Türkiye-AB vize muafiyetinde son 6 kriter: Süreç yeniden hızlandı
Türkiye, AB ile vize serbestisi için kalan 6 kriter üzerinde yeniden çalışıyor; terör yasası, KVKK, Europol ve Geri Kabul Anlaşması öne çıkıyor.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Türkiye, Avrupa Birliği ile 2013’ten bu yana yürüttüğü vize serbestisi sürecinde kalan 6 kriteri tamamlamak için yeni bir çalışma başlatırken, Terörle Mücadele Kanunu, kişisel verilerin korunması ve Geri Kabul Anlaşması yeniden gündemin merkezine yerleşti.
Ekonomim’in haberine göre Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının dahil olduğu süreçte teknik çalışmalar hızlandırıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ilgili kurumların yeni bir stratejik yaklaşım üzerinde çalıştığını, özellikle Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na ilişkin hazırlıkların sürdüğünü açıkladı.
Avrupa Birliği’nin resmi belgeleri de Türkiye için belirlenen 72 vize serbestisi kriterinden 6’sının halen açık olduğunu gösteriyor. AB Konseyi’nin 2025 tarihli değerlendirmesinde de bu altı kriterde somut ilerleme sağlanamadığı kaydedilmişti.
Türkiye’nin tamamlaması gereken 6 kriter nedir?
Türkiye ile AB arasındaki Vize Serbestisi Diyaloğu 16 Aralık 2013’te başlatıldı. Süreç, Türk vatandaşlarının kısa süreli Schengen seyahatlerinde vize zorunluluğunun kaldırılabilmesi için belirlenen 72 kriterlik yol haritasına dayanıyor.
AB’nin resmi belgelerinde halen tamamlanması gereken altı başlık şöyle sıralanıyor:
- Europol ile operasyonel iş birliği: Türkiye ile Europol arasında kişisel verilerin de paylaşılmasına imkân verecek operasyonel iş birliği çerçevesinin tamamlanması.
- Kişisel verilerin korunması: Türk mevzuatının Avrupa standartlarıyla daha ileri düzeyde uyumlaştırılması.
- Yolsuzlukla mücadele: Yolsuzluğun önlenmesine yönelik tedbirlerin ve ilgili uluslararası tavsiyelerin uygulanması.
- Adli iş birliği: Ceza alanında tüm AB üyesi ülkelerle etkili adli iş birliğinin sağlanması.
- Terör mevzuatı: Terörle mücadele mevzuatı ve uygulamalarının Avrupa standartları doğrultusunda gözden geçirilmesi.
- Geri Kabul Anlaşması: AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması’nın üçüncü ülke vatandaşlarını da kapsayan hükümleri dahil olmak üzere tüm yönleriyle uygulanması.
Bu başlıkların bazıları yalnız teknik mevzuat değişikliği değil, Türkiye-AB ilişkilerinin uzun süredir tartışılan siyasi konularıyla da doğrudan bağlantılı.
Terörle Mücadele Kanunu en hassas başlıklardan biri
Kalan kriterler arasında en fazla siyasi tartışma yaratan konuların başında Terörle Mücadele Kanunu geliyor.
AB, Türkiye’nin terör tanımını ve ilgili uygulamalarını Avrupa standartları ve temel haklar çerçevesiyle daha fazla uyumlaştırmasını istiyor. Avrupa Parlamentosu da geçmiş değerlendirmelerinde terör mevzuatı ile kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeleri vize serbestisinin kilit başlıkları arasında göstermişti.
Türkiye açısından ise terörle mücadele mevzuatı doğrudan ulusal güvenlik politikalarıyla bağlantılı olduğu için konu yalnızca teknik bir hukuk düzenlemesi olarak değerlendirilmiyor.
Bu nedenle vize serbestisi sürecinin yıllardır ilerleyememesindeki en önemli düğüm noktalarından biri bu alandaki görüş ayrılığı olarak öne çıkıyor.
Yeni çalışma döneminde Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların, AB’nin beklentileri ile Türkiye’nin güvenlik yaklaşımı arasında nasıl bir formül geliştireceği sürecin geleceğini belirleyen başlıklardan biri olacak.
KVKK düzenlemesi Europol iş birliğini de etkiliyor
İkinci kritik konu kişisel verilerin korunması.
Cevdet Yılmaz’ın açıklamasına göre Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan bilim kurulu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu üzerinde çalışıyor.
Bu kriter aynı zamanda Europol ile operasyonel iş birliğinin de önünü açabilecek nitelikte. AB’nin önceki değerlendirmelerinde, Türkiye’nin veri koruma mevzuatının Avrupa standartlarıyla uyumunun, Europol ile kişisel veri değişimini içeren daha ileri düzey bir anlaşmanın ön şartlarından biri olduğu belirtilmişti.
Dolayısıyla altı kriter birbirinden tamamen bağımsız değil. KVKK alanındaki ilerleme, aynı zamanda Europol başlığındaki tıkanıklığın giderilmesine yardımcı olabilir.
Türkiye’nin 2018’de AB standartlarına uyumlu biyometrik pasaport düzenlemesini hayata geçirmesinin ardından açık kriter sayısı altıya düşmüştü. Ancak sonraki yıllarda bu altı temel başlıkta vize muafiyetini sağlayacak düzeyde ilerleme gerçekleşmedi.
Kıbrıs ve Geri Kabul Anlaşması siyasi boyutu güçlendiriyor
Adli iş birliği kriteri Türkiye açısından başka bir siyasi sorunla kesişiyor.
AB, Türkiye’nin ceza davaları, suçluların iadesi ve benzeri adli süreçlerde tüm AB üyesi devletlerle etkin iş birliği yapmasını talep ediyor.
Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımaması ise bu kriterin tam olarak karşılanmasının önündeki siyasi sorunlardan biri olmaya devam ediyor.
Benzer bir hassasiyet Geri Kabul Anlaşması için de geçerli.
AB’nin beklentisi, anlaşmanın yalnızca Türk vatandaşları açısından değil, Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçen üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulünü içeren hükümleriyle birlikte uygulanması.
AB belgelerinde de Geri Kabul Anlaşması’nın tüm üye ülkeler ve üçüncü ülke vatandaşlarına ilişkin hükümleriyle eksiksiz uygulanması kalan altı kriterden biri olarak belirtiliyor.
Bu başlık, düzensiz göç ve Türkiye’nin milyonlarca göçmen ve sığınmacıya ev sahipliği yapması nedeniyle Ankara açısından oldukça hassas bir konu olmayı sürdürüyor.
Altı kriter tamamlanırsa vizesiz seyahat hemen başlamayacak
Kalan altı kriterin tamamlanması önemli bir aşama olsa da Türk vatandaşlarının ertesi gün vizesiz Avrupa’ya seyahat etmeye başlaması anlamına gelmiyor.
Vize serbestisinin yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’nin kriterleri yerine getirdiğini değerlendirmesi gerekiyor.
Ardından Türk vatandaşlarına uygulanan vize zorunluluğunun kaldırılmasına ilişkin hukuki değişikliğin Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi tarafından kabul edilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla süreç iki temel aşamadan oluşuyor: Önce teknik ve siyasi kriterlerin tamamlanması, ardından AB kurumlarındaki karar süreci.
Avrupa Komisyonu, Türkiye ile vize serbestisi diyaloğunun 2013’te başladığını ve yol haritasının vize yükümlülüğünün kaldırılması için gerçekleştirilmesi gereken reform ve iş birliği alanlarını belirlediğini resmi sayfasında da sürdürüyor.
Schengen’de kolaylaştırma geldi ancak bu vize muafiyeti değil
Türkiye-AB vize ilişkilerinde son dönemde bir başka önemli değişiklik yaşandı.
Avrupa Birliği, Temmuz 2025’te Türkiye’de ikamet eden ve düzenli seyahat geçmişi bulunan Türk vatandaşları için daha uzun süreli çok girişli Schengen vizelerinin verilmesini kolaylaştıran “cascade” sistemini devreye aldı.
Yeni sisteme göre önceki vizelerini kurallara uygun kullanan kişiler, belirli şartları karşıladıkça bir yıllık, ardından üç ve beş yıllık çok girişli vizelere erişebiliyor.
Ancak bu düzenleme vize muafiyeti anlamına gelmiyor.
Türk vatandaşları halen Schengen ülkelerine kısa süreli seyahatlerinde vize başvurusunda bulunmak zorunda. Yeni sistem yalnızca geçmişte düzenli seyahat etmiş başvuru sahiplerinin daha uzun süreli vizelere erişimini kolaylaştırıyor.
Bu ayrım, vize serbestisi diyaloğunda kalan altı kriterin neden hala önem taşıdığını da gösteriyor.
Türkiye’den 2025’te 1,26 milyon Schengen vize başvurusu
Vize konusu yalnız siyasi değil, çok geniş bir toplumsal kesimi doğrudan etkiliyor.
Avrupa Komisyonu’nun 28 Mayıs 2026’da yayımladığı verilere göre Türkiye’den 2025 yılında yaklaşık 1,26 milyon Schengen kısa süreli vize başvurusu yapıldı. Türkiye böylece Çin’in ardından dünyanın en fazla Schengen vizesi başvurusu yapılan ikinci ülkesi oldu.
Ekonomim’in aktardığı verilere göre yaklaşık 1,07 milyon başvuru vizeyle sonuçlanırken, Türkiye’den yapılan başvurulardaki ret oranı yaklaşık %14,6 seviyesinde gerçekleşti.
2024’te Türkiye’den 1 milyon 173 bin 917 başvuru yapılmış ve ret oranı %14,5 olarak açıklanmıştı. Avrupa Komisyonu verileri, Türk vatandaşlarının Schengen seyahatine olan talebinin yüksek kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Bu nedenle 13 yıldır sonuçlandırılamayan vize serbestisi diyaloğunun yeniden hızlandırılması, yalnız Türkiye-AB diplomatik ilişkileri açısından değil; turistler, öğrenciler, akademisyenler, iş insanları ve Avrupa’da ailesi bulunan milyonlarca kişi açısından da önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde gözler özellikle KVKK, Terörle Mücadele Kanunu, Europol iş birliği, yolsuzlukla mücadele, adli iş birliği ve Geri Kabul Anlaşması başlıklarında atılacak adımlarda olacak.
Altı kriter üzerinde uzlaşma sağlanması halinde Türkiye, 2013’te başlatılan vize serbestisi sürecinde bugüne kadarki en kritik eşiği aşmış olacak. Ancak nihai kararın Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi süreçlerinin tamamlanmasının ardından alınabileceği unutulmamalı.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)