Ozan Güven: 5,5 yıllık süreç çok yıpratıcıydı
Ozan Güven, Deniz Bulutsuz davası, Kadıköy’deki protesto ve iptal edilen oyunlarının ardından 5,5 yıllık sürecin kendisini yıprattığını söyledi.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
İSTANBUL, TÜRKİYE — Oyuncu Ozan Güven, Deniz Bulutsuz davası ve Kadıköy’de karşılaştığı protestoların ardından yaptığı açıklamada, 5,5 yıllık sürecin kendisi için “çok yıpratıcı” olduğunu söyledi.
Eski sevgilisi Deniz Bulutsuz’a yönelik şiddet suçlamasıyla yargılanan ve “kasten yaralama” suçundan ceza alan Güven, son dönemde Kadıköy’de bir mekânda karşılaştığı tepki ve ardından iptal edilen tiyatro oyunlarıyla yeniden gündeme geldi. Güven, “Biz Bize” programında yaptığı açıklamalarda hem yargı sürecine hem de kamuoyundaki tepkilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kadıköy’deki protesto sonrası yeniden gündeme geldi
Ozan Güven, oyuncu Mehmet Aslantuğ ile İstanbul Kadıköy’de bir mekânda bulunduğu sırada bazı kişilerin tepkisiyle karşılaştı. Mekânda bulunanların “Failler dışarı” sloganları attığı, olayın kısa sürede sosyal medyada gündem olduğu ve Güven ile Aslantuğ’un daha sonra mekândan ayrıldığı haberleri kamuoyuna yansıdı.
Protesto, Güven’in Deniz Bulutsuz davasında aldığı cezanın ardından sanat hayatına dönüşü ve kamuya açık alanlarda görünürlüğü üzerinden yeni bir tartışma başlattı. Kadına yönelik şiddet davalarında toplumsal tepkinin nasıl ortaya konulacağı, sanatçıların sahne ve ekran faaliyetlerinin bu süreçlerden nasıl etkileneceği yeniden gündeme geldi.
Yaşananların ardından Güven’in bazı tiyatro oyunlarının da iptal edildiği duyuruldu. Antalya, Ankara ve İzmir’deki oyunların “mücbir sebeplerle” iptal edildiği yönündeki açıklamalar, tartışmanın yalnızca sosyal medya veya bir mekân protestosuyla sınırlı kalmadığını gösterdi.
“Adalete güvenerek sustum” dedi
Güven, yaptığı açıklamada uzun süre konuşmamasının nedenini adalete ve hukuka duyduğu güvenle açıkladı. Hakkındaki süreç boyunca kamuoyu oluşturacak açıklamalardan kaçındığını belirten oyuncu, sessiz kalmanın da konuşmak kadar zor bir tercih olduğunu ifade etti.
Güven, “Çıkıp kamuoyu yaratmayı bilirdim ama adalete olan güvenim nedeniyle sustum” diyerek, yargı sürecinin bu kadar uzun süreceğini öngörmediğini söyledi. Oyuncu, 5,5 yıl boyunca hem dava süreciyle hem de kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Bu sözler, Güven’in kendisine yöneltilen eleştirilere karşı dosyanın tamamının incelenmesi gerektiği yönündeki savunmasıyla birlikte geldi. Güven, toplumda bazı tepkilerin kendisini tek başına “şiddetin sembolü” gibi gösterdiğini savunarak bunun vicdani olmadığını söyledi.
Dava sürecinde ne yaşandı?
Ozan Güven ile Deniz Bulutsuz arasındaki dava 2020 yılında başlayan şiddet iddialarıyla gündeme gelmişti. Bulutsuz’un şikâyeti üzerine açılan davada Güven, farklı suçlamalarla yargılandı. Basına yansıyan bilgilere göre Güven, “kasten yaralama” suçundan hapis cezası aldı; bazı suçlamalardan ise beraat etti.
Güven, son açıklamalarında kendisine beş ayrı suçtan dava açıldığını, bunlardan dördünden beraat ettiğini söyledi. Oyuncu, “Hürriyeti tahdit yok. Gasp yok” ifadeleriyle kamuoyundaki bazı değerlendirmelere itiraz etti.
Dosyada verilen karar, hem hukuki yönü hem de kamuoyunda yarattığı etki nedeniyle uzun süre tartışıldı. Bulutsuz’un daha önce yaptığı açıklamalar ve davaya ilişkin fotoğraflar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Güven ise olayın anlatıldığı biçimine itiraz etmeyi sürdürdü.
“Ayrılmak istedim, arbede çıktı”
Güven, olay gecesine ilişkin kendi anlatımında ilişkiyi bitirmek istediğini, bunun ardından aralarında bir arbede yaşandığını ileri sürdü. Açıklamasında “Ayrılmak istediğimi söyledim, aramızda bir arbede çıktı, abajur meselesi oldu” ifadelerini kullandı.
Oyuncu, dava dosyasına ilişkin savunmasında abajurla ilgili bir tartışmadan söz ederek, kamuoyuna yansıyan bazı iddiaların eksik veya yanlış aktarıldığını savundu. Güven, kendisine yönelik tepkilerin dosyanın tamamı görülmeden oluştuğunu düşündüğünü belirtti.
Ancak Güven’in bu açıklamaları, davada verilen ceza ve toplumsal tepki gerçeğini ortadan kaldırmadı. Kadına yönelik şiddet konusunda hassasiyet gösteren gruplar ve sosyal medya kullanıcıları, mahkeme kararını ve kamuoyuna yansıyan süreci esas alarak tepki göstermeyi sürdürdü.
Mehmet Aslantuğ da tartışmanın odağına girdi
Kadıköy’deki protesto sırasında Ozan Güven’in yanında bulunan Mehmet Aslantuğ da sosyal medyada eleştirilerin hedefi oldu. Aslantuğ’un Güven ile aynı mekânda görülmesi, özellikle kadın hakları savunucuları ve sosyal medya kullanıcıları arasında tartışma yarattı.
Aslantuğ, olayın ardından yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen eleştirilere yanıt verdi. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarda Aslantuğ’un, Güven’e gerçek bir yüzleşme ve helalleşme çağrısı yaptığı ifade edildi.
Bu gelişme, meslektaş dayanışması, kişisel ilişkiler ve toplumsal sorumluluk başlıklarını da tartışmaya açtı. Bir sanatçının ceza aldığı bir şiddet davasının ardından kamusal alanda nasıl karşılanacağı ve çevresindeki isimlerin bu süreçte nasıl pozisyon alacağı sorusu yeniden gündeme geldi.
Oyun iptalleri tartışmayı büyüttü
Kadıköy’deki protestonun ardından Güven’in bazı tiyatro oyunlarının iptal edilmesi, tartışmanın kültür-sanat alanına da yansıdığını gösterdi. İptallerin “mücbir sebeplerle” duyurulması, kamuoyundaki tepkilerin organizasyonları da etkilediği yorumlarına yol açtı.
Güven, uzun süren dava sürecinin ardından yeniden sahne çalışmalarına yönelmişti. Ancak protesto ve iptal haberleri, sanat hayatına dönüşünün kolay olmayacağını ortaya koydu.
Bu durum, Türkiye’de sanatçıların kişisel hayatları, haklarında verilen yargı kararları ve kamusal görünürlükleri arasındaki ilişkinin yeniden tartışılmasına neden oldu. Bazı kesimler protestoları toplumsal hafıza ve adalet talebi olarak değerlendirirken, bazıları da hukuki süreçlerin ardından kişilerin mesleki hayatlarını sürdürme hakkını savunuyor.
“Alnım ak” vurgusu yaptı
Ozan Güven, açıklamalarında hayatı boyunca kimseye saygısızlık yapmadığını savundu ve yaşadığı süreci “kumdan kalelerin tek tek yıkılması”na benzetti. Oyuncu, kendisine yönelik yargısız infaz yapıldığını düşündüğünü söyledi.
Güven’in “alnım ak” vurgusu, kamuoyunda yeni bir tartışma başlattı. Bir tarafta mahkeme kararına ve Deniz Bulutsuz’un yaşadıklarına dikkat çekenler bulunurken, diğer tarafta Güven’in dosyanın tamamının görülmesi gerektiği yönündeki açıklamaları yer aldı.
Oyuncunun sözleri, dava süreci kapanmış olsa da kamuoyundaki tartışmanın devam edeceğini gösterdi. Kadıköy protestosu, iptal edilen oyunlar ve Güven’in açıklamaları, dosyanın hukuki boyutunun yanı sıra toplumsal ve kültürel etkisinin de sürdüğünü ortaya koydu.
Sürecin toplumsal etkisi sürüyor
Ozan Güven’in açıklamaları, yalnızca kişisel bir savunma olarak değil, Türkiye’de kadına yönelik şiddet davaları etrafında oluşan toplumsal hassasiyetin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle ünlü isimlerin yer aldığı davalar, mahkeme kararlarının ötesinde kamusal hesap verebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
Kadıköy’deki protesto, sosyal medyadaki tepkiler ve oyun iptalleri, kamuoyunun bu tür davalarda uzun süre sessiz kalmadığını gösterdi. Güven ise yaptığı açıklamayla 5,5 yıllık sürecin kendisi açısından ağır geçtiğini, dosyanın tamamına bakılmadan hüküm verilmemesi gerektiğini savundu.
Tartışmanın bundan sonra da hem hukuk, hem kültür-sanat dünyası, hem de toplumsal duyarlılık ekseninde devam etmesi bekleniyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)