İran'ın yönetim şeması: Dini ve siyasi figürlere kapsamlı bakış
Hamaney'in ölümüyle sarsılan İran'da güç dengeleri yeniden kuruluyor. Devrim Muhafızları'ndan Uzmanlar Meclisi'ne, rejimin en etkili isimlerini ve yönetim yapısını inceliyoruz.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — ABD ve İsrail’in geçtiğimiz cumartesi günü İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı hava harekatı, Tahran’ın 1979 devriminden bu yana inşa ettiği karmaşık güç yapısını temelinden sarstı. Associated Press'e (AP) konuşan İsrailli yetkililerin, ülkenin en üst otoritesi Ayetullah Ali Hamaney’in ve Savunma Bakanı Aziz Nasırzade gibi kritik askeri figürlerin hayatını kaybettiğini bildirmesi, "velayet-i fakih" sisteminin geleceğine dair büyük bir belirsizliği beraberinde getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran halkına "kaderlerinin kontrolünü ellerine almaları" yönündeki çağrısı ve Hamaney'in ölümünü Truth Social üzerinden teyit etmesi, bölgede rejim değişikliği tartışmalarını alevlendirdi. Ancak İran’ın yönetim şeması, sadece tek bir liderin varlığına değil, birbirini denetleyen ve ideolojik sadakatle örülmüş kurumlar bütününe dayanıyor. İşte Hamaney sonrası dönemde İran’ın kaderini belirleyecek olan o kritik figürler ve yönetim organları.
Rejimin Kalbi: Dini Liderlik ve Mücteba Hamaney
1989 yılında kurucu lider Humeyni’nin ardından makama gelen 86 yaşındaki Ali Hamaney, sadece dini bir figür değil, aynı zamanda İran Silahlı Kuvvetleri'nin Başkomutanı ve tüm siyasi meselelerde son sözü söyleyen isimdi. Rejimin en sadık ve en güçlü kolu olan Devrim Muhafızları Ordusu doğrudan ona bağlıydı. AP’nin haberine göre, cumartesi günkü saldırılarda Hamaney’in ofislerinin hedef alınması, rejimin operasyonel merkezine doğrudan bir darbe olarak nitelendiriliyor.
Bu noktada gözler, Hamaney’in ikinci büyük oğlu Mücteba Hamaney’e çevrilmiş durumda. Orta düzey bir din adamı olmasına rağmen, babasının "kapı bekçisi" olarak perde arkasında muazzam bir nüfuz sahibi olan Mücteba, özellikle Devrim Muhafızları ile olan çok yakın bağları nedeniyle en güçlü halef adayı olarak görülüyor. Mücteba Hamaney’in liderliği devralması, rejimin muhafazakar ve militer yapısının devamı anlamına gelecektir.
Yürütme ve Diplomasi: Pezeşkiyan ve Arakçi Hattı
Hiyerarşide dini liderden sonra gelen en yüksek ikinci yetkili Cumhurbaşkanıdır. 28 Temmuz 2024'te göreve başlayan eski kalp cerrahı Mesud Pezeşkiyan, her ne kadar reformist bir imaja sahip olsa da, sistemin genel çerçevesi içinde dini liderin kararnamelerini uygulamakla yükümlüdür. Pezeşkiyan, özellikle ekonomik kriz ve yaptırımlar kıskacındaki İran’da günlük yönetimi idare eden isim olarak öne çıkıyor.
Diplomasi cephesinde ise kilit isim Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’dir. 2015 nükleer anlaşmasının mimarlarından biri olan deneyimli diplomat, saldırıdan sadece günler önce ABD ile yaşanacak bir çatışmanın "yıkıcı bir savaş" olacağı uyarısında bulunmuştu. Arakçi’nin barışçıl çözüm arayışları, Hamaney sonrası oluşacak yeni güç dengesinde İran'ın dünya ile bağını sürdürüp sürdürmeyeceğini belirleyecek. Birinci Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Arif ise kabine ile meclis arasındaki koordinasyonu sağlayarak yürütmenin sarsılmamasını amaçlıyor.
Denetleyici Güçler: Uzmanlar Meclisi ve Anayasayı Koruyucular Konseyi
İran’da dini liderin seçilmesi ve denetlenmesi süreci, Vatikan’daki Kardinaller Koleji’ne benzetilen 88 kişilik Uzmanlar Meclisi’nin sorumluluğundadır. Muhammed Ali Muvahhedi Kermani’nin başkanlık ettiği bu kurum, Hamaney’in ölümünün ardından yeni lideri belirlemek üzere toplanacak en kritik mercidir.
Diğer yandan, 12 üyeli Anayasayı Koruyucular Konseyi, sistemin ideolojik filtresi olarak görev yapar. Konseyin fiili lideri olan Ahmed Cenneti, adayların ve yasaların İslami sisteme uygunluğunu denetleme, gerekirse dini liderle uyumlu görülmeyen cumhurbaşkanı adaylarını diskalifiye etme yetkisine sahiptir. Cenneti’nin başında olduğu bu yapı, rejim değişikliği çabalarına karşı en güçlü direnç noktalarından birini oluşturuyor.
Yargı ve Meclis: Sertlik Yanlısı Kanat
Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, muhafazakar ve sertlik yanlısı tutumuyla tanınan bir isimdir. Hamaney’e olan sarsılmaz sadakatiyle bilinen Ejei, rejim karşıtı huzursuzlukların bastırılmasında yargı sopasını kullanan en önemli figürdür. Benzer şekilde, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da emekli bir Devrim Muhafızları generali olarak sistemin militer kanadını temsil ediyor. 1999 ve 2003 olaylarındaki sert tutumuyla bilinen Kalibaf, yasama organının rejim politikalarına uyumunu sağlıyor.
Stratejik Danışmanlar ve Perde Arkasındakiler
İran yönetiminde sadece resmi makamlar değil, "stratejik danışmanlar" da büyük ağırlığa sahiptir. Eski Meclis Başkanı Ali Laricani, özellikle nükleer müzakerelerde strateji belirleyen isimlerden biridir. AP’nin aktardığı bilgilere göre, ABD Hazine Bakanlığı, protestoların bastırılmasındaki rolü nedeniyle Laricani’ye ek yaptırımlar uygulamıştır.
Buna ek olarak, tıp doktoru kökenli eski dışişleri bakanı Ali Ekber Velayeti ve Washington ile yürütülen gizli diplomasinin kilit ismi Kemal Harrazi, uluslararası ilişkilerde Hamaney’in en güvendiği sırdaşları arasındaydı. Hamaney’in Özel Kalem Müdürü Mohammad Golpayegani ise Dini Liderlik ofisinin idari çarklarını yürüten, dış dünyaya kapalı ancak içeride son derece etkili bir başka din adamıdır.
Askeri Kanat: Nasırzade’nin Kaybı ve Devrim Muhafızları
İsrail’in cumartesi günü düzenlediği saldırılarda en büyük iddialardan biri Savunma Bakanı Aziz Nasırzade’nin öldürüldüğüdür. Daha önce hava kuvvetlerinde üst düzey görevlerde bulunan Nasırzade, İran’ın füze programı ve bölgesel savunma stratejilerinin koordinatörüydü. Onun ve diğer askeri liderlerin kaybı, özellikle Devrim Muhafızları Ordusu’nun komuta kademesinde bir zafiyet yaratabilir.
Sertlik yanlısı görüşleriyle tanınan ve protestocular için idam cezası talep eden Tahran Cuma İmamı Ahmed Hatemi gibi dini figürler, halkı sokağa çıkmaya ve rejimi savunmaya çağıran ideolojik motivasyonu sağlamaya çalışıyor. Ancak lider kadrosuna yönelik bu denli ağır kayıpların, rejimin kendi içindeki hiyerarşiyi ne kadar koruyabileceği henüz bilinmiyor.
Sonuç olarak İran, 1979’dan bu yana en büyük beka sınavıyla karşı karşıya. Dini ve siyasi figürlerin birçoğunun hedef alınmış olması, sistemi bir yandan Mücteba Hamaney gibi sertlik yanlısı haleflere, diğer yandan ise tamamen öngörülemez bir iç hesaplaşmaya doğru sürüklüyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)