ABD'nin gazeteci vizesi sınırına Alman medyasından ortak tepki

ABD'nin yabancı gazetecilerin vize süresini 240 günle sınırlama planına Alman medya kuruluşları tepki göstererek Merz hükümetinden girişim istedi.

24.08.2026 - 20:42
0
ABD'nin gazeteci vizesi sınırına Alman medyasından ortak tepki

Ahmet Taş | Yerel Gündem

BERLİN, ALMANYA — ABD'nin yabancı gazetecilerin ülkede kalış süresini 240 günle sınırlamayı öngören yeni vize düzenlemesi, Almanya'nın önde gelen medya kuruluşlarını ortak açıklamayla harekete geçirdi.

ARD, ZDF, Deutsche Welle, RTL, ProSieben ve Sat.1'in de aralarında bulunduğu medya kuruluşları, düzenlemenin ABD'den bağımsız ve kesintisiz habercilik yapılmasını zorlaştırabileceği uyarısında bulundu. Alman yayıncı örgütleri BDZV ve MVFP de ortak tepkiye katılırken, Başbakan Friedrich Merz ile Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'den diplomatik girişimde bulunmaları istendi.

DW Türkçe'nin aktardığı ortak açıklamada, vize sürelerinin bu şekilde sınırlandırılmasının demokratik ülkelerde basın özgürlüğü bakımından kaygı verici bir emsal oluşturabileceği vurgulandı.

Gazetecilerin vize süresi 240 günle sınırlandırılacak

Yeni düzenleme, ABD'de mesleki faaliyet yürüten yabancı gazetecilere verilen vizelerin ülkede kalış süresini 240 günle sınırlandırmayı öngörüyor.

Mevcut uygulamada yabancı basın mensupları, mesleki görevlerinin devam etmesi halinde daha uzun süre ABD'de çalışabiliyor. Yeni sistemde ise gazetecilerin belirli aralıklarla statülerini yenilemeleri gerekecek.

Uygulamanın 15 Eylül'de yürürlüğe girmesinin planlandığı belirtiliyor.

Vizenin veya ülkede kalış izninin uzatılması tamamen ortadan kaldırılmıyor. Ancak Alman medya kuruluşlarının temel itirazı da burada ortaya çıkıyor: uzatma prosedürlerinin ne ölçüde hızlı işleyeceği, hangi şartların aranacağı ve gazetecilerin çalışma sürekliliğinin nasıl güvence altına alınacağı konusunda belirsizlik bulunduğu ifade ediliyor.

Basın kuruluşları, özellikle uzun süreli Washington muhabirliği gibi görevlerde bu durumun hem medya şirketleri hem de gazeteciler açısından ciddi bir bürokratik yük oluşturabileceğini savunuyor.

Alman medyasından ortak açıklama: Derin endişe duyuyoruz

ABD yönetiminin planına yönelik Almanya'daki tepkinin dikkat çeken yönü, kamu yayıncıları ile özel medya kuruluşlarının aynı açıklamada buluşması oldu.

ARD, ZDF ve Deutsche Welle'nin yanı sıra RTL, ProSieben ve Sat.1 gibi özel yayıncılar da düzenlemeye karşı çıktı.

Federal Dijital Yayıncılar ve Gazete Yayıncıları Birliği BDZV ile dergi ve dijital yayıncılık sektörünün çatı kuruluşlarından MVFP de ortak tutuma destek verdi.

Açıklamada yabancı gazetecilerin kısa sürelerle yeniden izin başvurusu yapmak zorunda bırakılmasının, medya kuruluşlarının ABD'deki sürekli temsil kapasitesini zayıflatabileceği savunuldu.

Kuruluşlar değerlendirmelerinde şu ifadeyi kullandı:

“Benzer süre sınırlamalarını yalnızca ifade özgürlüğünü kısıtlayan ya da haberciliği zorlaştırmak isteyen ülkelerde görüyoruz.”

Alman medya kuruluşları, böyle bir uygulamanın ABD tarafından benimsenmesinden “derin endişe” duyduklarını belirtti.

Merz hükümetine diplomatik müdahale çağrısı

Ortak açıklama yalnızca eleştiriyle sınırlı kalmadı.

Alman medya kuruluşları Başbakan Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'e doğrudan çağrıda bulunarak ABD'den serbest ve kesintisiz haberciliğin devam edebilmesi için siyasi ve diplomatik kanalların kullanılmasını istedi.

Medya temsilcileri, yabancı gazetecilerin çalışma koşullarının yalnız basın şirketlerinin kurumsal sorunu olmadığını, demokratik kamuoyunun bilgiye erişimini doğrudan etkilediğini savunuyor.

Ortak açıklamada demokratik bir ülkenin yabancı basına yönelik yaklaşımının başka devletler tarafından da örnek alınabileceğine işaret edilerek “kaygı verici bir emsalin” önlenmesinin önemli olduğu kaydedildi.

Bu nedenle tartışma Almanya'da yalnız ABD'ye gidecek gazetecilerin vize süresinden ibaret görülmüyor.

Alman medya kuruluşları meseleyi daha geniş anlamda basın özgürlüğünün kurumsal korunması çerçevesinde değerlendiriyor.

Neden 240 günlük sınır gazetecilik açısından sorun görülüyor?

Washington, New York ve diğer Amerikan kentlerinde sürekli görev yapan yabancı muhabirler yalnız günlük haberleri takip etmiyor.

Bir ülkenin siyasi sistemi, bürokrasisi, Kongresi, Beyaz Saray'ı, mahkemeleri, iş dünyası ve toplumsal aktörleriyle güven ilişkisi kurulması çoğu zaman yıllar gerektiriyor.

Dolayısıyla yaklaşık sekiz aylık sürelerle statü yenileme zorunluluğu, basit bir turistik vize prosedüründen farklı sonuçlar doğurabilir.

Gazetecinin uzatma başvurusunun kabul edilip edilmeyeceğini beklemesi, görev planlamasını ve uzun vadeli kaynak ilişkilerini etkileyebilir.

Medya kuruluşları açısından ise sürekli yeni başvuru dosyaları hazırlanması, personel planlamasının belirsizleşmesi ve muhabirin ülkeden ayrılmak zorunda kalma ihtimali ek maliyet yaratabilir.

En tartışmalı ihtimal ise vize süreçlerinin gazetecilik faaliyetleri üzerinde dolaylı baskı aracına dönüşmesi.

Alman kuruluşlarının açıklaması, ABD yönetiminin bunu belirli gazetecileri susturmak amacıyla yaptığı şeklinde doğrudan bir suçlama içermiyor.

Ancak medya temsilcileri, gazetecinin ülkede kalmasının daha sık idari kararlara bağlanmasının editoryal bağımsızlık üzerinde caydırıcı etki oluşturabilecek bir mekanizma yaratabileceğini düşünüyor.

Tartışmanın merkezinde basın özgürlüğü bulunuyor

Alman medya kuruluşlarının ortak açıklamasındaki en güçlü siyasi mesaj, özgür basının demokrasi açısından taşıdığı role ilişkin oldu.

Kuruluşlar, vatandaşların bağımsız ve tarafsız bilgiye ulaşabilmesinin özgür fikir oluşumunun temel şartlarından biri olduğunu vurguladı.

ABD yalnız kendi vatandaşları açısından değil, dünya siyaseti açısından da en yoğun şekilde izlenen ülkelerden biri.

Beyaz Saray politikaları, ABD Kongresi'ndeki kararlar, Federal Rezerv'in ekonomik adımları, Washington'ın savaş ve barış kararları ve Amerikan seçimleri küresel etkiler yaratıyor.

Bu nedenle dünyanın farklı ülkelerinden gazetecilerin ABD'de sürekli bulunabilmesi uluslararası haber akışı açısından önem taşıyor.

Alman medya kuruluşları da tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor: ABD'nin yabancı gazetecilerin faaliyetlerini zorlaştıracak uygulamalardan kaçınmasının yalnız Amerikan basın özgürlüğü için değil, uluslararası bilgi dolaşımı açısından da önemli olduğu savunuluyor.

ABD'nin kararı transatlantik ilişkilerde yeni tartışma yaratabilir

Vize tartışması, Washington ile Avrupa başkentleri arasında ticaret, savunma harcamaları ve dış politika gibi çok daha büyük başlıkların konuşulduğu bir dönemde gündeme geldi.

Alman medya kuruluşlarının doğrudan Merz hükümetine çağrı yapması, konunun diplomatik düzeye taşınabileceğini gösteriyor.

Berlin'in ABD yönetiminden istisna talep edip etmeyeceği veya Washington ile yabancı basın mensuplarının statüsü konusunda görüşme başlatıp başlatmayacağı henüz net değil.

Bununla birlikte Alman medyasının ortak tavrı dikkat çekici.

Kamu yayıncıları, özel televizyon kuruluşları, gazete yayıncıları ve dergi sektörünün aynı konuda birlikte hareket etmesi, düzenlemenin Almanya'da sıradan bir göçmenlik prosedürü değişikliği olarak görülmediğini ortaya koyuyor.

Tartışmanın bundan sonraki aşamasında belirleyici olacak soru, ABD yönetiminin uygulama başlamadan önce düzenlemede değişiklik yapıp yapmayacağı ve gazetecilerin uzatma süreçleri için hangi güvenceleri sağlayacağı olacak.

Alman medya kuruluşlarının mesajı ise şimdiden net:

Yabancı gazetecilerin ülkede kalma koşullarının daha sık idari onaya bağlanması, yalnız vize politikasını değil, demokratik toplumlarda özgür haberciliğin sınırlarını da ilgilendiriyor.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User