FT: ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını PURL üzerinden kesmekle tehdit ediyor

FT’ye göre Trump yönetimi, Rus rafinerilerine saldırıların durmaması halinde Ukrayna’ya PURL silah sevkiyatını engellemekle tehdit ediyor.

12.10.2026 - 12:45
0
 FT: ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını PURL üzerinden kesmekle tehdit ediyor

Ahmet Taş | Yerel Gündem

WASHINGTON, ABD — Financial Times’a göre Trump yönetimi, Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmaması halinde PURL silah tedarik mekanizmasını ve istihbarat paylaşımını kesmekle tehdit ediyor.

İddia, Ukrayna’nın hava savunması için ihtiyaç duyduğu Patriot önleme füzeleri dahil kritik Amerikan silahlarının Avrupalı müttefiklerin finansmanıyla sağlandığı bir dönemde Washington ile Kiev arasındaki gerilimin derinleştiğine işaret ediyor.

Washington’dan Kiev ve Avrupa’ya telefonlar

Financial Times’ın 12 Ekim 2026 tarihli haberine göre ABD yönetiminden yetkililer, hafta sonu Kiev’i ve Avrupa başkentlerini arayarak Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerine yönelik uzun menzilli saldırılarını durdurmasını istedi.

Gazeteye konuşan Avrupalı yetkililer, Washington’ın talebine uyulmaması halinde Ukrayna’ya sağlanan istihbarat desteğinin ve PURL kapsamındaki silah tedarikinin engellenebileceği mesajının iletildiğini söyledi.

“Kiev’i arıyorlar… Avrupa’daki herkesi arıyorlar.”

FT’ye göre bu ifadeyi kullanan yetkili, ABD Savunma Bakanlığından bir temsilcinin kendisini doğrudan aradığını belirtti.

Amerikalı yetkililerin temas kurduğu isimlerden birinin, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin askerî danışmanı Pavlo Palisa olduğu aktarıldı. Daha önce Ukrayna’nın 93. Mekanize Tugayına komuta eden Palisa’nın görüşmenin içeriğine ilişkin kamuya açık ayrıntılı bir açıklaması bulunmuyor.

Beyaz Saray ise FT’nin telefon görüşmelerine ve tehdit iddiasına ilişkin sorularını doğrulamayı veya yorumlamayı reddetti.

PURL Ukrayna savunması için neden önemli?

PURL, “Prioritised Ukraine Requirements List” ifadesinin kısaltması olarak kullanılıyor. Türkçeye “Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi” şeklinde çevrilen program, Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu Amerikan yapımı silah ve mühimmatın NATO müttefikleri tarafından finanse edilmesini sağlıyor.

Mekanizmada Ukrayna’nın öncelikli askerî ihtiyaçları belirleniyor, ABD bu ihtiyaçlara karşılık gelen silah paketlerini oluşturuyor ve müttefik ülkeler paketlerin finansmanını üstleniyor. NATO ise satın alma ve teslimat sürecini koordine ediyor.

ABD doğrudan PURL fonuna mali katkı sağlamasa da program kapsamındaki silahların önemli bölümü Amerikan savunma şirketlerinden veya ABD stoklarından temin ediliyor. Bu nedenle Washington’ın onayı, ihracat izinleri ve lojistik desteği sistemin devamı açısından belirleyici önem taşıyor.

NATO’nun güncel verilerine göre müttefik ülkeler Haziran 2026 itibarıyla PURL üzerinden sağlanacak Amerikan askerî ekipmanları için 6 milyar doların üzerinde finansman taahhüdünde bulundu.

Program kapsamında Ukrayna’ya Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan kıt önleyici füzeler, uzun menzilli topçu mühimmatı ve başka yüksek teknolojili savunma sistemleri sağlanıyor.

Yerel Gündem daha önce, ABD’nin Ukrayna yardımının maliyetini Avrupa ülkelerinden karşılamayı planladığını ve PURL mekanizmasının bu politikanın merkezinde yer aldığını aktarmıştı.

Baskının odağında Rus petrol rafinerileri var

FT’nin haberine göre Trump yönetiminin temel hedefi, Ukrayna’nın Rusya’nın petrol rafinerileri ve diğer enerji tesislerine düzenlediği uzun menzilli saldırıları durdurmak.

Kiev, bu operasyonların Rus ordusunun yakıt tedarikini, savaş ekonomisini ve petrol gelirlerini hedef aldığını savunuyor. Ukrayna yönetimi, rafinerilerin yalnızca ticari tesisler olmadığını, Rusya’nın askerî lojistiğinin ve savaş finansmanının bir parçasını oluşturduğunu belirtiyor.

Trump yönetimi ise rafinerilere yönelik saldırıların Rus dizel üretimini düşürdüğünü ve uluslararası yakıt fiyatlarını yükselttiğini ileri sürüyor. Washington’ın enerji fiyatlarındaki artışı sınırlandırmak ve Rus dizelinin dünya piyasalarına dönmesini sağlamak istediği bildiriliyor.

Yerel Gündem’de yayımlanan bir değerlendirmede enerji uzmanı Olga Khakova, Ukrayna’nın saldırılarının dizel piyasasını etkilediğini ancak küresel krizin temel nedeni olmadığını söylemişti. Khakova, Orta Doğu’daki arz sorunları, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve düşük küresel rezervlerin fiyatlar üzerinde daha büyük etkiye sahip olduğunu belirtmişti.

Washington’ın PURL ve istihbarat paylaşımını baskı aracı olarak kullanma ihtimali, Ukrayna’dan tek taraflı bir askerî taviz istendiği yönündeki tartışmaları da güçlendirdi.

Enerji ateşkesi açıklaması Kiev’i şaşırttı

Donald Trump, 11 Ekim’de Truth Social hesabından yaptığı açıklamada Rusya ile Ukrayna’nın karşılıklı olarak enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurmayı kabul ettiğini duyurdu.

Trump, enerji ateşkesinin derhal yürürlüğe girdiğini ve iki tarafın da anlaşmaya onay verdiğini söyledi. Ancak açıklamayla birlikte tarafların imzaladığı ortak bir metin, başlangıç saati, kapsam veya denetim mekanizması yayımlanmadı.

Zelenskiy, Trump’ın açıklamasının ardından Axios’a yaptığı ilk değerlendirmede böyle bir anlaşmadan haberdar olmadığını, ancak Rusya’nın da kabul etmesi halinde enerji ateşkesini destekleyeceklerini söyledi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı daha sonra ülkesinin silahlı kuvvetlerine gerekli emirlerin verildiğini açıkladı. Zelenskiy, Kiev’in ABD ile Rusya arasındaki görüşmenin ayrıntılarını beklediğini ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Trump’a verdiği sözü yerine getirmesi gerektiğini belirtti.

Zelenskiy’e yakın üst düzey bir Ukraynalı yetkili ise FT’ye yaptığı açıklamada, Trump’ın duyurusundan önce Kiev’de hiç kimsenin böyle bir enerji ateşkesinden haberdar olmadığını söyledi.

Enerji ateşkesine ilişkin önceki açıklamalar ve Kiev’in istediği karşılıklı güvenceler, Yerel Gündem’in enerji ateşkesi haberinde ayrıntılı olarak ele alınmıştı.

Rus saldırıları sürdü, Moskova teyit vermedi

Trump’ın ateşkes açıklamasından birkaç saat sonra Rusya, Ukrayna’daki enerji tesislerine yönelik saldırılarını sürdürdü.

Ukrayna yönetimi, Kiev’de bir elektrik santralinin Şahed tipi insansız hava aracıyla vurulduğunu ve başkentin birçok bölgesinde elektrik kesintileri yaşandığını açıkladı. Daha sonra Harkiv bölgesindeki enerji tesisleri, aralarında Harkiv TEC-5’in de bulunduğu saldırılarda hedef alındı.

Ukrayna, bu saldırıları Trump’ın duyurduğu enerji ateşkesinin ihlali olarak nitelendirdi. Rusya ise FT ve DW tarafından aktarılan haberlerin yayımlandığı sırada böyle bir anlaşmayı resmen teyit etmemişti.

Trump’ın açıklamasından önce ve sonra ortaya çıkan farklı mesajlar, tarafların aynı düzenleme üzerinde uzlaşıp uzlaşmadığı konusunda belirsizlik oluşturdu.

Beyaz Saray ayrıca FT’nin, Trump yönetiminin Rusya’yı 60 günlük tam ateşkese ikna edip etmeyeceği yönündeki sorularını da yanıtlamadı. Zelenskiy, 60 günlük ateşkes sağlanması halinde Ukrayna’da seçim düzenlenmesi için gerekli sürecin başlatılabileceğini söylemişti.

ABD baskısı Ukrayna hava savunmasını etkileyebilir

PURL üzerinden yapılan teslimatların engellenmesi, Ukrayna’nın özellikle balistik füzelere ve uzun menzilli hava saldırılarına karşı savunmasını doğrudan etkileyebilir.

Patriot sistemlerinin önleme füzeleri sınırlı sayıda üretiliyor ve küresel talep nedeniyle tedarik süreçleri uzun sürebiliyor. Ukrayna ise Rusya’nın düzenli füze ve İHA saldırıları karşısında bu mühimmatı yoğun biçimde kullanıyor.

Programın askıya alınması, yalnız yeni silah paketlerinin gecikmesi anlamına gelmeyebilir. İstihbarat paylaşımının da kesilmesi halinde Ukrayna’nın uzun menzilli saldırıları planlama, yaklaşan hava tehditlerini izleme ve cephedeki Rus birliklerinin hareketlerini değerlendirme kapasitesi zarar görebilir.

FT’nin haberinde aktarılan tehdidin uygulanıp uygulanmayacağı henüz bilinmiyor. Beyaz Saray’ın iddiaları doğrulamaması ve PURL kapsamında duyurulmuş paketlere ilişkin resmî bir durdurma kararı açıklanmaması, sürecin şu aşamada siyasi baskı düzeyinde kaldığını gösteriyor.

Buna karşın Washington’ın kritik savunma desteğini Rus rafinerilerine yönelik saldırıların durdurulmasına bağlaması, Kiev’in askerî stratejisiyle ABD’nin enerji ve diplomasi öncelikleri arasındaki görüş ayrılığını daha görünür hale getiriyor.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User