Fehmi Koru’dan CHP uyarısı: Krizin kaynağı içeride de aranmalı
Fehmi Koru, CHP’deki krizin yalnızca dış müdahalelerle açıklanamayacağını belirterek parti içindeki tasfiye sürecine dikkat çekti.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Gazeteci-yazar Fehmi Koru, CHP’de yaşanan tartışmaların yalnızca dış siyasi müdahalelerle açıklanamayacağını belirterek krizin parti içindeki aktörler üzerinden de okunması gerektiğini yazdı.
Koru, 25 Haziran 2026 tarihli yazısında CHP milletvekili İlhan Kesici’nin “CHP’yi lime lime edecekler” şeklinde özetlenen açıklamasından hareketle, partinin karşı karşıya olduğu sürecin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Yazıda, Özgür Özel’in son konuşmalarında kullandığı “saray darbesi” vurgusuna da atıf yapılarak, CHP’deki mevcut tablonun yalnızca “sağ siyaset” kaynaklı görülmesinin eksik bir okuma olacağı ifade edildi.
Londra’daki şemsiye dükkânından CHP tartışmasına
Fehmi Koru, yazısına Londra’da bulunduğu yıllarda her gün önünden geçtiği tarihi bir şemsiye dükkânını anlatarak başladı. New Oxford Street üzerinde yer alan ve 1830’dan bu yana varlığını sürdüren James Smith & Sons adlı dükkânı örnek gösteren Koru, 200 yıla yaklaşan bu ticari hafızayı bir tarih bilinci sembolü olarak yorumladı.
Koru’ya göre, yalnızca şemsiye satan bir dükkânın Londra’nın en işlek bölgelerinden birinde varlığını koruyabilmesi, kurumların ve geleneklerin yaşatılması konusunda özel bir hassasiyete işaret ediyor. Yazar, bu örnekten hareketle 100 yılı aşan CHP’nin bugün geldiği noktayı tartışmaya açtı.
Yazıda, İngiltere’de bir aile işletmesinin kentin hafızası olarak korunması ile Türkiye’nin en eski siyasi partilerinden CHP’nin yaşadığı iç kriz arasında sembolik bir bağlantı kuruldu.
İlhan Kesici’nin sözleri tartışmayı büyüttü
Koru’nun yazısında çıkış noktalarından biri İlhan Kesici’nin CHP’ye ilişkin uyarısı oldu. Kesici’nin partinin parçalanabileceğine dair sözlerini hatırlatan Koru, bu değerlendirmede “sağ siyaset” vurgusunun öne çıktığını belirtti.
Yazara göre AK Parti içinde CHP’nin bugünkü durumundan rahatsızlık duymayacak isimler bulunabilir. Hatta CHP’nin kapanması veya etkisizleşmesi ihtimalinden memnun olacak çevrelerin varlığı da göz ardı edilemez. Ancak Koru, bu noktada tartışmanın yalnızca dış siyasi aktörlere bağlanmasının yeterli olmayacağını savundu.
Koru’ya göre CHP’nin bugün içine girdiği kriz, sadece parti dışından gelen baskılarla açıklanamaz. Partinin kendi içindeki kadroların aldığı kararlar, başlattığı süreçler ve kullandığı siyasi dil de mevcut tablonun oluşmasında belirleyici rol oynuyor.
Özgür Özel’in “saray darbesi” vurgusu
Fehmi Koru, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son konuşmalarında partinin fiilen kapatıldığı yönündeki ifadelerine de dikkat çekti. Özel’in bu değerlendirmeyi “saray darbesi” kavramı üzerinden yaptığına işaret eden Koru, bu söylemin de sorumluluğu büyük ölçüde dışarıya yüklediğini belirtti.
Ancak Koru’ya göre CHP’de görünen manzaranın yalnızca iktidar ya da sağ siyaset üzerinden okunması eksik kalıyor. Yazar, bugünkü tablonun içinde CHP rozeti taşıyan isimlerin de bulunduğunu ve bu nedenle iç dinamiklerin dikkatle incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Koru’nun yazısında özellikle partiyi uzun yıllar yöneten kadronun sürece etkisi üzerinde duruldu. Yazar, bu kadronun uyarıları dikkate almadan CHP’yi zor bir noktaya taşıyan adımlar attığını savundu.
Parti içi tasfiye süreci mercek altında
Yazıda, CHP’den seçilmiş bazı milletvekilleri ve belediye başkanları hakkında başlatılan ihraç süreçlerine özel bir parantez açıldı. Koru, parti örgütlerinde yaşanan tasfiyelerin de krizi derinleştirdiği görüşünü dile getirdi.
Koru’ya göre, CHP içindeki mevcut yönetim tartışmalarında en önemli başlıklardan biri kurultay süreci. Yazar, 2018 delegeleriyle kurultayın tekrarlanması yönündeki tekliflere kulak verilmediğini, sorunun çözümünde kurultayın etkili bir yöntem olabileceğini ancak bunun zamana yayıldığını belirtti.
Yazıda ayrıca, devam eden davalarda gündeme gelen “gizli tanık” ve “itirafçı” ifadelerinin parti içindeki tartışmalarda nasıl kullanıldığına da dikkat çekildi. Koru, bu iddiaların siyasal dil içinde gerçeklik kazanmasına katkı sunan aktörlerin de sorgulanması gerektiğini savundu.
Yeni parti ihtimali ve CHP’nin geleceği
Fehmi Koru’nun yazısındaki en dikkat çekici bölümlerden biri, Özgür Özel ve arkadaşlarının farklı bir parti çatısı altında seçime girme ihtimaline ilişkin değerlendirmeler oldu.
Yazar, CHP’de dışarıya itilmek istenen kadronun içeride kalma mücadelesini anlamakla birlikte, bu çabanın sonuç verip vermeyeceğinin dikkatle düşünülmesi gerektiğini belirtti. Koru’ya göre zaman, parti dışına itilmek istenen kadronun aleyhine işliyor olabilir.
Koru, CHP’nin geçmişte merkez siyasetin güçlü aktörleri olan Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi ve DSP’nin yaşadığı küçülme süreçlerine benzer bir riskle karşı karşıya kalabileceğini yazdı. Ona göre CHP’nin iktidar alternatifi olma imkânı varken küçülerek baraj tartışmalarının içine düşmesi, partinin tarihî kimliği açısından ciddi bir kırılma anlamına gelebilir.
“Proje” tartışmasında iç aktör uyarısı
Yazıda CHP’nin bugünkü durumuna bir “proje” olarak bakanlara da ayrı bir uyarı yapıldı. Koru, eğer gerçekten partiyi parçalamaya dönük bir senaryo varsa, bu senaryonun dış aktörler kadar iç aktörler üzerinden de işleyebileceğini belirtti.
Bu nedenle CHP’deki aktörlerin kendi tutumlarını da sorgulaması gerektiğini savunan Koru, parti içindeki bazı hamlelerin istenmeyen sonuçları hızlandırabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Koru’ya göre mesele yalnızca CHP’nin dışarıdan baskı görmesi değil; içeride alınan kararların, başlatılan tasfiyelerin ve ertelenen çözüm arayışlarının partiyi hangi noktaya taşıdığıdır.
Karar aşaması vurgusu
Fehmi Koru, yazısının sonunda Özgür Özel’in “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız” sözlerine dikkat çekti. Bu ifade, yazara göre CHP’de artık karar aşamasına gelindiğini gösteriyor.
Koru’nun değerlendirmesi, CHP’deki krizin sadece güncel bir liderlik veya kurultay tartışması olmadığını; partinin tarihî kimliği, kurumsal devamlılığı ve seçime hangi yapı ile gireceği açısından daha büyük bir dönemeç anlamına geldiğini ortaya koyuyor.
Yazıda verilen temel mesaj ise şu şekilde öne çıkıyor: CHP’nin geleceği yalnızca dış müdahalelere karşı verilecek mücadeleyle değil, parti içindeki karar alıcıların nasıl bir yol izleyeceğiyle de belirlenecek.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)