Boris Johnson’ın Ukrayna barışını rüşvetle sabote ettiği kanıtlanmadı

Boris Johnson’ın 1 milyon sterlinlik bağış karşılığında 2022 İstanbul barış görüşmelerini sabote ettiği iddiasını destekleyen kanıt bulunmuyor.

25.07.2026 - 15:33
0
Boris Johnson’ın Ukrayna barışını rüşvetle sabote ettiği kanıtlanmadı

AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM

LONDRA / BİRLEŞİK KRALLIK — Eski İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın 1 milyon sterlinlik bağış karşılığında 2022’deki Ukrayna-Rusya barış görüşmelerini sabote ettiği iddiasını destekleyen kamuya açık ve doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor.

Kremlin temsilcisi Kirill Dmitriev’in gündeme getirdiği iddia; gerçek bir bağışı, bir savunma şirketindeki hissedarlığı ve Johnson’ın sonraki Ukrayna ziyaretini bir araya getiriyor. Ancak bu olaylar arasında rüşvet ilişkisi bulunduğunu ya da Johnson’ın para karşılığında İstanbul görüşmelerini sona erdirdiğini gösteren somut bir bulgu ortaya konulmuş değil.

İddia nasıl yeniden gündeme geldi?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in uluslararası ekonomik işbirliği özel temsilcisi Kirill Dmitriev, 21 Temmuz 2026’da X hesabından yaptığı paylaşımda Johnson’ın “imzalanmaya hazır” bir barış anlaşmasını para karşılığında sabote ettiğini öne sürdü.

“Boris Johnson, 1 milyon sterlin aldıktan sonra imzaya hazır anlaşmayı sabote etti.”

Paylaşımda adı açıkça belirtilmeyen bağışçının, İngiliz iş insanı ve siyasi bağışçı Christopher Harborne olduğu değerlendiriliyor. Harborne, Ukrayna ordusuna ekipman sağladığı bildirilen İngiliz savunma şirketi QinetiQ’nun en büyük hissedarlarından biri olarak biliniyor. Ancak Harborne’un şirkette hisse sahibi olması, kendisinin doğrudan “askerî İHA üreticisi” olduğu anlamına gelmiyor.

Dmitriev’in paylaşımı, daha önce Kremlin ve Rusya devlet medyası tarafından da dile getirilen “Batı, barışı engelleyerek Ukrayna’yı savaşa devam etmeye zorladı” anlatısının yeni bir versiyonu niteliğinde.

Bağışın zamanlaması iddiayla uyuşmuyor

Johnson, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile görüşmek üzere 9 Nisan 2022’de Kiev’e gitti. İstanbul’daki yüz yüze müzakereler ise 29 Mart 2022’de gerçekleştirilmiş, taraflar nisan ayının ortalarına kadar farklı taslaklar üzerinde çalışmıştı.

Christopher Harborne’un Johnson’ın özel şirketi The Office of Boris Johnson Ltd’ye yaptığı 1 milyon sterlinlik ödeme ise Kasım 2022’de, Johnson’ın başbakanlıktan ayrılmasından yaklaşık iki ay sonra kayda geçti. Başka bir ifadeyle ödeme, Johnson’ın Kiev ziyaretinden ve İstanbul görüşmelerinin çıkmaza girmesinden yaklaşık yedi ay sonra yapıldı.

Bu kronoloji, Dmitriev’in Johnson’ın parayı aldıktan sonra anlaşmayı sabote ettiği yönündeki anlatısıyla örtüşmüyor. Sonradan yapılan bir ödemenin daha önceki bir kararla bağlantılı olduğu teorik olarak iddia edilebilir; ancak böyle bir bağlantıyı gösterecek anlaşma, yazışma, banka kaydı veya doğrulanmış tanık ifadesi yayımlanmış değil.

The Guardian haberi ne söyledi?

The Guardian, Ekim 2025’te yayımladığı araştırmada Harborne’un 1 milyon sterlinlik bağışını ve Eylül 2023’te Johnson ile birlikte Ukrayna’ya gitmesini inceledi. Sızdırılan programlara göre Harborne, Kiev’deki bazı etkinliklere “Boris Johnson’ın ofisinin danışmanı” sıfatıyla kaydedilmişti.

Haberde Harborne’un Johnson’a neden eşlik ettiği, toplantılarda hangi rolü üstlendiği ve özel şirket üzerinden yapılan ödemenin niteliği konusunda şeffaflık soruları gündeme getirildi. The Guardian ayrıca ödemenin İngiltere Seçim Komisyonunun siyasi bağış veri tabanında değil, Johnson’ın milletvekili çıkarları kaydında yer aldığını aktardı.

Ancak araştırma, Johnson’ın 2022 barış görüşmelerini para karşılığında engellediği sonucuna varmadı ve ödemeyi “rüşvet” olarak tanımlamadı. Harborne’un avukatları da bağışçının kişisel kazanç beklentisi bulunmadığını ve aksi yöndeki iddiaların kanıtsız olduğunu savundu.

Buna rağmen Rus devlet medyasında yayımlanan sonraki haberlerde The Guardian’ın içeriği genişletilerek Johnson’ın görüşmeleri baltalamak için para aldığı ileri sürüldü. Euronews’ün teyit çalışmasına göre bu yorum, The Guardian’ın haberinde yer almayan bir sonucu kaynağa atfediyor.

İstanbul’da imzaya hazır anlaşma var mıydı?

Mart ve Nisan 2022’deki görüşmeler yalnızca göstermelik temaslardan ibaret değildi. Ukrayna’nın tarafsızlığı, NATO üyeliğinden vazgeçmesi, Avrupa Birliği üyeliği ihtimali ve uluslararası güvenlik garantileri gibi önemli başlıklarda taslaklar hazırlandı.

Bununla birlikte Reuters’ın görüşme belgelerine dayanan incelemesine göre taraflar güvenlik garantilerinin nasıl işleyeceği, Ukrayna ordusunun büyüklüğü, askerî ekipman sınırları, Rusçanın statüsü ve bazı Ukrayna yasalarının kaldırılması gibi konularda anlaşamamıştı. Rusya, gelecekte Ukrayna’ya saldırılması durumunda garantör ülkelerin müdahalesi için kendi onayının da aranmasını istiyor, bu da Moskova’ya fiilen veto hakkı veriyordu.

Toprakların geleceği ve Rus kuvvetlerinin hangi sınırlara çekileceği konusunda da nihai mutabakat bulunmuyordu. Bu nedenle “imzalanmaya hazır ve bütün ayrıntıları tamamlanmış bir anlaşma” tanımı mevcut belgelerin gösterdiğinden daha kesin bir tablo çiziyor.

Foreign Affairs’ta yayımlanan ayrıntılı inceleme, tarafların önemli tavizleri değerlendirdiğini ve anlaşmaya bazı alanlarda yaklaştığını ortaya koydu. Bununla birlikte temel meselelerin çözülememesi, Batılı devletlerin talep edilen güvenlik garantilerine mesafeli yaklaşması, Buça’da ortaya çıkan sivil ölümleri ve cephedeki değişiklikler görüşmelerin sona ermesinde birlikte etkili oldu.

Johnson’ın görüşmeler üzerinde etkisi oldu mu?

Johnson’ın Kiev ziyaretinde Ukrayna’ya Rusya karşısında direnmeye devam etmesi yönünde siyasi destek verdiğine ilişkin anlatımlar bulunuyor. Ukrayna heyetinin başındaki David Arahamia, 2023’te verdiği röportajda Johnson’ın Kiev’e gelerek Rusya ile herhangi bir şey imzalanmaması ve savaşmaya devam edilmesi yönünde konuştuğunu söyledi.

Ancak Arahamia aynı röportajda Ukrayna heyetinin zaten anlaşmayı imzalamaya hazırlanmadığını; tarafsızlık kararı için anayasa değişikliği, referandum ve güvenilir güvenlik garantileri gerektiğini de belirtti. Rusya yanlısı aktarımlarda çoğunlukla bu ikinci bölümün dışarıda bırakıldığı görüldü.

Dolayısıyla Johnson’ın Kiev yönetimini mücadeleye devam etmesi yönünde cesaretlendirmiş olması mümkün ve kaynaklarda yer alan bir iddia. Ancak bundan, görüşmeleri tek başına Johnson’ın bitirdiği ya da bunu para karşılığında yaptığı sonucu çıkmıyor.

Johnson’ın “hiçbir etkisi olmadığını” kesin biçimde söylemek de müzakerelerin karmaşık siyasi bağlamını basitleştirebilir. Mevcut bulgular, Batılı ülkelerin askerî yardımının ve güvenlik garantileri konusundaki yaklaşımının Kiev’in değerlendirmelerinde etkili olduğunu; buna karşılık görüşmelerin tek bir kişi veya tek bir ziyaret nedeniyle sona ermediğini gösteriyor.

Zelenskiy iddiayı reddetti

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Şubat 2025’te The Guardian’a verdiği röportajda Johnson’ın kendisini anlaşmadan vazgeçirdiği iddiasını “mantıksız” olarak nitelendirdi.

Zelenskiy, Rusya’nın sunduğu önerilerin ültimatom niteliğinde olduğunu, Ukrayna vatandaşlarının haklarını ve ülkenin anayasasını ihlal edeceğini düşündüğü için bunları kabul etmediğini söyledi. Johnson Kiev’e geldiğinde Rus birliklerinin başkent çevresinden geri püskürtüldüğünü belirten Zelenskiy, alınmış bir kararın Johnson tarafından değiştirildiği iddiasını reddetti.

Johnson da iddiaları “Rus propagandası” olarak tanımladı. Ancak tarafların kendi açıklamaları tek başına kesin kanıt sayılamayacağından teyit değerlendirmesi; bağışın tarihi, müzakere taslakları, yayımlanan araştırmalar ve iddiayı destekleyen bağımsız delillerin bulunup bulunmadığı üzerinden yapılmalı.

Teyit sonucu: İddia kanıtlanmadı

Christopher Harborne’un Johnson’ın özel şirketine 1 milyon sterlin verdiği ve daha sonra Johnson’la birlikte Ukrayna’ya gittiği doğrulanmış durumda. Bu ilişki, siyasi etik ve şeffaflık bakımından meşru sorular doğuruyor.

Buna karşılık bağışın, Mart-Nisan 2022’deki İstanbul görüşmelerini engellemek amacıyla verildiğini gösteren bir delil bulunmuyor. Ödeme görüşmelerden aylar sonra yapıldı, The Guardian araştırması rüşvet bağlantısı kurmadı ve müzakere belgeleri taraflar arasında hâlâ önemli anlaşmazlıklar bulunduğunu gösteriyor.

Bu nedenle “Boris Johnson, 1 milyon sterlin rüşvet alarak imzaya hazır Ukrayna-Rusya barış anlaşmasını sabote etti” iddiası kanıtlanmış bir olgu değil; doğrulanmamış unsurları gerçek olaylarla birleştiren yanıltıcı bir iddia olarak değerlendirilmelidir.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User