Mutlak butlan kararının ekonomiye etkisi tartışılıyor

CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı sonrası piyasalarda sert dalgalanma yaşanırken uzmanlar orta ve uzun vadede ekonomi için risklerin artabileceğini belirtiyor.

May 22, 2026 - 20:14
0
Mutlak butlan kararının ekonomiye etkisi tartışılıyor

Ahmet Taş | Yerel Gündem

ANKARA, TÜRKİYE — CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararı sonrasında piyasalarda yaşanan sert dalgalanma kısa vadede yerini kısmi toparlanmaya bıraksa da ekonomistler orta ve uzun vadede risklerin artabileceği uyarısında bulunuyor.

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’ın haberine göre, ana muhalefet partisi CHP’nin yönetimini etkileyen kararın ardından Borsa İstanbul’da sert satışlar görüldü, bankacılık hisselerinde kayıplar derinleşti ve Türkiye’nin risk primi yükseldi. Döviz kurlarında ise kamu bankalarının satışlarıyla yükselişin sınırlı tutulduğu iddia edildi.

Uzmanlara göre kararın ekonomiye asıl etkisi yalnızca ilk günkü piyasa hareketleriyle sınırlı kalmayabilir. Siyasi belirsizliğin artması, yatırımcı güveninin zayıflaması, kur baskısının büyümesi ve enflasyonla mücadele programına duyulan inancın sarsılması önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında gösteriliyor.

Borsada ilk tepki sert oldu

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 21 Mayıs Perşembe günü açıkladığı karar, CHP’nin Kasım 2023’teki 38. Olağan Kurultayı’nın iptali ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerine iadesi sonucunu doğurdu.

Kararın duyulmasının ardından Borsa İstanbul’da sert satışlar yaşandı. BIST 100 Endeksi günü yüzde 6,05 düşüşle kapatırken, bankacılık endeksindeki kayıp yüzde 8,5’i aştı.

Döviz kurlarında aynı ölçüde sert bir yükseliş görülmedi. Ancak Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi CDS, yaklaşık yüzde 5 artarak 250 baz puanın üzerine çıktı. Bloomberg’in aktardığına göre, karar sonrasında kamu bankalarının dolar kurundaki yükselişi önlemek amacıyla döviz piyasasında yaklaşık 6 milyar dolarlık satış yaptığı belirtildi.

Ertesi gün kısmi toparlanma görüldü

Kararın ertesi günü piyasalarda ilk sert tepkinin ardından kısmi toparlanma yaşandı. BIST 100 Endeksi güne kayıpla başladıktan sonra gün içinde toparlanarak yükselişe geçti.

Bir önceki gün yüzde 8’in üzerinde değer kaybeden bankacılık endeksi de sınırlı toparlanma gösterdi. Ancak uzmanlar, bu toparlanmanın kararın ekonomik etkilerinin sona erdiği anlamına gelmediğini belirtiyor.

Piyasalardaki ilk dalgalanmanın sınırlanmasında kamu bankalarının döviz piyasasındaki olası müdahaleleri, kısa vadeli pozisyon kapatmaları ve yaklaşan bayram tatili nedeniyle işlem hacminin farklılaşması etkili olmuş olabilir.

Piyasa gerilimi şimdilik azaldı

DW Türkçe’ye konuşan STRFS Baş Stratejisti Dr. Atahan Çelebi’ye göre, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla kendisine verilen görevleri yerine getirme konusunda etkisiz kalabileceği yönündeki algı, piyasalardaki gerilimi kısmen azalttı.

Ancak Çelebi, kısa vadede BIST 100 endeksinde güçlü yükselişlerin kalıcı olmayabileceğini belirtiyor. Ona göre önümüzdeki bir-iki ayda CHP ve seçilmiş yöneticiler üzerindeki baskının daha da artması ihtimali piyasalar açısından yeni dalgalanmalar yaratabilir.

Bu değerlendirme, siyasi gelişmelerin piyasa fiyatlamalarında geçici bir şok değil, devam eden bir belirsizlik unsuru olarak görüldüğünü gösteriyor.

Kur üzerindeki baskı artabilir

Uzmanlara göre mutlak butlan kararının en önemli ekonomik yansımalarından biri döviz kuru ve Merkez Bankası rezervleri üzerinde görülebilir.

Dr. Atahan Çelebi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kur üzerindeki doğrudan müdahalelerinin sürdüğünü, ancak petrol fiyatları ve dış ticaret dengesizlikleri gibi unsurların brüt ve net döviz rezervlerini zayıflatabileceğini belirtiyor.

Bu tablo, TCMB’nin kur müdahalelerine dayalı stratejisini sürdürmesini zorlaştırabilir. Çelebi’ye göre önümüzdeki dönemde Merkez Bankası’nın vadeli işlem piyasalarında daha sık görülmesi ve uluslararası piyasalarda TL faizindeki dalgalanma marjının artması mümkün.

Kur üzerindeki baskının artması, enflasyon beklentileri, ithalat maliyetleri ve şirket bilançoları açısından yeni riskler oluşturabilir.

Finansal İstikrar Komitesi toplandı

Kararın ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi toplandı.

Komite açıklamasında, yurtiçi ve yurtdışı gelişmelerin finansal piyasalara muhtemel etkilerinin ve alınabilecek tedbirlerin ele alındığı belirtildi.

Açıklamada, Türkiye ekonomisinin sağlıklı politika çerçevesi ve güçlü sermaye tamponları sayesinde şoklara karşı önemli ölçüde dirençli olduğu vurgulandı. Ayrıca makrofinansal istikrarın korunması, dezenflasyon sürecinin kesintisiz devamı ve finansal sistemin sağlıklı işleyişi için gerekli adımların eşgüdüm içinde atılacağı bildirildi.

Bu açıklama, ekonomi yönetiminin siyasi gelişmelerin piyasalara yansımasını yakından izlediğini ve gerekirse yeni tedbirler almaya hazır olduğunu gösteriyor.

Toplumsal tepki ekonomiyi belirleyebilir

Koç Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz’a göre, mutlak butlan kararının ekonomideki etkisini belirleyecek ana unsurlardan biri toplumsal muhalefetin vereceği tepki olacak.

Yılmaz, toplumdan karara karşı güçlü bir tepki gelmesi halinde kurlar, faizler ve enflasyon üzerinde kontrol sağlamanın zorlaşabileceğini belirtiyor.

Buna göre kararın ekonomik etkisi yalnızca yargı süreciyle değil, sokak tepkisi, muhalefetin tutumu, siyasi tansiyon ve seçim atmosferiyle de bağlantılı olacak.

Eğer siyasi gerilim artarsa, yatırımcıların Türkiye riskini yeniden fiyatlaması, risk priminin yükselmesi ve sermaye hareketlerinde dalgalanma yaşanması mümkün olabilir.

Yatırımcı güveni yeniden sınanıyor

Mutlak butlan kararının açıklandığı gün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Londra’da uluslararası yatırımcılarla görüşmelerde bulunması dikkat çekti.

Muhalefet kanadı, ekonomi yönetiminin uluslararası sermayeyi Türkiye’ye çekmeye çalıştığı bir dönemde CHP’ye yönelik yargı kararlarının yatırımcı güveniyle çeliştiğini savundu.

Dr. Atahan Çelebi’ye göre yabancı sermaye açısından demokratik işleyişteki bozulmalar kısa vadede çok güçlü bir etki yaratmayabilir. Çelebi, yabancı yatırımcıların kısa vadede daha çok sermaye hareketleri, açığa satış yasakları, TL faizindeki dalgalanmalar ve piyasa erişimi gibi unsurlara baktığını ifade ediyor.

Bu değerlendirme, yabancı yatırımcıların siyasi gelişmeleri tamamen görmezden geldiği anlamına gelmiyor. Ancak kısa vadeli portföy yatırımları açısından piyasa likiditesi, kur istikrarı ve getiri farkı daha belirleyici olabiliyor.

Enflasyonla mücadele programı zora girebilir

Altınbaş Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ise daha karamsar bir tablo çiziyor.

Kozanoğlu’na göre hükümetin Haziran ayında üçüncü yılına girecek enflasyonla mücadele programının devam ettirilmesi giderek zorlaşıyor. Siyasi kriz ortamı ve seçim sürecine yaklaşılması, sıkı para politikası ve dezenflasyon programının sürdürülebilirliğini zayıflatabilir.

Kozanoğlu, hükümetin kur kaynaklı enflasyon artışlarını sınırlamak için yeniden döviz rezervlerine yüklenebileceğini, bunun da zaman içinde kredi faizlerinin yüksek kalması, yatırımların düşmesi, üretimin zayıflaması ve bireysel borçluluğun artması gibi sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

Bu tablo, akut bir finansal krizden çok ekonomideki kötüleşmenin hızlandığı bir sürece işaret ediyor.

Orta ve uzun vadeli riskler büyüyor

Kısa vadede piyasalarda toparlanma görülse de uzmanlar, kararın orta ve uzun vadeli etkilerinin daha belirleyici olacağını vurguluyor.

Siyasi belirsizlik, hukuk güvenliği tartışmaları, muhalefet üzerindeki baskı algısı ve seçim sürecine ilişkin soru işaretleri, ekonomide risk primini artırabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Türkiye ekonomisi uzun süredir yüksek enflasyon, düşük alım gücü, kur baskısı, rezerv hassasiyeti ve yüksek faiz ortamıyla mücadele ediyor. Bu sorunların üzerine siyasi belirsizliğin eklenmesi, hem hane halkı hem şirketler hem de yatırımcılar açısından beklentileri olumsuz etkileyebilir.

Ekonomi için kritik dönem başlıyor

Mutlak butlan kararının ilk piyasa etkisi sert satış ve ardından kısmi toparlanma şeklinde görüldü. Ancak uzmanlara göre asıl sınav, kararın siyasi sonuçlarının nasıl yönetileceği ve toplumun buna nasıl tepki vereceğiyle ilgili olacak.

Ekonomi yönetimi finansal istikrarı koruma ve dezenflasyon programını sürdürme mesajı verse de piyasa aktörleri bundan sonra yalnızca faiz, kur ve enflasyon verilerine değil, siyasi gelişmelere de daha fazla odaklanacak.

Önümüzdeki dönemde CHP içindeki hukuki süreç, muhalefetin tepkisi, olası sokak hareketliliği, Merkez Bankası’nın kur politikası ve yabancı yatırımcıların Türkiye algısı ekonominin yönünü belirleyecek temel başlıklar olacak.

www.yerelgundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User