Fehmi Koru’dan Davutoğlu yorumu: Parti bitti, birikim sürecek
Fehmi Koru, Gelecek Partisi’nin faaliyetlerini sonlandıran Ahmet Davutoğlu’nun akademi, diplomasi ve düşünce alanında etkili olabileceğini yazdı.
AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM
ANKARA / TÜRKİYE — Gazeteci ve yazar Fehmi Koru, Ahmet Davutoğlu’nun parti siyasetinden çekilme kararını değerlendirerek eski Başbakan’ın düşünce, akademi ve diplomasi alanlarında etkili bir kamusal rol üstlenebileceğini savundu.
Koru, 31 Temmuz tarihli yazısında Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararının kendisini şaşırttığını belirtirken, Davutoğlu’nun birikiminin parti tüzel kişiliğiyle birlikte sona ermeyeceğini vurguladı. Değerlendirmeler Fehmi Koru’nun kişisel görüşlerini yansıtıyor.
Koru kararı neden şaşırtıcı buldu?
Fehmi Koru’ya göre şaşırtıcı olan yalnızca Gelecek Partisi’nin faaliyetlerini sonlandırma kararı değildi. Ahmet Davutoğlu imzasıyla yayımlanan uzun açıklamanın, bir siyasi vedadan çok yeni bir hareketin kuruluş beyannamesini andıran içeriği de dikkat çekiciydi.
Davutoğlu, açıklamasında parti siyasetinden çekileceğini duyurmasına rağmen düşünce, eğitim, bilim, kültür, ekonomi, uluslararası diplomasi ve toplumsal dayanışma alanlarında çalışmayı sürdüreceğini bildirdi. Kararı teslimiyet olarak değil, mevcut siyasi ortama karşı mesafe koyma girişimi şeklinde tanımladı.
Koru, bu ifadelerden hareketle Davutoğlu’nun kamusal hayattan bütünüyle çekilmeyeceği sonucuna varıyor. Yazara göre açıklama, bir dönemin kapanışını bildirirken aynı zamanda parti teşkilatı dışında yürütülecek yeni çalışmaların işaretini veriyor.
Koru ayrıca partinin kuruluşundan itibaren çalışan bazı isimlerin karar sürecinden ne ölçüde haberdar edildiğinin açık olmadığını belirtiyor. Gelecek Partili milletvekillerinin ve parti yöneticilerinin bundan sonraki konumlarının da açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında bulunduğunu ifade ediyor.
Davutoğlu parti siyasetinden çekildi
Ahmet Davutoğlu, 29 Temmuz’da yayımladığı “Yarının Türkiye’si İçin” başlıklı açıklamada Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını duyurdu.
Davutoğlu, kararın partinin yetkili kurulları ve partiyi bugüne taşıyan isimlerle gerçekleştirilen istişarelerden sonra alındığını belirtti. Mevcut parti siyasetinin toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunları çözmekte yetersiz kaldığını savundu.
“Bu, bir teslimiyet kararı değildir.”
Davutoğlu, parti siyasetini bırakmasının Türkiye’nin meseleleriyle ilgilenmekten vazgeçtiği anlamına gelmediğini söyledi. Bundan sonraki dönemde siyasi parti sınırlarının dışında fikir üretmeye, konuşmaya ve toplumsal sorunlara ilişkin uyarılarda bulunmaya devam edeceğini açıkladı.
Bu nedenle kararın “siyasetin tamamen bırakılması” ile “aktif parti siyasetinden çekilme” arasında bir ayrım içerdiği görülüyor. Koru’nun değerlendirmesi de ağırlıklı olarak Davutoğlu’nun bundan sonraki kamusal rolünün nasıl şekillenebileceğine odaklanıyor.
Fikir insanı ile pratik siyaset arasındaki gerilim
Fehmi Koru, Davutoğlu’nu Türkiye’nin yetiştirdiği önemli düşünce insanlarından biri olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte entelektüel birikim ile günlük siyasetin zorunluluklarının her zaman uyum içinde ilerlemediğini savunuyor.
Koru’ya göre siyasi partilerde görev alan akademisyenler ve fikir insanları, zamanla parti disiplini, seçim hesapları, teşkilat dengeleri ve günlük tartışmalar nedeniyle düşüncelerini istedikleri ölçüde özgür biçimde ortaya koyamayabiliyor.
Davutoğlu’nun kariyeri de akademiden devlet yönetimine, oradan parti liderliğine uzanan farklı aşamalardan oluşuyor. Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanında akademik çalışmalar yapan Davutoğlu, 2002’de dış politika başdanışmanlığına, 2009’da Dışişleri Bakanlığına getirildi. Ağustos 2014’te AK Parti Genel Başkanı seçildi ve 2016 yılına kadar Başbakan olarak görev yaptı.
Koru, Davutoğlu’nun başlangıçta akademik çalışmalarına ve öğrenci yetiştirmeye öncelik verdiğini, aktif siyasi görevlere ise daha sonra yöneldiğini hatırlatıyor. Bu nedenle parti siyasetinden çekilmesinin, başlangıçtaki akademik ve düşünsel faaliyetlerine geri dönmesi için yeni bir imkân oluşturabileceğini düşünüyor.
Başbakanlık dönemi ve siyasi kırılma
Davutoğlu’nun siyasi kariyerindeki en önemli aşama, Dışişleri Bakanlığının ardından AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevlerini üstlenmesi oldu.
Fehmi Koru, 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimlerinin birbirinden oldukça farklı sonuçlarının Davutoğlu’nun genel başkanlığı döneminde yaşandığına dikkat çekiyor. Yazara göre bu dönem, Davutoğlu’nun siyasi kariyerinin hem en yüksek noktasını hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaşanan ayrışmanın başlangıcını oluşturdu.
Davutoğlu, Mayıs 2016’da Başbakanlık ve AK Parti Genel Başkanlığı görevlerinden ayrıldı. Eylül 2019’da AK Parti’den istifa ettikten sonra aynı yılın aralık ayında Gelecek Partisi’ni kurdu.
Gelecek Partisi, 2023 genel seçimlerine CHP listelerinden katıldı ve seçilen milletvekilleri daha sonra Saadet Partisiyle ortak Meclis grubu oluşturdu. DEVA Partisinin de katılımıyla bu yapı 2025 yılında Yeni Yol Partisi çatısı altında yeniden şekillendi.
Koru’ya göre Davutoğlu’nun Gelecek Partisi aracılığıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a alternatif oluşturma girişimi beklenen siyasi sonucu üretmedi. Parti faaliyetlerinin sonlandırılması, yaklaşık altı buçuk yıl süren bu girişimin sona erdiğini gösteriyor.
Yeni Yol grubunun geleceği ne olacak?
Fehmi Koru’nun gündeme getirdiği önemli sorulardan biri, Gelecek Partisi’nin faaliyetlerini sonlandırmasının Yeni Yol Partisi Meclis grubunu nasıl etkileyeceği.
TBMM’nin 31 Temmuz tarihli güncel sandalye dağılımında Yeni Yol Partisi 20 milletvekiliyle temsil ediliyor. Mevzuata göre bir siyasi partinin TBMM’de grup kurabilmesi için en az 20 milletvekiline sahip olması gerekiyor. Bu nedenle Yeni Yol grubu sayı bakımından yasal sınırda bulunuyor.
Gelecek Partisi kökenli milletvekillerinin Yeni Yol bünyesindeki görevlerine devam etmesi hâlinde, partinin kendi faaliyetlerini durdurması Meclis grubunu kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir. Ancak Yeni Yol’dan bir milletvekilinin ayrılması ve yerine yeni katılım olmaması durumunda grup sayısı 20’nin altına düşebilir.
TBMM kayıtlarında Yeni Yol grubunun faaliyetleri ve milletvekillerinin bu partiye mensubiyeti devam ediyor. Dolayısıyla grubun dağıldığına ilişkin resmî bir karar bulunmuyor.
Koru, Saadet Partisi ve DEVA Partisiyle birlikte oluşturulan yapının korunmasının Meclis’teki temsil bakımından yararlı olacağını savunuyor. Bununla birlikte nihai kararın milletvekilleri ve Yeni Yol yönetimi tarafından verilmesi gerekiyor.
Koru’dan akademi, diplomasi ve hatırat önerisi
Fehmi Koru, Davutoğlu’nun bundan sonraki dönemde yeniden düşünce ve akademi dünyasına ağırlık vermesini öneriyor.
Davutoğlu’nun akademik geçmişi, dış politika alanındaki çalışmaları ve farklı dillerde yayımlanan eserleri bulunuyor. Başdanışmanlık, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevleri sırasında çok sayıda uluslararası görüşme ve diplomatik sürecin içinde yer aldı.
Koru’ya göre bu deneyimin sistematik biçimde kamuoyuyla paylaşılması Türkiye’nin yakın siyasi tarihi açısından önemli bir kaynak oluşturabilir. Davutoğlu’nun görev dönemlerinde tanık olduğu olayları, uluslararası liderlerle görüşmelerini ve devlet yönetimindeki tecrübelerini bir anı kitabında anlatabileceğini belirtiyor.
Yazar ayrıca Davutoğlu’nun geçmişte ilişkili olduğu akademik kurumlara, yayın faaliyetlerine ve öğrenci yetiştirme çalışmalarına yeniden yoğunlaşabileceğini düşünüyor. Parti genel başkanlığının getirdiği siyasi sınırlamaların ortadan kalkmasının, Davutoğlu’nun görüşlerinin daha farklı çevreler tarafından değerlendirilmesini sağlayabileceğini savunuyor.
Koru’nun değerlendirmesinin merkezinde, Gelecek Partisi’nin faaliyetlerini sonlandırmasının Ahmet Davutoğlu’nun kamusal etkisinin de sona ermesi anlamına gelmediği görüşü bulunuyor. Buna göre Davutoğlu’nun yeni dönemdeki etkisi seçim yarışından çok düşünce üretimi, akademik çalışmalar, diplomasi ve yakın tarih anlatıları üzerinden şekillenebilir.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)