Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerji Arz Güvenliği Milli Güvenlik Meselesidir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, enerji arz güvenliğinin kalkınmanın ötesinde bir milli güvenlik meselesi olduğunu belirterek dev yenilenebilir enerji hedeflerini açıkladı.
Yusuf İnan | Yerel Gündem
ANKARA, TÜRKİYE — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, enerji arz güvenliğinin sadece bir ekonomik kalkınma meselesi değil, aynı zamanda hayati bir egemenlik ve milli güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın da katıldığı törenle, Türkiye'nin yetmiş sekiz ilinde faaliyete geçen ve toplam yatırım değeri yaklaşık beş buçuk milyar doları aşan yedi binden fazla yeni elektrik üretim tesisi hizmete alındı. Bu devasa yatırımların, Türkiye'nin dışa bağımlılığını en aza indirme ve küresel krizlere karşı ekonomik direncini artırma hedeflerinde tarihi bir aşama olduğu belirtildi.
Küresel Enerji Krizlerinin Ekonomik Etkileri
Erdoğan, törendeki konuşmasında, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması gibi küresel sarsıntıların makroekonomik yansımalarını detaylı bir şekilde analiz etti. Önceki hafta kendi alanında uzman ve seçkin isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin (İNRES) ikincisine atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu zirvenin enerji, madencilik, kritik mineraller ile hidrokarbon alanlarında güncel meselelerin derinlemesine ele alınmasına büyük bir vesile olduğunu dile getirdi.
Güncel küresel gelişmeler ışığında Türkiye'nin enerji alanında bölgesinin sıklet merkezi olduğunun çok net bir biçimde görüldüğünü aktaran Erdoğan, uluslararası basında yayımlanan sayısız makalenin ve enerji sektörünü çok iyi bilen uzman isimlerin, ülkenin günden güne artan stratejik değerine vurgu yaptıklarına dikkati çekti. Bu durumun, Türkiye'nin jeopolitik konumunu daha da güçlendirdiği ifade edildi.
Tedarik Zincirlerindeki Aksaklıklar ve Enflasyon
Küresel enerji tedarikindeki kritik rolün, devam eden İran merkezli krizle birlikte iyice perçinlendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, olumsuz etkileri halen tüm dünyada hissedilen bu krizin ilk günlerinden itibaren yaşanan sarsıcı süreci yakından takip ettiklerini vurguladı. Körfez ülkelerinin açık denizlere açılan en önemli kapısı konumundaki Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla birlikte, Uluslararası Enerji Ajansı'nın resmi verilerine göre tarihin en büyük petrol arz kesintisinin yaşandığını hatırlattı.
Bu kapanmanın, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde yirmi beşinin ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde yirmisinin anında devre dışı kalmasına yol açtığını aktaran Erdoğan, altmış dolar civarında seyreden varil fiyatlarının kısa sürede iki katına kadar yükseldiğine dikkat çekti. LNG fiyatlarının yanı sıra gübre ve plastik gibi doğrudan petrol türevi olan bütün stratejik ürünlerde de benzeri görülmemiş fiyat artışlarıyla karşılaşıldığını belirten Erdoğan, durumun vahametini şu sözlerle özetledi:
"Okullar tatil edildi, özel araçların trafiğe çıkışına sınırlamalar getirildi. Uçak seferlerinde ciddi sayıda iptaller oldu. Petrol istasyonlarının önünde uzun kuyruklar oluştu. Petrol ve doğal gaz bazlı ürünlerin fiyatlarıyla eş zamanlı olarak dünyada enflasyonlar artmaya başladı. Birkaç ay öncesine kadar küresel ekonomide toparlanma beklenirken Hürmüz krizi uzadıkça bugün pek çok ülke kendini resesyona hazırlıyor."
İş gücü piyasasından turizme, sanayiden tarıma kadar uzanan geniş bir yelpazedeki tüm bu ağır ekonomik etkiler dahil edildiğinde, enerji tedariki meselesinin ne kadar hayati bir önem taşıdığının bir kez daha ve çok net biçimde ortaya çıktığı bildirildi.
Büyüyen Ekonomi ve Artan Enerji Talebi
Yaşanan jeopolitik krizlerin hatırlattığı en önemli hususun fosil yakıtlar dışındaki alternatif enerji kaynaklarına ve sürdürülebilir altyapılara yönelik yatırımların gerekliliği olduğunu ifade eden Erdoğan, sanayileşme, şehirleşme oranları, nüfus artışı ve teknoloji kullanımındaki ivme hızlandıkça ulusal bazda enerjiye olan ihtiyacın da aynı oranda yükseldiğine dikkati çekti.
Gelecek dönemde sadece yapay zeka odaklı veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin beş yıl içinde iki katına çıkmasının öngörüldüğünü aktaran Erdoğan, hızla gelişen Türkiye'nin enerji talebinin de yıldan yıla istikrarlı bir şekilde yükseldiğini kaydetti. Son yirmi yılda Türkiye'nin enerji ihtiyacının tam iki katına çıktığını belirten Cumhurbaşkanı, elektrik talebinin gelecek on yıl içinde asgari olarak yüzde elli oranında artmasını beklediklerini ifade etti. Şu an mevcut enerji arzında ithal kaynakların payının yüzde elli yedi civarında olduğunu ve her yıl değişmekle birlikte enerjide altmış ila yüz milyar dolar arasında ciddi bir ithalat faturası bulunduğunu sözlerine ekledi.
Türkiye'nin dünyanın on altıncı, Avrupa'nın ise altıncı büyük ekonomisi olma unvanını taşıdığını hatırlatan Erdoğan, son yirmi üç yılda yakalanan ortalama yüzde 5,3'lük güçlü büyüme performansına dikkat çekti. Yılın ilk çeyreğinde de Türkiye ekonomisinin yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettiğini, böylece karşılaşılan tüm uluslararası şoklara rağmen büyüme sürecinin kesintisiz sürdürüldüğünü belirtti.
Yenilenebilir Enerji Yatırımlarında Stratejik Hedefler
Milli enerji ve maden politikası kapsamında daha çok yerli ve daha çok yenilenebilir kaynak stratejisinin temel hedefinin enerjide dışa bağımlılığı tamamen sıfırlamak olduğunu ifade eden Erdoğan, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve verimliliğin artırılması için yoğun mesai harcandığını dile getirdi. Halihazırda Türkiye'nin yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Avrupa'da beşinci, dünyada ise on birinci sırada olduğu bilgisini paylaşan Cumhurbaşkanı, Türkiye Ulusal Enerji Planı ile zirveyi hedeflediklerini söyledi.
Planda öne çıkan hedeflere göre, kırk bin megavat olan mevcut güneş ve rüzgar kurulu gücünün yüz yirmi bin megavata çıkarılması planlanıyor. Bu devasa kapasite hedefine ulaşabilmek için toplam seksen milyar dolarlık yeni yatırım yapılacağı, ayrıca rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin ulusal sisteme sorunsuz entegrasyonu amacıyla geniş çaplı bir yeşil iletim altyapısı inşa edileceği bildirildi. Deniz üstü rüzgar santralleri alanında da beş bin megavatlık yepyeni bir kapasite oluşturulması niyeti kamuoyuyla paylaşıldı. Yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payının yüzde 62,5 gibi tarihi bir orana çıktığı gururla ifade edildi.
Dışa Bağımlılığı Azaltan Devasa Tesisler
Anadolu Ajansı'nın aktardığı verilere göre, törende hizmete alınan ve yetmiş sekiz ilde inşa edilen yedi bin yüz on adet yeni elektrik üretim santralinin detayları paylaşıldı. Bu yeni yatırımların toplam değerinin yaklaşık 5,6 milyar dolar, kurulu gücünün ise 8 bin 313 megavat olduğu bildirildi. Kapasitenin büyük bir kısmını güneş ve rüzgar enerjisi santralleri oluşturuyor.
Bu stratejik yatırımların yıllık üretim kapasitesinin 17,3 teravat saat olduğunu belirten Erdoğan, eğer bu elektriğin yenilenebilir kaynaklar yerine ithal doğal gaz kullanılarak karşılanması durumunda 3,5 milyar metreküp ilave doğal gaza ihtiyaç duyulacağını aktardı. Bu durumun ülke ekonomisine yaklaşık 1,8 milyar dolarlık ekstra bir döviz ödemesi yükü getireceğini hesapladıklarını, devreye alınan temiz enerji tesisleri sayesinde Türkiye'nin böyle ağır bir faturadan kurtulmuş olduğunu söyledi.
Siyaset Kurumuna ve Muhalefete Yönelik Eleştiriler
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının son bölümünde, çevreci hassasiyetleri istismar ederek yenilenebilir enerji yatırımlarını sabote etmeye çalışan gruplara ve vizyonsuzlukla suçladığı ana muhalefet partisine sert eleştiriler yöneltti. Ülkenin milli kaynaklarının hidroelektrik, rüzgar, güneş veya nükleer santraller aracılığıyla ne pahasına olursa olsun kesintisiz bir şekilde milletin hizmetine sunulmaya devam edileceğinin altını çizdi.
Ana muhalefetin gündeminde ülkenin hayati meselelerinin veya dünyadaki jeopolitik ve ekonomik gelişmelerin yer almadığını savunan Erdoğan, şunları aktardı:
"Gündemlerinde sadece koltuk kavgası var, hakaret var, nümayiş var. Dün kahraman ilan ettiklerine bugün hain damgası vurmak var. Şahsımıza, hükümetimize, partimize ve ittifakımıza yönelik çirkin ifadelere rağmen serinkanlı tavrımızı büyük özen göstererek devam ettiriyoruz. Bilhassa elinden pamuk şekeri alınmış çocuk misali hırçınlaşan karikatür tiplerin nezaket sınırlarını aşan sataşmalarını muhatap almıyoruz."
Siyaset kurumunun itibarına ve Türk demokrasisinin köklü kalitesine kimsenin gölge düşürme hakkı olmadığını sözlerine ekleyen Erdoğan, tüm siyasilerin millete karşı büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek bu yönde sağduyulu ve hassas davranılması çağrısında bulundu.
Açılış Töreni ve Ulusal Vizyon
Açıklamaların ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a özel bir hat tablosu takdim etti. Törenin devamında Balıkesir, Eskişehir, Mardin, Şanlıurfa ve Trabzon vilayetleri ile eş zamanlı canlı bağlantılar kurularak yapımı başarıyla tamamlanan dev yenilenebilir enerji tesislerinin toplu açılışı gerçekleştirildi.
Bağlantılar sırasında rüzgar ve güneş santrallerinin modern görüntülerinin ekrana yansıması üzerine Erdoğan, bu tür ileri teknoloji yatırımların ülkenin çehresine ayrı bir değer ve vizyon kattığını dile getirdi. Program, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ahmet İshak Demir'in okuduğu duanın ardından protokol üyelerinin kurdele kesimiyle resmen sona erdi.
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)