Kılıçdaroğlu canlı yayında konuştu: CHP’de arınma ve denetim mesajı
Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV yayınında mutlak butlan kararı, CHP’de arınma, belediye denetimleri ve İmamoğlu dosyaları hakkında konuştu.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de katıldığı canlı yayında CHP’deki mutlak butlan süreci, belediyelere yönelik iddialar ve parti içi arınma tartışmaları hakkında açıklamalarda bulundu.
Euronews’in haberine göre Kılıçdaroğlu, gazeteciler Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ve Aslı Kurtuluş Mutlu’nun sorularını yanıtladı. Yayın, mahkemenin “mutlak butlan” kararı sonrasında CHP Genel Başkanlığı’na dönen Kılıçdaroğlu’nun ilk geniş kapsamlı televizyon açıklaması olması nedeniyle siyasi gündemin merkezine oturdu.
Mutlak butlan kararına ilişkin açıklama
Kılıçdaroğlu, yayında en çok tartışılan başlıklardan biri olan mutlak butlan kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kararı kabul etmemesi halinde partiye kayyum atanabileceğini savunan Kılıçdaroğlu, “Mutlak butlanda sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor” dedi.
Kılıçdaroğlu, CHP içinde “arınma” vurgusu yaparak partinin geçmişten gelen ahlaki çizgisini koruması gerektiğini söyledi. Parti kültüründe itirazın önemli bir yer tuttuğunu belirten Kılıçdaroğlu, CHP’nin kirli ilişkilerle anılmaması gerektiğini ifade etti.
Eski CHP lideri, kurultay tartışmalarının sona ermesi için şaibe iddialarına kapalı yeni bir kurultay yapılabileceğini de dile getirdi. Kılıçdaroğlu, mahkemenin kendisini “kayyum” olarak görevlendirmesi halinde bunu kabul etmeyeceğini, ancak mutlak butlan kararına karşı başka bir yol izlemediğini söyledi.
“Kararı önceden biliyordum” iddiasına yanıt
Yayında Kılıçdaroğlu’na, mutlak butlan kararından kısa süre önce sosyal medya hesaplarından yayımladığı video da soruldu. Söz konusu videoda parti içinde arınma mesajları veren Kılıçdaroğlu, kararın ardından bu paylaşım nedeniyle eleştirilmişti.
Kılıçdaroğlu, mahkeme kararını önceden bildiği yönündeki iddiaları reddetti. Kararın çıkacağını bilmesi halinde bir gün önce video yayımlamasının mantıklı olmayacağını savunan Kılıçdaroğlu, belirli dönemlerde normal olarak video çektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, yargıyla herhangi bir temas kurduğu iddiasının kanıtlanması halinde görevi bırakacağını belirtti. Bu iddiaların kendisini yıpratmak için gündeme getirildiğini savunan Kılıçdaroğlu, partide ahlaki üstünlük vurgusunu yineledi.
Erdoğan ile işbirliği iddiası soruldu
Canlı yayında Kılıçdaroğlu’na, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile işbirliği yaptığı yönündeki iddialar da yöneltildi. Kılıçdaroğlu bu iddiaları reddederken, eleştirilerini CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yöneltti.
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı her zaman eleştirdiğini söyledi ve Özel’in Erdoğan ile görüşmesini sorguladı. Özel’in “müzakere” ifadesini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bir CHP Genel Başkanı’nın AK Parti’nin önemli bir aktörüyle parti sorunlarını nasıl konuştuğunu sordu.
Bu bölüm, CHP içindeki liderlik tartışmasının yalnızca mahkeme kararıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda muhalefetin iktidarla temas biçimi üzerinden de derinleştiğini gösterdi.
CHP’li belediyeler ve denetim tartışması
Kılıçdaroğlu’nun yayındaki en dikkat çekici ifadelerinden biri CHP’li belediyelerle ilgili oldu. Eski CHP lideri, kendi döneminde belediyelerin denetlendiğini belirterek, belediyelere yönelik iddiaların parti meselesi haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, belediyelere ilişkin yolsuzluk iddialarında hukuki destek verilmesi gerektiğini, ancak her dosyanın otomatik olarak siyasi dava sayılmaması gerektiğini savundu. Yılmaz Büyükerşen ve Aziz Kocaoğlu örneklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarına yönelik davalarda parti olarak hukuki destek sağladıklarını anlattı.
Siyasetçi, Hazine’den gelen parayla belediyeden gelen paranın aynı şey olmadığını belirterek, belediyeler üzerinden partiye kaynak aktarılması iddialarının daha dikkatli sorgulanması gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu ayrıca gazetecilerin bu iddiaları daha fazla takip etmesi gerektiğini savundu.
İBB iddianameleri ve İmamoğlu sorusu
Yayında Kılıçdaroğlu’na İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin iddianameleri okuyup okumadığı da soruldu. Kılıçdaroğlu, hukukçu olmadığını, tüm iddianameleri okuduğunu söylemesinin doğru olmayacağını ifade etti.
Tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili komisyon kurduklarını belirten Kılıçdaroğlu, komisyonun kendisine özet bilgiler sunduğunu söyledi. Ekrem İmamoğlu hakkında yöneltilen sorulara da yanıt veren Kılıçdaroğlu, İmamoğlu tutuklandığında evine gittiğini ve basın açıklaması yaptığını hatırlattı.
İmamoğlu’nun son dönemde kendisine yönelik sert eleştirileri de yayında gündeme geldi. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu konusunda daha önce söylediği yerde durduğunu belirtti ancak belediyelerle ilgili iddiaların da tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
Genel Merkez’e polis müdahalesi gündeme geldi
Mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde yaşanan gelişmeler de yayının önemli başlıkları arasındaydı. Özgür Özel ve ekibinin Genel Merkez’de nöbet tutmasının ardından binanın polis müdahalesiyle boşaltılması siyasi tartışma yaratmıştı.
Kılıçdaroğlu, Genel Merkez’de yaşanan görüntülerin içini sızlattığını söyledi ancak kendisini sorumlu tutmadığını belirtti. Polisin parti binasına girmesini savunmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, kendisinin polis müdahalesini istemediğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, yazılan dilekçenin icra memurunun kararı tebliğ etmesine yönelik olduğunu, polisin içeri girmesini ya da şiddet uygulanmasını doğru bulmadığını belirtti. Partiyle ilgisi olmayan bazı kişilerin bina içinde bulunduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, bu durumun da sorgulanması gerektiğini söyledi.
CHP’de arınma vurgusu öne çıktı
Program boyunca Kılıçdaroğlu’nun en sık vurguladığı kavramlardan biri “arınma” oldu. Kılıçdaroğlu, CHP’nin tarihsel kimliği gereği ahlaki üstünlüğünü koruması gerektiğini söyledi.
Eski CHP lideri, parti içinde para ilişkileri, delege satın alma iddiaları ve belediyeler üzerinden kaynak aktarımı gibi konuların üstünün örtülmemesi gerektiğini savundu. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’e devir teslim sırasında bazı isimleri ilettiğini belirterek, partinin yıpranmasını istemediği için bu isimleri kamuoyuna açıklamadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, CHP’nin itiraz kültürüne sahip olduğunu, yetkili organların zamanı geldiğinde cumhurbaşkanı adayını belirleyeceğini de ifade etti. İmamoğlu’nun halen CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olup olmadığı sorusuna doğrudan bir adaylık yanıtı vermeyen Kılıçdaroğlu, mevcut sistemi ve “tek adam rejimi” olarak nitelediği yapıyı kabul etmediğini söyledi.
Canlı yayın, CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan siyasi krizin yalnızca hukuki bir tartışma olmadığını; belediye dosyaları, parti içi güç mücadelesi, Genel Merkez’in yönetimi ve muhalefetin iktidarla ilişki biçimi gibi çok sayıda başlığın aynı anda gündeme geldiğini ortaya koydu.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)