AB heyeti Ankara’da vize, göç ve savunma gündemiyle buluşacak
AB’den Kaja Kallas, Marta Kos ve Magnus Brunner, 30 Haziran’da Ankara’da Türkiye-AB ilişkileri, vize, göç ve savunma başlıklarını görüşecek.
AHMET TAŞ | YEREL GÜNDEM
ANKARA, TÜRKİYE — Avrupa Birliği’nden üç üst düzey isim, Türkiye-AB ilişkilerinde vize, göç, savunma, Gümrük Birliği ve bağlantısallık başlıklarının öne çıktığı kritik temaslar için Ankara’ya geliyor.
BBC Türkçe’den Güven Özalp’in haberine göre, Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner, 30 Haziran’da Ankara’da temaslarda bulunacak. Ziyaret, hem üçlü formatı hem de Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı’nın son gününe denk gelmesi nedeniyle dikkat çekiyor.
Üçlü ziyaret nadir görülen bir formatta yapılacak
Kallas, Kos ve Brunner’ın birlikte Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirmesi, Brüksel-Ankara hattında alışılmış formatlardan biri değil. AB kurumlarında farklı görev alanlarına sahip üç ismin aynı temas programında yer alması, görüşmelerin yalnızca tek bir başlıkla sınırlı kalmayacağını gösteriyor.
Kallas dış politika ve güvenlik, Kos genişleme ve aday ülkelerle ilişkiler, Brunner ise içişleri, göç ve sınır yönetimi alanlarıyla doğrudan bağlantılı bir konumda bulunuyor. Bu nedenle Ankara’daki görüşmelerin, Türkiye-AB ilişkilerinin siyasi, güvenlik, ekonomik ve teknik boyutlarını aynı anda kapsaması bekleniyor.
BBC Türkçe’nin aktardığına göre, AB yetkilileri Türkiye’yle birçok alanda işbirliğini hayati önemde görüyor. Bu yaklaşım, son dönemde “stratejik ortaklık” ile “stratejik zorunluluk” arasında yapılan tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Hakan Fidan ile ana görüşme yapılacak
AB heyetinin Ankara’daki ana temaslarından biri Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yapılacak görüşme olacak. Görüşmede Ortadoğu’dan Ukrayna’ya, göçten vizeye, savunmadan bağlantısallığa kadar geniş bir gündem bekleniyor.
Genişleme Komiseri Marta Kos’un ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile de bir araya gelmesi planlanıyor.
Bu görüşmeler, Türkiye-AB ilişkilerinin artık yalnızca üyelik müzakereleri üzerinden değil, ekonomi, ulaştırma, ticaret ve bölgesel güvenlik gibi pratik işbirliği alanları üzerinden de yürütüldüğünü gösteriyor.
Müzakere süreci geri planda kalabilir
Türkiye’nin AB aday ülke statüsü devam ediyor ancak üyelik müzakereleri fiilen durmuş durumda. Brüksel, Ankara’nın “AB’ye katılımı stratejik hedef olarak görüyoruz” söylemine rağmen temel haklar, hukukun üstünlüğü ve demokratik standartlar alanında somut ilerleme görmediğini belirtiyor.
BBC Türkçe’nin görüşüne başvurduğu bir AB yetkilisi, özellikle temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü konusunda ilerleme olmadığı gibi gerileme yaşandığını söyledi. Yetkili, üyelik müzakerelerinin 2018’de fiilen durduğunu ve buna neden olan olumsuz eğilimlerin sürdüğünü ifade etti.
Bu nedenle 30 Haziran’daki temaslarda üyelik müzakerelerinin ana gündemin alt sıralarında yer alması bekleniyor. AB Komisyonu’nun yaklaşımı, müzakere sürecindeki tıkanıklığa rağmen karşılıklı çıkar alanlarında işbirliğini derinleştirmek yönünde şekilleniyor.
AB ilişkilerde iki kanallı strateji izliyor
AB Komisyonu, Türkiye’ye yönelik politikasında iki kanallı bir yaklaşım izliyor. Bir yandan aday ülke statüsü ve üyelik süreci çerçevesinde hukukun üstünlüğü, temel haklar ve demokratik standartlara vurgu yapılıyor. Diğer yandan güvenlik, göç, ticaret, enerji, bağlantısallık ve savunma gibi alanlarda işbirliği sürdürülüyor.
Bu yaklaşım, Brüksel’in Türkiye ile ilişkilerin tamamen bloke olmasını istemediğini gösteriyor. Ankara da son dönemde, üyelik sürecindeki tıkanıklığa rağmen pratik işbirliği alanlarını öne çıkaran bu yönteme daha açık bir çizgi izliyor.
BBC Türkçe’nin haberinde, 2024’ten bu yana Brüksel-Ankara hattında ortak çıkar alanlarında kademeli bir yeniden yakınlaşma olduğu değerlendirmesi öne çıkıyor. Ancak bu ivmenin, Türkiye’nin öncelik verdiği tüm konularda aynı ölçüde ilerleme sağladığı anlamına gelmediği belirtiliyor.
Vize ve Gümrük Birliği gündemde olacak
Ankara’daki temaslarda vize başlığının önemli yer tutması bekleniyor. AB, vize muafiyeti konusunda gerekli son altı kriterin Türkiye tarafından tamamlanmadığını savunuyor. Bu nedenle vize serbestisi sürecinde ilerleme sağlanamadığı belirtiliyor.
Buna karşın, vizeye erişimi kolaylaştıracak teknik adımlar üzerinde çalışılıyor. AB’nin, Türkiye’deki vize aracı kurumlarının işleyişini sorunlu bulduğu ve bu konuyu Türk yetkililere ilettiği ifade ediliyor. Türkiye’nin de bu kurumlara yönelik bazı adımlar attığı belirtiliyor.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda ise siyasi düzeyde somut ilerleme bulunmuyor. Ancak teknik çalışmalar sürüyor. BBC Türkçe’nin aktardığına göre, ticaret engellerinin azaltılması başlığında bazı adımlar atıldı ve 2021’de 26 olan ticaret engeli sayısı 14’e düştü.
Göç, yaptırımlar ve sınır yönetimi ele alınacak
Göç başlığı, Türkiye-AB ilişkilerinin en hassas alanlarından biri olmaya devam ediyor. Türkiye’nin 2,3 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığı belirtilirken, AB’nin bu alandaki mali desteği de sürüyor.
Türkiye’den AB’ye kural dışı geçişlerde yıllardır belirgin düşüş yaşandığı ifade ediliyor. Bu nedenle sınır idaresi, geri dönüş politikaları ve Suriyelilerin ülkelerine dönüşü konusunda ortak yaklaşım arayışı Ankara’daki temasların önemli başlıkları arasında yer alacak.
Rusya’ya yönelik yaptırımların etrafından dolaşılmasının önlenmesi de gündemde. Brüksel, Türkiye’nin bazı yapıcı adımlar attığını düşünüyor ancak sahte transit ihracat ve kayıt dışı filo gibi alanlarda daha yapılacak çok şey olduğu görüşünü koruyor.
Bağlantısallık ve savunma başlıkları öne çıkıyor
AB Komisyonu, Türkiye’yi Avrupa’nın Ortadoğu ve Asya’ya uzanan bağlantısallığını güçlendirme çabalarında kilit ortaklardan biri olarak görüyor. Orta Koridor, dijital altyapı, enerji bağlantıları ve ticaret hatları bu başlık altında değerlendiriliyor.
Türkiye de bu alanlarda işbirliğine açık olduğu mesajını veriyor. Ulaştırma, ticaret ve enerji başlıkları, Marta Kos’un Ankara’daki ayrı bakanlık temaslarında öne çıkabilecek alanlar arasında bulunuyor.
Savunma işbirliği ise daha karmaşık bir başlık. Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki hamleleri AB tarafından yakından izleniyor. Bazı AB ülkeleriyle ikili işbirliği örnekleri bulunmasına rağmen, Türkiye’nin AB düzeyindeki savunma projelerine katılımı hâlâ çeşitli engellerle karşılaşıyor.
Kıbrıs sorunu ilişkilerin önündeki temel engel
Kıbrıs sorunu, Türkiye-AB ilişkilerinin mevcut hali ve geleceği açısından en önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. AB, Türkiye’yle işbirliğinin derinleşmesinde bu sorunun çözümünün önemine sık sık atıf yapıyor.
Ankara ile Brüksel arasında Kıbrıs konusunda derin görüş ayrılıkları devam ediyor. Yüksek Seviyeli Siyasi Diyalog Toplantısı’nın resmi formatta yapılmasının Kıbrıs tarafından engellendiği belirtiliyor.
Bu nedenle 30 Haziran’daki temasların adı konulmamış bir yüksek seviyeli siyasi diyalog etkisi yaratabileceği değerlendiriliyor. Ziyaretin Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı’nın son gününe denk gelmesi de diplomatik açıdan ayrıca dikkat çekiyor.
NATO Zirvesi yeni temaslara zemin hazırlayabilir
Türkiye’nin 7-8 Temmuz’da ev sahipliği yapacağı NATO Ankara Zirvesi de AB ile üst düzey temas potansiyeli taşıyor. Zirveye AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in davetli olduğu bildiriliyor.
Daha önceki NATO zirvelerinde gündemin elverdiği ölçüde AB liderleri ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında görüşmeler yapılmıştı. Brüksel’deki yetkililer, benzer bir görüşme ihtimalini dışlamıyor.
Bu nedenle Kallas, Kos ve Brunner’ın Ankara ziyareti, yalnızca tek günlük bir diplomatik temas olarak değil, NATO Zirvesi öncesinde Türkiye-AB hattındaki siyasi trafiğin önemli bir adımı olarak görülüyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)