Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu kurtarıcı mı, bölen mi?

CHP’de liderlik değişimi, Kılıçdaroğlu sonrası süreç, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun rolü üzerinden muhalefetin iç krizini tartışmaya açıyor.

09.10.2026 - 23:01
Updated: 1 day ago
0
Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu kurtarıcı mı, bölen mi?

Yusuf İnan / Yerel Gündem

Gazeteci, Yazar |Siyasi & Stratejik Analist

İZMİR, TÜRKİYE — Siyaset, sadece cesaretle yürünecek bir yol değildir. Keskin zekâ, sabır, zamanlama, strateji ve soğukkanlılık ister. Çünkü siyaset, zemini kaygan; hesabı uzun; bedeli ağır bir alandır.

Bülent Arınç’ın Ekrem İmamoğlu için kullandığı “erken öten horoz” benzetmesi, bugün CHP’de yaşanan süreci anlamak açısından yeniden hatırlanmayı hak ediyor. Çünkü mesele yalnızca bir liderlik yarışı değil; CHP’nin, sol seçmenin ve muhalefetin kendi içinde yaşadığı büyük bir kırılmadır.

Dün “kurtarıcı” olarak görülen isimler, bugün kolayca “hain” ilan edilebiliyor. Dün umut bağlanan liderler, bugün aynı çevreler tarafından yük olarak görülüyor. Bu da bize siyasetin en acı gerçeğini gösteriyor: Menfaatin ölçü olduğu yerde vefa uzun süre yaşamıyor.

CHP’nin lider değiştirme alışkanlığı

Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’ın kaset kumpasıyla genel başkanlık koltuğundan uzaklaşmasının ardından CHP’nin başına geçti. O dönem birçok kişi Kılıçdaroğlu’nu bir yenilenme fırsatı olarak gördü. “Temiz siyaset”, “yeni dil”, “toplumla barışma” gibi başlıklarla büyük beklentiler oluşturuldu.

Fakat yıllar geçti. Aynı Kılıçdaroğlu, kendi partisinin içinde ağır eleştirilerin hedefi oldu. Dün arkasında duranlar, bugün onu başarısızlığın ve tıkanmışlığın sembolü olarak göstermeye başladı.

Özgür Özel de Kılıçdaroğlu’nun uzun yıllar birlikte yürüdüğü isimlerden biriydi. Ekrem İmamoğlu da CHP’nin en güçlü belediye başkanlarından biri olarak bu yeni siyasi dalganın merkezine yerleşti. Ancak bugün sorulması gereken soru şudur:

Kılıçdaroğlu gerçekten hain miydi, yoksa dün onu alkışlayanlar bugün kendi siyasi hesapları için mi sırt çevirdi?

Kurtarıcı arayışı mı, yeni bir bölünme mi?

CHP tabanı uzun süredir bir “kurtarıcı” arayışı içinde. Önce Baykal sonrası Kılıçdaroğlu’na umut bağlandı. Sonra Kılıçdaroğlu yıpranınca Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu yeni umut olarak görüldü.

Fakat bir partinin sürekli kurtarıcı araması, aslında kurumsal aklın zayıfladığını gösterir. Güçlü partiler, kişilerin omzunda değil; ilkelerin, teşkilatın ve ortak aklın üzerinde yükselir.

Eğer bir siyasi hareket her krizde yeni bir kahraman arıyorsa, orada sorun sadece liderde değildir. Sorun, siyaset yapma biçimindedir.

Brütüs tartışması ve vefa meselesi

Kılıçdaroğlu açısından bakıldığında Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun tavrı bir “Brütüs” hikâyesi gibi okunabilir. Çünkü yıllarca aynı siyasi çizgide yürüyen isimlerin, en kritik anda eski liderlerine karşı pozisyon alması CHP içinde ciddi bir vefa tartışması doğurdu.

Elbette siyasette liderler değişir. Elbette başarısız bulunan yönetimler eleştirilir. Ancak mesele değişim değil, değişimin nasıl yapıldığıdır.

Bir lideri eleştirmek başka, onu tamamen yok saymak başkadır. Bir partiyi yenilemek başka, o partinin hafızasını ve kurucu iddiasını parçalamak başkadır.

CHP’nin bugün yaşadığı kriz de tam olarak burada düğümleniyor.

Atatürk’ün partisi mi, kişisel hesapların partisi mi?

CHP, kendisini “Atatürk’ün partisi” olarak tanımlıyor. Fakat son yıllarda yaşanan sert iç mücadeleler, seçmenin zihninde şu soruyu büyütüyor:

Bu kavga gerçekten Türkiye’nin geleceği için mi, yoksa koltuk ve güç mücadelesi için mi?

Eğer mesele yalnızca memleket meselesi olsaydı, CHP kendi içinde daha ilkeli, daha sakin ve daha birleştirici bir yol bulabilirdi. Fakat görünen tablo, ortak akıldan çok kişisel hesapların öne çıktığını düşündürüyor.

Bir taraf eski lideri suçluyor. Diğer taraf yeni kadroları vefasızlıkla itham ediyor. Seçmen ise bu kavganın içinde kime inanacağını şaşırıyor.

Siyasetin bıçak sırtı

Bediüzzaman Said Nursî’ye atfedilen “Euzü billahi mine’ş-şeytani ve’s-siyaseti” sözü, siyasetin insanı nasıl tarafgirliğe sürükleyebileceğini anlatması bakımından önemlidir.

Çünkü siyaset, insanın ölçüsünü bozabilir. Kendi tarafındaki yanlışı görmezden gelen, karşı taraftaki doğruyu da inkâr eden bir anlayış doğurabilir.

Bugün Türkiye siyasetinin en büyük hastalıklarından biri de budur. Bizden olanın yanlışı mazur görülüyor, bizden olmayanın doğrusu bile değersizleştiriliyor.

CHP’nin yaşadığı iç kriz de bu hastalıktan bağımsız değildir.

Çarklar ters dönüyorsa fabrika üretmez

CHP doğru bir stratejiyle yürüyebilseydi, liderlerini yıpratarak değil; ortak akılla, istişareyle, ilkelerle yenilenmeyi deneyebilirdi.

Baykal gitti, Kılıçdaroğlu geldi. Kılıçdaroğlu yıprandı, Özgür Özel ve İmamoğlu öne çıktı. Şimdi aynı döngünün yeni aktörlerle tekrar edip etmeyeceği tartışılıyor.

Ancak mesele isimlerden daha büyüktür.

Bir fabrikanın çarkları ters dönüyorsa, o fabrikanın sağlıklı üretim yapması mümkün değildir. CHP’de de çarklar uzun süredir ters dönüyor. Liderler değişiyor, söylemler değişiyor, kadrolar değişiyor; fakat iç kavganın dili değişmiyor.

Bu yüzden asıl soru şudur:

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu gerçekten bir kurtuluş yolu mu açıyor, yoksa CHP’yi yeni bir bölünmenin eşiğine mi taşıyor?

Bugün CHP seçmeninin, sol çevrelerin ve muhalefetin soğukkanlı biçimde düşünmesi gereken soru budur. Çünkü siyasette her alkışlanan kişi kurtarıcı değildir. Bazen kurtarıcı sanılanlar, farkında olmadan en büyük kırılmanın da taşıyıcısı olabilir.

Yusuf İnan

YerelGundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yusuf İnan

Yusuf İnan, gazeteci ve yazardır. UAPresa.com, WiseNewsPress.com, SehitlerOlmez.com ve YerelGundem.com'da Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmaktadır. Türkiye siyaseti, dış politika, uluslararası ilişkiler ve güvenlik başta olmak üzere güncel gelişmeler üzerine haber, yorum ve analizler kaleme almaktadır.

Yorumlar (0)

User