Merz'den Trump yönetimine uyarı: Almanya seçimlerine karışmayın
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD’nin Avrupa’daki siyasi yapılara yönelik fon programı üzerine Trump yönetimini seçimlere müdahale etmemesi için uyardı.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
BERLİN / ALMANYA — Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD yönetiminin Avrupa’daki siyasi ve toplumsal yapılara fon sağlama planına tepki göstererek Washington’a Alman seçimlerine müdahale etmeme çağrısında bulundu.
Merz’in açıklaması, aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisinin anketlerde yükseldiği ve Saksonya-Anhalt ile Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimlerine haftalar kaldığı bir dönemde geldi. Friedrich Merz’in Almanya Başbakanlığı görevi resmî hükümet kaynaklarında da teyit ediliyor.
Merz’den Washington’a açık seçim uyarısı
Başbakan Friedrich Merz, 15 Temmuz 2026 tarihinde Berlin’de düzenlenen geleneksel yaz basın toplantısında iç ve dış politikaya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.
DW Türkçe’nin haberine göre Merz’e, ABD yönetiminin Avrupa’daki bazı siyasi ve toplumsal oluşumları mali olarak desteklemeye yönelik girişiminin demokrasi savunuculuğu mu, yoksa Avrupa siyasetine müdahale mi olduğu soruldu.
Merz, Almanya’nın Amerikan seçimlerine müdahale etmediğini ve aynı yaklaşımı ABD yönetiminden de beklediğini belirtti.
“Amerikan hükümetinin veya hükümete yakın kurumların Alman seçimlerine müdahale etmesini istemiyorum.”
Başbakan, dost ve müttefik ülkelerin Almanya’nın kendi siyasi sistemi için belirlediği hukuki kurallara saygı göstermesini beklediğini de vurguladı.
Merz’in açıklaması doğrudan Donald Trump’ın şahsından çok, Trump yönetimi ve ABD hükümetine yakın kuruluşlar üzerinden gelebilecek siyasi ve mali etkilere yönelik bir uyarı olarak değerlendiriliyor.
ABD’nin Avrupa fon programı tartışma yarattı
Tartışmaların merkezinde ABD Dışişleri Bakanlığının Avrupa’ya yönelik açıkladığı yeni finansman programı bulunuyor.
DW Türkçe, programın toplam büyüklüğünün yaklaşık 5 milyon dolar olduğunu aktarırken Guardian, Avrupa’daki bireyler, düşünce kuruluşları ve sivil toplum örgütleri için verilebilecek hibelerin 3 milyon dolara kadar çıkabileceğini bildirdi.
Programın “Avrupa’da medeniyet bağlarının, demokratik direncin ve hukukun üstünlüğünün geliştirilmesi” başlığı altında yürütüleceği belirtiliyor. Başvuru yapacak oluşumların ulusal egemenlik, göç, sansür ve siyasi amaçlı hukuk süreçleri gibi konulara odaklanması bekleniyor.
ABD Dışişleri Bakanlığının duyurusunda, desteklenecek projelerin “ortak siyasi felsefe” ve “Batı medeniyeti mirası” çerçevesinde çalışması gerektiği ifade edildi. Bu şartlar, programın Trump yönetiminin muhafazakâr siyasi yaklaşımına yakın Avrupa merkezli oluşumları destekleyebileceği yönündeki eleştirileri artırdı.
Programın doğrudan siyasi partilere kaynak aktarıp aktarmayacağı ise açıklığa kavuşmadı. Başvurabilecek kişi ve kurumlara ilişkin ifadelerin kapsamının geniş olması, Avrupa’daki siyasi yapılara dolaylı finansman sağlanabileceği tartışmalarına yol açtı.
Yabancı finansmana Alman hukukunda sınırlama
Friedrich Merz, açıklamasında Almanya’daki siyasi partilerin yurt dışından finanse edilmesinin yasa dışı olduğunu söyledi.
Almanya Siyasi Partiler Yasası’nın 25’inci maddesi, ülke dışından gelen bağışların kabulünü kural olarak yasaklıyor. Bununla birlikte Avrupa Birliği vatandaşlarından gelen bazı bağışlar ve yasada özel olarak tanımlanan durumlar için istisnalar bulunuyor.
Alman Federal Meclisi Bilimsel Araştırma Servisinin değerlendirmesine göre bu düzenlemelerin amacı, yabancı aktörlerin Almanya’daki siyasi partiler üzerinde mali yollarla etkili olmasını önlemek.
Yasa yalnızca doğrudan para aktarımını değil, bir siyasi parti lehine üçüncü kişiler tarafından yürütülen ve parti finansmanı kurallarını dolanmayı amaçlayan bazı faaliyetleri de kapsayabiliyor. Bu nedenle ABD programından yararlanacak kuruluşların Almanya’daki partilerle ilişkileri hukuki incelemeye konu olabilir.
Merz’in uyarısı, henüz herhangi bir Alman siyasi partisine fon aktarıldığının açıklanmasından sonra değil, olası bir müdahaleyi önlemeye yönelik olarak yapıldı.
Trump yönetimi ile AfD ilişkileri eleştiriliyor
Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde ABD yönetimindeki bazı yetkililerin Avrupa’daki göçmen karşıtı, milliyetçi ve sağ popülist siyasi yapılarla kurduğu ilişkiler, Almanya’da bir süredir tartışılıyor.
DW Türkçe’nin aktardığına göre Trump yönetiminin Almanya’nın göç politikalarını ve ifade özgürlüğü uygulamalarını eleştirmesi Berlin’de rahatsızlığa neden oldu. ABD yönetimiyle AfD temsilcileri arasındaki görüşmeler de Washington’un Almanya’nın iç siyasetine yönelik tutumu konusunda soru işaretleri doğurdu.
ABD’nin açıklanan fon programının yalnızca genel demokrasi ve insan hakları projelerini mi destekleyeceği, yoksa belirli bir siyasi çizgiye yakın kuruluşlara öncelik mi vereceği tartışmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Program metninde göç, ulusal egemenlik ve sansür gibi Trump yönetiminin Avrupa’ya yönelik eleştirilerinde sıkça öne çıkardığı konuların yer alması, Almanya’daki kaygıları artırdı.
AfD anketlerde en güçlü parti konumunda
Merz’in açıklamasının yapıldığı dönemde AfD, Almanya genelindeki kamuoyu araştırmalarında birinci sırada bulunuyor.
14 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan farklı anketlerde AfD’nin oy oranı yüzde 26 ile yüzde 28,5 arasında ölçülürken, CDU/CSU’nun desteği yüzde 20 ile yüzde 22 arasında kaldı. Anket sonuçları şirketlere ve kullanılan yöntemlere göre değişmekle birlikte AfD’nin birçok araştırmada açık ara önde olduğu görülüyor.
Merz, yaz basın toplantısında AfD’ye oy vermeyi düşünen seçmenlere de seslendi. Reuters’ın aktardığına göre Başbakan, seçmenlerden hükümetin çalışmalarını değerlendirmelerini ve siyasi bilgileri yalnızca sosyal medya üzerinden edinmemelerini istedi.
Merz ayrıca CDU’nun AfD ile koalisyon kurmama politikasını sürdüreceğini belirtti. AfD’nin hükümet ortağı yapılarak kontrol altında tutulabileceği yönündeki görüşlere katılmadığını ifade etti.
Eylül ayındaki eyalet seçimleri önem taşıyor
Almanya’da Eylül 2026’da gerçekleştirilecek iki eyalet seçimi, AfD’nin yükselişinin sandığa nasıl yansıyacağını göstermesi açısından önem taşıyor.
Saksonya-Anhalt eyalet seçimleri 6 Eylül 2026’da yapılacak. Mecklenburg-Vorpommern seçmenleri ise 20 Eylül 2026 tarihinde yeni eyalet meclisini belirlemek üzere sandığa gidecek.
AfD’nin özellikle Almanya’nın doğu eyaletlerinde yüksek oy oranlarına ulaşması, seçimlerin ardından kurulacak hükümetlerin yapısı konusunda belirsizlik yaratıyor.
Merz, AfD’nin eyalet hükümetlerinde belirleyici konuma gelmesini engellemek amacıyla seçmenleri ikna etmek için çalışacağını belirterek bunun için elinden geleni yapacağını söyledi.
Başbakan, Almanya’nın tarihsel geçmişine işaret ederek aşırı sağcı bir partinin hükümete girmesinin Almanya’da diğer Avrupa ülkelerinden farklı bir anlam taşıyacağını savundu. Merz’in açıklamaları, yaklaşan seçimler öncesinde hem AfD’nin yükselişine hem de dış kaynaklı olası siyasi müdahalelere karşı çift yönlü bir uyarı olarak öne çıktı.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)