Türkiye vize muafiyeti isterken AB Ankara’dan üç alanda uyum istiyor

Ankara Schengen vize muafiyetini gündeme taşırken AB, kalan altı kriterin tamamlanmasını ve Türkiye’nin vize politikasının Birlik kurallarıyla uyumunu istiyor.

06.11.2026 - 01:23
0
Türkiye vize muafiyeti isterken AB Ankara’dan üç alanda uyum istiyor

Ahmet Taş | Yerel Gündem

BRÜKSEL, BELÇİKA — Türkiye, Türk vatandaşları için Schengen vize muafiyetinin hayata geçirilmesini isterken Avrupa Birliği, Ankara’dan kalan altı kriteri tamamlamasını ve ulusal vize politikasını Birlik kurallarıyla uyumlaştırmasını bekliyor.

Avrupa Komisyonunun 4 Kasım’da yayımladığı 2026 Türkiye Raporu, vize serbestisi yol haritasında henüz tamamlanmamış altı kriterde ilerleme sağlanmadığını belirtti. Raporda ayrıca Türkiye’nin sınırda vize ve elektronik vize uygulamalarını aşamalı olarak kaldırması istendi.

AB Türkiye’den üç alanda uyum bekliyor

Avrupa Birliği’ne aday ülkelerin vize politikalarını aşamalı olarak Birlik mevzuatıyla uyumlu hale getirmeleri gerekiyor. Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin mevcut politikasının özellikle vize uygulanacak ülkeler listesi bakımından AB sistemiyle uyumlu olmadığını belirtiyor.

Komisyonun 2026 Türkiye Raporu’nda Ankara’dan üç temel adım atması istendi:

  • Türkiye’nin vize uyguladığı ve vizeden muaf tuttuğu ülkelerin AB listeleriyle daha uyumlu hale getirilmesi,

  • Sınır kapılarında vize verilmesi ile elektronik vize uygulamasının aşamalı olarak sona erdirilmesi,

  • Türkiye’nin diplomatik temsilciliklerinde yürütülen vize işlemlerinin AB Vize Yönetmeliği’ndeki koşul ve usullere uygun hale getirilmesi.

AB Konseyi verilerine göre Birlik, belirli şartlar altında 60 AB dışı ülkeye vize muafiyeti uyguluyor. Hong Kong, Makao, Tayvan ve Kosova da farklı statülerle bu uygulamanın kapsamında bulunuyor.

BBC Türkçe’nin aktardığı verilere göre Türkiye’nin vize uygulamadığı ülke sayısı, kalış süreleri değişmekle birlikte 97’ye ulaşıyor. Brüksel’in itirazı, bu ülkelerin bir bölümünün vatandaşlarının Schengen Bölgesi’ne girişte vize almak zorunda olması üzerinde yoğunlaşıyor.

Karadağ’ın kararı Türkiye açısından örnek oluşturdu

Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin son aşamalarına yaklaşan Karadağ, daha önce vizesiz giriş hakkı tanıdığı Türkiye, Çin, Rusya, Suudi Arabistan ve Belarus vatandaşlarına 1 Kasım’dan itibaren vize uygulamaya başladı.

Podgoritsa yönetiminin kararı, ulusal vize politikasını AB listeleriyle uyumlu hale getirme yükümlülüğünün sonucu olarak değerlendirildi.

Türkiye’nin üyelik müzakereleri 2018’den bu yana fiilen durmuş durumda. Bununla birlikte aday ülke statüsü devam ettiği için vize politikası, sınır yönetimi ve göç alanındaki uyum beklentileri Avrupa Komisyonunun yıllık raporlarında yer almaya devam ediyor.

Ankara ise yabancı ülke vatandaşlarına uyguladığı vize rejiminin turizm, ticaret, bölgesel ilişkiler ve dış politika açısından önemli olduğunu düşünüyor. Bu nedenle Türkiye’nin AB ile tam uyum sağlamak amacıyla çok sayıda ülkeye yeniden vize uygulamaya başlayıp başlamayacağı henüz bilinmiyor.

Vize muafiyeti için altı kriter tamamlanmadı

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Vize Serbestisi Diyaloğu, 16 Aralık 2013’te başlatıldı. Yol haritasında Türkiye’nin yerine getirmesi gereken toplam 72 kriter belirlendi.

Ankara ilk üç yıl içinde kriterlerin 65’ini tamamladı. Bir kriterin daha 2018’de karşılanmasıyla eksik kriter sayısı altıya düştü. Ancak Avrupa Komisyonuna göre o tarihten bu yana kalan başlıklardan hiçbiri bütünüyle tamamlanmadı.

Vize muafiyetinin önünde bulunan altı kriter şöyle sıralanıyor:

  • Terörle Mücadele Kanunu’nun Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi,

  • Europol ile operasyonel iş birliği anlaşması yapılması ve uygulanması,

  • Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubunun tavsiyelerinin yerine getirilmesi,

  • Bütün AB ülkeleriyle etkili adli iş birliği kurulması,

  • Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’nın bütün hükümleriyle uygulanması,

  • Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuatın Avrupa standartlarına uyarlanması.

Avrupa Komisyonu, 2026 Türkiye Raporu’nda bu altı kriterde ilerleme sağlanmadığını kaydetti. Raporun değerlendirme dönemi 1 Eylül 2025 ile 1 Eylül 2026 arasını kapsadığı için daha sonra gerçekleştirilen teknik görüşmeler bu değerlendirmeye tam olarak yansımadı.

Kişisel veriler konusunda ilk teknik temas yapıldı

Türkiye, vize muafiyeti sürecini yeniden hareketlendirmek amacıyla ağustos ayında ilgili bakanlıkların katıldığı yeni bir çalışma başlattı.

İlk somut adım, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ile uyumlu hale getirilmesine yönelik yeni taslak üzerinde atıldı. Ankara, hazırlanan metni Avrupa Komisyonu yetkilileriyle teknik düzeyde değerlendirmeye başladı.

Geçen ayın sonunda gerçekleştirilen ilk teknik görüşmenin her iki tarafça da olumlu karşılandığı bildirildi. BBC Türkçe’ye konuşan bir AB yetkilisi, uzun süren hareketsizliğin ardından toplantı yapılmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

“İyi bir başlangıç oldu diyebiliriz ama daha yapılması gereken çok şey var.”

Avrupa Komisyonu, mevcut kişisel veri koruma çerçevesinin hâlâ yetersiz olduğunu savunuyor. Komisyona göre Türkiye’deki düzenleme, kurumların bağımsızlığı, veri sahiplerinin hakları, istisnaların kapsamı ve etkili yaptırımlar bakımından Avrupa mevzuatıyla tam uyumlu değil.

Kişisel veriler alanındaki uyum, Europol ile kişisel veri paylaşılmasını sağlayacak operasyonel iş birliği anlaşmasının yapılabilmesi açısından da önem taşıyor. Bu nedenle bir kriterde sağlanacak ilerleme, ikinci bir kriterin tamamlanmasına katkıda bulunabilir.

Schengen başvurularında kademeli kolaylık uygulanıyor

Vize muafiyeti henüz sağlanmamış olsa da Avrupa Komisyonu, 15 Temmuz 2025’te Türk vatandaşlarının Schengen başvurularında daha uzun süreli ve çok girişli vize almasını kolaylaştıran “kademeli vize” sistemini kabul etti.

Yeni uygulamaya göre önceki vizelerini kurallara uygun kullanan kişiler, belirli şartlarla bir yıllık çok girişli vize alabiliyor. Bu vizeyi üç yıllık ve daha sonra beş yıllık vizeler izleyebiliyor. Pasaportun geçerlilik süresi, verilecek vizenin süresini etkiliyor.

Avrupa Komisyonu verilerine göre Schengen ülkelerinin Türkiye’deki konsoloslukları 2025’te 1 milyon 265 binden fazla başvuru işleme aldı. Başvuru sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10 arttı.

Çok girişli vize oranı ise 2024’teki yüzde 65 seviyesinden 2025’te yüzde 68,7’ye yükseldi. Bu sistem sık ve düzenli seyahat eden kişilere kolaylık sağlasa da vize muafiyeti anlamına gelmiyor.

Türk vatandaşları hâlâ başvuru yapmak, gerekli belgeleri sunmak, ücret ödemek ve konsolosluk değerlendirmesinden geçmek zorunda.

Vize uyumu ile vize muafiyeti aynı süreç değil

Avrupa Birliği’nin Türkiye’den istediği vize politikası uyumu ile Türk vatandaşlarına tanınması hedeflenen Schengen vize muafiyeti birbiriyle bağlantılı ancak hukuken farklı iki süreç oluşturuyor.

Vize politikası uyumu, Türkiye’nin aday ülke olarak üçüncü ülke vatandaşlarına uyguladığı sistemi AB mevzuatına yaklaştırmasını kapsıyor. Vize muafiyeti ise Türk vatandaşlarının Schengen Bölgesi’ne kısa süreli ziyaretlerde vize almadan girebilmesi için belirlenen 72 kriter üzerinden yürütülüyor.

Brüksel, her iki dosyada da esas adımı atması gereken tarafın Türkiye olduğunu savunuyor. Ankara ise Türk vatandaşlarının yaşadığı randevu, uzun bekleme süresi ve yüksek ret oranı gibi sorunların AB ülkeleri tarafından giderilmesini talep ediyor.

Türkiye ayrıca ticaret, eğitim, aile ziyaretleri ve iş dünyasındaki ilişkilerin mevcut vize uygulamalarından olumsuz etkilendiğini belirtiyor.

Muafiyet için kısa vadeli takvim bulunmuyor

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin teknik görüşmelerin devam etmesi bekleniyor. Sürecin siyasi düzeye ne zaman taşınacağı, Türkiye’nin hazırlayacağı düzenlemelerin Avrupa Komisyonu tarafından yeterli bulunup bulunmamasına bağlı olacak.

Kalan altı kriterin tamamlanması durumunda Avrupa Komisyonunun olumlu değerlendirme yapması, ardından AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosunun gerekli kararı alması gerekecek.

Terörle mücadele mevzuatı, bütün AB ülkeleriyle adli iş birliği ve Geri Kabul Anlaşması gibi başlıklar siyasi açıdan en zor konular arasında bulunuyor. Bu nedenle vize muafiyetinin yakın zamanda yürürlüğe gireceğine ilişkin açıklanmış bir takvim yok.

Bununla birlikte yıllar sonra yeniden başlayan teknik temaslar, Türkiye-AB vize gündeminde sınırlı da olsa yeni bir hareketliliğe işaret ediyor. İlk görüşmelerin somut mevzuat değişikliklerine dönüşüp dönüşmeyeceği, sürecin geleceğini belirleyecek.

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Ahmet Taş

Ahmet Taş, gazeteci ve yazardır. YerelGundem.com'da siyaset, yerel yönetimler, toplumsal gelişmeler ve Türkiye gündemine ilişkin haber, yorum ve içerikler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User