Feti Yıldız’dan parti kapatma açıklaması: Hiçbir partiyi işaret etmedim
Feti Yıldız, rüşvet ve yolsuzluğun parti kapatma nedeni yapılması önerisinin belirli bir partiyi hedef almadığını söyledi; anayasal ölçütü açıkladı.
AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM
ANKARA / TÜRKİYE — MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmanın” siyasi parti kapatma nedenlerine eklenmesi önerisinin belirli bir siyasi partiyi hedef almadığını açıkladı.
Yıldız, tartışmaların ardından yaptığı ikinci paylaşımda Anayasa’daki “odak hâline gelme” ölçütünü aktardı ve yalnızca bazı parti üyelerinin suç işlemesinin, partinin kapatılması için tek başına yeterli olmayacağını vurguladı. Önerinin hayata geçirilmesine yönelik hazırlanmış bir kanun teklifi veya takvim ise henüz açıklanmadı.
“Herhangi bir siyasi parti işaret edilmedi”
MHP’nin resmî Başkanlık Divanı listesine göre Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Feti Yıldız, 31 Temmuz 2026’da sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yayımladı.
Yıldız, bir gün önce yaptığı açıklamanın belirli bir siyasi partiyle ilişkilendirilmesine karşı çıkarak şu ifadeyi kullandı:
“X hesabımdan yaptığım paylaşımda herhangi bir siyasi parti işaret edilmemiştir.”
Medyada konu hakkında değerlendirme yapan bazı kişilerin “odak olmak” kavramını doğru anlamadığını savunan Yıldız, açıklamasının devamında Anayasa’nın 69’uncu maddesindeki ölçütleri aktardı. Paylaşımını ise “Şimdi anlayabildiniz mi?” sözleriyle tamamladı.
Yıldız’ın açıklamasında herhangi bir siyasi parti adı yer almadı. Tartışmanın, önerinin güncel siyasi gelişmelerle ilişkilendirilmesi ve bazı yorumcular tarafından belirli partilere yönelik mesaj olarak değerlendirilmesi üzerine büyüdüğü görüldü. Yıldız ise bu yorumları açık biçimde reddetti.
İlk açıklamasında yeni kapatma nedeni önermişti
Feti Yıldız, 30 Temmuz’daki ilk paylaşımında Türkiye’de siyasi partilerin temelli kapatılmasına ilişkin esasların Anayasa’nın 68 ve 69’uncu maddelerinde düzenlendiğini hatırlatmıştı.
Yıldız, mevcut hükümlere yeni bir gerekçe eklenmesini isteyerek, “Siyasi parti kapatma nedenlerine ‘rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak’ da eklenmelidir” demişti. Açıklamasında mevcut parti kapatma nedenlerini sıralayan Yıldız, önerinin hangi maddeye nasıl ekleneceğine ilişkin ayrıntılı bir düzenleme metni paylaşmamıştı.
Öneri, bireysel olarak rüşvet veya yolsuzluk suçlamasıyla karşılaşan bir parti üyesinin eyleminden ziyade, bu tür fiillerin parti içinde yoğunlaşması ve parti yönetimi tarafından benimsenmesi durumunu kapsayacak şekilde ifade edildi.
Ancak “rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak” ifadesinin hangi suçları, hangi mahkeme kararlarını veya hangi parti organlarını kapsayacağı konusunda Yıldız tarafından henüz bir hukuki çerçeve açıklanmadı.
Anayasa’daki “odak olma” ölçütü ne anlama geliyor?
Anayasa’nın 69’uncu maddesine göre bir siyasi partinin üyelerince Anayasa’ya aykırı fiillerin işlenmesi, partinin doğrudan kapatılması için tek başına yeterli kabul edilmiyor.
Bir partinin “odak” hâline geldiğinin kabul edilebilmesi için söz konusu fiillerin üyeler tarafından yoğun biçimde işlenmesi ve bu durumun partinin büyük kongresi, genel başkanı, merkez karar veya yönetim organları ya da TBMM’deki grup organlarınca açıkça veya dolaylı biçimde benimsenmesi gerekiyor.
Fiillerin doğrudan parti organlarınca kararlılık içinde işlenmesi de partinin söz konusu eylemlerin odağı hâline gelmiş sayılmasına yol açabiliyor. Bu tanım, 3 Ekim 2001 tarihli Anayasa değişikliğiyle 69’uncu maddeye eklendi.
Dolayısıyla “odak olmak”, tek bir kişinin veya sınırlı sayıdaki üyenin bireysel eyleminden daha geniş ve kurumsal bir bağlantı gerektiriyor. Bir partinin bu şartları taşıyıp taşımadığına siyasi makamlar değil, açılan dava kapsamında Anayasa Mahkemesi karar veriyor.
Mevcut kapatma nedenleri neler?
Anayasa’nın 68’inci maddesi; siyasi partilerin tüzük, program ve eylemlerinin devletin bağımsızlığına, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olamayacağını düzenliyor.
Siyasi partiler ayrıca millî egemenliğe, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı amaçlar güdemiyor; herhangi bir diktatörlüğü savunamıyor ve suç işlenmesini teşvik edemiyor. Bir partinin tüzüğü veya programı bu esaslara aykırı bulunursa temelli kapatma kararı verilebiliyor.
Anayasa’nın 69’uncu maddesinde yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan veya Türk vatandaşı olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partilerin de temelli kapatılacağı belirtiliyor.
Buna karşılık “rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak”, mevcut Anayasa metninde ayrı ve açık bir siyasi parti kapatma nedeni olarak yer almıyor. Yıldız’ın önerisi, bu başlığın mevcut kapatma nedenlerine eklenmesini amaçlıyor.
Parti kapatma davasını kim açabiliyor?
Anayasa’ya göre siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılıyor. Davayı kesin olarak karara bağlama yetkisi ise Anayasa Mahkemesine ait bulunuyor.
Anayasa Mahkemesi, partinin Anayasa’ya aykırı eylemlerin odağı hâline geldiğine karar verse bile her durumda temelli kapatma yaptırımı uygulamak zorunda değil. Mahkeme, fiillerin ağırlığını dikkate alarak ilgili partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına da karar verebiliyor.
Bu nedenle bir siyasi partinin üyeleri veya yöneticileri hakkında rüşvet ve yolsuzluk soruşturması yürütülmesi, mevcut hukuk düzeninde kendiliğinden parti kapatma davası açılması ya da partinin kapatılması sonucunu doğurmuyor.
Yıldız’ın önerisinin kabul edilmesi durumunda dahi suçlamalar ile parti tüzel kişiliği arasında nasıl bir bağ aranacağı, kesinleşmiş mahkeme kararının gerekip gerekmeyeceği ve “yoğunluk” ölçütünün nasıl uygulanacağı ayrıca düzenlenmek zorunda olacak.
Öneri Anayasa değişikliği gerektiriyor
Siyasi parti kapatma nedenleri doğrudan Anayasa’nın 68 ve 69’uncu maddelerinde düzenlendiği için “rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak” şeklinde yeni bir kapatma gerekçesinin getirilmesi Anayasa değişikliği gerektiriyor.
Anayasa’nın 175’inci maddesine göre değişiklik teklifi, TBMM üye tam sayısının en az üçte biri tarafından yazılı olarak sunulabiliyor. Teklifin kabulü için ise Meclis üye tam sayısının en az beşte üçünün gizli oyu gerekiyor. Oy sayısına bağlı olarak Cumhurbaşkanının iade veya halkoyuna sunma yetkisi de bulunuyor.
Feti Yıldız, açıklamalarında MHP tarafından hazırlanmış bir Anayasa değişikliği teklifinin bulunup bulunmadığını, diğer siyasi partilerle görüşme yapılıp yapılmayacağını veya düzenlemenin Meclis gündemine ne zaman getirileceğini belirtmedi.
Tartışmanın bundan sonraki aşaması, önerinin yalnızca siyasi bir çağrı olarak kalıp kalmayacağına veya maddeleri, kapsamı ve uygulama şartları belirlenmiş somut bir Anayasa değişikliği teklifine dönüşüp dönüşmeyeceğine bağlı olacak.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)