İbrahim Kalın’dan ABD-İran ateşkesine temkinli bekleyiş mesajı
MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ile İran arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ancak zorlu müzakereler nedeniyle temkinli olduklarını söyledi.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, ABD ile İran arasında anlaşmaya varıldığı yönündeki haberlerin memnuniyetle karşılandığını ancak önümüzdeki müzakere sürecinin zorlu olacağını söyledi.
Kalın, taraflar arasındaki ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesinin anlaşmazlık başlıklarında sağlanacak ilerlemeye bağlı olduğunu belirterek Türkiye’nin gelişmeleri “temkinli bir bekleyiş” içinde takip ettiğini ifade etti. Kalın’ın açıklamasının ardından yaşanan gelişmeler de ateşkesin kırılganlığını ortaya koydu; ABD Başkanı Donald Trump, 11 Temmuz’da ateşkesin sona erdiğini ancak İran ile diplomatik görüşmelerin devam edeceğini açıkladı.
Kalın: Önümüzde zorlu bir müzakere süreci var
MİT Başkanı İbrahim Kalın, ABD ile İran arasında bir anlaşmanın varlığına ilişkin haberin uluslararası toplum tarafından olumlu karşılandığını söyledi.
Kalın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı. Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz.”
Taraflar arasındaki çatışmanın sona ermesinin tek başına yeterli olmayacağına işaret eden Kalın, bundan sonraki aşamada anlaşmazlığın temelini oluşturan konuların müzakere masasına geleceğini belirtti.
Kalın, bu nedenle kısa vadeli iyimserlikle yetinilmemesi ve sahadaki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı:
“Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak.”
Açıklama, ateşkes ilanının çatışmayı bütünüyle sona erdiren nihai bir barış anlaşması olmadığını; tarafların güvenlik, yaptırımlar, nükleer faaliyetler ve bölgesel gerilimler konusunda uzlaşması gerektiğini ortaya koydu.
Pakistan ve Katar’ın arabuluculuk rolüne teşekkür
Kalın, ABD ile İran arasındaki gerilimin azaltılması amacıyla yürütülen diplomatik temaslarda rol alan ülkelere de teşekkür etti.
Başta Pakistan ve Katar olmak üzere kararlılık gösteren ülkelerin ve liderlerinin çabalarını takdir ettiklerini belirten Kalın, sürecin Orta Doğu’da kalıcı barışın kurulmasına katkı sağlaması temennisinde bulundu.
“Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz.”
Pakistan, taraflar arasındaki ilk ateşkes arayışlarında arabuluculuk yürütürken Katar da sonraki aşamalarda Washington ve Tahran arasında gerilimin düşürülmesine yönelik temaslarda bulundu. Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkelerinin de diplomatik çözüm çabalarına destek verdiği bildirildi.
Kalın, bölge ülkelerinin ortak çabasının yalnızca geçici bir çatışmasızlık dönemi değil, kapsamlı bir barış süreci oluşturmasını umduklarını söyledi.
Müzakerelerin merkezinde hangi konular bulunuyor?
ABD ile İran arasında yürütülen temasların en zor başlıklarının İran’ın nükleer programı, yaptırımların geleceği ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği olduğu belirtiliyor.
Washington, İran’dan boğazın uluslararası deniz taşımacılığına açık olduğuna ilişkin güvence vermesini istiyor. Tahran ise Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarını vurguluyor ve dışarıdan dayatılan koşullara karşı çıkıyor.
ABD yönetimi ayrıca İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun geleceği konusunda bağlayıcı düzenlemeler talep ediyor. İran tarafı ise yaptırımların kaldırılması, yeni saldırıların önlenmesi ve ülkenin egemenliğine saygı gösterilmesi üzerinde duruyor.
Bu başlıklardaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle tarafların kısa sürede kapsamlı bir barış anlaşmasına ulaşması zor görünüyor. Kalın’ın “temkinli bekleyiş” vurgusu da ateşkes açıklamasının ardından başlayacak müzakerelerin asıl belirleyici aşama olacağına işaret ediyor.
Ateşkesin kırılganlığı kısa sürede ortaya çıktı
Kalın’ın açıklamasında dile getirdiği temkinli yaklaşım, ABD ile İran arasındaki son gelişmelerin ardından daha da önem kazandı.
Reuters’ın 11 Temmuz tarihli haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, iki ülke arasındaki ateşkesin resmen sona erdiğini açıkladı. Buna rağmen Washington ve Tahran’ın diplomatik temasları sürdürme konusunda mutabık kaldığını belirtti.
Ateşkesin sona erdiğinin açıklanmasından önce bölgede tanker saldırıları, Amerikan hava operasyonları ve İran’ın karşılık verdiği askerî eylemler yaşandı. Katar ve diğer arabulucu ülkeler, yeni bir geniş çaplı çatışmayı önlemek amacıyla taraflarla temaslarını sürdürdü.
İran ise ateşkes şartlarını ihlal eden tarafın ABD olduğunu savundu. Tarafların birbirini anlaşmaya uymamakla suçlaması, ateşkes mekanizmasının nasıl denetleneceği ve olası ihlallerde hangi sürecin işletileceği konularındaki belirsizliği gözler önüne serdi.
Bu gelişmeler, diplomatik görüşmeler devam etse bile sahadaki tek bir saldırının veya karşılıklı suçlamaların süreci yeniden çatışmaya sürükleyebileceğini gösteriyor.
Kalıcı barış için yalnızca ateşkes yeterli değil
Kalın, açıklamasında bundan sonraki dönemin “barışın inşası” süreci olması gerektiğini söyledi.
“Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Orta Doğu’da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur.”
Kalıcı barışın sağlanması için tarafların yalnızca askerî operasyonları durdurması değil, çatışmaya yol açan temel güvenlik sorunlarında da uzlaşması gerekiyor.
İran’ın nükleer programının denetlenmesi, ABD yaptırımlarının geleceği, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve bölgedeki askerî hareketlilik çözülmesi gereken başlıca dosyalar olarak öne çıkıyor. Tarafların birbirine duyduğu güvensizlik ise müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri olmayı sürdürüyor.
Ateşkesin denetlenebilir bir mekanizmaya bağlanmaması durumunda, karşılıklı ihlal iddialarının tekrar çatışma gerekçesi olarak kullanılabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye diplomatik çözüm çağrısını sürdürüyor
Kalın’ın açıklaması, Türkiye’nin ABD-İran geriliminde askerî tırmanma yerine diplomatik çözümü destekleyen yaklaşımını ortaya koydu.
Ankara açısından çatışmaların genişlemesi; enerji fiyatları, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ticaret, göç hareketleri ve bölgesel güvenlik bakımından doğrudan risk oluşturuyor. Bu nedenle Türkiye’nin Pakistan, Katar ve diğer arabulucu ülkelerle birlikte görüşmelerin devam etmesini desteklemesi önem taşıyor.
Ancak mevcut gelişmeler, ilan edilen ateşkesin nihai anlaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. Trump’ın ateşkesin sona erdiğini açıklamasına rağmen müzakerelerin devam edeceğini belirtmesi, askerî gerilim ile diplomasi kanallarının aynı anda sürdüğü kırılgan bir döneme girildiğine işaret ediyor.
Kalın’ın açıklamasındaki temel mesaj da bu noktada öne çıkıyor: Anlaşma haberleri olumlu karşılanırken, gerçek ilerlemenin ancak temel anlaşmazlıkların müzakere edilmesi ve tarafların sahada kalıcı bir çatışmasızlık sağlamasıyla mümkün olacağı belirtiliyor.
İbrahim Kalın’ın açıklamasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, ateşkesin sona erdiğini ancak İran ile diplomatik görüşmelerin devam edeceğini duyurdu.
YerelGundem.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)