Giritli Şevki ve İzmir Suikastı: Cumhuriyet tarihini değiştiren ihbar

İzmir Suikastı’nı ihbar eden Giritli Şevki’nin bilinmeyen hayatı, suikast planındaki rolü ve Cumhuriyet tarihini değiştiren kararı yeniden gündeme geldi.

Jun 15, 2026 - 12:58
0
Giritli Şevki ve İzmir Suikastı: Cumhuriyet tarihini değiştiren ihbar

Ahmet Taş | Yerel Gündem
İZMİR / TÜRKİYE — İzmir Suikastı’nı ihbar ederek Cumhuriyet tarihinin en kritik davalarından birinin başlamasına yol açan Giritli Şevki’nin hayatı ve kararı, yeni belge ve tanıklıklarla yeniden gündeme geldi.

Dr. Ahmet Mehmetefendioğlu’nun kaleme aldığı çalışmada, 15 Haziran 1926’da Giritli Şevki’nin ihbarıyla ortaya çıkarılan İzmir Suikastı girişiminin arka planı, planın nasıl hazırlandığı, suikastçıların kaçış güzergahı ve Şevki Bey’in neden ihbarda bulunduğu ayrıntılarıyla ele alındı. Cumhuriyet dönemi Türk siyasal hayatının en önemli davalarından biri kabul edilen İzmir Suikastı Davası, Haziran 1926’da başlamış, temmuz ayında verilen kararlarla sonuçlanmıştı.

Cumhuriyet tarihinin en kritik davalarından biri

İzmir Suikastı Davası, yalnızca Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik bir saldırı planı olarak değil, aynı zamanda erken Cumhuriyet döneminin siyasal dengelerini etkileyen büyük bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

15 Haziran 1926’da Giritli Şevki’nin yaptığı ihbarla başlayan süreç, kısa sürede geniş kapsamlı bir soruşturmaya dönüştü. İstiklal Mahkemeleri’nin yürüttüğü yargılamalar, dönemin siyasal aktörlerini, eski İttihatçıları, Milli Mücadele’de yer almış bazı isimleri ve çeşitli muhalif çevreleri kapsayan geniş bir dosya haline geldi.

Davanın sonuçları, kararların içeriği ve İstiklal Mahkemeleri’nin yargılama yöntemleri aradan geçen yıllara rağmen tartışılmaya devam ediyor. Ancak bu tartışmaların merkezindeki en önemli isimlerden biri, suikastı haber vererek planın bozulmasını sağlayan Giritli Şevki Bey oldu.

Giritli Şevki kimdir?

Mehmet Şevki Bey, 1874 yılında Girit’te dünyaya geldi. Annesi Kamile Hanım, babası Arif Bey’di. Hanyalı Beşirakiler sülalesine mensup olan Şevki Bey ve ailesi, İkinci Meşrutiyet döneminin ilk yıllarında İzmir’e yerleşti.

Ailesi Girit’te sünger avcılığı, balıkçılık ve ticaretle uğraşıyordu. İzmir Karşıyaka’ya yerleşmelerinin ardından deniz ticareti faaliyetlerini burada da sürdürdüler. Beşiraki ailesinin bir dönem süngercilik, balıkçılık ve nakliyat işlerinde kullanılan altı gemilik bir filoya sahip olduğu aktarılıyor.

İzmir İdadisi mezunu olan Şevki Bey’in başta Rumca olmak üzere beş dil bildiği belirtiliyor. Sert mizacı, kabadayı tavırları, lüks yaşamı sevmesi ve maceralı hayatıyla tanınan Şevki Bey, çevresinde “Şevki Kaptan” ve “Giritli Şevki” lakaplarıyla biliniyordu.

Bir dönem İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Girit örgütlenmesinde görev alan Şevki Bey, daha sonra Milli Mücadele döneminde de Kuvayı Milliye içinde yer aldı. Kazım Özalp’in anılarında, 18 Mayıs 1919’da Menemen’de oluşturulan ilk müfrezelerin öncüleri arasında Giritli Şevki’nin adı geçiyor.

Suikast planı Karşıyaka’da konuşuldu

Giritli Şevki’nin İzmir Suikastı girişimiyle doğrudan teması, 13 Haziran 1926 Pazar akşamı Karşıyaka Yalı Caddesi’ndeki evinde başladı. O akşam kapısını eski dostu Sarı Edip Efe olarak da bilinen Edip Bey çaldı.

Sarı Edip Efe, İzmir Liman İşletmesi’nde müfettiş olarak çalışan emekli bir zabitti. İttihat ve Terakki’nin önemli fedailerinden biri olarak biliniyor, Birinci Dünya Savaşı sırasında İzmir ve çevresinde jandarma komutanlığı yapmış bulunuyordu. Milli Mücadele döneminde de Batı Anadolu’daki Kuvayı Milliye örgütlenmesinde yer almıştı.

İki eski dostun rakı sofrasında başlayan sohbeti, gecenin ilerleyen saatlerinde suikast planına geldi. Sarı Edip Efe’nin, “Bu kadar hizmet ettik, bir şey olamadık. Takdir olunmadık” sözleriyle başladığı konuşmada, hükümeti devirmeye yönelik bir teşkilattan söz ettiği aktarıldı.

Edip Bey’in, Ankara’dan eski bir mebusun geldiğini, bazı isimlerin kendilerinden işaret beklediğini ve Şevki’nin de teşkilata dahil olmasını istediği belirtildi. Bu konuşma, Giritli Şevki’nin suikast planından haberdar olduğu ilk kritik an oldu.

Kemeraltı’nda kurulacak ölüm kapanı

Bir gün sonra, 14 Haziran Pazartesi akşamı Giritli Şevki, Karşıyaka’da İdris’in çiftliğinde yapılan toplantıya katıldı. Burada Ziya Hurşit, Çopur Hilmi ve Sarı Edip Efe ile birlikte suikast planı konuşuldu.

Toplantıda daha çok Ziya Hurşit’in konuştuğu, Sarı Edip Efe’nin ise onu desteklediği aktarılıyor. Mustafa Kemal’in öldürülmesi gerektiği yönündeki ifadelerin ardından suikastın nerede yapılacağı tartışıldı.

Başlangıçta Çeşme yolu üzerinde bir eylem planı düşünülse de, Sarı Edip Efe buradaki güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirterek Kemeraltı’nı önerdi. Plana göre suikast, Başoturak ile Yemiş Çarşısı’ndan gelen yolların Hükümet Caddesi ile birleştiği noktada yapılacaktı.

Bu noktanın seçilme nedeni, üç yolun kesiştiği yerde otomobilin yavaşlamak zorunda kalmasıydı. Böylece hedefin kurtulma ihtimalinin azalacağı düşünülüyordu.

Plana göre Çopur Hilmi’nin akrabası olan Nuri’ye ait tuhafiyeci dükkânında Laz İsmail ve Gürcü Yusuf saklanacak, Mustafa Kemal’in aracı göründüğünde önce bombalar atılacak, ardından tabancalarla ateş açılacaktı. Eğer ilk saldırıdan kurtulan olursa, yolun ilerisinde bekleyen Ziya Hurşit ve Çopur Hilmi devreye girecekti.

Kaçış planı Sakız Adası’na uzanıyordu

Suikast planının yalnızca saldırı anından ibaret olmadığı, kaçış güzergahının da ayrıntılı şekilde hazırlandığı belirtiliyor. Eylemden sonra suikastçıların Baki Bey’in yazıhanesi önünde bekleyen bir otomobile binerek Karşıyaka vapurlarının kalktığı iskeleye gitmeleri planlanmıştı.

Buradan vapurla Karşıyaka’ya geçilecek, ardından Giritli Şevki’nin temin edeceği Bozdağ isimli motorla Sakız Adası’na kaçılacaktı. Bu plan, Şevki Bey’in denizcilik bilgisi ve Ege kıyılarını iyi tanıması nedeniyle ona verilen rolü de ortaya koyuyordu.

Ancak Giritli Şevki, toplantıda konuşulanlardan sonra büyük bir vicdani rahatsızlık yaşamaya başladı. Bir yandan suikastın başarıya ulaşma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor, diğer yandan kendisine yapılan tehditleri değerlendiriyordu.

Sarı Edip Efe’nin, başvekilden İzmir Valisi Kazım Paşa’ya kadar birçok üst düzey kişinin olaydan haberdar olduğunu söylediği, Şevki’nin konuşması halinde hayatıyla ödeyeceği yönünde tehdit edildiği aktarılıyor.

“Vicdanım Gazi’nin öldürülmesine razı olmadı”

15 Haziran 1926 Salı günü Giritli Şevki, Karşıyaka tren istasyonuna giderek Gazi Mustafa Kemal’in o gün İzmir’e gelip gelmeyeceğini öğrenmeye çalıştı. Bir yakını aracılığıyla Mustafa Kemal’in o gün gelmeyeceğini öğrenince kararını verdi.

Şevki Bey, daha önce tanıdığı ve güvendiği polis amiri Mehmet Ali Bey’e ulaşarak suikast planını ihbar etti. Daha sonra bu kararı için şu sözleri söylediği aktarıldı:

“Vicdanım, Gazi’nin göz göre öldürülmesine kail olmadı; ne yapayım.”

İhbarın ardından durum Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bildirildi. İzmir Valisi Kazım Paşa, ilk olarak Mustafa Kemal’in İzmir ziyaretinin ertelenmesini istedi. Olayın hassasiyeti nedeniyle soruşturmanın bir süre gizli yürütülmesine karar verildi.

16 Haziran akşamı Naim Palas Oteli’nde toplanan gazeteciler, şehirdeki olağanüstü hareketliliğin farkındaydı ancak detayları bilmiyordu. Gece ilerleyen saatlerde Mustafa Kemal’in açıklamasıyla basın mensupları suikast girişimini öğrendi.

Giritli Şevki mahkemede konuştu

Giritli Şevki, ihbarın ardından bir süre kamuoyunun merak ettiği isim haline geldi. Hakkında koruma altına alındığı, yurt dışına çıkarıldığı, hatta öldürüldüğü yönünde söylentiler yayıldı.

Bu söylentiler, 11 Temmuz 1926’daki duruşmada Şevki Bey’in İstiklal Mahkemesi heyeti önüne çıkmasıyla sona erdi. Giritli Şevki, mahkemede 13 Haziran Pazar akşamından 15 Haziran Salı öğleden sonraya kadar yaşananları ayrıntılı biçimde anlattı.

Şevki Bey, suikastı öğrendikten sonra eyleme katılmak istemediğini, ancak Sarı Edip Efe’nin ısrarı ve baskısı nedeniyle toplantıya gittiğini söyledi. Ayrıca daha önce kendisine emanet edilen bombaları Sarı Efe’nin isteğiyle Çopur Hilmi’ye teslim ettiğini belirtti.

İhbarı hemen yapamamasının nedenini ise, planın içinde üst düzey devlet adamlarının olduğuna dair kendisine verilen bilgiler ve tehditler olarak açıkladı. Ancak Mustafa Kemal’in o gün gelmeyeceğini öğrenince cesaretini topladığını ve durumu yetkililere bildirdiğini ifade etti.

İdam kararları ve Giritli Şevki’ye verilen ödül

İzmir’deki yargılamalar 26 Haziran 1926’da Elhamra Sineması’nda başladı. İstiklal Mahkemesi’nin yürüttüğü süreçte çok sayıda isim sanık olarak yargılandı.

13 Temmuz 1926’da açıklanan kararla aralarında Ziya Hurşit, Sarı Edip Efe, Çopur Hilmi, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, İsmail Canbolat ve Abdülkadir gibi isimlerin bulunduğu çok sayıda kişi idama mahkûm edildi. İnfazlar 14-15 Temmuz gecesi, suikastın yapılmasının planlandığı Kemeraltı civarında gerçekleştirildi.

Giritli Şevki ise suikastı ihbar ederek girişimin engellenmesini sağladığı için beraat etti. Gösterdiği hizmet nedeniyle kendisine 6.500 lira mükâfat verildi.

Ancak beraat ve ödül, Şevki Bey’in hayatının normale dönmesini sağlamadı. İdam edilen bazı sanıkların yakınlarının intikam tehdidi nedeniyle Giritli Şevki ve ailesi bir süre Çeşme’de, ardından Bodrum’da zorunlu ikamete tabi tutuldu. Ailenin devlet koruması altında yaşadığı, hatta Bodrum’daki hapishanenin boşaltılarak ailenin burada korunduğu aktarıldı.

Ataca soyadını Atatürk verdi

Giritli Şevki’nin Atatürk’le ilişkisinin suikast girişiminden sonra başladığı ve 1938’e kadar saygı ve sadakat temelinde sürdüğü belirtiliyor. Ailenin aktardığına göre Ataca soyadı, bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından Giritli Şevki’ye verildi.

Şevki Bey, 9 Kasım 1956’da İzmir’de hayatını kaybetti. Yaşamının son dönemlerinde siroz hastalığına yakalandığı, ancak alışkanlıklarından ve kabadayı tavrından vazgeçmediği ifade ediliyor.

Ölümüne kadar kendisine yöneltilen “Neden suikastı ihbar ettin?” sorusuna verdiği cevap ise, onun kararının nasıl bir anlam taşıdığını özetliyordu:

“Paşa’yı öldürmek Türkiye Cumhuriyeti’ni öldürmek anlamına geliyordu. Ne Paşa’nın ne de Cumhuriyet’in ölümüne izin vermedim.”

Giritli Şevki’nin 13-15 Haziran 1926 arasındaki kısa süre içinde aldığı karar, Cumhuriyet tarihinin seyrini değiştiren dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti. Suikast planını öğrenmesine rağmen sessiz kalmaması, hem Mustafa Kemal’in hayatının korunmasını hem de erken Cumhuriyet döneminin en büyük siyasi hesaplaşmalarından birinin başlamasını sağladı.

www.yerelgundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User