Bloomberg: CHP krizi Erdoğan’ın erken seçim hamlesini kolaylaştırabilir
Bloomberg analizine göre CHP’deki mutlak butlan krizi, muhalefeti bölerken Erdoğan’ın erken seçim ve yeniden adaylık hesaplarını kolaylaştırabilir.
Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Bloomberg’de yayımlanan analizde, CHP’de mutlak butlan kararıyla derinleşen krizin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın erken seçim ve yeniden adaylık hesapları açısından yeni bir fırsat yaratabileceği değerlendirildi.
Karar’ın aktardığı analize göre, ana muhalefet partisinde Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık koltuğuna dönmesi ve Ekrem İmamoğlu’nun adaylık yolundaki hukuki engeller, muhalefetin ortak hareket kapasitesini zayıflatıyor.
CHP’deki kriz uluslararası basının gündeminde
CHP’de mutlak butlan kararı sonrası yaşanan yönetim krizi, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası basında da yakından izleniyor. Bloomberg analizinde, ana muhalefet partisinin derin bir dağınıklık içinde olduğu ve bunun Erdoğan’ın olası siyasi hamleleri açısından elini güçlendirebileceği belirtildi.
Analizde, Erdoğan’ın uzun süredir siyasi rakiplerine karşı “böl ve yönet” stratejisine yaslandığı, son dönemde CHP’ye yönelik yargı süreçlerinin de bu yaklaşım açısından etkili sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Bu değerlendirme, CHP’deki krizin yalnızca parti içi liderlik tartışması olmadığını; Türkiye’de iktidar-muhalefet dengesi, seçim takvimi ve cumhurbaşkanlığı adaylığı hesapları açısından daha geniş bir siyasi başlığa dönüştüğünü gösteriyor.
Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılması dengeyi değiştirdi
Analize göre CHP’deki en kritik kırılmalardan biri, mahkeme kararıyla Özgür Özel’in genel başkanlıktan uzaklaştırılması oldu. 21 Mayıs’ta verilen kararla Özel’in görevden alındığı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden parti yönetimine döndüğü aktarıldı.
Özel’in 2023’te Kılıçdaroğlu’na karşı kazandığı kurultay zaferinin CHP’de kuşak değişimi yarattığı ve partiyi yeniden canlandırdığı değerlendirilirken, Kılıçdaroğlu’nun dönüşünün bu değişim sürecini tersine çevirebileceği belirtildi.
Bloomberg’e göre Özel’in destekçileri, mevcut tablo karşısında CHP’den ayrılıp yeni bir siyasi yapı kurma seçeneğini değerlendirebilir. Böyle bir ayrışmanın, muhalefetin örgütlü gücünü, finansal kaynaklarını ve seçmen desteğini kısa sürede yeniden toparlamasını zorlaştırabileceği ifade edildi.
İmamoğlu’nun adaylık yolu zorlaşıyor
Bloomberg analizinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı yolunda ciddi engellerle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
İmamoğlu’nun Erdoğan’ın en güçlü rakiplerinden biri olarak görüldüğü, ancak tutukluluğu ve üniversite diplomasının iptal edilmesi nedeniyle adaylık yolunun fiilen zorlaştığı belirtildi.
Analize göre İmamoğlu serbest bırakılsa bile diplomasının iptal edilmesi, cumhurbaşkanı adaylığı için gerekli anayasal koşulları karşılamasını engelleyebilir. Özel’in CHP Genel Başkanlığı’ndan uzaklaştırılması ise İmamoğlu açısından ek bir siyasi sorun oluşturuyor.
Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin, Özel’i destekleyen bir ismi cumhurbaşkanı adayı göstermesinin düşük ihtimal olduğu değerlendirmesi de analizde yer aldı.
Bölünmüş muhalefet erken seçimi kolaylaştırabilir
Bloomberg’e göre parçalanmış ve zayıflamış bir muhalefet, Erdoğan’ın müttefiklerinin erken seçim sürecini daha kolay organize etmesine imkân sağlayabilir.
Türkiye’de normal seçim takvimi 2028’i işaret ediyor. Ancak Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için erken seçim kararı ya da anayasa değişikliği seçenekleri gündemde tutuluyor.
Analizde, erken seçim kararının Meclis’te en az 360 milletvekilinin oyunu gerektirdiği hatırlatıldı. Bu eşik, anayasa değişikliği için gereken daha yüksek çoğunluğa kıyasla daha ulaşılabilir bir seçenek olarak görülüyor.
Erken seçim kararı alınması halinde Erdoğan’ın mevcut döneminin tamamlanmamış sayılabileceği ve yeniden adaylık yolunun açılabileceği değerlendirildi.
Ekonomi muhalefete alan açmıştı
Analizde, Türkiye’de seçim başarısında ekonominin belirleyici olduğu vurgulandı. Hayat pahalılığı, enflasyon baskıları ve enerji fiyatlarındaki artış, hükümet açısından zorlayıcı başlıklar arasında gösterildi.
Özgür Özel’in son dönemde hükümete karşı en sert muhalefet yapan isimlerden biri haline geldiği ve yıl boyunca 100’den fazla miting düzenlediği aktarıldı.
Bloomberg’e göre Özel’in parti liderliğinden uzaklaştırılması, bu kampanyayı sürdürmek için ihtiyaç duyduğu kurumsal ve mali imkânları zayıflatabilir. Bu da ekonomik rahatsızlığı siyasi kampanyaya dönüştürme kapasitesini sınırlayabilir.
Batılı aktörlerden sert tepki gelmedi
Bloomberg analizinde, Türkiye’nin Batılı ortaklarının ülkedeki otoriterleşme eğilimine güçlü tepki vermekte isteksiz göründüğü değerlendirmesi yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Erdoğan ile yaptığı görüşmeyi “iyi bir telefon konuşması” olarak nitelendirdiği, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in de Erdoğan ile “çok iyi” bir görüşme yaptığını söylediği hatırlatıldı.
Analizde, Avrupa hükümetlerinin Türkiye ile ilişkileri sıcak tutma baskısı altında olduğu belirtildi. Bunun özellikle NATO, bölgesel güvenlik, enerji, göç ve Orta Doğu dengeleriyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
Bu tablo, Türkiye iç siyasetindeki gelişmelerin uluslararası ilişkilerde daha temkinli bir dille karşılandığını gösteriyor.
Erdoğan yeniden aday olabilir mi?
Analizde, Erdoğan’ın 2014’ten bu yana cumhurbaşkanlığı görevinde olduğu ve mevcut yasal çerçeveye göre bu dönemin son dönem olması gerektiği belirtildi.
Buna karşın, Erdoğan’ın ailesi ve AK Parti yönetiminde görev süresinin beş yıl daha uzatılmasını isteyen isimler bulunduğu aktarıldı.
Bloomberg’e göre bunun için iki yol bulunuyor: Meclis’in erken seçim kararı alması ya da anayasa değişikliği yapılması. CHP’deki derinleşen bölünmenin, Erdoğan’a bu yönde Meclis desteği sağlamak için yeni bir fırsat sunabileceği değerlendiriliyor.
Ayrıca hükümetin Kürt meselesine ilişkin bir çözüm sürecinde bazı Kürt milletvekillerinin desteğini alabileceği yorumu da analizde yer aldı.
CHP’deki yön arayışı Türkiye siyasetini etkileyebilir
Bloomberg’e göre CHP’deki mutlak butlan krizi, yalnızca parti içi bir liderlik tartışması değil; Türkiye’de yaklaşan seçim süreci, muhalefetin dağınıklığı ve Erdoğan’ın yeniden adaylık hesabı açısından belirleyici bir gelişme.
Muhalefet bölünürse Erdoğan’ın karşısında güçlü ve birleşik bir blok çıkması zorlaşabilir. Ancak analizde bu stratejinin iktidar açısından tamamen risksiz olmadığı da vurgulandı.
Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda yüzde 50’yi aşamayan adaylar için ikinci tura kaldığı hatırlatılarak, Erdoğan’ın ilk turda kazanamaması halinde daha zayıf bir CHP adayının bile ikinci turda geniş bir Erdoğan karşıtı seçmen desteğini arkasına alabileceği belirtildi.
Bu nedenle CHP’nin önümüzdeki dönemde kurultay, liderlik, yeni parti ihtimali ve adaylık tartışmalarında alacağı yön, yalnızca partinin değil, Türkiye siyasetinin genel seyrini de etkileyebilecek kritik başlık olarak öne çıkıyor.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)