Ermenistan seçimleri Kafkasya’da Rusya-Batı dengesini belirleyecek
Ermenistan’da yapılacak parlamento seçimleri, Paşinyan’ın geleceği kadar Rusya, Azerbaycan, AB ve Güney Kafkasya’daki güç dengesini de etkileyecek.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Ermenistan’da yapılacak parlamento seçimleri, yalnızca Erivan’daki iktidar dengesini değil, Güney Kafkasya’da Rusya, Azerbaycan, Türkiye, Avrupa Birliği ve ABD arasındaki güç mücadelesini de etkileyebilecek kritik bir dönemeç olarak görülüyor.
Deniz Berktay’ın değerlendirmesine göre, Ermenistan’daki seçimlerin sonucu, Rusya’nın Ukrayna savaşı sonrası Güney Kafkasya’daki zayıflayan nüfuzunun kalıcı hale gelip gelmeyeceği konusunda belirleyici olabilir. Seçim, Paşinyan iktidarının devamı kadar, Ermenistan’ın Batı’ya yönelimi, Azerbaycan’la barış süreci ve Avrasya Ekonomik Birliği içindeki geleceği açısından da yakından izleniyor.
Seçim Kafkasya’daki güç dengesini etkileyecek
Ermenistan’da bu pazar yapılacak parlamento seçimleri, Türkiye ve bütün Avrasya coğrafyası açısından stratejik sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Çünkü Erivan’da kurulacak yeni siyasi denge, yalnızca Ermenistan iç siyasetini değil, Güney Kafkasya’nın genel yönünü de belirleyecek.
Son yıllarda hem Ermenistan hem de Azerbaycan, Rusya’nın geleneksel etki alanından uzaklaşmaya başladı. Azerbaycan, Karabağ’daki askeri hedeflerine büyük ölçüde ulaşırken, Ermenistan da Rusya’ya olan güvenini kaybederek Avrupa Birliği ve Batı ile daha yakın ilişki arayışına girdi.
Bu tablo, 2020’de İkinci Karabağ Savaşı sonrası Rusya’nın kurmaya çalıştığı bölgesel dengenin artık eski gücünü koruyamadığını gösteriyor.
Rusya’nın Kafkasya’daki düzeni çöktü
2020’de Azerbaycan ordusu Şuşa’yı geri almış, Hankendi’ye ilerlemesine ramak kala Rusya devreye girmişti. O dönemde Moskova, Karabağ’da kendi kontrolünde bir denge kurmuş ve bölgedeki oyun kurucu rolünü sürdürmüştü.
Ancak Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya karşı başlattığı tam kapsamlı savaşta beklediği sonuçları alamaması, Güney Kafkasya’daki caydırıcılığını da zayıflattı. Moskova’nın Ukrayna’ya odaklanmasını fırsat bilen Azerbaycan, Karabağ’ın geri kalan bölümünü kısa sürede kontrol altına aldı.
Böylece Rusya’nın Karabağ’daki güvenlik mimarisi ve bölgesel denge kurucu rolü ciddi biçimde sarsıldı. Azerbaycan ana hedefine ulaşırken, Ermenistan’da da Rusya’ya yönelik güven kaybı derinleşti.
Azerbaycan hedeflerine ulaştı, Ermenistan yön arıyor
Azerbaycan açısından tablo daha net görünüyor. Bakü, Karabağ meselesinde uzun yıllardır hedeflediği askeri ve siyasi sonuca büyük ölçüde ulaştı. Bu nedenle Azerbaycan’ın Rusya’ya olan ihtiyacı geçmişe göre azaldı.
Ermenistan açısından ise durum daha karmaşık. Nikol Paşinyan, 2018’de Batı yanlısı bir halk hareketinin ardından iktidara gelmişti. Ancak Karabağ savaşları ve Rusya’nın Ermenistan’a beklenen desteği vermemesi, Erivan’da güvenlik paradigmasını değiştirdi.
Ermenistan uzun süre Karabağ’daki varlığını ancak Rusya’nın desteğiyle koruyabileceğini düşünüyordu. Fakat son gelişmeler, Moskova’nın artık bu rolü oynayamadığını gösterdi. Bu nedenle Erivan, hem ABD hem de Avrupa Birliği ile daha yakın temas kurmaya yöneldi.
Paşinyan’ın kazanma ihtimali yüksek görülüyor
Seçimlerde Paşinyan’ın galip gelme olasılığı yüksek görülüyor. Ancak asıl kritik soru, Paşinyan’ın anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa ulaşıp ulaşamayacağı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Ermenistan’dan en önemli taleplerinden biri, Ermenistan Anayasası’nda “tarihsel sınırlar”a atıf yapan ifadelerin değiştirilmesi. Bakü, bu ifadelerin ileride toprak iddiası olarak kullanılabileceğini düşünüyor.
Paşinyan seçimleri kazansa bile anayasal çoğunluğu elde edemezse, Azerbaycan’ın bu talebini yerine getirmesi zorlaşabilir. Bu da barış sürecinin hızlı ilerlemesi önünde yeni bir engel oluşturabilir.
Rusya seçim öncesi baskıyı artırıyor
Ermenistan’ın Batı’ya yönelmesi, Rusya’yı rahatsız ediyor. Moskova, Erivan’ın Avrupa Birliği ile yakınlaşmasının Avrasya Ekonomik Birliği içindeki dengelere aykırı olduğunu savunuyor.
Rusya ve diğer Avrasya Ekonomik Birliği ülkeleri, Ermenistan’ın AB üyeliği hedefini referanduma götürmesini istedi. Bu çağrı, seçim öncesi Paşinyan yönetimine yönelik açık bir siyasi baskı olarak yorumlanıyor.
Paşinyan ise şu aşamada AB referandumu için erken olduğunu söylüyor. Bunun önemli nedeni, Ermenistan toplumunun büyük bölümünün kısa vadede Avrasya Ekonomik Birliği’nden çıkmanın ekonomik bedelini göze alamayacak olması.
Putin’in Ukrayna örneği mesajı dikkat çekti
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Ermenistan’a Ukrayna örneğini hatırlatması da seçim öncesi dikkat çeken mesajlardan biri oldu. Putin, Ukrayna’da yaşanan sürecin 2014’te Avrupa Birliği tercihiyle başladığını söyleyerek Erivan’a dolaylı bir uyarı verdi.
Bu mesaj, Rusya’nın Ermenistan’daki seçimlerin sonucunu yalnızca diplomatik bir gelişme olarak görmediğini, kendi bölgesel nüfuzu açısından kritik kabul ettiğini gösteriyor.
Ancak Rusya’nın eski dönemdeki baskı kapasitesi artık aynı değil. Ukrayna savaşı, Moskova’nın askeri, diplomatik ve ekonomik enerjisini ciddi biçimde tüketmiş durumda. Bu da Ermenistan ve Azerbaycan gibi bölge ülkelerine daha geniş manevra alanı açıyor.
Kafkasya’da hızlı istikrar beklenmiyor
Seçimlerin Paşinyan lehine sonuçlanması, Ermenistan’ın Batı’yla yakınlaşma çizgisini sürdürebilir. Ancak bu durum Güney Kafkasya’ya otomatik olarak istikrar getirmeyecek.
Bir yanda Azerbaycan’ın anayasa değişikliği ve barış anlaşması talepleri, diğer yanda Rusya’nın Ermenistan üzerindeki baskısı, üçüncü tarafta ise ABD, AB ve İsrail destekli yeni bölgesel düzen arayışı bulunuyor.
Bu nedenle Ermenistan seçimleri, Güney Kafkasya’da yeni bir sayfa açabilir; fakat bu sayfanın istikrar mı, yoksa daha sert jeopolitik rekabet mi getireceği henüz belirsiz.
Görünen o ki Kafkasya’da Rusya’nın eski düzeni çökerken, yeni düzenin kuralları henüz tam olarak yazılmış değil. Ermenistan’daki seçimler de bu geçiş döneminin en kritik sınavlarından biri olacak.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)