CHP’nin İntiharı: Özgür Özel ne zaman AK Parti’ye geçecek?

CHP'li başkanlar AK Parti'ye geçerken Özgür Özel ne yapıyor? Yusuf İnan, CHP'deki yönetim krizini, İmamoğlu stratejisini ve İzmir'deki çöküşü kaleme aldı.

Feb 10, 2026 - 04:56
Updated: 3 months ago
0
CHP’nin İntiharı: Özgür Özel ne zaman AK Parti’ye geçecek?

Yusuf İnan

Gazeteci |Siyasi & Stratejik Analist

CHP’nin İntiharı ve Özgür Özel’in Gizli Ajandası: Atatürk’ün Mirası Nasıl Tüketildi?

Türkiye siyaseti, belki de tarihinin en tuhaf, en anlaşılmaz ve en kaotik dönemlerinden birini yaşıyor. Bir yanda çeyrek asırdır iktidarda olan, doğal olarak metal yorgunluğu yaşayan ve yıpranan bir AK Parti hükümeti; diğer yanda ise bu yıpranmışlık üzerinden iktidara yürümek yerine, kendi içindeki belediye başkanlarını birer birer rakibine kaptıran, kendi kalesine gol atmaktan haz alan bir Cumhuriyet Halk Partisi...

Son günlerde Ankara kulislerinde fısıltı gazetesi yerini yüksek sesli tartışmalara bıraktı. Soru şu: "CHP Genel Başkanı Özgür Özel ne zaman AK Parti'ye geçecek?"

Bu soru ilk bakışta ironik, hatta absürt gelebilir. Ancak siyasetin sahadaki gerçekliğine, belediye başkanlarının birer birer gemiyi terk edişine ve CHP Genel Merkezi’nin takındığı tavra baktığınızda, bu sorunun altındaki haklılık payı ürkütücü boyutlara ulaşıyor.

Belediye Başkanları Neden Kaçıyor?

Tablo ortada. CHP’li başkanlar bir bir AK Parti saflarına geçiyor. Sadece "küçük belde belediyeleri" değil, stratejik öneme sahip ilçeler, hatta büyükşehirlerdeki kilit isimler saf değiştiriyor. Ankara’nın kalbi Keçiören’in Belediye Başkanı, ülkücü kökenli Mesut Özarslan’ın AK Parti’ye geçişi, basit bir parti değişikliği değil, CHP’nin yönetim krizinin bir itirafıdır. Hakkında soruşturma varmış, yokmuş; bunlar işin hukuki teferruatıdır. Siyasi gerçek şudur: CHP, kendi aday gösterdiği, kendi rozetini taktığı insanları elinde tutamıyor.

Daha dün Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile omuz omuza siyaset yapanlar, bugün onun AK Parti ile dirsek temasına girmesini, hatta İzmir ve Balıkesir gibi "kale" sayılan illerin belediye başkanlarının AK Parti Genel Merkezi ile kurduğu sıcak ilişkileri izliyor. Bir belediye başkanı, kendi genel başkanıyla değil de, rakip partinin bakanlarıyla, milletvekilleriyle daha sıkı fıkıysa, orada bir yönetim zaafiyeti değil, bir "yönetememe sanatı" icra ediliyor demektir.

Peki, Özgür Özel ne yapıyor?

Tüm dünya Türkiye'nin jeopolitik risklerini, ekonomik dalgalanmaları konuşurken, Sayın Özel bir ilçe belediye başkanı üzerinden Türkiye gündemini kilitlemeyi başarıyor. Ancak bu kilitleme, bir çözüm üretmek için değil; sorunları gölgelemek için yapılıyor. Türk milletinin can yakıcı sorunu ne hayat pahalılığı ne hukuk ihlalleri ne de sınır güvenliği... Varsa yoksa CHP’nin iç kavgaları, varsa yoksa Özgür Özel’in polemikleri.

İmamoğlu Üzerinden Oynanan Tehlikeli Oyun

CHP’nin ve Özgür Özel’in aylardır tek bir gündemi var: Ekrem İmamoğlu. Sabah İmamoğlu, akşam İmamoğlu. Ancak bu "ilgi", İmamoğlu’nu kurtarmaya yönelik bir çaba mı, yoksa siyasi bir "taziye çadırı" kurup orada halay çekme girişimi mi?

Ekrem İmamoğlu cezaevinde yatıyor, siyasi yasaklarla boğuşuyor; ancak CHP yönetimi ve Özgür Özel meydanlarda İmamoğlu’nun mağduriyeti üzerinden adeta "horon tepiyor." İmamoğlu olmasa, CHP’nin meydanlara çıkıp anlatacağı bir projesi, bir vizyonu, bir gelecek hayali yok. İmamoğlu’nun siyasi varlığı, CHP yönetimi için bir "can simidi"ne dönüşmüş durumda.

Buradan İmamoğlu ailesine açık bir uyarı yapmak gerekiyor: Son dönemde CHP’nin düzenlediği o görkemli mitingleri, Ekrem Bey’e destek mitingleri sanmayın. O kalabalıklar, İmamoğlu’nu cezaevine "siyasi olarak gömdük" diye yapılan zafer kutlamalarının provasıdır. Özgür Özel ve ekibi, potansiyel bir lider adayını mağduriyet edebiyatıyla pasifize ederken, kendi koltuklarını sağlamlaştırmanın derdinde. İmamoğlu ve ailesi bu acı gerçekle yüzleşmeli ve CHP içindeki bu siyasi mühendisliğe meze olmaktan vazgeçmelidir. Çünkü bu oyunun sonunda İmamoğlu siyaseten yok olurken, Özel ve ekibi "biz elimizden geleni yaptık" diyerek yollarına devam edeceklerdir.

İzmir: Beceriksizliğin Başkenti

CHP’nin "Atatürk’ün partisi" iddiası, en çok da yönettiği şehirlerdeki haliyle çürütülüyor. İşte İzmir... Türkiye’nin incisi olması gereken, Atatürk’ün "güzel İzmir"i... Bugün ne halde?

Körfezinde balıkların bile oksijensizlikten öldüğü, kokudan yanına yaklaşılamayan bir foseptik çukuruna dönmüş durumda. Yağmur yağdığında, 21. yüzyılın Türkiye'sinde insanlar sokakta yürürken elektrik akımına kapılarak can veriyor. İzmirliler yıllarca dışkı kokusuna, çimento tozuna, kanserojen havaya mahkum edildi. Milyonlarca insanın sağlığıyla, can güvenliğiyle oynandı.

Şimdi sorarım size: Atatürk’ün kurduğu, "muasır medeniyetler seviyesi"ni hedef gösteren parti bu olabilir mi?

Mustafa Kemal Atatürk, gördüğü her sorunu şimşek hızıyla çözen, bitmiş tükenmiş bir imparatorluk bakiyesinden modern bir devlet inşa eden, bataklıkları kurutup Ankara’yı başkent yapan bir vizyondu. Bugünkü CHP ise yönettiği şehirlerdeki yağmur suyu mazgallarını bile temizlemekten aciz bir görüntü çiziyor. Atatürk sorun çözerdi; bugünkü CHP ise sorun üretiyor.

Güven Sorunu ve Mezarlıkta Kadeh Tokuşturan Zihniyet

Çeyrek asırdır iktidarda olan, her türlü yıpranmışlığı yaşayan bir iktidar karşısında, CHP’nin yüzde 30 bandını aştık diye zafer çığlıkları atması, aslında ne kadar büyük bir hezimetin içinde olduklarının kanıtıdır. Normal şartlarda, bu kadar uzun süreli bir iktidarın karşısındaki muhalefetin yüzde 60’larla iktidara yürümesi gerekirdi.

Peki, Türk milleti neden CHP’ye mührü vermiyor? Neden güvenmiyor?

Cevabı çok basit: Türk milleti, değerlerine yabancılaşmış, halkın acısına ve kutsalına saygı duymayan bir yapıyı seziyor. Mezarlık başında, ölülerin manevi huzurunda kadeh tokuşturan bir zihniyet, Anadolu insanının derdini, tasasını, inancını ve sorunlarını nasıl anlayabilir? Halktan bu kadar kopuk, halkın değerlerini "gericilik" olarak kodlayan ama seçim zamanı "helalleşme" tiyatrosu oynayan bu yapıya milletin güveni kalmamıştır.

Sonuç: CHP, Türkiye’nin Geleceği Değil, Sorunudur

Gelinen noktada tablo çok nettir. CHP, kurucu lideri Atatürk’ün vizyonundan, halkçılık ilkesinden ve devlet adamlığı ciddiyetinden tamamen uzaklaşmıştır. Özgür Özel, partiyi iktidara taşımak yerine, partinin içini boşaltarak, belediye başkanlarını kaçırarak ve güçlü figürleri tasfiye ederek adeta AK Parti’nin ekmeğine yağ sürmektedir.

Bugün Türkiye’nin sorunu ne pahalılık ne de dış politikadır; Türkiye’nin en büyük sorunu, iktidarı denetleyemeyen, alternatif üretemeyen ve kendi içinde tükenen bu muhalefet anlayışıdır. CHP, mevcut yönetimiyle Türkiye’nin geleceğini teslim edeceği bir parti olma vasfını yitirmiştir.

Ve evet, başa dönersek; Özgür Özel resmen AK Parti’ye geçmemiş olabilir. Ancak icraatlarına, partiyi getirdiği noktaya ve AK Parti’ye hediye ettiği belediye başkanlarına bakılırsa, fiilen çoktan o saflarda yerini almış gibi görünüyor.

Yusuf İnan

www.yerelgundem.com

Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve Yerelgundem.com Genel Yayın Yönetmenliği görevlerini yürütmektedir. Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili stratejik ve siyasi analizler konusunda uzmanlaşmıştır.

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User