Almanya’da nehirler çekildi: Lojistik maliyetleri yükseliyor
Ren, Elbe ve Tuna’daki düşük su seviyeleri gemilerin taşıma kapasitesini azaltırken daha fazla sefer, artan navlun ve tedarik riski yaratıyor.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
BERLİN / ALMANYA — Almanya’da Ren, Elbe ve Tuna başta olmak üzere önemli nehirlerde düşen su seviyeleri, gemilerin taşıma kapasitesini azaltarak lojistik maliyetleri ve sanayi tedarikindeki aksamaları artırıyor.
Federal Hidroloji Enstitüsü, kuraklık ve sıcak hava nedeniyle düşük su koşullarının bütün Alman nehir havzalarına yayıldığını bildirdi. İç su taşımacılığı tamamen durmasa da şirketler aynı miktardaki yükü taşımak için daha fazla gemi, sefer, yakıt ve personel kullanmak zorunda kalıyor.
Kuraklık nehir taşımacılığını zorluyor
Avrupa’da devam eden sıcak ve kurak hava, nehirleri besleyen yağışları azaltırken buharlaşmayı da hızlandırıyor. Avrupa Çevre Ajansının aktardığı iklim verilerine göre Avrupa, 1980’lerden bu yana dünya ortalamasının yaklaşık iki katı hızla ısınıyor. Bu durum sıcak hava dalgaları, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Federal Hidroloji Enstitüsü, 14 Temmuz tarihli değerlendirmesinde sıcaklık ve kuraklığın mevcut düşük su durumunu genişlettiğini, artık Almanya’daki bütün büyük nehir havzalarının bu koşullardan etkilendiğini açıkladı. Elbe ve Tuna’nın özellikle düşük seviyelerde bulunduğu, Ren’in bazı bölümlerinde de taşımacılık açısından önemli eşiklerin altına inildiği bildirildi.
Nehirlerde düşük su görülmesi gemi trafiğinin otomatik olarak yasaklanması anlamına gelmiyor. Ancak gemi kaptanlarının ve işletmelerin su derinliği, geminin suya gömülen bölümü ve nehir tabanıyla güvenli mesafe gibi unsurları sürekli hesaplaması gerekiyor.
Daha az yük için daha fazla sefer gerekiyor
Almanya Federal İç Su Taşımacılığı Birliği Başkan Yardımcısı Fabian Spieß, düşük su koşullarında da yük taşımacılığının güvenli olduğu sürece devam ettiğini belirtti. Federal Su Yolları ve Gemicilik İdaresi, düşük su nedeniyle genel bir resmî kapatma kararı uygulamıyor.
Bununla birlikte sığlaşan nehirlerde gemilerin taşıyabileceği yük miktarı önemli ölçüde azalıyor. Tam kapasiteyle yüklenen bir geminin suya daha fazla gömülmesi, nehir tabanına temas etme riskini artırıyor. Bu nedenle gemiler normal koşullarda taşıyabileceklerinden daha az yükle hareket ediyor.
Duisburg Limanı Basın Sözcüsü Andreas Bartel, daha düşük taşıma kapasitesinin tedarik zincirinin tamamında maliyetleri artırdığını söyledi. Aynı miktardaki ürünün taşınabilmesi için daha fazla gemi ve sefer gerektiğinden, düşük su dönemlerinde Ren üzerindeki gemi sayısı normal zamanlardan daha yüksek olabiliyor.
Ek seferler daha fazla yakıt tüketimi, iş gücü, liman hizmeti ve operasyon süresi anlamına geliyor. Taşımacılık şirketlerinin uyguladığı düşük su ek ücretleriyle birlikte navlun maliyetleri hızla yükselebiliyor. Bu maliyetler, sözleşmelere ve piyasa koşullarına bağlı olarak sanayi şirketlerine ve daha sonra ürün fiyatlarına yansıyabiliyor.
Ren Nehri’nde kritik seviyeler ölçülüyor
Ren Nehri, Rotterdam ve Anvers limanlarından Almanya’nın sanayi bölgelerine uzanan en önemli yük koridorlarından biri. Kimyasal ürünler, petrol, kömür, cevher, çelik, tahıl, konteynerler ve diğer ham maddeler nehir üzerinden taşınıyor.
Federal su seviyesi sistemine göre Ren’in taşımacılık açısından kritik noktalarından Kaub’da su seviyesi 15 Temmuz sabahı 42 santimetreye kadar geriledi. Bu ölçüm, aynı istasyonda kullanılan 77 santimetrelik eş değer düşük su seviyesinin de altında kaldı. Ölçüm değeri nehrin gerçek derinliğiyle aynı olmamakla birlikte, gemilerin güvenli yükleme miktarının hesaplanmasında temel göstergelerden biri olarak kullanılıyor.
Duisburg-Ruhrort ölçüm noktasında ise 16 Temmuz sabahı 173 santimetrelik seviye kaydedildi. İstasyondaki eş değer su seviyesi 227 santimetre olarak tanımlanıyor. Federal tahminlerde kısa süreli yükseliş beklense de bunun kalıcı rahatlama sağlamayacağı değerlendiriliyor.
Ren’deki düşük su koşulları yalnızca nakliye şirketlerini değil, nehir yoluyla düzenli hammadde alan büyük sanayi işletmelerini de etkiliyor. Thyssenkrupp Steel Europe, Duisburg fabrikasının hammadde tedarikinde yaşanan güçlükler nedeniyle üretimi bir miktar azalttığını ve kendi itmeli gemi taşımacılığını durdurduğunu açıkladı.
Elbe ve Tuna’da da seviyeler düşük
Elbe Nehri’nin Dresden ölçüm istasyonunda su seviyesi 15 Temmuz günü belirli saatlerde 51 santimetreye kadar düştü. Aynı istasyonun uzun dönem ortalama su seviyesi 147 santimetre, ortalama düşük su değeri ise 58 santimetre olarak gösteriliyor. 16 Temmuz’da kısa süreli bir yükseliş görülse de ölçümler uzun dönem ortalamasının oldukça altında kaldı.
Elbe, Ren kadar yoğun bir uluslararası yük koridoru olmamasına rağmen Almanya’nın doğusundaki limanlar, tarım ürünleri ve bölgesel yük taşımacılığı açısından önem taşıyor. Nehirdeki çok düşük seviyeler, bazı gemilerin sefer yapmasını ekonomik veya teknik açıdan güçleştirebiliyor.
Federal Hidroloji Enstitüsü, Tuna’nın bazı bölümlerinde de son günlerde şimdiye kadar gözlenen en düşük seviyelere yaklaşıldığını veya yeni düşük değerler kaydedildiğini bildirdi. Tuna, Almanya’yı Avusturya, Slovakya, Macaristan, Romanya ve Karadeniz’e bağlayan uluslararası bir ulaşım hattı olması nedeniyle Avrupa tedarik zincirleri açısından stratejik önem taşıyor.
Sanayi ve tüketici fiyatları baskı altında
Nehir taşımacılığı, büyük hacimli ve ağır ürünlerde karayoluna göre yüksek taşıma kapasitesi sunuyor. Bir geminin taşıdığı yükün karayoluna aktarılması çok sayıda kamyon gerektirebildiğinden, demir yolu ve kara yolu her durumda yeterli veya ekonomik bir alternatif oluşturamıyor.
Duisport, iç su taşımacılığının mevcut durumda alternatif ulaşım araçlarından da yararlanarak işleyişini sürdürdüğünü belirtiyor. Ancak demir yolu kapasitesinin sınırlı olması, aktarma işlemleri ve farklı taşıma araçlarının kullanılması lojistik maliyetini daha da artırabiliyor.
Özellikle çelik, kimya, enerji, inşaat ve otomotiv sektörleri için hammadde teslimatındaki gecikmeler üretim planlarını etkileyebilir. Şirketler düşük su dönemlerinde daha fazla stok tutmaya, yüklerini daha küçük partilere bölmeye veya farklı taşıma yolları kullanmaya çalışıyor.
Maliyet artışının tüketici fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı, düşük su döneminin süresine, ürünün türüne ve şirketlerin alternatif taşıma kapasitesine bağlı olacak. Kısa süreli dalgalanmalar sınırlı kalabilirken haftalarca devam eden kuraklık, tedarik zincirlerinde daha güçlü fiyat baskısı oluşturabilir.
Kalıcı rahatlama için geniş çaplı yağış gerekiyor
Federal Su Yolları ve Gemicilik İdaresi Seyrüsefer Bölümü Başkanı Florian Krekel, Ren’de su seviyelerinin kısa vadede yeniden düşebileceğini, 19 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 30 santimetrelik geçici bir artış beklendiğini söyledi.
Krekel’e göre nehirdeki temel tablo ancak Ren havzasının tamamında veya büyük bölümünde etkili ve uzun süreli yağış görülmesiyle değişebilir. Yerel sağanaklar bazı ölçüm noktalarında kısa süreli yükseliş sağlasa da geniş nehir sistemini kalıcı biçimde beslemeye yetmeyebilir.
Federal Hidroloji Enstitüsü de önümüzdeki haftalar için sürdürülebilir bir rahatlama beklemiyor. Su seviyesi tahminleri doğrudan yağış ve hava durumu tahminlerine bağlı olduğundan, uzun vadeli öngörülerin belirsizliği yüksek kalıyor.
İklim değişikliği yeni lojistik çözümler gerektiriyor
Liman ve taşımacılık sektörü, düşük su dönemlerinin gelecekte daha sık ve uzun yaşanabileceği beklentisiyle yeni önlemler üzerinde çalışıyor. Daha az suya gömülen gemiler, nehir yatağının belirli kesimlerinde iyileştirme çalışmaları, daha güçlü demir yolu bağlantıları ve sanayi tesislerinde daha geniş stok alanları değerlendirilen seçenekler arasında bulunuyor.
Düşük suya uygun gemiler taşıma kapasitesindeki kaybı azaltabilir ancak mevcut filonun kısa sürede tamamen yenilenmesi mümkün değil. Nehir derinleştirme projeleri ise çevresel etkileri, yüksek maliyetleri ve uzun izin süreçleri nedeniyle tartışmalara yol açıyor.
Avrupa’nın dünya ortalamasından daha hızlı ısınması, nehir taşımacılığının yalnızca dönemsel hava koşullarına değil, uzun vadeli iklim uyumuna göre yeniden planlanmasını gerektiriyor. Almanya’nın Ren, Elbe ve Tuna üzerindeki mevcut düşük su krizi, iklim risklerinin ulaştırma altyapısı, sanayi üretimi ve tüketici fiyatları üzerindeki doğrudan ekonomik etkisini yeniden ortaya koyuyor.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)