Ukrayna’da Türk vatandaşlarının yaşadığı sorunlar: Kapsamlı rapor

Ukrayna’da yaşayan Türk vatandaşlarının güvenlik, oturum, sınır, hukuk, yatırım, eğitim, mülkiyet ve aile alanlarında yaşadığı sorunları araştırdık.

18.08.2026 - 14:24
0
Ukrayna’da Türk vatandaşlarının yaşadığı sorunlar: Kapsamlı rapor

Ahmet Taş / Yerel Gündem

Kapsamlı İnternet Araştırması ve Durum Raporu

Araştırma tarihi: 18 Ağustos 2026

1. Yönetici özeti

Yapılan geniş kaynak taraması, Ukrayna'da yaşayan veya ülkeye seyahat eden Türk vatandaşlarının sorunlarının tek bir başlık altında toplanamayacağını göstermektedir.

En fazla somut veri bulunan sorun alanları şunlardır:

  1. Savaş nedeniyle can güvenliği ve günlük yaşam riski

  2. İkamet, 90/180 gün kuralı, oturum kartı ve çalışma izni sorunları

  3. Sınır kapılarında ülkeye alınmama ve geçmişte kötü muamele şikâyetleri

  4. Türk iş insanları ve yatırımcıların karşılaştığı bürokrasi, hukuk, gümrük ve tahsilat sorunları

  5. Türk öğrencilerin savaş nedeniyle eğitimlerini sürdürememesi ve Türkiye'deki yatay geçiş/denklik sorunları

  6. Dolandırıcılık ve Türk vatandaşlarının özellikle hedef alındığı telefon/banka dolandırıcılığı şebekeleri

  7. Türk-Ukraynalı karma evliliklerde çocuk, velayet ve uluslararası çocuk kaçırma uyuşmazlıkları

  8. Mülkiyet, şirket, sözleşme ve mahkemeler yoluyla hak arama sorunları

  9. Tekil suç, şiddet ve güvenlik vakaları

  10. Geçmişte bazı siyasi açıdan hassas Türk vatandaşlarıyla ilgili sınır dışı/iade ve insan hakları tartışmaları

Bununla birlikte araştırmada önemli bir ayrım ortaya çıkmıştır:

2026 itibarıyla Ukrayna devletinin veya Ukrayna toplumunun genel olarak Türk vatandaşlarına karşı sistematik, etnik temelli bir ayrımcılık politikası uyguladığını kanıtlayan güvenilir ve kapsamlı bir veri seti bulunamamıştır.

Buna karşın özellikle 2018–2020 döneminde Türk vatandaşlarının Ukrayna sınırlarında geri çevrilmeleri ve bazı kötü muamele iddiaları o kadar ciddi boyuta ulaşmıştır ki Türkiye'nin Kiev Büyükelçiliği Ukrayna makamları nezdinde resmî girişimlerde bulunmuştur.

Dolayısıyla sorunları “Ukrayna'da Türklere karşı ayrımcılık” şeklinde tek cümleyle açıklamak yerine, göç mevzuatı + bürokrasi + savaş koşulları + hukuk sistemindeki yapısal problemler + bazı Türk vatandaşlarına özgü uygulamalar şeklinde değerlendirmek daha doğru görünmektedir.


2. Ukrayna'daki Türk vatandaşlarının büyüklüğü

Savaş öncesinde Ukrayna'da oldukça büyük bir Türk topluluğu bulunuyordu.

Türkiye Dışişleri Bakanlığının TBMM'ye verdiği resmî bilgilerde savaş öncesinde Ukrayna'da:

  • yaklaşık 20.000 Türk vatandaşının bulunduğu,

  • bunların yaklaşık 4.000'inin öğrenci olduğu

belirtilmiştir.

24 Şubat 2022'de başlayan geniş çaplı Rusya-Ukrayna savaşından sonra Türkiye çok geniş bir tahliye operasyonu gerçekleştirmiştir. Dışişleri Bakanlığı verilerine göre ilk dönemde yaklaşık 17.000 Türk vatandaşı, sonraki açıklamalara göre ise toplam yaklaşık 18.000 vatandaş Ukrayna'dan tahliye edilmiştir.

Bu nedenle savaş öncesindeki “20 bin Türk vatandaşı” rakamının 2026 yılındaki mevcut Türk nüfusu olarak kullanılması doğru değildir.

Araştırmada 2026 itibarıyla Ukrayna'da fiilen kaç Türk vatandaşının yaşadığını gösteren güvenilir, güncel ve kamuya açık bir resmî sayı bulunamamıştır.


3. En büyük sorun: savaş ve can güvenliği

Bu problem Türk vatandaşlarına özgü değildir; Ukrayna'da yaşayan herkes açısından en büyük risk olmaya devam etmektedir.

Türkiye'nin Kiev Büyükelçiliğinin yayımladığı ve hâlen Büyükelçilik sitesinde yer alan 16 Haziran 2025 tarihli duyuruda, savaşın devam ettiği hatırlatılarak Türk vatandaşlarına zorunlu olmadıkça Ukrayna'ya seyahat etmemeleri tavsiye edilmektedir.

2026'da durum daha da ciddi

BM İnsan Hakları İzleme Misyonu'nun 12 Ağustos 2026 tarihli son raporuna göre yalnızca Temmuz 2026'da en az 437 sivil hayatını kaybetti ve 2.610 sivil yaralandı.

Bu, Haziran 2026'ya göre toplam sivil kayıplarda yaklaşık %30, Temmuz 2025'e göre yaklaşık %70 artış anlamına geliyor. Temmuz ayında hayatını kaybeden sivillerin sayısı Mayıs 2022'den bu yana görülen en yüksek aylık rakamdı.

Uzun menzilli füze ve insansız hava araçları toplam sivil kayıpların %38'inden sorumluydu ve bu kayıpların önemli bölümü cephe hattından uzaktaki şehir merkezlerinde meydana geldi. BM aynı ay Kiev, Herson, Zaporijya ve Sumı gibi birçok bölgede ağır sivil kayıplar kaydetti.

Bu nedenle “cepheden uzakta olmak” artık tek başına yeterli güvenlik garantisi oluşturmuyor.

Türk vatandaşlarının doğrudan etkilendiği olaylar

Örneğin Ekim 2024'te Odesa bölgesine yönelik Rus saldırısında yaralananlar arasında bir Türk TIR şoförü de bulunuyordu.

Haziran 2026'da ise Türk işletmesi tarafından kullanılan Panama bayraklı Victress isimli kuru yük gemisi Rus insansız hava araçları tarafından vuruldu; gemide bir mürettebat üyesi hayatını kaybetti ve Türk ile Hintli mürettebat tahliye edildi.

Dolayısıyla özellikle:

  • TIR şoförleri,

  • liman çalışanları,

  • gemiciler,

  • inşaat çalışanları,

  • enerji ve altyapı projelerinde çalışanlar,

  • Odesa, Mykolaiv, Herson, Zaporijya gibi güney ve doğu bölgelerinde bulunan Türk vatandaşları

daha yüksek operasyonel riskle karşı karşıyadır.


4. Ulaşım sorunu: Ukrayna hava sahası kapalı

Ukrayna'ya normal sivil havayolu ulaşımı halen mümkün değildir.

Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı EASA, 24 Temmuz 2026'da Ukrayna hava sahasına ilişkin uyarısını yeniden uzatmıştır. Uyarı 31 Ocak 2027'ye kadar geçerlidir ve Ukrayna'nın ilgili tüm uçuş bilgi bölgelerini kapsamaktadır.

Bunun pratik sonucu Türk vatandaşları açısından:

Türkiye–Ukrayna doğrudan normal tarifeli uçuşlarının yapılamaması ve seyahatin çoğunlukla Moldova, Romanya, Polonya veya diğer komşu ülkeler üzerinden kara yoluyla gerçekleştirilmesi zorunluluğudur.

Bu durum özellikle çocuklu aileler, yaşlılar, öğrenciler ve iş insanları açısından ek zaman, maliyet ve güvenlik problemi oluşturmaktadır.


5. İkamet ve göç mevzuatı: 2026'nın en somut Türk vatandaşı sorunlarından biri

Yapılan araştırmada 2026 yılı için Türk vatandaşları hakkında en fazla güncel ve doğrulanabilir bireysel vaka bu alanda bulunmuştur.

Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat edebilmesi sınırsız ikamet hakkı anlamına gelmemektedir.

Normal vizesiz kalış kuralı son 180 günlük dönemde toplam 90 gündür. Türkiye'nin Kiev Büyükelçiliği de vatandaşları bu konuda açıkça uyarmıştır.

Çalışma, eğitim, aile birleşimi, şirket faaliyeti ve benzeri uzun süreli kalışlarda ayrıca hukuki ikamet dayanağı gerekmektedir. Ukrayna Devlet Göç Servisi, çalışma, eğitim, aile birleşimi, yabancı medya temsilciliği ve yatırım gibi farklı gerekçeler için geçici ikamet izni sistemi uygulamaktadır.

Çalışmaya dayalı oturumlarda ayrıca kural olarak yabancı çalıştırma izni veya mevzuatta belirtilen eşdeğer belgeler gerekmektedir.


6. Çok önemli 2026 verisi: 66 Türk vatandaşı düzensiz göçmen olarak tespit edildi

Ukrayna Devlet Göç Servisi 22 Mayıs 2026'da ülke çapında “Migrant / Мігрант” operasyonu başlattı.

31 Temmuz 2026 itibarıyla:

  • 807 düzensiz göçmen tespit edildi,

  • 636 kişi hakkında zorunlu geri dönüş,

  • 171 kişi hakkında zorunlu sınır dışı,

  • 116 kişinin göçmen merkezlerine yerleştirilmesi,

  • 788 kişi hakkında Ukrayna'ya giriş yasağı

kararı verildi.

Milliyetlere göre dağılım:

  • Moldova: 133 kişi

  • Azerbaycan: 114

  • Rusya: 104

  • Türkiye: 66

  • Gürcistan: 54

  • Özbekistan: 47

  • Ermenistan: 41

Türk vatandaşları toplam tespitlerin %8,2'sini oluşturdu ve sayı bakımından dördüncü sırada yer aldı.

Bu oldukça önemli bir veridir.

Ancak bu rakamın yanlış yorumlanmaması gerekir:

66 kişinin tespit edilmiş olması Türklerin özellikle hedef alındığını veya Türklerin diğer yabancılardan daha fazla göç ihlali yaptığını tek başına göstermez. Bunun söylenebilmesi için Ukrayna'da yaşayan her yabancı milliyetin toplam nüfusunun bilinmesi gerekir.

Fakat rakam, ikamet ve yabancılar mevzuatının Türk vatandaşları açısından 2026'da gerçek ve güncel bir problem alanı olduğunu kesin biçimde göstermektedir.


7. 2026'da sınır dışı edilen Türk vatandaşlarına ilişkin somut vakalar

Devlet Göç Servisinin kendi internet sitesinde çok sayıda Türk vatandaşı vakası bulunmaktadır.

Mart 2026 – Kiev

23 yaşındaki bir Türk vatandaşının Kasım 2025'te Ukrayna'ya girdiği, izin verilen süre sonunda ülkeyi terk etmediği ve kimliğini kanıtlayan belge olmaksızın kaldığı tespit edildi. Ukrayna makamları sınır dışı işlemi gerçekleştirdi.

Mart–Nisan 2026 – Volın

Başka bir Türk vatandaşının 2018'den beri Ukrayna'da bulunduğu, geçici ikamet belgesinin artık geçerli olmadığı ve ülkeyi terk etmediği belirtildi. Kişi daha sonra Türkiye'ye gönderildi ve hakkında beş yıllık giriş yasağı uygulandı.

Nisan 2026

Mayıs 2021'de Ukrayna'ya gelen başka bir Türk vatandaşının uluslararası koruma başvurusunun reddedilmesi ve mahkeme yollarının sonuçlanmasının ardından ülkeyi terk etmediği; daha sonra sınır dışı edildiği ve beş yıllık giriş yasağı aldığı açıklandı.

Haziran 2026 – Çernivtsi

İki Türk vatandaşının geçici ikamet izinlerini mevzuata uygun şekilde düzenlemedikleri gerekçesiyle haklarında idari işlem ve zorunlu geri dönüş kararı verildi. Onlara konut sağlayan Ukrayna vatandaşları hakkında da işlem yapıldı.

Temmuz 2026

Geçici ikamet izni iptal edilen bir Türk vatandaşının süresi içinde ülkeyi terk etmediği tespit edildi; hakkında idari işlem ve zorunlu geri dönüş kararı verildi.

Bu vakalar, özellikle şu durumların Türk vatandaşları açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini gösteriyor:

  • 90 günlük sürenin geçirilmesi,

  • oturum kartının süresinin dolması,

  • ikamet gerekçesinin ortadan kalkması,

  • çalışma ilişkisinin sona ermesi,

  • oturum kartının iptal edilmesine rağmen ülkede kalmaya devam edilmesi,

  • süresi geçmiş veya eksik kimlik belgeleri.


8. Savaş nedeniyle oturum belgelerinde idari karmaşa

Sorun yalnızca yabancıların ihmalinden kaynaklanmıyor.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı Şubat 2026'da yaptığı açıklamada, savaş nedeniyle birçok yabancının geçici ikamet belgelerini zamanında değiştiremediğini ve bazı kişilerin formel olarak süresi dolmuş belgelerle yaşamaya devam ettiğini kabul etti.

Bu nedenle hükümet, 24 Şubat 2022 sonrasında süresi dolan bazı geçici oturum belgelerinin değiştirilmesi için özel geçiş süresi düzenledi.

Bu oldukça önemli bir bulgudur:

Ukrayna'daki yabancıların oturum problemi yalnızca bireysel mevzuat ihlallerinden değil, savaşın yarattığı idari aksamalardan da kaynaklanmıştır.


9. Sınır kapılarında geri çevrilme: Türklere özgü tarihsel olarak belgelenmiş önemli sorun

Bu konuda en dikkat çekici dönem 2018–2020 yıllarıdır.

Türkiye'nin Kiev Büyükelçiliği yetkilileri 2020 yılında yaptıkları açıklamalarda, bazı Türk vatandaşlarının Ukrayna'ya girişlerine izin verilmediğini ve havalimanlarında bekletilirken kötü muamele gördükleri yönünde şikâyetler aldıklarını doğrulamıştır.

Konsolos Baran, konunun Büyükelçiliğin uzun süredir üzerinde çalıştığı başlıca sorunlardan biri olduğunu, Ukrayna sınır makamları ve Dışişleri Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulduğunu ifade etmiştir.

Verilen rakamlara göre:

  • 2018'de yaklaşık 287.000 Türk vatandaşı Ukrayna'ya giriş yaptı,

  • yaklaşık 1.300 Türk vatandaşının girişine izin verilmedi,

  • 2019'un yalnızca ilk yedi ayında ise yaklaşık 1.812 Türk vatandaşı geri çevrildi.

Başka bir açıklamada Ukrayna Sınır Muhafızları, 2019'un ilk on ayında yaklaşık 230 bin Türk ziyaretçiden 2 binden fazlasının ülkeye alınmadığını bildirmiştir.


10. Ukrayna makamları neden Türkleri geri çevirdiğini nasıl açıklıyordu?

Ukrayna Sınır Muhafızları Türklere yönelik önyargı bulunduğu iddiasını reddetti.

Makamların açıkladığı başlıca gerekçeler:

  • ziyaret amacının açıklanamaması,

  • Ukrayna'da kalınacak adresin bilinmemesi,

  • otel rezervasyonunun bulunmaması,

  • dönüş planının gösterilememesi,

  • sahte veya geçersiz pasaport,

  • daha önce Ukrayna'da kalış süresinin aşılması,

  • Ukrayna'nın yasadışı kabul ettiği yollardan Kırım veya ayrılıkçı kontrolündeki bölgelere giriş yapılmış olması,

  • Ukrayna üzerinden Avrupa Birliği'ne düzensiz geçiş girişimleri.

2019'da 80 Türk vatandaşının geçersiz veya sahte seyahat belgeleriyle yakalandığı ve 200'den fazla Türk vatandaşının Ukrayna üzerinden AB'ye yasa dışı geçmeye çalışırken yakalandığı da Ukrayna makamlarınca açıklanmıştır.

Türkiye'nin Kiev Büyükelçiliği ise sınırdaki iletişim sorununu azaltmak amacıyla Türkçe bilen personel, ortak soru listeleri ve daha düzgün muamele talep etmiş; diplomatik girişimler sonrasında kötü muamele şikâyetlerinin belirgin biçimde azaldığını açıklamıştır.

Sonuç

Burada iki gerçek aynı anda bulunmaktadır:

Birincisi: Türk vatandaşlarının yoğun biçimde geri çevrildiği ve kötü muamele şikâyetlerinin Türkiye tarafından resmen Ukrayna makamlarına taşındığı belgelenmiştir.

İkincisi: Ukrayna tarafı bunun Türk karşıtlığından değil, düzensiz göç ve giriş şartlarından kaynaklandığını savunmuştur.

2026 için aynı ölçekte Türk vatandaşlarına ait güncel sınır reddi istatistiği tarafımdan bulunamamıştır. Bu nedenle 2019 verilerini bugünkü durum gibi göstermek doğru olmaz.


11. Yıpranmış pasaport dahi giriş problemi yaratabiliyor

Türkiye Dışişleri Bakanlığının ayrıca özel bir Ukrayna duyurusu bulunmaktadır.

Bakanlık, Ukrayna makamlarının mevzuat gereği yıpranmış pasaport sahiplerini ülkeye almayabildiğini belirterek vatandaşlara seyahatten önce pasaportlarını yenilemeleri tavsiyesinde bulunmuştur.

Bu, sınır kontrolündeki katı uygulamaların Türk makamlarının da uzun süredir gündeminde bulunduğunu gösteren başka bir örnektir.


12. Türk yatırımcılar ve şirketler açısından sorunlar

Bu bölümün en önemli kaynağı Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının “Ukrayna Yatırım Ülke Profili 2025” raporudur.

Dolayısıyla burada söz konusu olan yalnızca medyaya yansıyan bireysel iş insanı şikâyetleri değildir; Türk devletinin resmî ticaret raporunda tanımlanan sorunlardır.

Raporda Ukrayna'daki genel yatırım ortamında savaş öncesinden beri görülen:

  • ağır bürokrasi,

  • hukuk ve yargı süreçlerine ilişkin sorunlar,

  • kurumsallaşma eksiklikleri,

  • kayıt dışılık,

  • mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin yatırımcı endişeleri

gibi yapısal sorunların üzerine savaş şartlarının eklendiği belirtilmektedir.

Türk firmalarına özel belirtilen önemli problem

Ticaret Bakanlığı raporu özellikle Türk müteahhitlik ve yatırım firmaları bakımından:

vize, ikamet ve çalışma izni işlemlerindeki bürokratik güçlükleri ve savaş döneminde getirilen daha sıkı uygulamaları doğrudan sorun olarak kaydetmektedir.

Ayrıca proje ve izin süreçlerindeki bürokrasinin firmaların faaliyetlerini zorlaştırdığı belirtilmektedir.


13. Ticari sözleşme yapmadan iş yapma riski

Ticaret Bakanlığının değerlendirmesinde Türk firmalarına ilişkin dikkat çekici bir başka mesele de bazı ticari ilişkilerin güvene dayanarak yeterli yazılı sözleşme olmadan yürütülmesidir.

Uyuşmazlık çıkması halinde bunun hak aramayı önemli ölçüde zorlaştırdığı; açık sözleşmeler yapılması ve Ukrayna hukukunu bilen deneyimli hukukçularla çalışılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu durum özellikle:

  • mal tedariki,

  • inşaat,

  • gayrimenkul,

  • ortaklık,

  • borç verme,

  • araç alım-satımı,

  • şirket hisseleri,

  • taşeronluk

gibi ilişkilerde büyük önem taşımaktadır.


14. Gümrük, vergi ve KDV problemleri

Türkiye Ticaret Bakanlığının Ukrayna yatırım raporunda gümrük kıymetlendirmesi, vergi uygulamaları ve KDV iadeleri gibi konular da yatırım ortamında problem yaratabilen başlıklar olarak değerlendirilmektedir.

Özellikle gümrük kıymetinin idarece farklı değerlendirilmesi, ithalatçı açısından öngörülemeyen ek maliyetlere ve uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.

Savaş döneminde bunlara:

  • döviz transfer kısıtlamaları,

  • finansman güçlükleri,

  • enerji maliyetleri,

  • lojistik sorunları,

  • personel eksikliği,

  • mal ve tesislerin fiziksel güvenliği

eklenmiştir. Ticaret Bakanlığı'nın güncel Ukrayna pazar bilgilerinde de savaşın enerji, üretim, lojistik ve ticaret üzerinde ağır etkisinin sürdüğü belirtilmektedir.


15. Buna rağmen Türk yatırımları çok güçlü

Sorunların önemini artıran nokta Ukrayna'daki Türk ekonomik varlığının küçülmemiş olmasıdır.

Ticaret Bakanlığı verisine göre geniş çaplı savaş başladıktan sonra yabancıların Ukrayna'da kurduğu şirketler içinde Türk vatandaşlarının kurduğu 396 şirket bulunuyor ve bu yaklaşık %12,9'luk payla milliyetler arasında ilk sıraya karşılık geliyor.

Dolayısıyla ikamet, çalışma izni, şirket hukuku, vergi, sözleşme, mülkiyet ve yargı problemleri az sayıdaki kişiyi ilgilendiren marjinal konular değildir.


16. Ukrayna yargı ve hukuk sistemindeki yapısal problemler

Bu alandaki sorunları yalnız Türk kaynakları dile getirmiyor.

OECD'nin Ukrayna adalet sistemi üzerine değerlendirmeleri, savaş sırasında sistemin çalışmaya devam ettiğini fakat:

  • insan kaynağı,

  • finansman,

  • altyapı,

  • dijital sistemler,

  • veri yönetimi,

  • performans ölçümü

gibi alanlarda yapısal sınırlamalar bulunduğunu belirtiyor.

OECD ayrıca ekonomik ve rekabet davaları bağlamında gecikmeler, sınırlı kaynaklar ve usule ilişkin belirsizlikler bulunduğunu tespit etmektedir.

Dolayısıyla bir Türk vatandaşının mülkiyet veya ticari uyuşmazlıkta yıllar sürebilen süreçlerle karşılaşması prensip olarak yalnız “yabancı olduğu için” açıklanamaz; Ukrayna hukuk sistemindeki daha genel yapısal sorunların da dikkate alınması gerekir.


17. Türk yatırımcılardan gelen mülkiyet ve şirket şikâyetleri

Türk basınında Ukrayna'daki yatırımlarının veya şirket varlıklarının hukuka aykırı biçimde el değiştirdiğini iddia eden Türk iş insanları hakkında haberler de bulunmaktadır.

Örneğin 2024'te Türk iş insanı Mesut Doğan, Kiev'deki bir lojistik tesisiyle ilgili olarak mülkiyet ve idari karar süreçlerinde hukuka aykırılık yaşandığını ileri sürmüş ve konu Türk makamlarının da gündemine taşınmıştır.

Ancak önemli bir hukuki ayrım yapılmalıdır:

Bu tip haberler tarafların iddialarını içermektedir ve kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan Ukrayna devletinin Türk yatırımcının malına hukuka aykırı şekilde el koyduğu şeklinde kesin bir sonuç çıkarılamaz.

Bununla birlikte bu vakalar, yabancı yatırımcıların tapu/şirket kaydı, mülkiyet, idari karar ve mahkeme süreçleri konusunda neden güçlü hukuki korumaya ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.


18. Türk öğrencilerinin sorunları

Savaş öncesinde Ukrayna'da yaklaşık 4.000 Türk öğrenci bulunduğu Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklanmıştı.

Savaşın başlamasıyla:

  • üniversitelerin fiziki eğitimi kesintiye uğradı,

  • öğrenciler Ukrayna'yı terk etmek zorunda kaldı,

  • bazı okullar çevrim içi eğitime geçti,

  • Türk öğrencilerin statülerinin korunması ve uzaktan eğitim imkânı sağlanması gündeme geldi.

Türkiye'nin Kiev Büyükelçiliği Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ve üniversiteler nezdinde girişimde bulunarak Türk öğrencilerin online eğitime devam edebilmelerini ve öğrencilik haklarını kaybetmemelerini talep etti; bazı üniversiteler bunu kabul etti.


19. Türkiye'ye yatay geçiş ve denklik problemi

Sorunun ikinci boyutu Türkiye'de ortaya çıktı.

Savaş nedeniyle Ukrayna'daki üniversitesine devam edemeyen Türk öğrencilerin Türkiye'deki üniversitelere yatay geçişlerinde YÖK'ün belirlediği kriterler tartışma konusu oldu.

Zaporizhzhia Devlet Tıp Üniversitesi'nde eczacılık okuyan bir Türk öğrencinin savaş nedeniyle eğitimini sürdüremediği ve YÖK'ün yatay geçiş kriterlerine karşı dava açtığı dosya Danıştay'a kadar ulaştı.

Danıştay, özellikle tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukuk gibi alanlarda YÖK'ün başarı/sıralama gibi objektif kriterler aramasını hukuka uygun buldu.

Dolayısıyla öğrencilerin sorunu iki yönlüdür:

Ukrayna tarafında: savaş ve eğitim devamlılığı.

Türkiye tarafında: okul tanıma, denklik ve yatay geçiş şartları.


20. Türk vatandaşlarını hedef alan organize dolandırıcılık

Araştırmadaki en dikkat çekici doğrudan Türk hedefli suç örneklerinden biri 2025 yılında Ukrayna Ekonomik Güvenlik Bürosu tarafından ortaya çıkarıldı.

Ukrayna makamlarının resmî açıklamasına göre Kiev merkezinde faaliyet gösteren organize bir suç grubu sahte çağrı merkezleri kurmuştu.

Şebeke üyeleri Türkiye ve Azerbaycan vatandaşlarını telefonla arayarak kendilerini yabancı banka çalışanı olarak tanıtıyor, mağdurlardan:

  • banka kartı bilgileri,

  • CVV,

  • PIN ve diğer güvenlik bilgilerini

almaya çalışıyordu.

Daha sonra hesaplardaki paralar çekiliyor ve gelirler gölge kripto para sistemleri üzerinden aklanıyordu. Şebekede Türk, Azerbaycan ve Ukrayna vatandaşlarının bulunduğu açıklandı.

Bu önemli bir bulgudur çünkü Türk vatandaşlarının dil ve banka bilgileri üzerinden özel olarak hedef seçildiği resmî olarak belgelenmiştir.

Ancak suç örgütünün içinde Türk vatandaşlarının da bulunması nedeniyle bu olayın “Ukraynalıların Türklere yönelik suçu” şeklinde yorumlanması doğru değildir.


21. Karma evlilikler, çocuk ve velayet sorunları

Türkiye ile Ukrayna arasındaki evliliklerin yaygınlığı nedeniyle başka bir önemli alan:

  • boşanma,

  • çocuğun hangi ülkede yaşayacağı,

  • velayet,

  • diğer ebeveynin izni olmadan çocuğun başka ülkeye götürülmesi,

  • çocuğun geri verilmemesi

gibi uyuşmazlıklardır.

Türkiye ve Ukrayna arasında 1980 tarihli Lahey Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme uygulanmaktadır. Ukrayna'nın Sözleşmeye katılımının Türkiye tarafından kabul edilmesiyle sözleşme iki ülke arasında 1 Nisan 2008'de yürürlüğe girmiştir.

Bu mekanizma, hukuka aykırı şekilde başka ülkeye götürülen veya orada tutulan çocukların geri dönüşünün sağlanması için kullanılabilmektedir.

Türk basınında çocuklarını görmek veya Türkiye'ye geri getirmek konusunda Ukrayna'da hukuki mücadele veren Türk babalar hakkında çeşitli bireysel vakalar bulunmaktadır. Örneğin 2020 yılında bir Türk baba Ukrayna'da yaşayan altı yaşındaki çocuğuyla ilgili ciddi bir velayet/teslim uyuşmazlığı yaşadığını ve yardım istediğini açıklamıştır.

Ancak bu tekil vakalar Ukrayna mahkemelerinin sistematik olarak Türk ebeveynler aleyhine karar verdiğinin kanıtı değildir.


22. Savaş çocuk uyuşmazlıklarını daha da karmaşıklaştırdı

Savaş nedeniyle uluslararası çocuk uyuşmazlıklarında yeni bir sorun ortaya çıkmıştır:

Bir mahkemenin çocuğun Ukrayna'ya geri gönderilmesine karar verirken savaşın bulunduğu bölgedeki güvenlik durumunu da değerlendirmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla Türk-Ukraynalı ailelerde çocuk konusunda yalnız velayet hukukunun değil:

  • çocuğun mutat meskeninin,

  • sınır geçiş izinlerinin,

  • ebeveyn muvafakatinin,

  • Lahey Sözleşmesi'nin,

  • savaş nedeniyle “ciddi risk” istisnasının

birlikte değerlendirilmesi gerekebilmektedir.


23. Savaşın ilk döneminde Türk öğrenciler ve vatandaşlardan tahliye şikâyetleri

2022'nin ilk günlerinde bazı Türk öğrenciler ve vatandaşlar konsolosluklara ulaşmakta güçlük çektikleri, tren istasyonlarında uzun süre bekledikleri ve tahliye konusunda yeterli bilgi alamadıkları yönünde şikâyetlerde bulundu.

Bu iddiaların bir kısmı TBMM'de verilen soru önergelerine de yansıdı.

Ancak bunlar değerlendirilirken resmî veriler de dikkate alınmalıdır.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, tahliye döneminde:

  • 90 binden fazla SMS gönderildiğini,

  • 47 binden fazla dış arama gerçekleştirildiğini,

  • 134 binden fazla telefon görüşmesine cevap verildiğini,

  • yaklaşık 17–18 bin Türk vatandaşının tahliye edildiğini

açıklamıştır.

Dolayısıyla bireysel organizasyon ve iletişim problemleri yaşanmış olmakla birlikte Türkiye'nin aynı zamanda çok büyük ölçekli bir tahliye operasyonu yürüttüğü görülmektedir.


24. Savaş döneminde kontrol noktalarında muamele

Türk öğrencilerin savaşın ilk günlerinde Ukrayna kontrol noktalarında yaşadıkları sorunlara ilişkin bireysel tanıklıklar da bulunmaktadır.

Mart 2022'de bir Türk öğrenci, ulaşım bulamadığını, taksicilerin çok yüksek ücret talep ettiğini ve bir kontrol noktasında şoför ile birlikte sert müdahaleye uğradığını; kimlikleri kontrol edildikten sonra serbest bırakıldıklarını anlatmıştır.

Bu vaka kişisel tanıklıktır ve Ukrayna güvenlik güçlerinin Türk vatandaşlarına yönelik sistematik davranışını kanıtlamaz.

Ancak savaş ortamındaki kontrol noktalarında:

  • dil problemi,

  • kimlik doğrulama,

  • güvenlik şüphesi,

  • uzun sorgulamalar

gibi problemlerin yabancılar açısından daha ağır sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.


25. Şiddet ve adi suç olayları

İnternet taramasında Türk vatandaşlarının Ukrayna'da mağdur olduğu çok sayıda münferit suç haberi de bulunmaktadır.

Örneğin:

  • 2019'da Harkiv'de iki Türk kadın tıp öğrencisi öldürüldü; soruşturmada şüpheli olarak Türk vatandaşı eski erkek arkadaş üzerinde duruldu.

  • 2018'de Lviv'de bir Türk vatandaşı fidye amacıyla kaçırıldı; Ukrayna polisi kişiyi kurtardı ve şüpheliler arasında başka bir Türk vatandaşı ile Azerbaycan vatandaşları bulunduğu bildirildi.

Bu olaylar ciddi olmakla birlikte Türklere yönelik toplumsal veya etnik temelli saldırıların kanıtı olarak kullanılmamalıdır.

Çoğunda kişisel ilişki, para veya organize suç gibi başka motivasyonlar bulunmaktadır.


26. Siyasi açıdan hassas Türk vatandaşları: 2018 vakaları

Bu kategori diğerlerinden farklı ve oldukça hassastır.

2018 yılında Türkiye tarafından aranan bazı Türk vatandaşlarının Ukrayna'dan Türkiye'ye gönderilmesi uluslararası kuruluşların eleştirilerine neden olmuştur.

OSCE Medya Özgürlüğü Temsilciliği, gazeteci Yusuf İnan'ın Mykolaiv'de gözaltına alınması ve Türkiye'ye gönderilmesi konusunda Temmuz 2018'de kamuoyu önünde endişe bildirmiştir.

Freedom House tarafından incelenen transnasyonel baskı vakalarında da Yusuf İnan vakası ele alınmış; ikamet statüsünün sona erdirilmesi ve sınır dışı işlemlerinin niteliğine ilişkin ciddi insan hakları ve usul tartışmaları aktarılmıştır.

Bu olay:

  • yüksek önem taşıyan,

  • uluslararası kuruluşların müdahil olduğu,

  • fakat 2018'e ait dar ve siyasi nitelikli

bir vakadır.

Mevcut araştırma sonucunda bunun 2026'da bütün Türk vatandaşları için devam eden genel bir uygulama olduğunu gösterecek yeterli veri bulunmamıştır.


27. “Ukrayna'da Türklere ayrımcılık var mı?” sorusunun cevabı

Araştırmanın en dikkatli cevap verilmesi gereken bölümü budur.

Belgelenmiş olanlar

Türk vatandaşlarının:

  • geçmişte sınır kapılarında yüksek sayıda geri çevrilmesi,

  • bekletilme ve kötü muamele şikâyetleri,

  • Türk Büyükelçiliğinin bu nedenle Ukrayna makamları nezdinde girişimde bulunması,

  • savaş sırasında bazı kontrol noktası problemleri,

  • bazı siyasi vakalarda uluslararası insan hakları tartışmaları

belgelenmiştir.

Belgelenmemiş olan

2024–2026 dönemine ilişkin taradığım resmî ve güvenilir kaynaklarda:

Türk vatandaşlarının Ukrayna'da genel ve sistematik şekilde etnik veya millî kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığını gösteren kapsamlı bir güncel istatistik veya bağımsız araştırma bulunmamıştır.

Bu, hiçbir Türk vatandaşının ayrımcılık yaşamadığı anlamına gelmez.

Sadece mevcut kamuya açık kanıtların “sistematik Türk karşıtlığı” sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığı anlamına gelir.


28. Sorunların gerçek yapısı

Elde edilen kanıtlara göre Ukrayna'daki Türk vatandaşlarının problemlerini dört gruba ayırmak daha doğru olacaktır.

A. Türklere özgü veya Türklerde özellikle görülen sorunlar

  • 2018–2020 sınırda geri çevrilme yoğunluğu

  • Türk vatandaşlarına ilişkin kötü muamele şikâyetleri

  • Türkçe iletişim eksikliği

  • Türkleri hedef alan bazı banka/telefon dolandırıcılığı şebekeleri

  • Türk yatırımcıların vize, ikamet ve çalışma izni şikâyetleri

  • Türk öğrencilerin eğitim ve Türkiye'ye transfer problemleri

B. Bütün yabancıları etkileyen fakat Türklerin de yoğun biçimde karşılaştığı sorunlar

  • 90/180 gün kuralı

  • oturum izinleri

  • çalışma izni

  • sınır dışı ve giriş yasağı

  • yabancıların belge düzeni

  • aile birleşimi

  • yabancı şirket sahibi ve çalışanların ikamet işlemleri

C. Ukrayna vatandaşlarını da etkileyen yapısal sorunlar

  • savaş

  • füze ve drone saldırıları

  • elektrik ve enerji sorunları

  • ulaşım

  • ağır bürokrasi

  • yargıdaki gecikmeler

  • insan kaynağı yetersizliği

  • ekonomik belirsizlik

D. Yalnız belirli kişileri ilgilendiren yüksek riskli uyuşmazlıklar

  • mülkiyet

  • şirket ortaklığı

  • miras

  • boşanma

  • çocuk/velayet

  • alacak ve borçlar

  • büyük yatırımlar

  • siyasi nitelikli sınır dışı vakaları


29. 2026 risk değerlendirmesi

Aşağıdaki puanlar resmî bir devlet derecelendirmesi değil, bu araştırmadaki veriler kullanılarak yapılan analitik değerlendirmedir.

Sorun alanı Risk seviyesi Değerlendirme
Savaş / fiziksel güvenlik Çok yüksek Ülke genelindeki füze ve drone saldırıları nedeniyle
Güney/doğu bölgelerinde bulunmak Çok yüksek Odesa–Mykolaiv–Herson–Zaporijya hattında ek risk
İkamet / 90-180 / oturum Yüksek 2026'da çok sayıda Türk hakkında işlem var
Çalışma izni Yüksek Ticaret Bakanlığı da bürokrasiyi sorun olarak kaydediyor
Ticari yatırım Yüksek Savaş + hukuk + bürokrasi + finansman
Mülkiyet uyuşmazlığı Orta-Yüksek Güçlü belge ve yerel hukuk desteği gerekiyor
Sınırda geri çevrilme Orta / belirsiz Tarihsel olarak güçlü kanıt var, 2026 verisi eksik
Öğrenci sorunları Orta Savaş + denklik/transfer
Dolandırıcılık Orta Türkleri özel hedefleyen şebeke tespit edildi
Karma evlilik/çocuk Orta-Yüksek Etkilenen aile için sonuçları çok ağır olabilir
Adi suç Normal savaş ülkesi riskinin içinde Sistematik Türk hedefliliğine dair kanıt yok
Genel anti-Türk ayrımcılık Kanıt yetersiz Sistematik yapı gösterilemiyor
Siyasi/transnasyonel vakalar Tarihsel olarak yüksek etkili Güncel yaygınlık için yeterli veri yok

30. Türk vatandaşları açısından en kritik hukuki hata

Araştırmadaki güncel olaylar göz önüne alındığında en yaygın yanlışlardan biri şu görünüyor:

“Türk vatandaşıyım, Ukrayna'ya vizesiz girebiliyorum; dolayısıyla burada kalabilirim.”

Bu doğru değildir.

Vizesiz giriş, normal şartlarda 90/180 günlük kısa süreli kalış hakkıdır.

Vizesiz giriş:

≠ çalışma hakkı

≠ sürekli ikamet hakkı

≠ şirket sahibi olmanın otomatik oturum hakkı

≠ Ukrayna vatandaşıyla evli olmanın kendiliğinden sınırsız oturum hakkı

anlamına gelmez. Uzun süreli kalışta ilgili hukuki dayanağın ve ikamet belgesinin ayrıca düzgün biçimde sürdürülmesi gerekir.


31. Türk vatandaşlarına yönelik pratik öneriler

Ukrayna'da yaşayanlar için

  • 90/180 hesabını mutlaka kontrol edin.

  • Oturum kartınızın yalnız son kullanma tarihine değil halen geçerli hukuki dayanağının bulunup bulunmadığına da bakın.

  • İş değişikliği, boşanma, üniversiteden ayrılma veya şirket durumundaki değişiklik ikamet hakkını etkileyebilir.

  • Göç Servisi kararlarını ve müracaatları yazılı olarak saklayın.

  • Pasaport, ikamet kartı, tapu, şirket belgesi, evlilik ve çocuk belgelerinin dijital kopyalarını Ukrayna dışında da saklayın.

Ukrayna'ya girecekler için

Geçmişteki geri çevirme vakaları göz önüne alınarak:

  • seyahat amacının açık olması,

  • kalınacak adres,

  • otel veya davet bilgileri,

  • dönüş/sonraki seyahat planı,

  • yeterli maddi kaynak,

  • geçerli ve hasarsız seyahat belgesi

hazır tutulmalıdır. Geçmiş Büyükelçilik uyarılarında bu belgelerin sınır makamlarınca talep edilebildiği özellikle belirtilmiştir.

İş insanları için

  • Sözlü anlaşma yerine ayrıntılı yazılı sözleşme yapılmalı.

  • Taşınmaz edinirken yalnız satıcının sunduğu belgelere güvenilmemeli; devlet sicilleri bağımsız kontrol edilmeli.

  • Şirket hisseleri ve yöneticilik kayıtları düzenli izlenmeli.

  • Mümkünse çift dilli sözleşme kullanılmalı.

  • Uyuşmazlık çözüm yeri, uygulanacak hukuk ve tahkim/mahkeme maddeleri sözleşmede açıkça belirlenmeli.

  • Ukrayna hukukunu bilen bağımsız bir avukat kullanılmalı.

  • Özellikle savaş bölgesinde gayrimenkul ve ticari yatırım yaparken savaş riski ayrıca hesaplanmalı.

Öğrenciler için

Üniversiteye para yatırmadan önce hem:

  1. Ukrayna'daki üniversitenin mevcut eğitim statüsü,

  2. Türkiye'de YÖK tarafından okul/program tanınması ve denklik şartları

ayrı ayrı kontrol edilmelidir.

Aileler için

Çocukların Türkiye-Ukrayna arasında götürülmesi konusunda diğer ebeveynin muvafakati, velayet kararları ve çocuğun mutat meskeni son derece önemlidir. Uyuşmazlık çıktıktan sonra yalnız polis değil, aile hukuku ve Lahey Sözleşmesi mekanizmalarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.


32. Konsolosluk desteği

Türkiye'nin Kiev Büyükelçiliği savaş sürecinde vatandaşların Ukrayna hukukuyla ilgili sorunları için ayrıca bir hukuki danışmanlık birimi oluşturduğunu duyurmuştu.

Büyükelçiliğin 16 Haziran 2025 tarihli güvenlik duyurusunda:

  • Kiev Büyükelçiliği acil hattı: +380 63 211 47 65

  • Odesa Başkonsolosluğu: +380 93 711 00 26 / +380 93 711 00 24

  • Türkiye Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Çağrı Merkezi: +90 312 292 29 29

bilgileri yer almaktadır.

Yerel numaralar kullanılmadan önce Büyükelçiliğin güncel internet sayfasından yeniden kontrol edilmesi uygun olacaktır. Dışişleri Bakanlığının +90 312 292 29 29 numaralı çağrı merkezi güncel Büyükelçilik sitesinde de yer almaktadır.


33. Araştırmada tespit edilen önemli veri boşlukları

Bu çalışma sırasında dört önemli eksiklik ortaya çıktı.

1. 2026'daki gerçek Türk nüfusu bilinmiyor

Savaş öncesindeki 20 bin rakamı mevcut durumu göstermiyor.

2. Güncel sınır reddi istatistikleri milliyet bazında yeterli değil

2018–2019 için çok ayrıntılı Türk verileri varken 2025–2026 için benzer kamuya açık seri bulunamadı.

3. Türk vatandaşlarının Ukrayna polisine yaptığı şikâyetlerin merkezi istatistiği yok

Bu nedenle:

  • hırsızlık,

  • dolandırıcılık,

  • mülkiyet ihlali,

  • polis hakkında şikâyet,

  • ayrımcılık,

  • aile içi uyuşmazlık

gibi kategorilerde “kaç Türk mağdur oldu?” sorusunun güvenilir cevabı bulunmuyor.

4. Ayrımcılık konusunda milliyet bazlı istatistik yetersiz

Bu nedenle Türk vatandaşlarına yönelik kurumsal ayrımcılığın olup olmadığını bilimsel biçimde ölçmek şu an mümkün görünmüyor.


34. Araştırmanın genel sonucu

Mevcut verilerden çıkarılabilecek en güçlü sonuç şudur:

Ukrayna'daki Türk vatandaşlarının yaşadığı problemler gerçektir ve bazı alanlarda oldukça ciddi düzeydedir. Fakat bunların tamamını “Türklere karşı ayrımcılık” olarak tanımlamak mevcut kanıtlarla desteklenmemektedir.

En somut ve belgelenebilir problemler:

1. Savaş ve can güvenliği

2. Oturum ve göç statüsü

3. Geçmişte sınır kapılarındaki ciddi geri çevirme ve muamele sorunları

4. Türk yatırımcıların karşılaştığı bürokrasi ve hukuki riskler

5. Çalışma/ikamet izinleri

6. Öğrencilerin savaş ve denklik sorunları

7. Karma evlilik/çocuk uyuşmazlıkları

8. Türkleri hedef alan bazı organize dolandırıcılık yöntemleri

olarak sıralanabilir.

2026 açısından özellikle dikkat çekici gösterge, Ukrayna'nın “Migrant” operasyonunda 66 Türk vatandaşının düzensiz göçmen olarak tespit edilmesi ve Türklerin bu istatistikte dördüncü sırada bulunmasıdır.

Bunun yanında Türkiye Ticaret Bakanlığının kendi resmî raporunda Türk firmalarının ikamet, çalışma izni ve bürokratik süreçlerle ilgili güçlüklerinin açıkça kayıt altına alınmış olması, meselenin yalnız bireysel şikâyetlerden oluşmadığını göstermektedir.

Öte yandan Ukrayna'daki Türk ekonomik varlığı da büyüktür: savaş döneminde yabancılar tarafından kurulan şirketler içinde 396 şirketle Türk vatandaşları ilk sırada yer almıştır.

Dolayısıyla Türkiye-Ukrayna ilişkileri bakımından ihtiyaç duyulan şey yalnız konsolosluk hizmeti değildir. Özellikle:

Türkçe hukuki danışmanlık, göç ve oturum danışmanlığı, mülkiyet ve şirket hukuku desteği, aile hukuku, öğrenci danışmanlığı ve Türk vatandaşlarına yönelik düzenli bilgilendirme mekanizmasına ciddi ihtiyaç bulunmaktadır.


35. Kaynakların güvenilirlik sınıflandırması

Bu raporda kaynaklara aynı ağırlık verilmemiştir.

Birinci derece kaynaklar:
Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Kiev Büyükelçiliği; Türkiye Ticaret Bakanlığı; Ukrayna Devlet Göç Servisi; Ukrayna İçişleri Bakanlığı; Ukrayna Ekonomik Güvenlik Bürosu; TBMM'ye gönderilmiş resmî bakanlık cevapları.

Uluslararası bağımsız kaynaklar:
BM İnsan Hakları İzleme Misyonu/OHCHR; OECD; OSCE; HCCH; EASA.

İkinci derece kaynaklar:
Reuters, Anadolu Ajansı ve ulusal basın kuruluşları.

İddia düzeyindeki kaynaklar:
Bireysel mağdur açıklamaları, avukat açıklamaları ve henüz kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan ticari/mülkiyet uyuşmazlığı haberleri.

Bu ayrım özellikle korunmuştur; bir vatandaşın veya avukatın ileri sürdüğü iddia, resmî olarak doğrulanmış olay gibi rapora aktarılmamıştır.


Nihai kanaat

Ukrayna'da Türk vatandaşlarının karşılaştığı sorunlar, Türkiye'nin burada konsolosluk hizmetinin ötesine geçen sürekli bir “Türk vatandaşları hukuki ve sosyal izleme mekanizmasına” ihtiyaç olduğunu düşündürecek kadar çeşitlidir.

Özellikle savaş devam ettiği sürece:

güvenlik + göç/ikamet + hukuk + mülkiyet + ticaret + aile + eğitim

alanlarındaki sorunların tek bir merkezden takip edilmesi ve Türkçe bilgilendirme yapılması önemli bir boşluğu doldurabilir.

Araştırmanın ortaya çıkardığı en kritik nokta ise şudur:

Sorun var; bazı alanlarda ciddi ve belgelenmiş sorun var. Fakat doğru hukuki ve gazetecilik dili, her vakayı “Türklere karşı ayrımcılık” olarak sunmak değil, hangi problemin Türk vatandaşlarına özgü, hangisinin bütün yabancıları, hangisinin ise savaş nedeniyle Ukrayna toplumunun tamamını etkileyen yapısal bir problem olduğunu ayrı ayrı ortaya koymaktır.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User