Mehmet Uçum 2028 seçimi için 16 Nisan tarihini işaret etti
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Erdoğan’ın yeniden adaylığı için anayasa değişikliğine gerek olmadığını belirterek 16 Nisan 2028 seçeneğini gündeme taşıdı.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA / TÜRKİYE — Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, 2028 seçimleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olası adaylığına ilişkin değerlendirmesinde 16 Nisan 2028 tarihini işaret etti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda son dönemde yeniden gündeme gelen erken seçim tartışmalarını değerlendirdi. Uçum, anayasal sistemde “erken seçim” kavramının bulunmadığını, doğru hukuki ifadenin “seçimlerin yenilenmesi” olduğunu belirtti. Erdoğan’ın bir kez daha aday olması için yeni anayasa ya da anayasa değişikliğine ihtiyaç bulunmadığını savunan Uçum, TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde mevcut anayasa içinde istisnai adaylık yolunun açılacağını ifade etti.
Uçum’dan erken seçim tartışmasına yanıt
Mehmet Uçum, son dönemde muhalefet tarafından erken seçim ve baskın seçim tartışmalarının yeniden gündeme getirilmeye çalışıldığını söyledi. Başkanlık sistemine geçildikten sonra bu konunun farklı dönemlerde tekrar tekrar gündeme taşındığını belirten Uçum, önceki tartışmalardan sonuç çıkmadığını ifade etti.
Uçum’a göre, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi sağlayan 24 Haziran 2018 seçimlerinden sonra da benzer tartışmalar yaşandı. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin ardından erken seçim beklentilerinin gündeme geldiğini hatırlatan Uçum, başkanlık sisteminde eski parlamenter sistem tecrübesiyle erken seçim beklentisine girmenin gerçekçi olmadığını savundu.
Uçum, 2023 seçimlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 18 Haziran 2023’te yapılması gereken seçimlerin bayram ve mevsim koşulları nedeniyle 14 Mayıs 2023’e alındığını hatırlatan Uçum, bunun “anlamına uygun bir erken seçim” değil, teknik sebeplerle normal dönemi içinde yapılan bir seçim olduğunu ifade etti.
“Anayasal sistemde erken seçim kavramı yok”
Uçum’un değerlendirmesinde en dikkat çeken başlıklardan biri, erken seçim kavramına ilişkin hukuki yorum oldu. Uçum, mevcut anayasal sistemde hem cumhurbaşkanının hem de Meclis’in beş yıllık süre için seçildiğini belirtti.
Ancak bu sürenin “garanti sabit süre” değil, “esnek sabit süre” olduğunu ifade eden Uçum, Meclis’in ya da Cumhurbaşkanı’nın seçimlerin yenilenmesi kararı alabileceğini söyledi. Bu kararın siyasi ve toplumsal sonuçlarının kamuoyunda erken seçim olarak adlandırılabileceğini, ancak hukuki karşılığının seçimlerin yenilenmesi olduğunu vurguladı.
Uçum, tartışmanın eski sistemin kavramlarıyla yürütülmesinin yanlış sonuçlara yol açtığını savundu. Ona göre mesele “erken seçim” değil, “seçimlerin yenilenmesi hangi sosyal, siyasi, ekonomik ve hukuki koşullarda mümkün olur?” sorusu üzerinden tartışılmalı.
Cumhurbaşkanının seçim yenileme yetkisi
Uçum, seçimlerin yenilenmesi kararını Cumhurbaşkanı’nın da alabileceğini belirtti. Ancak bunun özellikle ikinci dönem için son derece istisnai bir karar olacağını ifade etti.
Uçum’a göre Cumhurbaşkanı birinci döneminde seçimlerin yenilenmesi kararı verdiğinde kalan süresinden feragat etmiş olur. Yeniden aday olacaksa, seçilme bakımından siyasi ve sosyal riski de göze alır.
İkinci dönemde böyle bir karar verilmesi halinde ise durum daha farklıdır. Uçum, ikinci dönemindeki bir Cumhurbaşkanı’nın seçimlerin yenilenmesi kararı vermesi halinde hem kalan süresinden feragat edeceğini hem de bir daha aday olamayacağını belirtti. Bu nedenle Cumhurbaşkanı tarafından seçimlerin yenilenmesi kararının ancak olağanüstü koşullarda ve son çare olarak gündeme gelebileceğini savundu.
TBMM kararı için 360 milletvekili gerekiyor
Mehmet Uçum, seçimlerin yenilenmesi kararının TBMM tarafından alınması halinde en az 360 milletvekilinin oyunun gerektiğini hatırlattı. Bu oran, Meclis’te beşte üç çoğunluk anlamına geliyor.
Uçum’a göre böyle bir karar yalnızca teknik bir takvim meselesi değil, aynı zamanda siyasi risk taşıyan bir adımdır. Çünkü seçimlerin yenilenmesine karar veren milletvekilleri de yeniden seçilme sürecine girecek ve seçmen nezdinde siyasi sonuçlarla karşılaşacaktır.
Bu nedenle Meclis’in seçimlerin yenilenmesi kararı almasının da istisnai bir durum olduğunu belirten Uçum, eski parlamenter sistemde basit çoğunlukla alınabilen erken seçim kararlarının bile belirli zorluklar taşıdığını, yeni sistemde ise bu kararın çok daha zor olduğunu ifade etti.
“Bugün erken seçim tartışması gerçekçi değil”
Uçum, Türkiye’nin mevcut koşullarında TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararı almasını beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi. Dünyada ve bölgede yaşanan gelişmelere rağmen Türkiye’nin siyasal sistemin işleyişi bakımından olağanüstü bir durumda olmadığını savundu.
Meclis ve hükümeti yenilemeyi gerektiren istisnai bir koşul bulunmadığını belirten Uçum, bölgesel savaş koşulları, Türkiye’nin güvenlik gündemi ve “Terörsüz Türkiye” süreci gibi başlıklar nedeniyle ülkenin erken seçim tartışmalarıyla meşgul edilmesinin sorunlu olacağını ifade etti.
Uçum’a göre 2028’e kadar olağanüstü şartlar ortaya çıkmadığı sürece erken seçim tartışması somut bir siyasi gündem haline gelmeyecek ve soyut bir tartışma olarak kalacak.
Erdoğan’ın adaylığı için anayasa değişikliği tartışması
Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha aday olması için yeni anayasa ya da anayasa değişikliğine gerek olmadığını savundu. Mevcut anayasada bu konuda imkan bulunduğunu belirten Uçum, bu yolu “istisnai adaylık” olarak tanımladı.
Uçum’a göre TBMM, 7 Mayıs 2028’de yapılması gereken genel seçimlerden belli bir süre önce seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan tercih etmesi halinde son kez aday olabilir.
Uçum, bu ihtimalin 2027 yılının son çeyreğinde veya 2028’in başlarında gündeme gelebileceğini belirtti. En az 360 milletvekilinin oyuyla alınacak bir seçimlerin yenilenmesi kararı, Erdoğan’ın mevcut anayasa çerçevesinde yeniden adaylığının önünü açabilir.
“Türkiye’nin Erdoğan’a ihtiyacı var” açıklaması
Uçum’un yazısındaki en dikkat çeken siyasi mesajlardan biri de Erdoğan’ın liderliğiyle ilgili değerlendirmesi oldu. Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olmaya ihtiyacı olmadığını, ancak Türkiye’nin bir kez daha Erdoğan’a ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Uçum’a göre Erdoğan’ın liderlik birikimi, dış politika tecrübesi ve dünya ölçeğindeki siyasi etkisi, Türkiye açısından önemli bir değer taşıyor. Bu nedenle Erdoğan’a 2028 seçimlerinde son kez adaylık yolunun açılması, TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararı vermesi için gerekli koşullardan biri olarak değerlendirilebilir.
Cumhur İttifakı’nın bu konuda kararlılık göstereceğini savunan Uçum, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önceki açıklamaları ve AK Parti yetkililerinin beyanlarının bu yönde işaretler verdiğini söyledi. Ancak Uçum, bu konunun olağan gidişatta 2027’nin sonlarından önce gündeme gelmesinin beklenmediğini de vurguladı.
16 Nisan 2028 seçeneği neden gündeme geldi?
Mehmet Uçum, olası seçim takvimi için 16 Nisan 2028 Pazar gününü işaret etti. Uçum’a göre TBMM, 2028’de 9 Şubat ile 15 Şubat arasındaki günlerden birinde seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa, Cumhurbaşkanı Seçim Kanunu’na göre seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılması mümkün olur.
Uçum, bu tarihin sembolik anlamına da dikkat çekti. 16 Nisan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edildiği referandumun tarihi olarak biliniyor. 16 Nisan 2028 ise bu referandumun on birinci yıl dönümüne denk geliyor.
Uçum’a göre genel seçimlerin 16 Nisan’da yapılması, iktidar açısından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin üçüncü seçimlerinin referandum gününde yapılması anlamına gelir ve sistemin teyidi bakımından sembolik bir değer taşır.
Muhalefet açısından ise eleştirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin halk tarafından kabul edildiği tarihte genel seçimlere gidilmesi, sistemin muhasebesi için imkan oluşturabilir.
Uçum, 16 Nisan 2028 tarihinin yalnızca bir öneri olduğunu, nihai takdir ve karar yetkisinin TBMM’de bulunduğunu belirtti. Ancak bu açıklama, 2028 seçimleri, Erdoğan’ın olası adaylığı ve seçimlerin yenilenmesi tartışmalarını şimdiden siyasi gündemin önemli başlıklarından biri haline getirdi.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)