Taner Ay 1969 Haziranı’nda Suadiye ve Şaşkınbakkal’ı anlattı

Taner Ay’ın yazısı, 1969 Haziranı’nda Suadiye, Şaşkınbakkal, sinemalar, dünya olayları ve İstanbul hafızasını bir araya getiriyor.

Jun 10, 2026 - 07:15
0
Taner Ay 1969 Haziranı’nda Suadiye ve Şaşkınbakkal’ı anlattı

Ahmet Taş | Yerel Gündem
İSTANBUL, TÜRKİYE — Taner Ay, 1969 Haziranı’nı Suadiye, Şaşkınbakkal, Kadıköy sinemaları ve dünya gündeminden ayrıntılarla örerek İstanbul hafızasına nostaljik bir pencere açtı.

Yazar Taner Ay’ın 10 Haziran 2026 tarihli yazısı, yalnızca geçmişe dair kişisel bir hatıra metni değil; aynı zamanda İstanbul’un sahil semtleri, yazlık kültürü, sinema hafızası, Bağdat Caddesi’nin eski dokusu ve 1969’un küresel olayları arasında kurulmuş geniş bir kültürel panorama niteliği taşıyor. Metin, Suadiye’den Şaşkınbakkal’a uzanan yürüyüşlerle, dönemin sinema salonlarıyla, gazetelere yansıyan facialarla ve dünya gündeminin unutulmuş başlıklarıyla zenginleşiyor.

1969 Haziranı İstanbul hafızasında yeniden canlandı

Taner Ay’ın yazısında Haziran ayı, okul kapanışları, yaz sıcakları, sahil kültürü ve sayfiye hatıralarıyla açılıyor. Bostancı, Fenerbahçe, Çatalçeşme, Suadiye ve Bostancı Mendireği gibi yerler, dönemin yazlık hayatını anlatan başlıca mekânlar olarak öne çıkıyor.

Metinde bronzlaştırıcı yağlardan çizgi romanlara, pastane kurabiyelerinden plaj alışkanlıklarına kadar çok sayıda ayrıntı yer alıyor. Bu küçük gündelik detaylar, yazının asıl gücünü oluşturuyor. Çünkü Ay, geçmişi büyük tarih anlatılarıyla değil, gündelik hayatın kokuları, yürüyüşleri, sinemaları, bakkalları ve sokakları üzerinden kuruyor.

Bu yönüyle yazı, İstanbul’un eski semt kültürünün nasıl değiştiğini gösteren bir hafıza belgesi olarak okunabilir.

Kadıköy sinemaları metnin merkezinde

Yazıda Kadıköy ve çevresindeki sinemalar önemli bir yer tutuyor. Süreyya Bahçe Sineması, Atlas, Konak, Atlantik ve Suadiye Sineması gibi mekânlar, dönemin kültür hayatının canlı noktaları olarak anlatılıyor.

Taner Ay, Süreyya Bahçe Sineması’nda gösterilen filmleri tarihleriyle birlikte hatırlatırken, bazı filmleri kaçırdığını, bazılarını ise yıllar sonra televizyondan izlediğini aktarıyor. Bu kişisel ton, metne yalnızca tarihî değil, duygusal bir katman da ekliyor.

O dönem yazlık sinemalar, kapalı sinemalar, gazinolar ve pasaj içindeki dükkânlar, Kadıköy’ün sosyal hayatını şekillendiren unsurlar arasındaydı. Bugün yerinde otoparklar, apartmanlar veya farklı ticari yapılar bulunan bu mekânlar, Ay’ın anlatısında yeniden görünür hale geliyor.

Dünya gündemi ve yerel hafıza yan yana

Yazının dikkat çekici yönlerinden biri de yerel İstanbul hatıraları ile dünya gündeminin aynı akış içinde verilmesi. Taner Ay, bir yandan Suadiye sokaklarını anlatırken, diğer yandan 1969 Haziranı’nda yaşanan uçak kazalarına, uluslararası olaylara, Vietnam Savaşı’na ve dönemin siyasi gelişmelerine temas ediyor.

Irak Hava Kuvvetleri’nin Hakkâri’yi yanlışlıkla bombalaması, Deniz Gezmiş’in Suriye’ye geçip el-Fetih’e katıldığına dair konuşulanlar, Dan Bullock’un Vietnam’da ölümü, Havana-Madrid seferindeki kaçak yolcu olayı ve Meksika’daki uçak kazası gibi başlıklar metnin tarihsel arka planını genişletiyor.

Bu sayede yazı yalnızca “eski İstanbul” nostaljisi olmaktan çıkıyor; 1969 yazının Türkiye ve dünya gündemindeki yankılarını da içine alan çok katmanlı bir zaman anlatısına dönüşüyor.

Şaşkınbakkal isminin kökenine özel parantez

Taner Ay’ın yazısında en dikkat çekici bölümlerden biri Şaşkınbakkal adının kökenine ayrılmış kısım. Yazar, semtin adıyla ilgili yıllardır anlatılan farklı rivayetleri ele alıyor ve bu konuda dolaşan uydurma hikâyelere karşı kendi kaynaklı anlatısını aktarıyor.

Ay’a göre Şaşkınbakkal isminin kökeni, bölgenin henüz bugünkü şehir dokusuna kavuşmadığı çok eski bir döneme uzanıyor. Semtin Kokarpınar veya Bolbedros olarak bilindiği, Suadiye’nin bugünkü kimliğine kavuşmadığı bir dönemde, bölgede bakkal dükkânı açan bir Ermeni esnafın “şaşkın bakkal” diye anılmasıyla ismin doğduğu belirtiliyor.

Bu bölüm, İstanbul semt adlarının yalnızca coğrafi değil, sosyal ve sözlü kültürle de şekillendiğini göstermesi bakımından önemli.

Bağdat Caddesi’nin değişen yüzü

Yazı, Bağdat Caddesi ve çevresinin geçirdiği büyük değişimi de ayrıntılarla yansıtıyor. Ayşe Çavuş Sokağı, Çatalçeşme, Küçük Ağa Sokağı, Kokarpınar Sokağı, Atlantik Sineması çevresi ve eski köşkler üzerinden kurulan anlatı, bugünkü apartmanlaşmış ve ticarileşmiş caddenin geçmişini hatırlatıyor.

Metinde Dr. İhsan Sâmi Garan’ın villası, Mehmet Küçükdeveci’nin köşkü, Yağcıların köşkü, Lem’i Atlı’nın oturduğu ev, Kemal Tahir’in yaşadığı sokak ve çeşitli eski apartmanlar üzerinden bir semt arkeolojisi yapılıyor.

Bu anlatı, İstanbul’un yalnızca yapılarını değil, insanlarını da kaybettiğini hissettiriyor. Köşkler, sinemalar, bakkallar, pastaneler ve pasajlar; yerlerini başka yapılara bırakırken, semtin hafızası da yazarın satırlarında korunuyor.

Kişisel hafıza toplumsal tarihe dönüşüyor

Taner Ay’ın metni, kişisel anıların toplumsal tarihe nasıl dönüşebileceğini gösteren örneklerden biri. Yazar, kendi çocukluk ve gençlik hatıralarını anlatırken, aslında İstanbul’un dönüşümünü, Türkiye’nin 1960’lar sonundaki ruh halini ve dünya olaylarının gündelik hayatla nasıl iç içe geçtiğini de aktarıyor.

Bu tür yazıların önemi, resmî tarih kitaplarında kolayca yer bulmayan ayrıntıları korumasından geliyor. Bir pastane kurabiyesi, bir sinema afişi, bir bakkal dükkânı, bir sokak adı veya eski bir apartman, şehir hafızasının taşıyıcı unsurlarına dönüşüyor.

İstanbul gibi hızlı değişen şehirlerde bu tür metinler, yalnızca nostalji değil, aynı zamanda kültürel kayıt işlevi görüyor.

Suadiye şarkısıyla kapanan bir Haziran anlatısı

Yazı, Nezahat Soysev’in Suadiye’yi anlatan şarkısına yapılan atıfla kapanıyor. Bu kapanış, metnin genel duygusunu tamamlıyor. Çünkü Taner Ay’ın anlatısında Suadiye yalnızca bir semt değil; yaz, çocukluk, sinema, sokak, müzik, hafıza ve kaybolan şehir duygusunun birleştiği bir yer olarak öne çıkıyor.

1969 Haziranı üzerinden kurulan bu geniş anlatı, bugünün okuruna hem İstanbul’un eski dokusunu hatırlatıyor hem de şehirlerin yalnızca binalardan değil, hatırlayan insanlardan oluştuğunu gösteriyor.

Sonuç olarak Taner Ay’ın yazısı, Suadiye ve Şaşkınbakkal merkezli bir nostalji yazısı olmanın ötesinde; İstanbul’un semt hafızasını, Türkiye’nin 1969 gündemini ve kişisel hatıraların kültürel değerini bir araya getiren güçlü bir zaman yolculuğu niteliği taşıyor.

www.yerelgundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User