Hakan Fidan Dışişleri’nde Yeni Bir Dönem mi Başlatıyor?
Hakan Fidan’ın Dışişleri Bakanlığı’ndaki sınav, atama ve yapı değişiklikleri diplomatik camiada tartışmalara yol açtı. Uzmanlar, liyakat ve tarafsızlık konusunda uyarıyor.
Hakan Fidan Dışişleri’nde Yeni Bir Dönem mi Başlatıyor?
YEREL GÜNDEM / ANKARA, TÜRKİYE
Fidan’ın uygulamaları, 23 yıllık AK Parti çizgisindeki bakanlıkla uyumsuzluk mu taşıyor?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın göreve gelişinden bu yana Bakanlık içinde sık sık yapısal değişikliklere gitmesi ve bazı büyükelçileri sözlü sınava tabi tutması tartışmalara yol açtı. Deneme-yanılma yöntemiyle şekillendiği iddia edilen atama ve terfi sistemi, Bakanlık içinde huzursuzluk yaratırken, bu uygulamaların köklü dış politika geleneğiyle ne kadar örtüştüğü sorgulanıyor.
Kimi yorumcular, Fidan’ın hamlelerini “Dışişleri’nin DNA’sını değiştirme” çabası olarak yorumlarken; bazı diplomatik kaynaklar bu süreci ideolojik bir kadro temizliği olarak değerlendiriyor.
Büyükelçilere sözlü sınav: Liyakat mi, tuzak mı?
Fidan’ın bazı yurtdışı görevdeki büyükelçileri görev yaptığı ülkelerde sözlü olarak test ettiği, cevap veremeyen iki büyükelçinin merkeze çekildiği belirtiliyor. Özellikle bu uygulamanın siyasi atamalara değil, yalnızca kariyer diplomatlara uygulanıyor olması dikkat çekiyor.
Emekli Büyükelçi Hasan Göğüş’ün verdiği bilgilere göre, yeni sistemle büyükelçi olabilmek için en az yedi aşamalı sözlü sınavdan geçilmesi gerekiyor. Bu durum, bazı çevrelerce liyakati teşvik eden bir sistem olarak görülse de, sınavların subjektif olması nedeniyle “kayırmacılığa açık bir yapıya evrilebileceği” yönünde endişeler de artıyor.
“Bizden mi değil mi?” çizgisi: Kurumsal sadakatten parti sadakatine geçiş mi?
Bakanlıkta özellikle genç diplomatlar arasında tedirginlik oluştuğu bildiriliyor. Personel alımında niceliğe öncelik verildiği ve eleme sürecinin siyasi ölçütlerle şekillendiği iddiaları, Dışişleri’nin geleneksel tarafsızlık ilkesinin aşınmasına yol açabileceği uyarılarına neden oluyor.
Sözlü sınav sistemine dışarıdan atanan kişilerin dâhil olması da endişeleri artırıyor. Bu yapı içinde yalnızca “doğru çizgide olanlar”ın yükselme şansı bulabileceği algısı yaygınlaşırken, bu uygulamaların kuruma duyulan güveni zayıflattığı belirtiliyor.
Akademik başarı belgeleri, puan mı pazarlık mı?
Yeni sistemde, hakemli dergilerde yayımlanan makaleler, başarı ve teşekkür belgeleri gibi unsurların da terfide puan getirdiği öğrenildi. Ancak akademik alanda liyakat ve kaliteye ilişkin ciddi tartışmaların yaşandığı Türkiye’de bu uygulama, sembolik belgelerle kariyer inşa etme riskini gündeme getiriyor.
Eleştirmenler, "10 günde 10 başarı belgesi düzenlenebilecek bir sistemde, bu tür ödüllerin objektiflikten uzak olduğu" görüşünü dile getiriyor. Bu durumun, gerçekten hak eden diplomatları da gölgede bırakabileceği vurgulanıyor.
Volkan Vural’dan uyarı: Dışişleri sıradanlaşıyor
Emekli Büyükelçi Volkan Vural’ın “Olağanüstü ve Tam Yetkili” adlı kitabında yer verdiği değerlendirmeler, son sürece dair anlamlı bir özet sunuyor. Vural, Dışişleri’nin geçmişte liyakat açısından kamu kurumları arasında önde olduğunu, ancak son dönemde bu niteliklerin aşındığını ve kurumun giderek sıradanlaştığını savunuyor.
“Yıldız diplomatlar azalıyor, yerlerini siyasi sadakati önceleyen kadrolar alıyor. Bu da Türkiye'nin dış politika kapasitesini zayıflatıyor” diyen Vural, özellikle ekonomik zorlukların da kalifiye kadroları kamu hizmetinden uzaklaştırdığını belirtiyor.
Etiketler:
#HakanFidan #Dışişleri #Diplomasi #Liyakat #SiyasiAtama #Büyükelçi #SözlüSınav #VolkanVural
Kaynak: Barçın Yinanç / T24
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)