Berlin Duvarı’nın 65’inci yılında özgürlük ve demokrasi mesajı

Berlin Duvarı’nın inşasının 65’inci yılında Alman siyasetçiler, Doğu Almanya diktatörlüğünün hafife alınmaması ve demokratik değerlerin korunması çağrısı yaptı.

16.08.2026 - 00:07
0
Berlin Duvarı’nın 65’inci yılında özgürlük ve demokrasi mesajı

Ahmet Taş | Yerel Gündem

BERLİN, ALMANYA — Berlin Duvarı’nın inşasına başlanmasının 65’inci yıl dönümünde Alman siyasetçiler, Doğu Almanya’daki SED rejiminin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayarak özgürlük, demokrasi ve tarihsel hafızanın korunması çağrısında bulundu.

DW Türkçe’nin haberine göre Almanya Başbakanı Friedrich Merz’den Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer’e ve muhalefetteki Yeşiller milletvekili Katrin Göring-Eckardt’a kadar farklı siyasi isimler, Berlin Duvarı’nın yalnızca Almanya’nın bölünmüş geçmişinin değil, diktatörlük ile demokrasi arasındaki farkın da hatırlatıcısı olduğuna dikkat çekti.

Merz’den özgürlük ve demokrasi çağrısı

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin Duvarı’nın inşasının yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında özgürlük ve demokratik değerlerin kendiliğinden kalıcı olmadığını vurguladı.

Merz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Doğu Almanya yönetiminin 65 yıl önce duvarın inşasını başlattığını hatırlattı.

Almanya’nın bugün, bölünmüş halde kaldığı süreden daha uzun zamandır yeniden birleşmiş bir ülke olarak özgürlük ve barış içinde yaşadığını belirten Merz, Berlin Duvarı’nın tarihinden çıkarılması gereken temel dersin demokrasi ve özgürlüğün sürekli korunması gerektiği olduğunu ifade etti.

Başbakanın açıklaması, 13 Ağustos 1961’de başlayan ve onlarca yıl boyunca Doğu ve Batı Berlin’i birbirinden ayıran duvarın yıl dönümünde yapılan resmî değerlendirmelerin merkezinde yer aldı.

Berlin Duvarı, yalnızca kenti fiziksel olarak ikiye ayırmakla kalmamış, Soğuk Savaş döneminde Avrupa’daki siyasi ve ideolojik bölünmenin en güçlü sembollerinden biri haline gelmişti.

Weimer: Doğu Almanya diktatörlüğü hafife alınmamalı

Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Wolfram Weimer de Frankfurter Allgemeine Zeitung’a verdiği röportajda, eski Doğu Almanya rejiminin kamuoyunda olduğundan farklı veya daha olumlu gösterilmesine karşı uyarıda bulundu.

DW Türkçe’nin aktardığına göre Weimer, Almanya için Alternatif (AfD) ile Sol Parti’nin (Die Linke) Doğu Almanya’ya ilişkin “olumlayan” ve gerçeği çarpıtan siyasi imgeler ürettiğini savundu.

Weimer, özellikle bazı AfD çevrelerinde eski Doğu Almanya sembollerinin yeniden kullanılmasına dikkat çekti.

Bakan, geçen ay düzenlenen bir AfD etkinliğinde kabare sanatçısı Uwe Steimle’nin eski Doğu Almanya millî marşı “Auferstanden aus Ruinen”i söylemesi ve bazı AfD’li siyasetçilerin marşa eşlik etmesini bu tartışmaya örnek olarak gösterdi.

Weimer’e göre SED yönetimi döneminde yaşananların unutulması, bastırılması veya küçümsenmesi, Almanya’nın diktatörlük geçmişini doğru biçimde hatırlamasının önündeki temel sorunlardan birini oluşturuyor.

Anma kültürü üzerinden siyasi tartışma

Kültür Bakanı Weimer, Almanya’daki siyasi kutuplaşmanın tarihsel hafıza ve anma politikalarını da etkileyebileceği görüşünü dile getirdi.

Anıt alanlarından da sorumlu olan Weimer, eylül ayında seçim yapılacak eyaletlerde ortaya çıkabilecek siyasi sonuçlar konusunda endişeli olduğunu söyledi.

Saksonya-Anhalt’ta aşırı sağın, Berlin’de ise aşırı solun güç kazanması halinde anma politikalarının geçmişten farklı bir yön alabileceğini savunan Weimer, tarihsel hafızanın güncel siyasi mücadelelerden bağımsız biçimde korunması gerektiğine işaret etti.

Berlin Duvarı ve eski Doğu Almanya rejiminin mirası, Almanya’da yalnızca tarihsel bir konu olarak değil, güncel siyaset ve demokrasi tartışmalarının da önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Göring-Eckardt: Duvar kendiliğinden yıkılmadı

Muhalefetteki Yeşiller milletvekili Katrin Göring-Eckardt da Almanya Redaksiyon Ağı’na yaptığı açıklamalarda eski Doğu Almanya rejiminin hafife alınmaması çağrısında bulundu.

Kendisi de Doğu Almanya’da doğan ve Berlin Duvarı’nın yıkıldığı 1989 yılına kadar bu ülkede yaşayan Göring-Eckardt, duvarın çöküşünün kendiliğinden meydana gelen bir süreç olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.

Göring-Eckardt, Doğu Almanya vatandaşlarının özgürlük talebiyle gerçekleştirdiği kitlesel hareketlerin Berlin Duvarı’nın yıkılmasındaki rolünün kamuoyundaki tartışmalarda yeterince yer bulmadığını savundu.

Bu tarihsel sürecin göz ardı edilmesinin, eski Doğu Almanya’daki yaşamın gerçekte olduğundan daha olumlu gösterilmesine zemin hazırladığını belirten Yeşiller milletvekili, AfD’nin bu yöndeki söylemlerini de eleştirdi.

Batı Almanya’ya da eleştiri

Göring-Eckardt, Doğu Almanya’daki diktatörlük geçmişinin yeterince anlaşılmamasından yalnızca günümüzdeki siyasi hareketlerin sorumlu tutulamayacağını söyledi.

Deneyimli siyasetçiye göre Batı Almanya’da geçmişte sergilenen ilgisizlik ve zaman zaman ortaya çıkan üstten bakış da bugünkü tarihsel algının şekillenmesinde rol oynadı.

Batı Almanya’daki birçok kişinin onlarca yıl boyunca Doğu Almanya’da gerçekte neler yaşandığını yeterince anlamadığını savunan Göring-Eckardt, iki Almanya’nın deneyimlerinin bugün de sorgulanması ve tartışılması gerektiğini dile getirdi.

Milletvekili, diktatörlük ile demokrasi arasındaki farkın açık biçimde anlatılması gerektiğini belirtirken, birleşmeden sonra devam eden ekonomik ve toplumsal yapısal farklılıkların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Demokrasiye yönelik tehditler konusunda uyarı

Almanya Komünist Diktatörlük Mağdurları Dernekleri Birliği Başkanı Dieter Dombrowski de Berlin Duvarı’nın yıl dönümü kapsamında demokrasiye yönelik güncel tehditlere dikkat çekti.

Dombrowski, Almanya Redaksiyon Ağı’na yaptığı açıklamada demokratik sistemin giderek daha fazla sorgulandığını savundu.

Bu eğilimin hem siyasi sağda hem de solda güçlendiğini söyleyen Dombrowski, sosyalizmin yeniden olumlu bir siyasi model olarak sunulmasına da eleştiri yöneltti.

DW Türkçe’nin aktardığı açıklamalar, Berlin Duvarı’nın 65’inci yıl dönümünün Almanya’da yalnızca geçmişi anma günü olmadığını; ülkenin demokrasi, siyasi kutuplaşma ve tarihsel hafıza konusundaki güncel tartışmalarının da yeniden gündeme geldiğini gösterdi.

13 Ağustos 1961’de inşasına başlanan Berlin Duvarı, kentin Sovyetler Birliği’nin kontrolündeki doğu bölümü ile ABD, İngiltere ve Fransa’nın kontrolündeki batı kesimlerini birbirinden ayırdı. Duvar, 9 Kasım 1989’da Doğu Almanya’daki kitlesel demokratik hareketlerin ve siyasi gelişmelerin ardından açıldı.

Almanya’nın yeniden birleşmesi ise 3 Ekim 1990’da gerçekleşti.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User