Almanya’da bini aşkın hukukçudan hükümete AfD’yi yasaklama çağrısı
AfD’nin yasaklanması için yayımlanan açık mektubu 1.051 hukukçu imzaladı; hükümet ve Federal Meclis’e Anayasa Mahkemesine başvurma çağrısı yapıldı.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
BERLİN, ALMANYA — Almanya için Alternatif partisinin yasaklanması amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteyen açık mektuba destek veren hukukçuların sayısı 1.051’e ulaştı.
DW Türkçe’nin aktardığına göre avukat, hâkim ve savcıların da bulunduğu hukukçular, federal hükümet ile Federal Meclis’e “çok geç olmadan harekete geçme” çağrısı yaptı. Girişimi yürüten Cumhuriyetçi Avukatlar Birliği, AfD’nin anayasal düzene karşı oluşturduğu iddia edilen tehlikenin yargısal olarak incelenmesini talep ediyor.
Almanya’da bir siyasi partinin yasaklanmasına yalnızca Federal Anayasa Mahkemesi karar verebiliyor. Mahkemeye başvuru yetkisi ise federal hükümet, Federal Meclis veya Eyaletler Temsilciler Meclisinde bulunuyor. Bu nedenle hukukçuların çağrısı doğrudan siyasi karar mercilerine yöneltiliyor.
Açık mektuba destek iki katına çıktı
Cumhuriyetçi Avukatlar Birliği, Almanca kısa adıyla RAV, AfD’nin kapatılması amacıyla temmuz ayının ortasında federal hükümet ve Federal Meclis’e hitaben açık bir mektup yayımladı.
Birliğin açıklamasına göre mektuba destek veren hukukçuların sayısı kısa sürede yaklaşık iki katına çıkarak 1.051’e yükseldi. İmzacılar arasında serbest çalışan avukatların yanı sıra hâkimler ve savcılar da bulunuyor.
RAV, çağrıya destek veren hukukçuların bütün insanların insan onurunu savunmayı mesleki ve toplumsal bir görev olarak gördüğünü belirtti. Birliğin açıklamasında, Almanya Anayasası’nın temel değerleriyle çeliştiği savunulan siyasi hareketlere karşı çıkmanın da bu sorumluluğun parçası olduğu ifade edildi.
Açık mektupta federal hükümet ve Federal Meclis’ten, AfD’nin anayasaya aykırı olup olmadığının belirlenmesi ve partinin yasaklanması amacıyla Federal Anayasa Mahkemesine başvurmaları istendi.
Hukukçulardan demokrasiye zarar uyarısı
RAV, siyasi kurumların harekete geçmemesi durumunda AfD’nin anayasa karşıtı olduğu ileri sürülen politikalarını uygulama imkânı bulabileceğini savundu.
Birliğin açıklamasında, böyle bir gelişmenin Almanya’daki demokratik düzene ciddi zarar verebileceği ve toplumun farklı kesimleri açısından tehdit oluşturabileceği ileri sürüldü. Hukukçular, bir yasaklama başvurusunun siyasi değerlendirmeler yerine mevcut anayasal araçlar ve somut deliller üzerinden ele alınması gerektiğini belirtti.
RAV Başkanı ve açık mektubun girişimcilerinden Angela Furmaniak, Almanya Anayasası’nın demokratik düzeni korumak amacıyla siyasi parti yasağı mekanizmasını öngördüğünü hatırlattı.
Furmaniak, siyasetçilerin yasaklama başvurusunu ertelemesini eleştirerek şöyle konuştu:
“Siyasetçiler gerçekçi olmayan gerekçelerin arkasına saklanmayı bırakmalı ve çok geç olmadan harekete geçmelidir.”
RAV Başkanı, anayasal sistemde yer alan bu aracın mevcut koşullar altında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yasaklama başvurusu yapılmasının, partinin doğrudan kapatılacağı anlamına gelmediğine; nihai değerlendirme ve kararın Federal Anayasa Mahkemesine ait olduğuna dikkat çekiliyor.
Uzman raporunda başarı ihtimali yüksek bulundu
RAV’ın AfD’nin yasaklanmasına yönelik çağrısı, Özgürlük Hakları Derneği tarafından hazırlatılan bir bilirkişi raporuna dayandırıldı.
Haberde aktarılan rapora göre AfD hakkında Federal Anayasa Mahkemesine yapılacak olası bir parti yasağı başvurusunun başarı şansının yüksek olduğu değerlendirildi. Raporu hazırlayan sekiz hukuk uzmanı, partinin demokrasi ilkesi ve insan onurunun korunmasına ilişkin anayasal güvencelerle çelişen bir siyasi çizgi izlediği sonucuna vardı.
Uzmanların değerlendirmesi, AfD’nin söylemleri, parti programı, yöneticilerinin açıklamaları ve siyasi hedefleri üzerinden oluşturuldu. Hukukçulara göre olası bir başvurunun kabul edilebilmesi için yalnızca parti içindeki bireysel açıklamaların değil, partiye atfedilebilecek sistematik bir siyasi yönelimin de ortaya konulması gerekiyor.
Bununla birlikte rapor, Federal Anayasa Mahkemesinin gelecekte nasıl karar vereceğini kesin olarak belirlemiyor. Mahkeme, başvuru yapılması hâlinde sunulan delilleri, partinin hedeflerini ve bu hedefleri gerçekleştirme kapasitesini bağımsız olarak değerlendirecek.
Parti yasağı için başvuruyu siyasi kurumlar yapabiliyor
Almanya’daki anayasal düzenlemeye göre herhangi bir kişi, sivil toplum kuruluşu veya hukukçu grubu doğrudan siyasi parti yasağı talebiyle Federal Anayasa Mahkemesine başvuramıyor.
Başvuruda bulunma yetkisi yalnızca şu üç kuruma ait:
- Federal hükümet,
- Federal Meclis,
- Eyaletler Temsilciler Meclisi.
Bu nedenle RAV’ın açık mektubu, yetkili anayasal kurumların siyasi sorumluluk üstlenmesini sağlamayı amaçlıyor. Başvuru yapılması hâlinde AfD’nin yasaklanıp yasaklanmayacağına uzun sürebilecek bir yargılama sonunda Federal Anayasa Mahkemesi karar verecek.
Parti yasağı, Almanya’da demokratik düzenin korunması için öngörülen en ağır anayasal tedbirlerden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle yalnızca bir partinin tartışmalı veya radikal görüşlere sahip olması yasaklanması için yeterli görülmüyor. Mahkemenin, partinin özgür ve demokratik temel düzeni ortadan kaldırmayı hedeflediğine ilişkin kapsamlı kanıtları değerlendirmesi gerekiyor.
Siyasi çevrelerde görüş birliği bulunmuyor
AfD hakkında Federal Anayasa Mahkemesine başvuru yapılması konusunda Alman siyasi partileri ve federal kurumlar arasında görüş birliği bulunmuyor.
Yasaklama girişimini savunanlar, AfD’nin daha fazla siyasi güç kazanmadan anayasal denetim sürecinin başlatılması gerektiğini ileri sürüyor. Karşı çıkan veya çekimser kalan çevreler ise hukuki koşulların yeterince açık olup olmadığı, başvurunun reddedilme ihtimali ve böyle bir sürecin AfD’nin seçmen desteğini artırıp artırmayacağı konusunda kaygılarını dile getiriyor.
Hukukçuların açık mektubu, bu siyasi tereddütlerin AfD hakkında anayasal inceleme yapılmasını süresiz biçimde ertelememesi gerektiği görüşünü öne çıkarıyor. RAV, yasaklama kararı konusunda hüküm vermenin siyasetçilerin değil, Federal Anayasa Mahkemesinin görevi olduğunu savunuyor.
DW Türkçe’nin haberinde, AfD yönetiminin hukukçuların son çağrısına ilişkin güncel bir açıklamasına yer verilmedi.
AfD’nin anketlerdeki yükselişi tartışmayı büyüttü
AfD’nin son kamuoyu yoklamalarında yükselmesi, parti yasağı tartışmalarını Almanya siyasetinin öncelikli gündemlerinden biri hâline getirdi.
DW Türkçe’nin aktardığı anket sonuçlarına göre AfD, ülke genelinde birinci parti konumuna yükseldi. Haberde ayrıca partinin, Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül’de yapılması planlanan parlamento seçimleri öncesinde yüzde 41 seviyesinde ölçüldüğü belirtildi.
Bu tablonun devam etmesi hâlinde AfD’nin ilk kez bir Alman eyaletinde hükümet kurma ihtimali tartışılıyor. Hukukçular, partinin seçim desteğindeki yükselişinin anayasal incelemenin daha fazla ertelenmemesi gerektiğini gösterdiğini savunuyor.
AfD’nin yasaklanmasını isteyen girişimciler, nihai kararın seçim anketlerine veya siyasi hesaplara göre değil, Anayasa’da belirlenen ölçütler ve somut deliller üzerinden verilmesi gerektiğini belirtiyor. Federal hükümet, Federal Meclis veya Eyaletler Temsilciler Meclisinin çağrı üzerine başvuru süreci başlatıp başlatmayacağı ise henüz açıklık kazanmadı.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)