamalarında da terörün sona ermesinin yalnız bir güvenlik meselesi olmadığını; toplumsal barış, kardeşlik ve Türkiye’nin kalkınmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savunmuştu. MHP’nin yaklaşımında silahlı yapının tasfiyesi ile hukuki ve toplumsal bütünleşme adımlarının aynı süreç içinde yürütülmesi öne çıkıyor.
Teklif neden “çerçeve yasa” olarak tanımlanıyor?
Düzenlemenin “çerçeve yasa” olarak adlandırılması, sürecin temel hukuki ilkelerini ve uygulanacak mekanizmaların sınırlarını belirlemesinin planlandığını gösteriyor. Bununla birlikte teklif henüz TBMM Başkanlığına sunulma aşamasında olduğu için maddelerin kesin kapsamı, uygulanma şartları ve gerekçeleri resmî teklif metni üzerinden görülmüş değil.
Bu nedenle kamuoyunda dile getirilen af, ceza ertelemesi, hakların iadesi, izleme mekanizması veya belirli grupların kapsam dışında bırakılması gibi ayrıntılar, teklifin resmî metni yayımlanmadan kesinleşmiş hükümler olarak aktarılamaz.
Teklif Meclis Başkanlığına sunulduğunda metin, gerekçe ve imza sahipleri kamuoyunun erişimine açılacak. Ardından TBMM Başkanlığınca ilgili komisyona havale edilmesi, komisyondaki görüşmelerden sonra da Genel Kurul gündemine alınması gerekecek.
Dolayısıyla Bahçeli’nin imzası önemli bir siyasi aşama olmakla birlikte düzenlemenin yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Teklifin kanunlaşabilmesi için komisyon ve Genel Kurul süreçlerinin tamamlanması, kabul edilen metnin Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanması gerekiyor.
AK Parti grubunda imzalar saat 17.00’ye kadar toplanıyor
AK Parti TBMM Grubu, teklifin bütün milletvekilleri tarafından imzalanması yönünde karar aldı. Milletvekillerine gönderilen duyuruda, Grup Yönetim Kurulu salonunda imzaya açılan metnin 4 Ağustos 2026 saat 17.00’ye kadar imzalanması istendi.
İmza sürecinin tamamlanmasının ardından teklifin TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in teklif hakkında Meclis’te grubu bulunan diğer siyasi partilere bilgi vermesi ve mümkün olan en geniş siyasi desteğin aranması planlanıyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da çerçeve yasanın yalnız bir veya iki partinin değil, mümkünse bütün partilerin ortak teklifi olarak Meclis’e getirilmesinin daha doğru olacağını söylemişti.
Kurtulmuş, komisyon çalışmalarının geniş bir siyasi katılımla yürütüldüğünü belirterek, aynı uzlaşı yaklaşımının yasama aşamasında da korunması çağrısı yaptı.
Burhanettin Duran: Bu süreç bir pazarlık değil
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, teklifin TBMM’de imzaya açılmasını “Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan tarihî bir adım” olarak değerlendirdi.
Duran, sürecin herhangi bir pazarlığa dayanmadığını; devletin kararlılığının, millet iradesinin ve hukuk devleti ilkelerinin sonucu olduğunu savundu. Önceliğin terörün tamamen sona ermesi ve silahların geri dönülmeyecek biçimde bırakılması olduğunu belirtti.
Duran ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı “güçlü iç cephe” yaklaşımına işaret ederek, toplumsal birlik, kardeşlik ve ortak geleceğe duyulan güvenin Türkiye’nin stratejik gücü olduğunu ifade etti.
İletişim Başkanının açıklaması, iktidarın teklifi yalnızca ceza hukuku veya güvenlik düzenlemesi olarak değil, daha geniş bir toplumsal bütünleşme çerçevesinde sunmayı amaçladığını gösteriyor.
Bununla birlikte düzenlemenin hukuk devleti ilkeleriyle nasıl bağdaştırılacağı, hangi somut ölçütlere dayanacağı ve uygulamanın nasıl denetleneceği teklif metninin yayımlanmasının ardından değerlendirilebilecek.
Komisyon raporu yasanın siyasi zeminini hazırladı
Çerçeve yasa çalışmasının arka planında, TBMM’de 5 Ağustos 2025’te faaliyete başlayan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmaları bulunuyor.
Komisyon, farklı siyasi partilerin katılımıyla toplam 21 toplantı gerçekleştirdi. Kurum temsilcileri, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve farklı toplumsal kesimlerden kişiler dinlendi. Hazırlanan sonuç raporu, 18 Şubat 2026’daki toplantıda 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.
Raporda toplumsal bütünleşmenin, bireylerin tek tip kimlik veya düşünce etrafında şekillendirilmesi anlamına gelmediği vurgulandı. Farklı görüşlerin ortak demokratik değerler temelinde bir arada yaşayabildiği, siyasi katılımın şiddet reddedilerek sürdürüldüğü bir model önerildi.
Komisyon raporunda bazı siyasi partilerin “bütünleşme” veya “entegrasyon” kanunu önerileri sunduğu, ancak sağlıklı bir sonucun demokratikleşme adımlarıyla birlikte alınabileceği belirtildi. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum, infaz mevzuatı, yargılama süreçleri ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi de raporda ele alınan başlıklar arasında yer aldı.
Bu yönüyle hazırlanan teklifin yalnız silah bırakma sürecine ilişkin teknik düzenlemelerden ibaret olup olmayacağı, komisyon raporundaki daha geniş hukuk ve demokrasi önerilerinin ne ölçüde metne yansıyacağı önem taşıyor.
Sıradaki aşama TBMM’ye sunum ve teklif metninin açıklanması
İmza süreci tamamlandıktan sonra teklifin TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor. Meclis’e sunumla birlikte teklifin madde metinleri, genel gerekçesi, uygulama şartları ve hangi kurumlara ne tür yetkiler verileceği daha açık biçimde görülebilecek.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, daha önce örgütün feshi ve silah bırakılması sonrasında geri dönüş süreçlerini hızlandıracak bir çerçeve yasaya ihtiyaç bulunduğunu söylemişti. Kurtulmuş, siyasi iradenin silahların bırakılması ve örgütün tasfiyesi konusunda kararlı olduğunu savunmuş, oluşan ortamı bozabilecek provokasyonlara ve sert dile karşı uyarıda bulunmuştu.
Teklifin Meclis’te nasıl karşılanacağı, yalnız Cumhur İttifakı’nın tutumuna değil; DEM Parti, YENİ Parti, CHP, Yeni Yol Grubu ve diğer siyasi partilerin metne ilişkin değerlendirmelerine de bağlı olacak.
Siyasi partilerin teklife imza vermesi, komisyon aşamasında değişiklik önergesi sunmasına veya bazı maddelere itiraz etmesine engel değil. Meclis sürecinde asıl belirleyici olan, düzenlemenin kimleri hangi şartlarla kapsadığı, denetim mekanizmalarının nasıl kurulacağı ve toplumsal adalet ile güvenlik arasındaki dengenin nasıl sağlanacağı olacak.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)