Bakan Çiftçi’nin Kudüs çıkışı: Son Osmanlı valisiyle benzerlikler

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Kudüs Valiliği hayali, son Osmanlı Kudüs Valisi İsmail İzzet Bey’le kurulan tarihî benzerliklerle yeniden gündeme geldi.

Jun 12, 2026 - 00:12
0
Bakan Çiftçi’nin Kudüs çıkışı: Son Osmanlı valisiyle benzerlikler

Ahmet Taş | Yerel Gündem

ANKARA, TÜRKİYE — İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin “Kudüs Valiliği”ne ilişkin sözleri, Osmanlı’nın son Kudüs Valisi İsmail İzzet Bey’le kurulan tarihî benzerlikler üzerinden yeni bir tartışma başlattı.

Bakan Çiftçi’nin, valilik döneminde Kudüs için içinden geçirdiği duayı kamuoyuyla paylaşması siyasi ve diplomatik tartışmaları beraberinde getirdi. Çiftçi’nin “bir gün de olsa Kudüs Valiliği” ifadesi bazı çevrelerde destek bulurken, bazı çevrelerde ise eleştiri konusu oldu. Odatv’de Osman Erbil’in kaleme aldığı yazıda ise bu çıkış, Osmanlı’nın Kudüs’teki son idari günleri ve son Kudüs Valisi İsmail İzzet Bey’in hayatıyla birlikte ele alındı.

Çiftçi’nin Kudüs sözleri tartışma yarattı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kudüs’e ilişkin kişisel bir niyazını paylaşarak dikkat çekti. Çiftçi, valilik yaptığı dönemde Allah’tan “Kudüs Valiliği”ni nasip etmesini dilediğini söyledi.

Bu açıklama kısa sürede siyasi tartışmalara yol açtı. Bir kesim sözleri tarihî ve manevi bir aidiyet vurgusu olarak değerlendirirken, başka bir kesim açıklamayı diplomatik ve siyasi açıdan tartışmalı buldu.

Kudüs’ün hem İslam dünyası hem de Osmanlı tarihi açısından taşıdığı sembolik anlam, Çiftçi’nin sözlerinin yalnızca kişisel bir temenni olarak değil, daha geniş bir tarih ve siyaset bağlamında yorumlanmasına neden oldu.

Odatv, son Osmanlı valisiyle bağlantı kurdu

Odatv yazarı Osman Erbil, Çiftçi’nin sözlerinin arka planını incelerken Osmanlı’nın son Kudüs Valisi İsmail İzzet Bey’e dikkat çekti. Yazıda, 1917 yılında Kudüs’ün Osmanlı idaresinden çıkışı ve İsmail İzzet Bey’in o süreçteki rolü hatırlatıldı.

Birinci Dünya Savaşı’nın Filistin Cephesi’nde Osmanlı kuvvetleri büyük baskı altındaydı. Gazze’nin boşaltılmasının ardından savunma hattı Kudüs çevresine çekildi. İngiliz General Edmund Allenby komutasındaki kuvvetlerin taarruzu bir süre durdurulsa da 9 Aralık 1917’de Kudüs’ün kontrolü Osmanlı’dan çıktı.

Bu süreçte şehrin idari sorumluluğunu taşıyan isimlerden biri Kudüs Valisi İsmail İzzet Bey’di. Kentin teslim süreci, yalnız askeri değil, Osmanlı dünyası açısından manevi ve siyasi bir kırılma olarak kayıtlara geçti.

İsmail İzzet Bey kimdi?

İsmail İzzet Bey, Osmanlı’nın son döneminde kritik görevler üstlenmiş bir mülki idareciydi. Odatv’de aktarılan bilgilere göre ailesi bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Yenişehir/Larissa kökenliydi. İstanbul doğumlu olan İsmail İzzet Bey, çocukluk yıllarının bir bölümünü dönemin önemli kültür merkezlerinden Selanik’te geçirdi.

Osmanlı idaresinde Kayseri, Urfa ve Kudüs gibi önemli görevlerde bulundu. İttihat ve Terakki’nin güçlü olduğu dönemde kritik bölgelere atanması, ona duyulan idari güvenin işareti olarak yorumlanıyor.

İsmail İzzet Bey’in hayatında öne çıkan noktalardan biri de devlet malına ve kamu görevine dair hassasiyeti oldu. Yazıda, onun dürüstlük ve mütevazılık yönü özellikle vurgulandı.

İlk benzerlik: Mülkiye geleneği

Odatv’nin dikkat çektiği ilk benzerlik, Mustafa Çiftçi ile İsmail İzzet Bey’in aynı idari gelenekten gelmesi. İki isim de Mülkiye kökenli.

Osmanlı dönemindeki adıyla Mekteb-i Mülkiye, imparatorluğun son dönemlerinde vali, mutasarrıf ve üst düzey mülki idarecilerin yetiştiği en önemli kurumlardan biriydi. Modern Türkiye’de de Mülkiye geleneği, devlet yönetimi, idare hukuku ve kamu görevi bilinci açısından güçlü bir sembol olmayı sürdürüyor.

Bu nedenle iki ismin Mülkiyeli olması, yalnız biyografik bir detay değil; devlet idaresi anlayışı ve mülki amirlik kültürü bakımından sembolik bir ortaklık olarak değerlendiriliyor.

İkinci benzerlik: Konya bağlantısı

Yazıda öne çıkarılan ikinci benzerlik Konya üzerinden kuruluyor. İsmail İzzet Bey, hayatının son döneminde Konya Valisi olarak görev yaptı. Emekliliğine kısa süre kala Konya’da bulundu ve hayatını da bu görev çevresinde tamamladı.

Mustafa Çiftçi’nin de Konya ile güçlü bir bağı bulunuyor. Çiftçi’nin aslen Konya’nın Çumra ilçesinden olduğu ve mülki idare kariyerine Konya Kaymakam Adayı olarak başladığı belirtiliyor.

Bu bağ, iki ismin idari kariyerinde Konya’nın ayrı bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan mülki idare çizgisinde Konya, bu anlatıda tarihî bir ortak zemin olarak öne çıkıyor.

Üçüncü benzerlik: Hedef alınma iddiası

Odatv yazısında üçüncü benzerlik, iki ismin de farklı dönemlerde dış aktörlerin hedefinde kalması üzerinden kuruluyor.

İsmail İzzet Bey, Kudüs’ten Anadolu’ya döndükten sonra idarecilik görevlerini sürdürdü. 1919’da Balıkesir, dönemin adıyla Karesi Mutasarrıfı iken, bölgeyi işgale hazırlanan Yunan kuvvetlerinin baskısıyla görevinden uzaklaştırıldığı ve daha sonra gözaltına alınıp tutuklandığı aktarılıyor.

Mustafa Çiftçi için kurulan bağlantı ise Kudüs sözleri sonrası İsrail tarafından hedef alınması iddiasına dayanıyor. Yazıda, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Çiftçi’ye yönelik sert ifadeler kullandığı belirtiliyor.

Bu benzerlik, iki farklı dönemin siyasi şartları içinde Kudüs ve işgal temaları üzerinden kuruluyor. Ancak tarihî bağlamlar farklı olduğu için bu yorum daha çok sembolik ve siyasi bir okuma niteliği taşıyor.

Esaret, Milli Mücadele ve mütevazı bir hayat

İsmail İzzet Bey’in hayatının dikkat çekici bölümlerinden biri de esaret sonrası Milli Mücadele’ye katılmasıdır. Yazıda aktarılan bilgilere göre İsmail İzzet Bey, yaklaşık iki yıllık esaretin ardından kaçarak Ankara’ya geçti ve Kuva-yı Milliye safında mücadeleye destek verdi.

Cumhuriyet döneminde önce Urfa Valisi olarak görev yaptı, ardından Konya’ya tayin edildi. Hayatının son döneminde de gösterişten uzak bir yaşam sürdüğü anlatılıyor.

Odatv’deki yazıda, İsmail İzzet Bey’in valilere tahsis edilen konakta oturmayı tercih etmediği, kirada yaşadığı ve vefat ettiğinde ailesine önemli bir mal varlığı bırakmadığı bilgisi öne çıkarıldı. Bu yönüyle İsmail İzzet Bey, kamu görevinde mütevazılık ve devlet malına hassasiyet örneği olarak anlatıldı.

Kudüs tartışmasının tarihî boyutu

Mustafa Çiftçi’nin sözleri, güncel siyasette tartışma yaratsa da Kudüs meselesinin Türkiye’de yalnız dış politika başlığı olmadığını bir kez daha gösterdi. Kudüs, Osmanlı hafızası, İslam dünyası, Filistin meselesi ve Türkiye’nin tarihî sorumluluk algısı açısından güçlü bir sembol olmaya devam ediyor.

İsmail İzzet Bey üzerinden kurulan tarihî bağlantı da bu sembolizmi güçlendiriyor. Çünkü Kudüs’ün Osmanlı idaresinden çıkışı, yalnız bir şehrin kaybı değil; imparatorluğun manevi coğrafyasındaki büyük kırılmalardan biri olarak görülüyor.

Bugünkü tartışma ise bu tarihî hafızanın güncel siyasi dilde nasıl kullanıldığı, hangi sınırlar içinde yorumlanması gerektiği ve dış politika hassasiyetleriyle nasıl dengeleneceği sorularını gündeme taşıyor.

Siyasi söz, tarihî hafıza ve semboller

Bakan Çiftçi’nin “Kudüs Valiliği” sözleri, bir devlet adamının kişisel temennisi ile Türkiye’deki tarihî hafıza arasındaki bağı görünür kıldı. Odatv’nin İsmail İzzet Bey üzerinden yaptığı okuma ise bu sözlere tarihî bir arka plan kazandırdı.

Bu tür sembolik ifadeler, özellikle Kudüs gibi çok katmanlı bir şehir söz konusu olduğunda, yalnız iç kamuoyunda değil, bölgesel aktörler nezdinde de yankı bulabiliyor.

Sonuç olarak tartışma, bir yandan Osmanlı’nın son Kudüs günlerini ve İsmail İzzet Bey’in hayatını yeniden gündeme taşırken, diğer yandan Türkiye’nin Kudüs’e ilişkin siyasi ve manevi dilinin bugün nasıl algılandığını da gösteriyor.

www.yerelgundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User