Trump-Şi zirvesinden büyük anlaşma çıkar mı?

Donald Trump’ın 14-15 Mayıs’taki Çin ziyareti öncesinde ticaret savaşı, Tayvan, İran ve Ukrayna savaşları zirvenin ana gündemi oldu.

May 13, 2026 - 18:04
0
Trump-Şi zirvesinden büyük anlaşma çıkar mı?

Ahmet Taş | Yerel Gündem
ANKARA / TÜRKİYE — ABD Başkanı Donald Trump’ın 14-15 Mayıs’ta Çin’e yapacağı ziyaret, ticaret savaşı, Tayvan krizi ve küresel savaş başlıkları nedeniyle dünya gündeminin merkezine yerleşti.

DW Türkçe’nin aktardığı analize göre Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in görüşmesi yalnız iki ülke ilişkileri açısından değil, küresel ekonomi, iklim politikaları, Tayvan’ın statüsü, İran savaşı ve Rusya-Ukrayna savaşının geleceği bakımından da kritik önem taşıyor. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki temasın başarısızlıkla sonuçlanma lüksü olmadığı değerlendirilirken, iki liderin de zirveden kendi kamuoylarına “güçlü lider” görüntüsü verecek sonuçlarla dönmek istediği belirtiliyor.

Zirve küresel dengeler açısından kritik görülüyor

ABD ve Çin arasındaki ilişki, günümüz uluslararası sisteminin en belirleyici eksenlerinden biri olarak görülüyor. ABD dünyanın en büyük ekonomisi, Çin ise ikinci büyük ekonomisi konumunda. Aynı zamanda Çin sera gazı emisyonlarında dünyada ilk sırada, ABD ise ikinci sırada yer alıyor. Bu nedenle ekonomik büyüme, iklim değişikliği, tedarik zincirleri ve küresel güvenlik gibi başlıklarda iki ülkenin iş birliği ya da rekabeti tüm dünyayı etkiliyor.

Trump’ın daha önce Nisan ayında iptal edilen Çin ziyaretini 14-15 Mayıs’ta gerçekleştirecek olması, Washington ve Pekin arasında uzun süredir beklenen yüksek düzeyli teması yeniden gündeme taşıdı. Zirvenin başarısı, yalnız iki liderin diplomatik performansıyla değil, küresel sistemde biriken krizlere nasıl yaklaşacaklarıyla da ölçülecek.

Her iki liderin de görüşme sonrasında kendi halklarına somut kazanımlar sunmak istediği belirtiliyor. Trump açısından bu durum, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde daha da önem kazanıyor. ABD’de Temsilciler Meclisi’nin tamamı, Senato’daki 33 sandalye ve çok sayıda valilik için yapılacak seçimler, Trump yönetiminin dış politikada başarı hikâyesi arayışını güçlendiriyor.

Trump ticarette kısmi anlaşma arıyor

Zirvenin en önemli başlıklarından biri, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı olacak. Trump yönetimi, Çin’in yalnızca dünya pazarlarına mal satmasını değil, ABD ürünlerini daha fazla satın alarak ticaret fazlasını azaltmasını istiyor.

Trump daha önce Çin mallarına yüksek gümrük vergileri getirmiş, bu tarifelerin bir kısmı daha sonra askıya alınmıştı. Ancak iki ülke arasında yürütülen müzakerelerde şimdiye kadar kapsamlı bir uzlaşı sağlanamadı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre ABD Ticaret Bakanlığına bağlı Nüfus Bürosu istatistikleri, Çin’in 2025 yılında ABD karşısında yaklaşık 202 milyar dolarlık ticaret fazlası verdiğini gösteriyor. Bu rakam, Washington’ın ticaret dengesizliği konusundaki baskısını artıran temel verilerden biri olarak öne çıkıyor.

Pekin’deki düşünce kuruluşu Pangoal’dan siyaset bilimci Chu Yin, Trump’ın dış politikada olumlu haberlere ihtiyaç duyduğunu belirterek, ABD liderinin ticaret alanında en azından kısmi bir anlaşmaya ihtiyaç duyabileceğini söyledi. Zirve öncesinde iki ülkenin müzakerecilerinin Seul’de uzlaşma yolları arayacağı da bildiriliyor.

Tayvan kırmızı çizgi olarak öne çıkıyor

Çin açısından zirvenin en hassas başlığı Tayvan olacak. Pekin yönetimi, Tayvan’ı Çin Halk Cumhuriyeti’nin ayrılıkçı bir eyaleti olarak görüyor ve “Tek Çin İlkesi”ni diplomatik ilişkilerin temel şartı kabul ediyor.

ABD ise 1979 tarihli Tayvan İlişkileri Yasası kapsamında Tayvan’a savunma amaçlı silah sağlama ve Tayvan halkının güvenliğini tehdit edecek güç kullanımına karşı harekete geçme yetkisine sahip. Bu durum, Washington ile Pekin arasındaki en kalıcı gerilim alanlarından biri olmayı sürdürüyor.

Trump’ın ikinci görev döneminde Tayvan’ın ABD’li şirketlere 11,1 milyar dolarlık rekor silah sistemi siparişi verdiği, ayrıca Tayvan parlamentosunun 2033 yılına kadar 25 milyar dolarlık Amerikan silah sistemi satın alınmasına imkân tanıyan yeni bir yasa çıkardığı belirtiliyor.

Pekin’in zirvede Trump’tan Tayvan konusunda Çin çizgisine daha yakın bir açıklama koparmaya çalışabileceği değerlendiriliyor. Ancak Washington açısından Tayvan’a verilen güvenlik desteği, yalnız bölgesel değil, aynı zamanda ABD’nin Asya-Pasifik stratejisi açısından da kritik önem taşıyor.

İran ve Ukrayna savaşları masada olacak

Trump-Şi zirvesinin yalnız ticaret ve Tayvan ekseninde sınırlı kalması beklenmiyor. İran savaşı ve Rusya-Ukrayna savaşı da görüşmenin önemli başlıkları arasında yer alacak.

Çin, İran ve Rusya ile yakın temaslarını sürdürüyor. Pekin yönetimi Birleşmiş Milletler yaptırımlarına uyduğunu savunsa da Tahran ve Moskova ile kapalı kapılar ardında yoğun diplomasi yürütüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin geçen hafta Pekin’de temaslarda bulunduğu, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi’nin ise İran savaşının bölgesel ve küresel barışı tehdit etmesinden endişe duyduğunu söylediği aktarıldı.

Çin’in Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş konusundaki açıklamaları da ABD’ye dolaylı mesaj olarak değerlendiriliyor. İran savaşı sırasında enerji yolları ve deniz ticareti güvenliği, hem Washington hem Pekin açısından stratejik önem taşıyor.

Ukrayna savaşı konusunda ise Trump, Çin’den Moskova üzerindeki nüfuzunu kullanmasını birçok kez talep etmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de Haziran ayında Pekin’de ağırlanmasının beklendiği belirtiliyor. Bu durum, Çin’i Ukrayna savaşının sona erdirilmesi konusunda kilit arabulucu veya baskı unsuru olabilecek aktörlerden biri haline getiriyor.

Pekin pazarlık gücünü artırmak istiyor

Pekin yönetimi, mevcut küresel krizlerin kendisine sağladığı stratejik önemi müzakerelerde kullanmak isteyebilir. Çin, ABD’nin İran savaşında bölgesel denge ve enerji güvenliği açısından kendisine ihtiyaç duyduğunu biliyor. Aynı şekilde Ukrayna savaşında Moskova üzerindeki etkisi nedeniyle Washington’ın Pekin’le çalışmak zorunda kalabileceğini değerlendiriyor.

Bu tablo, Çin’e Tayvan ve teknoloji ihracat kontrolleri gibi alanlarda pazarlık alanı sağlayabilir. Tübingen Üniversitesinde doktora çalışması yapan Peter Qiu’ya göre Çin, ABD ürünlerini satın almaya hazır olabilir; ancak buna karşılık yapay zekâ için kullanılan ABD yarı iletken ürünlerine yönelik ihracat kısıtlamalarının gevşetilmesini isteyebilir.

ABD ise ileri düzey yapay zekâ çipleri için sıkı ihracat kontrolleri uyguluyor. Bu çipler, makine öğrenimi ve karmaşık algoritmalar için kritik önem taşıyor. Çin, bu alanda kendi üretim kapasitesini geliştirmeye çalışsa da ABD kısıtlamaları süreci yavaşlatıyor.

Büyük anlaşma ihtimali masada

Zirveden kapsamlı bir “büyük anlaşma” çıkıp çıkmayacağı henüz belirsiz. Ancak tarafların karşılıklı ihtiyaçları, en azından kısmi uzlaşı ihtimalini güçlendiriyor.

Trump, ara seçimler öncesinde ticaret alanında başarı göstermek istiyor. Çin ise ABD ile ekonomik ilişkilerde istikrar, teknoloji kısıtlamalarında gevşeme ve Tayvan konusunda daha dikkatli bir Amerikan dili elde etmeye çalışıyor.

Buna karşılık iki ülke arasındaki temel güvensizlik devam ediyor. Ticaret açığı, Tayvan, yarı iletkenler, insan hakları, İran, Ukrayna ve küresel nüfuz mücadelesi gibi başlıklar tek bir zirvede çözülebilecek sorunlar değil.

Yine de Trump ile Şi arasındaki görüşme, dünyanın en büyük iki ekonomisinin rekabeti yönetip yönetemeyeceğini göstermesi bakımından kritik bir test olacak. Zirveden çıkacak mesajlar, yalnız Washington ve Pekin’de değil, Brüksel, Moskova, Tahran, Taipei ve küresel piyasalarda da yakından izlenecek.

www.yerelgundem.com

Tepkin Ne?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Şaşırdım Şaşırdım 0
Üzücü Üzücü 0
Kızdım Kızdım 0
Yerel Gündem

Editör Masası| YerelGundem.com Türkiye ve küresel siyasetin ve uluslararası ilişkilerin nabzını tutan Yerel Gündem, Türkiye ve dünya gündemindeki en etkili ve alışılagelmişin dışındaki haberleri titiz bir veri doğrulama süreciyle raporlar. Entelektüel bir derinliğe sahip köşe yazılarımız ve stratejik öngörülerimizle, bilginin dürüstlükle buluştuğu noktada dünya siyasetine projektör tutuyoruz.

Yorumlar (0)

User