Erdoğan sonrası tartışması seçim hesaplarını yeniden gündeme taşıdı
Fehmi Koru, Erdoğan’ın yeniden adaylığı, Meclis’te 360 vekil hesabı ve muhalefetin 2028 seçimindeki şansını değerlendirdi.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Gazeteci Fehmi Koru, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2028 seçimlerindeki adaylığına ilişkin tartışmaları değerlendirerek, “Erdoğan sonrası” senaryolarının mevcut Meclis aritmetiği ve siyasi şartlar üzerinden okunması gerektiğini yazdı.
Koru, 2 Temmuz 2026 tarihli yazısında, bir önceki genel seçimin 14 Mayıs 2023’te yapıldığını hatırlatarak normal takvime göre Türkiye’nin 2028 yılının Mayıs ayı başlarında yeniden sandık başına gideceğini belirtti.
Yazıda, seçim tarihinin erkene alınmasının mümkün olduğu; ancak bunun için Türkiye Büyük Millet Meclisinde üye tam sayısının beşte üçü olan 360 milletvekilinin kararı ya da Cumhurbaşkanı’nın seçim yenileme kararı gerektiği vurgulandı.
Erdoğan’ın adaylığı için Meclis kararı kritik görülüyor
Fehmi Koru’ya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı tartışmasında asıl belirleyici başlıklardan biri Anayasa’nın 116. maddesi.
Koru, seçimlerin Cumhurbaşkanı kararıyla erkene alınması durumunda mevcut Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olamayacağını, Erdoğan’ın bir kez daha aday olmak istemesi halinde ise TBMM kararı gerektiğini yazdı.
Bu nedenle tartışmanın merkezinde, Cumhur İttifakı’nın Meclis’te 360 milletvekili desteğine ulaşıp ulaşamayacağı sorusu bulunuyor.
Koru, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in birkaç gün önce yaptığı açıklamada partilerinin cumhurbaşkanı adayının Erdoğan olduğunu söylediğini hatırlattı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de daha önceki açıklamalarında Erdoğan’ın adaylığını desteklediği biliniyor.
Cumhur İttifakı’nın 360 hesabı gündemde
Yazıda Cumhur İttifakı’nın mevcut sandalye sayısının 323 olduğu ifade edilirken, Erdoğan’ın yeniden adaylığı için bu sayının 360’a tamamlanması gerektiği değerlendirmesi yapıldı.
Koru, bu noktada DEM Parti’nin 56 milletvekiliyle denklemi değiştirebileceğini, ancak bunun bazı yasal düzenlemeler ve anayasa değişikliği adımlarıyla bağlantılı olabileceğini belirtti.
Yazıda ayrıca, DEM Parti’den yeterli destek gelmemesi halinde CHP içindeki bazı milletvekilleri üzerinden yeni siyasi temasların gündeme gelebileceği iddiasına da yer verildi.
Koru, belediye başkanları transferleri sonrasında milletvekili transferi tartışmalarının da yaşanabileceğini belirterek, seçim hesabının zor bir denkleme dayandığını ifade etti.
“Erdoğan sonrası” tartışması neden yapılıyor?
Fehmi Koru’nun yazısındaki ana soru, mevcut tabloya rağmen bazı çevrelerde neden “Erdoğan aday olmazsa ne olur?” tartışmasının yapıldığı üzerine kuruldu.
Koru’ya göre bazı isimler doğrudan cumhurbaşkanı adayı gibi değil, danışman ya da cumhurbaşkanı yardımcılığı benzeri formüllerle gündeme getiriliyor. Ancak bu tartışmaların özünde “Erdoğan sonrası” arayışının bulunduğu değerlendirmesi yapılıyor.
Yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tür spekülasyonları görmezden geldiği, belki de AK Parti Sözcüsü’nün “adayımız Erdoğan” açıklamasıyla bu tartışmaları kesmeye çalıştığı ifade edildi.
Koru, konunun son olarak AK Parti’nin kurucu kadrosundan Bülent Arınç’ın açıklamalarıyla yeniden gündeme geldiğini aktardı.
Bülent Arınç’ın sözleri yeni yorumlara yol açtı
Koru, eski TBMM Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın gazeteci Hasan Basri Akdoğan’a yaptığı değerlendirmeleri yazısında ele aldı.
Arınç’ın Erdoğan’ın adaylığını ihtimal dışı görmediğini; ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinden sonrası için parti içinden veya dışından başka bir ismi işaret edebileceğini söylediği aktarıldı.
Koru, bu değerlendirme üzerinden Berat Albayrak, Bilal Erdoğan ya da başka isimlerin gündeme gelip gelmediğini sorguladı. Yazıda, Arınç’ın kendi isminin de geçmişte cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarında zaman zaman akla geldiği hatırlatıldı.
Koru’ya göre Arınç, AK Parti’nin kuruluşundan itibaren önemli görevler üstlenmiş, partili kimliğini korumuş ve uzun yıllar Erdoğan’a yakın çalışmış bir siyasetçi olarak bu tartışmalarda adı geçebilecek isimlerden biri.
AK Parti hâlâ adayını seçtirebilir mi?
Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri, AK Parti’nin yapılacak ilk seçimde kendi adayını cumhurbaşkanı seçtirebilme gücünü koruyup korumadığı sorusu oldu.
Koru, Erdoğan’ın seçim tarihinin bir hafta bile öne alınması halinde aday olabileceğini belirtti; ancak asıl meselenin Cumhur İttifakı’nın adayını seçtirecek siyasi güce sahip olup olmadığı olduğunu vurguladı.
Yazıda, Erdoğan’ın kazanma ihtimali görmesi halinde yeniden aday olacağı; aday olmama ihtimalinin ise ancak seçilemeyeceği bir durumda gündeme gelebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Koru, Erdoğan’ın aday olmayacağı bir seçimde AK Parti’den başka bir ismin kazanabileceği varsayımıyla yapılan hesapların sorunlu olduğunu savundu.
Ekonomi ve anketler seçim hesabını etkiliyor
Fehmi Koru, seçim koşullarının bugünkünden farklı olabileceğini, özellikle 2027 ve 2028’de ekonomik şartların daha da ağırlaşabileceği yönündeki değerlendirmelerin dikkate alınması gerektiğini yazdı.
Yazıda, ekonomi uzmanlarının 2027 ve 2028 için daha zor bir tablo beklediği, bu görüşün bağımsız kurumların anketlerine de yansıdığı ifade edildi.
Koru’ya göre eğer bu hesaplar doğruysa, AK Parti içinden çıkacak bir ismin seçim kazanma şansı oldukça sınırlı görünüyor.
Bu değerlendirme, “Erdoğan sonrası” tartışmalarında yalnızca isimlerin değil, ekonomik ve toplumsal şartların da belirleyici olacağı anlamına geliyor.
Muhalefet için aday belirleme uyarısı
Koru, yazısının sonunda muhalefetin bütün bölünmüşlüğüne ve yaşadığı siyasi sorunlara rağmen bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde daha şanslı olabileceğini belirtti.
Ancak bu ihtimalin, muhalefetin aday belirleme sürecinde doğru adım atmasına bağlı olduğunu vurguladı.
Yazıda, muhalefetin önceki seçimde yaptığı aday tercihlerinden ders çıkarması gerektiği ima edilirken, 2028’e giderken siyasi tablonun yalnızca iktidar içi senaryolar üzerinden değil, muhalefetin stratejisi üzerinden de şekilleneceği ifade edildi.
Fehmi Koru’nun değerlendirmesi, Erdoğan’ın yeniden adaylığı, Meclis’te 360 milletvekili hesabı, AK Parti içindeki olası senaryolar ve muhalefetin seçim stratejisi başlıklarını aynı çerçevede ele alarak 2028 seçim tartışmalarının şimdiden hızlandığını gösteriyor.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)